Jump to content
Guest meyram

Barnabas-44

Recommended Posts

Bunun üzerine havariler dediler: «Ey muallim, Musa'nın kitabında böyle, yani va'dın îshak'a yapılmış olduğu yazılıdır.»

îsa, ah ederek cevap verdi: «Öyledir, ama onu Musa yazmadı, Yuşa da yazmadı onu Allah'tan korkmayan hahamlarınız yazdı. Bakın, size söylüyorum ki; melek Cebrail'in sözlerine baktığınızda yazıcılarınızın ve fakihlerinizin mel'anetini anlayacaksınız. Çünkü, Cebrail demiştir ki: «İbrahim, tüm dünya Allah'ın seni ne kadar sevdiğini biliyor; fakat, senin Allah'a oîan sevgini dünya nasıl bilecek? Mutlaka Allah sevgisi için bir şey yapman gerekiyor.» ibrahim cevap verdi: «Bak, Allah'ın kulu Allah'ın dileyeceği her şeyi yapmaya hazırdır.»

«Sonra Allah İbrahim'e şöyle seslendi: «Oğlunu, ilk doğan (çocuğun) İsmail'i al ve dağa çıkıp onu kurban et.» Eğer, İshak doğduğu zaman İsmail yedi yaşında idiyse, o zaman İshak nasıl ilk doğan (çocuk) olmuş olur?»Ardından havariler dediler: «Bizim fakihlerimizin aldattığı ortada; bu bakımdan bize gerçeği anlat, çünkü, biz senin Allah tarafından gönderildiğini biliyoruz.»

îsa cevap verdi: «Bakın, size söylüyorum ki, şeytan Allah'ın kanunlarını hükümsüz kılmak için çalışır durur; ve bu nedenle, yoldaşları olan sahte imanlı münafıklar ve yaşantıları şehvet peşinde geçen günahkârlarla birlikte, bugün hemen hemen her şeyi kirletmiş bulunmaktadır ki, pek az gerçeğe rastlanılmaktadır. Yazıklar olsun münafıklara, çünkü bu dünyanın övgüleri, cehennemde onlar için azaba ve hakarete dönüşecektir.

«Bu nedenle size diyorum ki, Allah'ın elçisi, Allah'ın yarattığı hemen her şeye mutluluk getirecek olan bir nurdur; çünkü o, anlayış ve müşavere ruhuyla, hikmet ve kudret ruhuyla, korku ve sevgi ruhuyla, akıl ve itidal ruhuyla donatılmıştır; rahmet ve merhamet ruhuyla, adalet ve takva ruhuyla, yumuşaklık ve sabır ruhuyla donatılmıştır ki, bunlan o Allah'­tan, bütün diğer yaratıklarına verdiğinden üç kat daha fazla almıştır. Ey, O'nun dünyaya geleceği kutlu zaman! İnanın bana, O'nun ruhunu görenlere Allah peygamberlik verdiğinden, her peygamber gibi ben de O'nu gördüm ve O'na saygı gösterdim. O'nu görünce, ruhum teselli ile doldu (ve) dedim: «Ey Muhammed, Allah seninle olsun ve beni ayakkabının bağlarını çözecek değerde kılsın. Buna ermekle ben de büyük bir peygamber ve Allah'ın kutsal bir (kul)'u olacağım.» Ve îsa böyle deyip, Allah'a şükretti.

Link to post
Share on other sites

Barnaba İncili'nin Kur'an ile Çelişkileri

 

 

11. Göklerin Katları İle İlgili Uyuşmazlık:

Kuran'a göre (Kur’an: Bakara 2:29) yedi gök vardır. Oysa sahte Barnaba'ya göre göklerin sayısı dokuzdur. (bölüm 178)

 

 

12. Meryem’in Doğum Sancısı Çekmesi ile İlgili Çelişki:

Kur’an'a göre (Kuran: Meryem 19:23) doğum sancısı Meryem'i, bir hurma dalı(nın altı)na getirdi: "Keşke dedi, bundan önce ölseydim, unutulup gitseydim!" Ama sahte Barnaba'ya göre "Bakire (Hz. Meryem) çocuğunu sancısız doğurdu." (bölüm 3)

 

 

13. Tahrif ile ilgili Çelişki:

Sahte Barnaba, kitabının 44. bölümünde Yahudi din bilginlerini Tevrat metnini tahrif etmekle suçlar. Bu suçlama herhalde Hz. İsa'nın zamanında veya daha önce yaşayan din bilginlerine yöneltilmiştir. Ama o zamanki din bilginlerinin Tevrat metnini değiştirdiklerini iddia eden hiçbir tarihsel kayıt bulunmamaktadır. Kur’an da böyle bir iddiada bulunmuyor. Gerçi Yahudileri Tevrat'ı kasıtlı olarak yanlış yorumlamak ve yanlış aktarmakla suçluyor ama daha önce de belirttiğimiz gibi, İslam peygamberi kendi zamanında okunan Tevrat'la İncil'in hakiki olduğunu biliyordu (Sure 2:113; 2:136; 3:3-4,;3:23; 3:84; 5:44).

 

 

Bu tür hatalar o kadar çoktur ki, tarafsız Müslümanlar Barnaba İncilinin 16. yüzyıla ait sahte bir eser olduğunu açıkça itiraf etmişlerdir. Örneğin, Pakistanlı Dr. Gulam Cilani Bark, Ağustos 1975'te Lucknow şehrinde basılan "Al-Furkan" dergisinin 48. sayfasında şunları yazmıştır:

"Hıristiyanlar eldeki İncil-i Barnaba'nın hakiki olma iddiasını çürütmüşlerdir. Buna göre eserin hakiki olma iddiası ancak Hz. Muhammed'in zamanından önce yazılmış bir kopyası ortaya çıktığı takdirde doğrulanabilir. Bu ise şimdiye kadar mümkün olmamıştır."

barnabametnimain-1.jpg

Barnaba İncili'nin sahte olduğunu kabul eden başka Müslüman bilginler de vardır. (Abbas Mahmud el-Akkad, "News Bulletin of the Near Christian Council" Paskalya 1961, sayfa 9-11; Süleyman Şahid, İslam dergisi "Impact", Londra, 1 Ocak 1974; Prof. E.R. Hambye "İslam and the Modern Age," New Delhi, Hindistan, Mayıs 1975; Prof. Muhammed Yahya el-Haşimi "Etudes Arabes" no. 48; vs.).

Kitabımızın bu bölümündeki bilgiler “İncil-i Barnaba, Bilimsel Bir Araştırma” adlı kitaptan (R. Benson, İstanbul (P.K. 107 Kızıltoprak-Kadıköy): Zafer Matbaası, 1985) özetlenmiştir. Eğer Barnaba İncili hakkında daha geniş bir araştırma yapmayı arzu ederseniz bu kitabı okumanızı tavsiye ederiz

 

 

 

 

Sonuç

İ.S. 325 yılında Yeni Ahit (İncil) veya başka bir tarihte Kitab-ı Mukaddes, esas düsturları içinden çıkarılarak ciddi bir şekilde değiştirilmiş olsaydı, bu uyuşmazlık en eski tanıklıklar vasıtası ile belli olurdu. Çünkü İ.S. 325'ten çok öncelere ait birçok eski metin halen bulunmaktadır. Ama bunlarda da düsturları değiştiren hiçbir uyuşmazlık söz konusu değildir.

İ.S. yedinci yüzyılda meydana gelen Kuran'da Kitab-ı Mukaddes'in (Tevrat, Zebur, İncil) değiştirildiği gibi bir iddia bulunmamaktadır. Tam tersine, Kitab-ı Mukaddes'in okunması tavsiye edilmektedir. Kuran'a göre tüm gerçek inanlıların Tanrı'nın Sözü'nü (Kitab-ı Mukaddes) benimsemesi gerekir.

