Jump to content

Acıyı Dindirme Tarihi Ve Mitoloji


Önerilen Mesajlar

Sümerliler kil tabletlerde “gil” adı verdikleri neşe verici bitkinin sütünün toplanmasını anlatmıştır. Fizyolojik etkilerinden de ilk kez onlar bahsetmiştir.

 

aciyi-dindirme-tarihi-ve-mitoloji-88118.jpg

 

Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmakoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Hale Zerrin Toklu'nun 2011 tarihli Türk Farmokoloji Derneği Bülteni'nin 108. sayısında yayınlanan makalesidir:

Hypnos’un Haşhaşından Morfeus’un Morfinine

Ağrıyı dindirmeye çalışmak tıbbın doğuşu ile birlikte uygulanmaya başlanan ilk tedavidir. Ağrıyan yere masaj yapmaktan başlayıp, geçmişte kullanılan bitkisel ilaçlar, aspirin ve benzeri analjezikler ile devam etmiş, günümüzde opioid analjeziklere kadar uzanmıştır (Yaksh, 1999).

Haşhaş (Papaver somniferum) bitkisinden elde edilen afyon (opium) içinde en yüksek oranda (%10-12) bulunan alkaloit morfindir. Morfin dışında kodein, tebain, noskapin(narkotin), papaverin alkaloitleri bulunur.

Papaver%20somniferum%20.png

Şekil 1: Papaver somniferum (Papaveraceae) çiçeği ve kapsülü

İlk kez Homeros’un Odise’sinde MÖ 9.yy’da bitkisel kaynaklı nepenthe adlı bir ilacın sakinleştirici, sıcak duygular oluşturan ve arkasından uyku veren etkisinden bahsedilmiştir.

MÖ 3-4. yy’da Sümerliler Nippur’da bulunan kil tabletlerde “gil” adı verdikleri neşe verici bitkinin sütünün toplanmasını anlatmıştır. Fizyolojik etkilerinden de ilk kez onlar bahsetmiştir. Daha sonraki yıllarda Asurlular ve M.S. 6. yy’da Persler de benzer şekilde sabah erken saatlerde afyon toplanmasından bahsetmektedir (Schiff, 2002).

Botanikle de ilgilenmiş bir Yunan felsefecisi olan Theophrastus MÖ 3.yy’daki yazılarında haşhaş suyu (yaklaşık % 10 morfin içerir) kullanıldığından bahsetmektedir. Yunanlı hekim Hipokrat da afyonun yazılarında etkilerini anlatmıştır. İkinci yüzyılda Galenos afyonu baş ağrısı, safra kesesi koliği, böbrek taşı, epilepsi, melankoli, görme bozukluğu, sağırlık, ateş ve lepra için kullanmıştır. Ayrıca

astım ve konjestif kalp yetmezliği olan hastalarda yatıştırıcı etkisinden yararlanmıştır (Scott, 1969). Roma imparatoru Nero’nun da düşmanlarını etkisiz hale getirmek için sıklıkla afyondan yararlandığı bilinmektedir (Schiff, 2002).

Eski Roma kültüründe uyku tanrısı Somnus (Yunan mitolojisinde Hypnos) elinde bir kap haşhaş suyu veya çiçeği ile tasvir edilir. Hypnos ölüm tanrısı Thanatos’un ikiz kardeşidir. Hypnos ve Thanatos karanlık tanrısı Erebos ile gece tanrıçası Nyks’in oğullarıdır. Hypnos bazı tasvirlerde yumuşak sedirinde yatar; çevresinde düşlerin yaratıcısı oğulları Phanatasos ve Morpheus yer alır. Evin önünde haşhaş çiçekleri ve başka yatıştırıcı otlar bulunur. Hypnos ve oğulları sessizliğin hakim olduğu, tek duyulan sesin ‘Lethe’ çayının sularının şırıltısı olduğu bir diyarda oturmaktadır. Lethe çayının adı letarji-uyuşukluk, miskinlik sözcüğünün kökenini oluşturmuştur (Törün, 2007).

Hypnos’un oğlu Phanatasos düş ürünü anlamına gelen ‘fantazi’ ve hayalet anlamına gelen ‘Phantom’ kelimelerinin kökenini oluşturur. Diğer oğlu Morpheus ise insan düşlerinden sorumludur. Morpheus, bazı kaynaklara göre Nyks’in, bazı kaynaklara göre de Zeus’un kızı dinlenme ve gevşemeden sorumlu tanrıça Pasithea ile uyku tanrısı Hypnos’un oğludur. Homeros’un İlyada destanında Hera Truvalılara karşı Yunanlılara yardım edebilmek için Hypnos’un yardımıyla Zeus’u uyutur. Bunun karşılığında Hypnos’a Kharitlerden (güzel, cezbeden tanrıça) Pasithea’yı verir (Erhat, 2007).