 

 

"Yoksa siz Kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz?" (Kur'an: Bakara 2:85)

"Kitab'ın hepsine inanırsınız." (Kur'an: Al-i İmran 3:119)

"Deyin ki: ‘bize indirilene de size indirilene de inandık. Tanrımız ve tanrınız birdir ve biz O'na teslim olanlarız.'"

(Kur'an: Ankebut 29:46)

"De ki: ‘Ben Allah'ın indirdiği her Kitab'a inandım ve aranızda adalet yapmakla emrolundum. Allah bizim de Rabbimiz, sizin de Rabbinizdir. Bizim işlediklerimiz bize, sizin işledikleriniz size aittir. Bizimle sizin aranızda tartışma (sebebi) yoktur.'" (Kuran: Şura 42:15)

Bu kısa kitapta Kutsal Kitap'ın değişmezliği hakkında birçok delil ortaya konulmuştur.

1. Tevrat'a göre Tanrı'nın Sözü değişmez.

2. İncil'e göre Tanrı'nın Sözü değişmez.

3. Kuran'a göre Allah'ın kelimelerini değiştirebilecek kimse yoktur.

4. Kuran'a göre Kutsal Kitap Hz. Muhammed'in zamanında da sapasağlam mevcuttur.

5. Hz. Muhammed'den önceki dönemden günümüze kadar Eski Ahit’in yüzlerce el yazması hâlâ mevcuttur.

6. Hz. Muhammed'den önceki dönemden günümüze gelen İncil’in binlerce el yazması hâlâ mevcuttur.

7. Bu nüshaların hepsi de aynı şeyi söylüyorlar. Nüshaların arasındaki ufak tefek imla ve kopya hataları, Kutsal Kitap'ın mana veya gerçeğini değiştirebilecek bir şey değildir.

8. İlk Hıristiyan

ataların yazıları ve eserleri de Kutsal Kitap'ın değişmezliğini açıkça gösteriyor.

9. Tanrı, insanları uzun bir süre Kendi gerçek mesajı ya da vahyinden mahrum bırakacak, ve onlara sadece büyük ölçüde çarpıtılmış, yoz ve doğru olmayan kitaplar bırakacak kadar zayıf ve güçsüz değildir. Tanrı insanlığa verdiği yazılı vahyini özel olarak Kutsal Kitap'ta saklayıp korumuştur.

 

 

Bunlar karşı konulamaz ve reddedilemez delillerdir. Tanrı' nın Sözü'nün güvenilir olduğunu defalarca gördük. Kitab-ı Mukaddes (Kutsal Kitap) Allah'ın Sözü'dür ve onun değiştirildiği iddiası uydurmadır. İslam dünyasında çok yaygın olduğu halde sadece bir yalan ve iftiradan ibarettir. Kutsal Kitap'ın değiştirildiğine dair hiçbir tarihsel kanıt yoktur. Üstelik Kuran'da bile Tevrat veya İncil'in değiştirilmiş olduğunu ileri süren hiçbir ayet yoktur! Eğer Kitab-ı Mukaddes yüzyıllar önce değiştirilmiş olsaydı, Kuran bu önemli noktaya değinmez miydi? Tersine, "Rabbinin sözü, hem doğrulukça hem de adaletçe tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur. O, işitendir, bilendir." (Kuran: En'am 6:34) "Allah'ın kelimeleri değişmez," (Kur' an: Yunus 10:64) diyen ayetler vardır.

Gücü her şey yeten ulu Tanrı, kendi Kutsal Sözü'nün değiştirilmesine izin vermez. Tersine, onu korur ve yerine getirir. "Allah sözünden caymaz" (Kuran: Hac 22:47). Elimizdeki Tevrat'la İncil sağlam ve güvenilirdir. Kaldı ki, eğer insan Kitab-ı Mukaddes'te öğretilenleri kabul etmek istemezse, Kutsal Kitap'ın değiştirildiği iddiasından başka bir gerekçeye başvurmak zorundadır.

Aklımıza gelen şeylerden biri de şu olabilir:

İslamiyet'in ilk çağlarında Kutsal Kitap'ın (Tevrat, Zebur ve İncil) değiştirilmesiyle ilgili bu tür boş iftiralar hiç yokken asırlar sonra ortaya çıkmalarının ve günümüzde de bazı Müslümanlar tarafından yayılmalarının sebebi nedir?

İnsanların amaçlarını yüce Allahımız'dan başka hiç kimse kesin olarak bilemez ancak tarihi incelediğimizde bazı bilimsel tahminler yürütebiliriz. İslamiyet'in ilk çağlarında okuma yazma bilme oranı çok düşük olduğundan ve ne yazık ki o çağda Kutsal Kitap'ın Arapça çevirisi mevcut olmadığı için ilk Müslümanlar Kuran ile Kutsal Kitap'ın çelişmediğini düşünüyorlardı. Zaman geçtikçe Müslüman

bilginler Kutsal Kitap'ı incelemeye başladıklarında hayal kırıklığına uğramışlardır. Kutsal Kitap'ın İslam peygamberi ve İslam inançlarına destek vereceğine onun ana öğretileriyle çeliştiğini görmüşlerdir. Tevrat, Zebur ve İncil birbirleriyle uyum içinde oldukları halde Kuran'dan çok farklıdırlar.

Ama sanki iş işten geçmişti, çünkü Kuran'a göre Kutsal Kitap doğru ve güvenilirdi. Belli ki İslam öncülerinin Kutsal Kitap hakkında fazla bir bilgileri yoktu, yoksa hem onun sağlam olduğunu söyleyip hem de birçok konuda onunla açıkça çelişecek öğretiler sunmazlardı. Hem Kuran hem de Kutsal Kitap doğru olamazdı. Birinden biri yanlış olmalıydı. Bu yüzden İslamiyet'i korumak amacıyla Kutsal Kitap'ın değiştirildiği konusunda bilime ve tarihe dayanmayan söylentiler yaymaya başlamışlardır. Bu konuda hiçbir kanıtları yokken, İznik Konseyi'nde toplanan Hıristiyan din adamlarının yüzlerce İncil içinden dört tanesini seçtiği gibi saçma sapan hikâyeler uydurmuşlardır. Yüzyıllar sonra da "Denize düşen yılana sarılır," misali sahte Barnaba İncili çıktığında ona sarılmışlardır. İslam ülkelerinde hâlâ Kutsal Kitap'ın dağıtılıp okunması engelleniyor. İncil'in sonradan değiştiği ve asıl İncil'in kaybolduğu gibi hakaretleri birçok farklı şekilde yaymaya çalışıyorlar. İyi niyetli ve gerçeğe yönelik insanlar kendi önyargılarına destek arayışında olmak yerine, tarihi ve kanıtları inceleyerek gerçeği bulmaya çalışırlar.

Link to post
Share on other sites

buradaki yazı değişik kuran'dan bahsetmektedir lütfen pkuyun.

Libya Kuran’ı ile Arap Kuran’ı arasındaki farklar

 

Halife Ömerin oğlu şöyle demiştir: “Hiçbiriniz “Kuran’ın tümünü elimde tutyorum” demesin. Bilir misiniz ki, Kuran’ın (ayetlerinin) çoğu, yitip gitmiştir. Ama herhangi biriniz, “Kuran’dan ne kalmışsa (görünüşte ne varsa) o kadarını rlimde tutuyorum” desin. (Celaluddin Süyuti, el İtkan Fi Ulûmi’l-Kuran, 2/32).

“Kuran, Tanrı’nın koruması altındadır”, “Kuran, bir harfi bile değişmeden korunagelmiştir”, “İslam dünyasının heryerinde Kur’an aynıdır”… türünden savlar, artık gücünü yitiriyor.

Muhammed’den sonra yazıya ilk dökülen Kur’an, halife tarafından

yaktırılmıştır. Ondan sonra hazırlanan “ikinci asıl” da aynı akibete uğramıştır. Günümüzden 5000 sene önce yaşamış olan Sümerliler ve Mısırlılar’ın yazılı eserleri günümüze kadar gelirken, günümüzden 1400 yıl önce hazırlanmış olan Kuran’ın aslı (ilk orijinal nüshası) yeryüzünde bulunmamaktadır.

Bugün, Libya’da birçok yönden farklı bir Kuran basılmış ve “Cemahiriye Mushafı” olarak adlandırılmıştır. Bunun üzerine “Devrimci Kurtuluş Murtaza Hareketi” adlı Arap kuruluşu buna karşı çıkıyor ve şu ilkeleri sıralıyor:

1- Osman yazı biçimi (e’r-Resmü’l-Osmani), hiç yorum yapılmadan örnek alınması gereken bir Kuran yazı biçimidir. Kuran yazısı bir de ünlü kıraatlere uygun olmalıdır.

2- Hiçbir ayetin ayetliği tartışılamaz. Bir küçük tartışma var yalnızca: O da”besmelenin ayet olup olmadığı”dır.

3- Eklemiş olan “vakıf” (durma) ve uzatma işaretleri koymak zorunludur.

4- “Tevatür” (çok kimsenin aktarması) yoluyla gelen ve “Hind rakkamları” adıyla anılan Arap rakkamlarını koymak da zorunludur.

Sözkonusu İslamcı örgüt, “Cemahiriye Mushafı” adlı Kur’an’ın bu ilkelere uymadığını belirtiyor. Ayrıca, adına da itiraz ediyor: “Büyük, küçük, her ülke kendine bir Mushaf (Kuran) belirleyip “bu ülkenin Mushafı’dır” derse durum ne olur?” diyor ve bunun içinden çıkılamaz korkunç bir şey olacağını savunuyor. Bir başka deyişle, “şu ülkenin Kuran’ı, bu ülkenin Kuran’ı” denemez demek istiyor. İyi de, “Dünya’da yalnız bir tür Kuran vardır. Kuran her çağda, her yerde aynı olmuştur, çünkü Kuran’da değişiklik olmamıştır” kandırmacasının tersine, gerçekte değişik Kuran’lar ile karşılaşılıyorsa ve bir ülke bunlardan birini “resmi Kuran” diye kendisi için seçme yoluna gidiyorsa ne olacaktır? Nitekim, Libya’nın yaptığı da budur.

Link to post
Share on other sites

saçmalığın bu kadarına pes!Kuranı kerimi herkes kendi dilinde farklı yazmış farklı tefsir etmiş yani yorumlamış olabilir(bu da yapılmalı.yoksa herkes kuran arapçasını bilemez.meal tabi ki olacak farklı dile de çevrilecek.önemli olan ne dediğini anlamak.inmemiştir hele Kuran bunu hakkıyla bilin,ne mezarlıkta okumak için.ne fal baktırmak için.m.Akif ersoy) ama asıl arapçası halen durmaktadır.bütün dünyadaki meallerini değil de orjinal-gönderildiği zamanın dilindeki arapça yazımıyla kuranları toplayın.birisinde birtane harfinde bile bir farklılık göremezsiniz.tabii ki korumak için de o arapçadan şaşmamak gerek.yoksa arapçanın lehçeleri çok farklı birbirinden.örneğin mardin arapçasıyla,orjinal Kurandan hiçbirşey anlayamazsınız.yani Kuran her dilde yazılmalı ancak esas orjinali de bir köşede durmalı,tek bir harfine bile dokunulmamalı.aynı anlama gelse bile bir sözcüğün yerine diğeri kesinlikle kullanılmamalı.o devirde hangi kelimelerle inmiş ise,Allah hangi kelimeyi kullanmışsa öyle.tabii ki yakanı yaktıranı bir sürü düşmanı da olmuştur ancak kıyamete kadar da Allah tarafından korunacağı zaten bizzat Allah tarafından da bildirilmiştir.bu yüzdendir ki ayetleri tamamlandığı günden beri ayet ve sure sayısı,hatta sayfa sayısı bile sabittir.kaçıncı sayfada ne olduğu tüm Kuranlarda ortaktır.

Hicr9:Kuranı kesinlikle biz indirdik,elbette onu yine biz koruyacağız.

Kuran,2şekilde korunmuştur:1.si diğer kutsal kitaplarda olduğu gibi peygamberin veya sahabalerin dedikleri kesinlikle içine KONULMAMIŞTIR.hepsi tamamen Allahın sözleridir.2.si,yine diğer kitaplarda olmadığı şekilde hafızlık müessesesi mevcuttur ve islamiyetin doğuşundan beri hafız yetiştirilmektedir ve yarışmalar yapılmaktadır.ilk hafızlar olan Ashabı suffa denilen kişiler,Hz.Peygamber tarafından Mescidi Nebevi'nin duvarına bitişik olarak kurulmuş olan ve SUFFA adı verilen gölgelikte yaşayan, genellikle genç ve bekar olup,Medine`de ailesi olmayan,herhangi bir mesleği olmayan,masraflarının diğer müslümanlara ait olduğu,sadece suffada yaşayıp islamı öğrenmeye çalışan insanlardır. Vakitlerini Hz.Muhammed'in çevresinde geçirir ve ondan öğrendikleri ayetleri hemen ezberlerlerdi;Kuran ve sünnet öğrencileriydiler. Bir yere İslam'ı öğretmek için öğretmen gönderileceği zaman onların aralarından seçilirdi.Ashabı Suffadan bazıları Emevi döneminde de uzun yıllar yaşamışlardır.

bütün bu tarihsel gerçeklikleri siz de çok iyi bildiğiniz halde bile bile böyle bir şey söylemek hakarettir.Kuran bir tane ama incil çok sayıda diye Kurana saldıramazsınız.

Taha61:iftira eden,muhakkak perişan olur.

Kuran,sadece kelimeleri kullanış biçimiyle cümle kurgusuyla bile kendini ispatlıyor zaten.başka söze ne hacet!

bunun hesabını Yüce Kurana değil,vaktiyle oturup habire incile ayetler yazıp eklemiş olan papazlara sorun.neyse ki biri akıllılık etmiş de iznikte oturup çok fazla atıp tutanları eleyerek en çok benzeşenleri bulmuşlar da sayısını azaltıp 4e indirmişler.yoksa o zaman alimallah ortalık incilden geçilmezdi herhalde.kutsal bir kitapla bu kadar da oynanmaz ki canım

--------------------

üstelik gözümde barnaba da diğerlerinden pek de farklı değil.sadece ilginç geldiği için paylaşmıştım.farklı bir versiyon diye.yani ne bileyim her bir incilde mutlaka doğru cümleler kalmıştır diye düşünüyorum.Allahın düşmanları ne kadarını değiştirdi bilemem ki

--------------------

BAKARA65:İçinizden cumartesi günü azgınlık edip de, bu yüzden kendilerine: Aşağılık maymunlar olun! dediklerimizi elbette bilmektesiniz.

BAKARA 66:Biz bunu (maymunlaşmış insanları), hadiseyi bizzat görenlere ve sonradan gelenlere bir ibret dersi, müttakîler için de bir öğüt vesilesi kıldık.

BAKARA 79: Elleriyle Kitap yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satmak için "Bu Allah katındandır" diyenlere yazıklar olsun! Elleriyle yazdıklarından ötürü vay haline onların! Ve kazandıklarından ötürü vay haline onların!

BAKARA 89:Daha önce kâfirlere karşı zafer isterlerken kendilerine Allah katından ellerindeki (Tevrat’ı) doğrulayan bir kitap gelip de (Tevrat’tan) bilip öğrendikleri gerçekler karşılarına dikilince onu inkâr ettiler. İşte Allah’ın lâneti böyle inkârcılaradır.

BAKARA 91:Kendilerine: Allah’ın indirdiğine iman edin, denilince: Biz sadece bize indirilene (Tevrat’a) inanırız, derler ve ondan başkasını inkâr ederler. Halbuki o Kur’an kendi ellerinde bulunan Tevrat’ı doğrulayıcı olarak gelmiş hak kitaptır. (Ey Muhammed!) Onlara: Şayet siz gerçekten inanıyor idiyseniz daha önce Allah’ın peygamberlerini neden öldürüyordunuz? deyiver.

BAKARA116:Allah çocuk edindi dediler.Hâşâ! O, bundan münezzehtir.Göklerde ve yerde olanların hepsi O'nundur, hepsi O'na boyun eğmiştir.

BAKARA 135 (Yahudiler ve hıristiyanlar müslümanlara)Yahudi ya da hıristiyan olun ki, doğru yolu bulasınız, dediler. De ki: Hayır! Biz, hanîf olan İbrahim’in dinine uyarız. O, müşriklerden değildi

BAKARA 136:"Biz, Allah’a ve bize indirilene; İbrahim, İsmail, İshak, Ya’kub ve esbâta indirilene, Musa ve İsa’ya verilenlerle Rableri tarafından diğer peygamberlere verilenlere, onlardan hiçbiri arasında fark gözetmeksizin inandık ve biz sadece Allah’a teslim olduk" deyin

AL-İ İMRAN3,4:o,sana Kitab`ı hak ve önceki kitapları tasdik edici olarak tedricen indirmiş;daha önce de,insanlara doğru yolu göstermek üzere Tevrat,İncil ve Furkan`ı indirmiştir. Bilinmelidir ki,Allah`ın ayetlerini inkar edenler için şiddetli bir azap vardır!Allah,suçlunun hakkından gelen mutlak güç sahibidir.

AL-İ İMRAN48 (Tefsir:Melekler,Meryem`e hitaben İsa hakkında söylüyor)Allah ona yazmayı,hikmeti,Tevrat`ı,İncil`i öğretecek.

AL-İ İMRAN 50(İsa söylüyor)Benden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak ve size haram kılınan bazı şeyleri de helâl kılmam için gönderildim. Size Rabbinizden bir mucize getirdim. O halde Allah’tan korkun, bana da itaat edin.

AL-İ İMRAN65:Ey ehl`i kitap!(Allah kendilerine kitap indirilenlere Kuranda böyle hitap ediyor)İbrahim hakkında niçin çekişirsiniz?Halbuki Tevrat ve İncil,kesinlikle ondan sonra indirildi.Siz hiç düşünmez misiniz?

AL-İ İMRAN 93:Tevrat’ın indirilmesinden önce, İsrail’in (Ya’kub’un) kendisine haram kıldıkları dışında, yiyeceğin her türlüsü İsrailoğullarına helâl idi. De ki: Eğer doğru sözlü iseniz o zaman Tevrat’ı getirip onu okuyun.

NİSA47:Ey ehl-i kitap! Biz, birtakım yüzleri silip dümdüz ederek arkalarına çevirmeden, yahut onları, cumartesi adamları gibi lanetlemeden önce (davranarak), size gelenleri doğrulamak üzere indirdiğimize (Kitab'a) iman edin; Allah'ın emri mutlaka yerine gelecektir.

MAİDE13: (yahudiler)Sözlerini bozmaları sebebiyle onları lanetledik ve kalplerini kaskatı yaptık.Onlar kelimelerin yerlerini (Kitabda) Allah tarafındfan konulan yerlerinden kaldırıp değiştirirler.Kendilerine öğretilen ahkamın (Tevrat) önemli bir bölümünü de unuttular.içlerinden pek azı müstesna olmak üzere onlardan daima bir hainlik görürsün.yine de sen,onları affet,aldırma.şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

MAİDE 17:"Şüphesiz Allah, Meryem oğlu Mesîh’dir" diyenler andolsun ki kâfir olmuşlardır. De ki: Öyleyse Allah, Meryem oğlu Mesîh’i, anasını ve yeryüzündekilerin hepsini imha etmek isterse Allah’a kim bir şey yapabilecektir (O’na kim bir şeyle engel olabilecektir)! Göklerde, yerde ve ikisi arasında ne varsa hepsinin mülkiyeti Allah’a aittir. O dilediğini yaratır ve Allah her şeye tam manasıyle kadirdir.

MAİDE 43:İçinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat yanlarında olduğu halde nasıl seni hakem kılıyorlar da sonra, bunun arkasından yüz çevirip gidiyorlar? Onlar inanmış kimseler değildir.

MAİDE 44:Biz, içinde doğruya rehberlik ve nur olduğu halde Tevrat’ı indirdik. Kendilerini (Allah’a) vermiş peygamberler onunla yahudilere hükmederlerdi. Allah’ın Kitab’ını korumaları kendilerinden istendiği için Rablerine teslim olmuş zâhidler ve bilginler de (onunla hükmederlerdi). Hepsi ona (hak olduğuna) şahitlerdi. Şu halde (Ey yahudiler ve hakimler!) İnsanlardan korkmayın, benden korkun. Ayetlerimi az bir bedel karşılığında satmayın. Kim Allah’ın indirdiği (hükümler) ile hükmetmezse işte onlar kâfirlerin ta kendileridir.

MAİDE 46:Kendinden önce gelen Tevrat’ı doğrulayıcı olarak peygamberlerin izleri üzerine, Meryem oğlu İsa’yı arkalarından gönderdik. Ve ona, içinde doğruya rehberlik ve nûr bulunmak, önündeki Tevrat’ı tasdik etmek, sakınanlara bir hidayet ve öğüt olmak üzere İncil’i verdik.

MAİDE 47:İncil’e inananlar, Allah’ın onda indirdiği (hükümler) ile hükmetsinler. Kim Allah’ın indirdiği ile hükmetmezse işte onlar fâsıklardır.

MAİDE 66:Eğer onlar Tevrat’ı, İncil’i ve Rablerinden onlara indirileni (Kur’an’ı) doğru dürüst uygulasalardı, şüphesiz hem üstlerinden, hem de ayaklarının altından yerlerdi (yeraltı ve yerüstü servetlerinden istifade ederek refah içinde yaşarlardı).Onlardan aşırılığa kaçmayan (iktisatlı, mutedil) bir zümre vardır; fakat çoğunun yaptıkları ne kötüdür!

MAİDE 68:"Ey Kitap ehli! Siz, Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni hakkıyle uygulamadıkça, (doğru) bir şey (yol) üzerinde değilsinizdir" de. Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun küfür ve azgınlığını elbette artıracaktır. Kâfirler topluluğuna üzülme.

MAİDE 110:Allah o zaman şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Sana ve annene (verdiğim) nimetimi hatırla! Hani seni mukaddes ruh (Cebrail) ile desteklemiştim;(bu sayede) sen beşikte iken de yetişkin çağında da insanlarla konuşuyordun. Sana kitabı (okuyup yazmayı), hikmeti, Tevrat ve İncil’i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan, kuş şeklinde bir şey yapıyordun da ona üflüyordun, hemen benim iznimle o bir kuş oluyordu. Yine benim iznimle anadan doğma körü ve alacalıyı iyileştiriyordun. Ölüleri benim iznimle (hayata) çıkarıyordun. Hani İsrailoğullarını (seni öldürmekten) engellemiştim; kendilerine apaçık deliller (mucizeler) getirdiğin zaman içlerinden inkâr edenler, "Bu, apaçık bir sihirden başka bir şey değildir" demişlerdi.

MAİDE 116:Allah: Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara, "Beni ve anamı, Allah’tan başka iki tanrı bilin" diye sen mi dedin, buyurduğu zaman o, "Hâşâ! Seni tenzih ederim; hakkım olmayan şeyi söylemek bana yakışmaz. Hem ben söyleseydim sen onu şüphesiz bilirdin. Sen benim içimdekini bilirsin, halbuki ben senin zâtında olanı bilmem. Gizlilikleri eksiksiz bilen yalnızca sensin

MAİDE 117:Ben onlara, ancak bana emrettiğini söyledim: Benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin, dedim. İçlerinde bulunduğum müddetçe onlar üzerine kontrolcü idim. Beni vefat ettirince artık onlar üzerine gözetleyici yalnız sen oldun. Sen her şeyi hakkıyle görensin

A’RAF 157:Yanlarındaki Tevrat ve İncil’de yazılı buldukları o elçiye, o ümmî Peygamber’e uyanlar (var ya), işte o Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helâl, pis şeyleri haram kılar. Ağırlıklarını ve üzerlerindeki zincirleri indirir. O Peygamber’e inanıp ona saygı gösteren, ona yardım eden ve onunla birlikte gönderilen nûr’a (Kur’an’a) uyanlar var ya, işte kurtuluşa erenler onlardır.

TEVBE 111:Allah müminlerden, mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler. (Bu), Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da Allah üzerine hak bir vaaddir. Allah’tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır! O halde O’nunla yapmış olduğunuz bu alış verişinizden dolayı sevinin. İşte bu, (gerçekten) büyük kazançtır.

FETİH 29:Muhammed Allah’ın elçisidir. Beraberinde bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler. Onları rükûya varırken, secde ederken görürsün. Allah’tan lütuf ve rıza isterler. Onların nişanları yüzlerindeki secde izidir. Bu, onların Tevrat’taki vasıflarıdır. İncil’deki vasıfları da şöyledir: Onlar filizini yarıp çıkarmış, gittikçe onu kuvvetlendirerek kalınlaşmış, gövdesi üzerine dikilmiş bir ekine benzerler ki bu, ekicilerin de hoşuna gider. Allah böylece onları çoğaltıp kuvvetlendirmekle kâfirleri öfkelendirir. Allah onlardan inanıp iyi işler yapanlara mağfiret ve büyük mükâfat vâdetmiştir.

HADİD 27:Sonra bunların izinden ardarda peygamberlerimizi gönderdik. Meryem oğlu İsa’yı da arkalarından gönderdik, ona İncil’i verdik; ona uyanların kalplerine şefkat ve merhamet vermiştik. Uydurdukları ruhbanlığa gelince, onu biz yazmadık. Fakat kendileri Allah rızasını kazanmak için yaptılar. Ama buna da gereği gibi uymadılar.Biz de onlardan iman edenlere mükâfatlarını verdik. İçlerinden çoğu da yoldan çıkmışlardır.

SAFF 6:Meryemoğlu İsa şöyle demişti: “Ey İsrailoğulları! Muhakkak ki ben, elimdeki Tevrat'ta olan herşeyi tasdik eden ve benden sonra gelecek, ismi Ahmed olan Resûl ile müjdeleyen, size (gönderilmiş) Allah'ın Resûl'üyüm.” Fakat onlara beyyineler (mucizeler, deliller) getirdiği zaman onlar: “Bu apaçık sihirdir.” dediler.

CUMA 5:Tevrat’la yükümlü tutulup da onunla amel etmeyenlerin durumu, ciltlerce kitap taşıyan merkebin durumu gibidir. Allah’ın âyetlerini yalanlamış olan kavmin durumu ne kötüdür! Allah, zalimler topluluğunu doğru yola iletmez.

İşte benim inandığım İncil ve Tevrat,yukardaki Kuran ayetlerinde bahsedilen İncil ve Tevrat.Kuranla da çelişmiyorlar çelişemezler de.çünkü haktırlar gerçektirler.Maide suresi13.ayette Tevratın tahrif edildiğinden açıkça bahseder.bir de eğer Kurana göre konuşuyorsanız,incilde Muhammedin müjdelediğinden bahsediyor.hani öyle bir bölüm göremiyoruz.nerde o bölümler?Allah o sözü şirk sayıp yasaklamış ama ortalarda dolaşan incillerin hepsinin sayfalarında bu cümleden bolcana yazılı.Kuran,incilin böyle versiyonlarını da reddediyor!

Link to post
Share on other sites

sayın arkadaşım barnaba incili ipine sarılmış gidiyorsunuz bari içinde ne yazdıgınıda bilin ,bilinki bakalım kuran kitabını destekliyormu aşşagıdaki şeyleri oku.

Barnaba İncili’nin Kur’an ile Çelişkileri

 

11. Kur’an’a göre (Kur’an: Bakara 2:29) yedi gök vardır. Oysa sahte Barnaba’ya göre göklerin sayısı dokuzdur. (bölüm 178)

 

12. Kur’an’a göre (Kur’an: Meryem 19:23) doğum sancısı Meryem’i, bir hurma dalı(nın altı)na getirdi: “Keşke dedi, bundan önce ölseydim, unutulup gitseydim!” Ama sahte Barnaba’ya göre “Bakire (Hz. Meryem) çocuğunu sancısız doğurdu.” (bölüm 3)

 

13. Sahte Barnaba, kitabının 44. bölümünde Yahudi din bilginlerini Tevrat metnini tahrif etmekle suçluyor. Bu suçlama herhalde Hz. İsa’nın zamanında veya daha önce yaşayan din bilginlerine yöneltilmiştir. Ama o zamanki din bilginlerinin Tevrat metnini değiştirdiklerini iddia eden hiçbir tarihsel kayıt bulunmamaktadır. Kur’an da böyle bir iddiada bulunmuyor. Gerçi Yahudiler’i Tevrat’ı kasıtlı olarak yanlış yorumlamak ve yanlış aktarmakla suçluyor. Ama daha önce de gördüğümüz gibi, İslam peygamberi kendi zamanında okunan Tevrat’la İncil’in hakiki olduğunu biliyordu. (2:113; 2:136; 3:3-4,;3:23; 3:84; 5:44)

 

Bu tür hatalar o kadar çoktur ki, tarafsız Müslümanlar Barnaba İncili’nin 16. yüzyıla ait sahte bir eser olduğunu açıkça itiraf etmişlerdir. Örneğin, Pakistanlı Dr. Gulam Cilani Bark, Ağustos 1975’te Lucknow şehrinde basılan “Al-Furkan” dergisinin 48. sayfasında şunları yazmıştır: “Hıristiyanlar eldeki İncil-i Barnaba’nın hakiki olma iddiasını çürütmüşlerdir. Buna göre eserin hakiki olma iddiası ancak Hz. Muhammed’in zamanından önce yazılmış bir kopyası ortaya çıkınca doğrulanabilir. Bu ise şimdiye kadar mümkün olmamıştır.” Barnaba İncili’nin sahte olduğunu kabul eden başka Müslüman bilginler vardır. (Abbas Mahmud el-Akkad, “News Bulletin of the Near Christian Council” Paskalya 1961, sayfa 9-11; Süleyman Şahid, İslam dergisi “İmpact”, Londra, 1 Ocak 1974; Prof. E.R. Hambye “İslam and the Modern Age,” New Delhi, Hindistan, Mayıs 1975; Prof. Muhammed Yahya el-Haşimi “Etudes Arabes” no. 48; vs.)

--------------------

İslamiyet’in ilk çağlarında Kutsal Kitap’ın (Tevrat, Zebur ve İncil) değiştirilmesiyle ilgili bu tür boş iftiralar hiç yokken asırlar sonra ortaya çıkmalarının ve günümüzde de bazı Müslümanlar tarafından yayılmalarının sebebi nedir?

İnsanların amaçlarını yüce Allahımız’dan başka hiç kimse kesin olarak bilemez ancak tarihi incelediğimizde bazı bilimsel tahminler yürütebiliriz. İslamiyet’in ilk çağlarında okuma yazma bilme oranı çok düşük olduğundan ve ne yazık ki o çağda Kutsal Kitap’ın Arapça çevirisi mevcut olmadığı için ilk Müslümanlar Kur’an ile Kutsal Kitap’ın çelişmediğini düşünüyorlardı. Zaman geçtikçe Müslüman bilginler Kutsal Kitap’ı incelemeye başladıklarında hayal kırıklığına uğramışlardır. Kutsal Kitap’ın İslam peygamberi ve İslam inançlarına destek vereceğine onun ana öğretileriyle çeliştiğini görmüşlerdir. Tevrat, Zebur ve İncil birbirleriyle uyum içinde oldukları halde Kuran’dan çok farklıdırlar. Ama sanki iş işten geçmişti, çünkü Kur’an’a göre Kutsal Kitap doğru ve güvenilirdi. Belli ki İslam öncülerinin Kutsal Kitap hakkında fazla bir bilgileri yoktu, yoksa hem onun sağlam olduğunu söyleyip hem de birçok konuda onunla açıkça çelişecek öğretiler sunmazlardı. Hem Kur’an hem de Kutsal Kitap doğru olamazdı. Birinden biri yanlış olmalıydı. Bu yüzden İslamiyet’i korumak amacıyla Kutsal Kitap’ın değiştirildiği konusunda bilime ve tarihe dayanmayan söylentiler yaymaya başlamışlardır. Bu konuda hiçbir kanıtları yokken, İznik Konseyi’nde toplanan Hıristiyan din adamlarının yüzlerce İncil içinden dört tanesini seçtiği gibi saçma sapan hikâyeler uydurmuşlardır. Yüzyıllar sonra da “Denize düşen yılana sarılır,” misali sahte Barnaba İncili çıktığında ona sarılmışlardır. İslam ülkelerinde hâlâ Kutsal Kitap’ın dağıtılıp okunması engelleniyor. İncil’in sonradan değiştiği ve asıl İncil’in kaybolduğu gibi hakaretleri birçok vasıtayla yaymaya çalışıyorlar. İyi niyetli ve gerçeğe yönelik insanlar kendi önyargılarına destek arayışında olmak yerine, tarihi ve kanıtları inceleyerek gerçeği bulmaya çalışırlar.

Link to post
Share on other sites

benim yazdıklarımı iyi okumamışsınız.ben barnabanın da diğer incillerden farkı yok dedim.farkı olsaydı içinde yanlış bilgiler barındırmazdı.hepsi doğru olurdu.bundan sonra yazılanları daha dikkatli okursunuz.benim tek sarıldığım ip Kuran ipidir.barnabayı da1ay önce duydum zaten.diğer incİller gibi birsürü yanlışı var

saçmalığın bu kadarına pes!Kuranı kerimi herkes kendi dilinde farklı yazmış farklı tefsir etmiş yani yorumlamış olabilir(bu da yapılmalı.yoksa herkes kuran arapçasını bilemez.meal tabi ki olacak farklı dile de çevrilecek.önemli olan ne dediğini anlamak.inmemiştir hele Kuran bunu hakkıyla bilin,ne mezarlıkta okumak için.ne fal baktırmak için.m.Akif ersoy) ama asıl arapçası halen durmaktadır.bütün dünyadaki meallerini değil de orjinal-gönderildiği zamanın dilindeki arapça yazımıyla kuranları toplayın.birisinde birtane harfinde bile bir farklılık göremezsiniz.tabii ki korumak için de o arapçadan şaşmamak gerek.yoksa arapçanın lehçeleri çok farklı birbirinden.örneğin mardin arapçasıyla,orjinal Kurandan hiçbirşey anlayamazsınız.yani Kuran her dilde yazılmalı ancak esas orjinali de bir köşede durmalı,tek bir harfine bile dokunulmamalı.aynı anlama gelse bile bir sözcüğün yerine diğeri kesinlikle kullanılmamalı.o devirde hangi kelimelerle inmiş ise,Allah hangi kelimeyi kullanmışsa öyle.tabii ki yakanı yaktıranı bir sürü düşmanı da olmuştur ancak kıyamete kadar da Allah tarafından korunacağı zaten bizzat Allah tarafından da bildirilmiştir.bu yüzdendir ki ayetleri tamamlandığı günden beri ayet ve sure sayısı,hatta sayfa sayısı bile sabittir.kaçıncı sayfada ne olduğu tüm Kuranlarda ortaktır.

Hicr9:Kuranı kesinlikle biz indirdik,elbette onu yine biz koruyacağız.

Kuran,2şekilde korunmuştur:1.si diğer kutsal kitaplara yaptıkları gibi peygamberin veya sahabalerin dedikleri kesinlikle içine KONULMAMIŞTIR.ÇÜNKÜ KONULAMAMIŞTIR.ÇÜNKÜ ALLAH`IN KORUMASI ALTINDADIR.Peygamberin sözleri,hadis adı altında tamamen farklı bir yerde toplanmıştır.Peygamberin kendisi dahil hiçbir beşerin sözü eklenmemiştir.zaten insan elinin değdiği yerde suistmaller farklı niyetler kısacası uydurmalar da başlar.hadislerin sahih ve sahih olmayan diye ayrılması,ne yazık ki böyle bir akibete uğraması da bundandır.Kuranın kendisi ise hiçbir insan elinin değmesine izin verilmediğinden,hepsi tamamen Allahın sözleridir.2.si,yine diğer kitaplarda olmadığı şekilde hafızlık müessesesi mevcuttur ve islamiyetin doğuşundan beri hafız yetiştirilmektedir ve yarışmalar yapılmaktadır.ilk hafızlar olan Ashabı suffa denilen kişiler,Hz.Peygamber tarafından Mescidi Nebevi'nin duvarına bitişik olarak kurulmuş olan ve SUFFA adı verilen gölgelikte yaşayan, genellikle genç ve bekar olup,Medine`de ailesi olmayan,herhangi bir mesleği olmayan,masraflarının diğer müslümanlara ait olduğu,sadece suffada yaşayıp islamı öğrenmeye çalışan insanlardır. Vakitlerini Hz.Muhammed'in çevresinde geçirir ve ondan öğrendikleri ayetleri hemen ezberlerlerdi;Kuran ve sünnet öğrencileriydiler. Bir yere İslam'ı öğretmek için öğretmen gönderileceği zaman onların aralarından seçilirdi.Ashabı Suffadan bazıları Emevi döneminde de uzun yıllar yaşamışlardır.

bütün bu tarihsel gerçeklikleri siz de çok iyi bildiğiniz halde bile bile böyle bir şey söylemek hakarettir.Kuran bir tane ama incil çok sayıda diye Kurana saldıramazsınız.

Taha61:iftira eden,muhakkak perişan olur.

Kuran,sadece kelimeleri kullanış biçimiyle cümle kurgusuyla bile kendini ispatlıyor zaten.başka söze ne hacet!

bunun hesabını Yüce Kurana değil,vaktiyle oturup habire incile ayetler yazıp eklemiş olan papazlara sorun.neyse ki biri akıllılık etmiş de iznikte oturup çok fazla atıp tutanları eleyerek en çok benzeşenleri bulmuşlar da sayısını azaltıp 4e indirmişler.yoksa o zaman alimallah ortalık incilden geçilmezdi herhalde.kutsal bir kitapla bu kadar da oynanmaz ki canım

--------------------

MAİDE13: (yahudiler)Sözlerini bozmaları sebebiyle onları lanetledik ve kalplerini kaskatı yaptık.Onlar kelimelerin yerlerini (Kitabda) Allah tarafından konulan yerlerinden kaldırıp değiştirirler.Kendilerine öğretilen ahkamın (Tevrat) önemli bir bölümünü de unuttular.içlerinden pek azı müstesna olmak üzere onlardan daima bir hainlik görürsün.yine de sen,onları affet,aldırma.şüphesiz Allah iyilik edenleri sever.

Link to post
Share on other sites

sayın arkadaşım o zaman neden barnaba incili, incil tekdir içindeki yazarlar dört tanedir hangisini istersen o bölümü okuma hakkın var nereden çıkartıyorsunuz dört incili böyle yalanlarla nereye varmaya çalışılıyor hem bütün peygamberlere inanıyoruz diyorsunuz hemde onların hakkında yazılan bir kitaba yalan diyorsunuz kuran dogrumu, alıntıların çogu tevrat ve incilden bunlar yalansa sizin kitabınızda yalan şeyleri almış kitaba koymuş isa suresi meryem suresi nuh tufanı adem havva vs .demekki bunlarda yalan bana dogru demeyin artık sizi anlıyamıyorum siz sadece kendi kitabınızın içinde yazılanların dogrulugunu teyit edecek olanlara inanıyorsunuz veya inanmak istiyorsunuz önce kitabınızı br okuyun iyice anlayın nasıl ve hangi şartlarda yazılmış (veya inmiş)sonra tekrar neden bir araya getirilmiş bu gün degişik ülkelerde degişik kuranlar neden var (libya,)kuranı gibi bunlarıda bir açıkla.

Link to post
Share on other sites

Ben Kuranı baştan sona okudum ve nerde ne var çok iyi biliyorum.diğer incilleri de okudum ama barnaba incilini yeni gördüm biraz okuyunca bu da bana ilginç geldi,daha hepsini okuma fırsatı bulamadım ama okuduğum yerlerden birini paylaşmak istedim.barnaba da daha başka açıdan yazmış.ancak dediğiniz gibi İncilin 4yazarı yok.tek yazarı var.o da Yüce Allah`tır.diğer Kutsal kitaplar da öyle.bir de Kuranı Kerimin ilahi örgüsü okurken çok iyi anlaşılıyor zaten.Yüce Kuranın kendisi,yani Yüce Allahın Yüce Kelamı kendisini yeterince ispatlıyor zaten.Kendisi dururken benim açıklama yapmam ne haddime.Böyle bir şeye haşa ihtiyacı yok ki.aksine benim ona ihtiyacım var.Kuranı okuyun Harika cevabını Kendisinden alın.

--------------------

Elde Kur'an gibi bir mu'cize-i baki varken

Baska burhan aramak aklima zaid gorunur.

Elde Kur'an gibi bir burhani hakikat varken!

--------------------

ARAF43:Ve onlar derler ki: "Hidayetiyle bizi (bu nimete) kavuşturan Allah’a hamdolsun! Allah bizi doğru yola iletmeseydi kendiliğimizden doğru yolu bulacak değildik. Hakikaten Rabbimizin elçileri gerçeği getirmişler."

Rabbim!Gönderdiğin her peygambere iman ettik,gönderdiğin her kitaba inandık ve hepsini doğruladık.Bizi bu saadete eriştiren Allah`a her hal için hamdolsun.

Hz Muhammed(sav) :Ben de sadece amelimle cennete giremem!

--------------------

Kuran`dan cevaplar:

NİSA45:Gerçek bir dost olarak Allah yeter, bir yardımcı olarak da Allah kâfidir.

MÜLK12:Hüküm, yücelerin yücesi Allah’ındır.

ENFAL 40:o ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır!

İSRA44:Hiçbir şey yoktur ki, O’nu övüp tespih etmesin!

ALİ İMRAN 144:Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçmiştir.

MAİDE 116:Allah: Ey Meryem oğlu İsa! İnsanlara, "Beni ve anamı, Allah’tan başka iki tanrı bilin" diye sen mi dedin, buyurduğu zaman o, "Hâşâ! Seni tenzih ederim; hakkım olmayan şeyi söylemek bana yakışmaz. Hem ben söyleseydim sen onu şüphesiz bilirdin. Sen benim içimdekini bilirsin, halbuki ben senin zâtında olanı bilmem. Gizlilikleri eksiksiz bilen yalnızca sensin

ALİ İMRAN 173:Allah bize kafidir. O ne güzel vekîldir!

YASİN 83:Her şeyin mülkü kendi elinde olan Allah’ın şanı ne kadar yücedir!

Link to post
Share on other sites

sayın arkadaşım benim kuran veya peygamberinizle bir sorunum yok olay sadece islamiyet ve hristiyanlık arasındaki kavga bu beni rahatsız ediyor siz inandıgınız degerler üzerinden devam edin ama ben ve benim gibi mesih imanlılarıda inandikları degerler üzerinden yürüsünler iki din de birbirinden ayrı gayelere hizmet ediyor biz tanrıya sevgi tanrısı diyoruz çünkü o bize öyle yaklaşıyor ama sizin inandiginiz cehennemden hatta gayya kuyusundan bahsediyor yetmiyor islam olmayanların cehennemde yanacaklarını söylüyor tanrı neden yarattıgı kullarına böyle ceza versin biz mesihle kurtuldugumuzu söylüyoruz ama bunu söylerken mesihi olmayı mesih düzeyine gelmeyi anlarız ama siz peygamberinizin seviyesine gelemessiniz çünkü o size göre yücedir bunlar bizim için yabancı biz tanrımızla konuşuruz dertleşiriz tek ondan isteriz ama siz hocalardan ,yatırlardan şeyhlerden istersiniz biz mezarlıkta dua etmeyiz çünkü ölen kişi mesih imanlısı ise tanrı katındadır o kendi kuzularını bilir isimlerimiz avucunda yazılıdır inancımız budur ama siz mezarlıkta kuran okutursunuz kitap veya kitaplar ölülere degil dirilere gelmiştir duanın ölüye faydası yoktur dua yaşıyanlar için yapılır aramızdaki temel farklar bunlardır(daha da var )dikkat ettiyseniz hristiyan demedim mesih imanlısı dedim ve şöyle dua ederiz baba-ogul ve ruhta o tek bir olan tanrıya şükrederim. burada üç tanrı varmı yok burada tek tanrı var tanrıyı bilmiyoruz görmedik sadece anlamaya çalışıyoruz bizim görevimiz bu işte bu nedenlerle barnaba incili falanca kişi bizi ilgilendirmiyor kutsal kitap mesih isa nın kısa yaşamından kesitler sunar havariler tarafından yazılmıştır biz kutsal kitabı başımız üzerinde taşımayız her zaman yanımızda taşır ve okuruz onu kılıflara koyup öperek başımıza götürmeyiz o kitap bize yol gösterir ama sadece bir kitaptır asıl kutsal olan söz olup aramızda yaşıyan isa mesihtir.

Link to post
Share on other sites

öncelikle islamla ilgili bazı yanlış bilgilerinizi düzelteyim:

1.si:yazdıklarımı yine dikkatlice okumamışsınız.

ALİ İMRAN 144:Muhammed, ancak bir peygamberdir. Ondan önce de nice peygamberler gelip geçmiştir.

AHZAB40:Muhammed yalnızca bir elçi ve Peygamberlerin sonuncusudur.

Hz Muhammed(sav) :Ben de sadece amelimle cennete giremem!

Yani,erişilmez olanı siz yapmışsınız,siz peygamberi tanrılaştırmiışsınız.biz değil.bizde ise o seçilmiş kişi.ama ayette de belirtildiği gibi o da sonuçta bir insan ve bizler gibi Allahın bir kulu.Onu Allaha giden yolda bir yolgösterici olarak kabul ederiz.ve asıl olanın Allah olduğuna ve onun herzaman bizimle beraber olduğuna inanırız

BAKARA 186. Kullarım sana, beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) benim davetime uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulsunlar

2.si:şeyhlerden yatırlardan medet ummak v.s. de dahil,islamiyette Allahtan başkasından medet ummak ve istemek kesin olarak haramdır,yasaklanmıştır.islamda herşey Allah`tan istenir.ve Allahın bize şah damarımızdan daha yakın olduğuna ve heran bizimle beraber olduğuna inanırız.bir sorunumuz olduğunda,özellikle geceleri kimselerin olmadığı ortamları seçer Allahla başbaşa kalır dertleşir dua eder ve dileğimizi isteriz.

FATIHA 5. (Rabbimiz!) Ancak sana kulluk ederiz ve yalnız senden medet umarız.

TEVBE51.Müminler yalnız Allah’a dayanıp güvensinler.

ALİ İMRAN 160.Müminler ancak Allah’a güvenip dayanmalıdırlar

ENFAL 64. Ey Peygamber! Sana ve sana uyan müminlere Allah yeter.

NAHL 42. (Onlar) sadece Rablerine tevekkül ederek sabredenlerdir

sapkın kimselerin yaptıkları,islamı lekeleyemez.onların yaptıkları onlara aittir.islamda kimsenin suçunu başkası yüklenemez.halk arasında şeyh adı verilen kişiler,sadece islamı anlatmak için islamın istediği şekilde dini bir lider olarak hizmet etmek için varolabilirler.bir de bizde birbirimiz için Allaha dua etmek vardır.istersek Allahım filan kişinin şu dileğini ver,diye dua edebiliriz.bu,haram değildir.yani tüm sevdiklerime herzaman dua ederim ben.

bizde sevgi ve dostluk mukaddestir.akrabaların ve dostların hal ve hatırlarının mutlaka arada sırada sorulması,varsa ihtiyaçlarının giderilmesi farzdır.ruhun ölmediğine de inandığımız için bu ölülerimizi de bir vefa borcu olarak hiç olmazsa bayramlarda ziyaret ederiz ve onların günahlarının bağışlanması,Allahın onlara rahmet etmesi için mezarlarının başına gider,dua ederiz.Kuran Allahın kelamı olduğu için de ruhlarına Allahın kelamını okuyarak Allaha dua ederiz.yine aynı şekilde sevip saydığımız kimseler için de Allaha dua ederiz.bunun yanında mezarlarına gitmeden de evlerimizden de onlar için dua ederiz.çünkü yerde ve gökte hiçbirşeyin Allahtan saklı olmadığına ve onun herşeyi bildiğine inanırız.

ALİ İMRAN 5. Şüphesiz ki ne yerde ne de gökte hiçbir şey Allah’a gizli kalmaz.

NİSA 126. Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır ve Allah her şeyi kuşatmıştır.

3.sü:Yüce Allahın kelamını saygımızdan tabii ki başımızın üzerinde taşırız.ama bunun yanında Kuranın bütününü okuyup anlamak ve ona göre amel emek bize farz kılınmıştır.ve yine arapça şekliyle de anlamasak dahi süreklilik arzeden bir şekilde günde bir cümle de olsa okumak bize farz kılınmıştır.

4.sü:cehennemle ilgili sözü yine Kurana bırakıyorum.çünkü o,dinimizin bir kuralı değil Allahın bir hükmüdür.nasıl olduğunu net bilmiyorum,gayyayı da ilk kez duydum ama Kuranın sözünden:

ALİ İMRAN 182. Bu, dünyada iken kendi ellerinizle yapmış olduğunuzun karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına zulmetmez. .

HAC 22/42-44. Seni yalancı sayıyorlarsa bil ki, onlardan önce Nuh milleti, Ad, Semud, İbrahim milleti, Lut milleti ve Medyen halkı da peygamberlerini yalancı saymış ve Musa da yalanlanmıştı. Ama Ben, kafirlere önce mehil verdim, sonra da onları yakalayıverdim; nasıl oldu benim onları cezalandırmam!

HAC 45. Nitekim, birçok memleket vardı ki, o memleket (halkı) zulmetmekte iken, biz onları helâk ettik. Şimdi o ülkelerde duvarlar, (çökmüş) tavanların üzerine yıkılmıştır. Nice kullanılmaz hale gelmiş kuyular ve (ıssız kalmış) ulu saraylar vardır.

HÛD 60. Onlar hem bu dünyada hem de kıyamet gününde lânete tâbi tutuldular. Biliniz ki, Ad (kavmi) Rablerini inkâr ettiler. (Şunu da) bilin ki Hûd’un kavmi Âd, Allah’ın rahmetinden uzak kılındı.

HÛD 67. Zulmedenleri de o korkunç ses yakaladı ve yurtlarında diz üstü çökekaldılar.

HÛD 68. Sanki orada hiç oturmamışlardı. Biliniz ki, Semûd kavmi gerçekten Rablerini inkâr ettiler. Yine bilesiniz ki, Semûd kavmi (Allah’ın rahmetinden) uzak kılındı

son olarak da bizde kimse kimsenin suçunu yüklenmez.herkes kendinden mesuldur.baba dahi,oğlunun yerine ceza çekemez.herkes kendi yaptıklarından kendisi sorumludur ve herkes kendi günahının cezasını yine kendisi çekecektir.ve boynuzlu keçinin dahi hakkı boynuzsuz keçiye bırakılmayacaktır.yani sizdeki gibi kimse kimsenin yerine ölemez.bu,o kişiye haksızlık sayılır

NECM38:Hiçbir günahkâr, başkasının günah yükünü yüklenmez!

ANKEBUT12:İnkar edenler iman edenlere, "Yolumuza uyun da sizin günahlarınızı yüklenelim" derler. Halbuki onların günahlarından hiçbir şey yüklenecek değillerdir.

--------------------

BENİ KURAYZA İDDİASINA İSPATLI CEVAP

Bir de beni kurayza ile ilgili de karalama türü yayinlardan almiş olduğunuz bilgilerin de doğrularını doğru tarihleriyle beraber okumanizi tavsiye edrim.beni kurayza gazasi,hayberden 1 yil evvel olmuştur!sadece tarih bilgisi bile bu kasıtlı karalamayı anlamak için yeter.olayları geniş bir şekilde de konunun açıldığı sayfaya yazdım

--------------------

NEBE SURESİNİ YANLIŞ TEFSİR ETME ÇALIŞMASINA CEVAP:surenin gidişatına bakalım:

31.ayet:Sorumlu davranmış olanlara ödüller var -İnne l-müttekıyne mefâzâ

32.ayet:Bahçeler, asmalar –Hedâika ve e’nâbâ

33:ayet:Uyum içinde salkım salkım üzümler –Ve kevâibe etrâbâ

34.ayet: dolu dolu kadehler –Ve ka’san dıhâkâ ....

 

Görüldüğü üzere bir önceki ayette bahçeler, üzüm asmaları geçiyor.arapça baştan eklemeli bir dildir,arapçada sahip olunan,sahip olandan önce gelir.örneğin fatmanın kızı ayşe demezsiniz.ayşe,ki fatma kızı dersiniz.aradaki binti kelimesiyle bu2kelimenin birbirine bağlı olduğunu anlarsınız.33.ayetteki kevâib o asmalardan sonra,o asmalara bağlı birşey olarak geliyor.Kevâib, çoğuldur; üzüm taneleri demek. Tekil hali olan ka’be ise "tane"dir.Ka’betü e’nab: üzüm tanesi.o üzüm taneleri-ki-asmalar.yani asmalardaki üzüm taneleri

Sonra, şuna dikkat edelim:33.ayette kız ya da huri anlamına gelen hiçbir isim yok.`atraban` diye algılanmaya çalışılarak `yaşıt` anlamına getirilmeye çalışılan `etraba` da,atraban diye okunsa bile,yaşıt kelimesi,bir sıfattır;ve ayette bulunan "kevâib"i tanımlıyor: (kevaibe etraba!) .Ayette bulunmayan "kız"ı değil!

Açıkça görülüyor ki 31, 32 ve 33 ncü ayetler arasında mantıki bir anlatım ve anlam örgüsü var:

Bahçelerde asmalar var (31);ki ve bu asmalardan devşirilen tane tane üzümler;ki ve bu devşirilmiş üzüm tanelerinin her biri ötekine denktir (32);ki ve bu denk taneli üzümlerden yapılıp dolu dolu kadehlerde sunulan içecekler (33).

Link to post
Share on other sites

Join the conversation

You can post now and register later. If you have an account, sign in now to post with your account.

Guest
Reply to this topic...

×   Pasted as rich text.   Paste as plain text instead

  Only 75 emoji are allowed.

×   Your link has been automatically embedded.   Display as a link instead

×   Your previous content has been restored.   Clear editor

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.


×
×
  • Create New...