Morpheus mitolojide ayrıca Alcyone ve Ceyx’in hikayesinde de karşımıza çıkar. Kocası Ceyx’in öldüğünden habersiz yolunu gözleyen Alcyone’ acıyan Hera’nın isteğiyle Hypnos oğlu Morpheus’u görevlendirir. Morpheus kocasının görünümünde Alcyone’un rüyasına girerek öldüğünü söyler. Bunun üzerine kayalıklardan kendini denize bırakan Alcyone bir kuşa (Halcyone, yalıçapkını) dönüşür. Tanrıların lütfuyla kocasının bedeni de aynı tür bir kuşa dönüşerek ona eşlik eder. Aşkın ve kavuşmanın simgesi olan Halcyone mutlak barış, huzur ve mutluluk dönemini ifade eder (Törün, 2007). 1982’de FDA onayı alan triazolam içeren uyku ilacının da adı Halcion’dur.

hypnos.png

Şekil 2: Hypnos heykeli, British Museum

Thanatos%2C%20hypnos%2C%20hermes.jpg

Şekil 3: Uyku tanrısı Hypnos ve ikiz kardeşi ölüm tanrısı Thanatos

Eski Mısırlılar afyon yetiştirmekle birlikte kullanımı rahipler, büyücüler, savaşçılar ile sınırlı tutulmuştur. Sözcükler, buluşlar ve bilimin Tanrısı Tot (Yunalılarda Hermes) afyonu hazırlayan kişiyken, Tanrıça İsis, Tanrı Ra için afyonu başağrısı ilacı olarak sunar. Afyonda bulunan alkaloid “tebain” Mısır’da Luksor yakınlarındaki “Teb” şehrine ithafen adlandırılmıştır (Schiff, 2002).

Araplar Afyonu “abou el-noum (uykunun babası)” olarak adlandırmıştır. Onuncu yüzyılda İbn-i Sina afyon hakkında bir tez yazmış; daha sonra da afyon intoksikasyonundan ölmüştür. Arapların afyonu dizanteri hastalığının tedavisinde kullandıkları görülmektedir; ancak, toksik etkilerinden dolayı gözden düşmüştür.

Onbeşinci yüzyılda batıda yaygınlaşan tütün bağımlılığı Avrupalı denizcilerle doğuya da taşınmıştır. Ming Hanedanı’nın son imparatoru Tsung Chen 17. Yüzyılda tütünü şeytan icadı olduğu gerekçesiyle yasaklamış; ancak Çinliler afyonu tütün ile karıştırarak özel çubuklarla içmeye devam etmiştir. Yüzyılın sonunda halkın yaklaşık dörtte birinin afyon bağımlısı olduğu düşünülmektedir (Schiff, 2002).

Onbeşinci yüzyıl ve sonrasında Avrupa’da Paracelsus (1493-1541) tarafından laudanum (Latince ‘şükür’ anlamına gelen ‘laudare’ sözcüğünden türemiştir) olarak adlandırılan afyon tentürü (% 1 morfin içerir) hazırlanmış ve kullanımı yeniden yaygınlaştırılmıştır. Özellikle 18. yy’da laudanum, alkollü içkilere uygulanan vergiden muaf olduğundan işçi sınıfının rahatlıkla alabildiği ucuz bir ilaç olarak popüler olmuştur (Hodgson, 2001).

“İngiliz Hipokrat” olarak bilinen ve “Sydenham Koresi”ni tanımlayan Thomas Sydenham 1680’de“Tanrının insanların acılarını dindirmek

için sunduğu çareler arasında hiçbiri afyon kadar evrensel ve faydalı değildir” demiştir. Johns Hopkins Hastanesi’nin kurucularından olan ve “modern tıbbın öncülerinden” biri olarak kabul edilen Kanadalı hekim Sir William Osler (1849-1919) ise morfin için “Morfin tanrının kendi ilacıdır” ifadesini kullanmıştır.

Keyif verici etkileri ve yaratıcılığı artırdıkları gerekçesiyle sıklıkla suistimal edilen morfin ve benzerleri opioidlerin 18. ve 19. yy’da Avrupa’da birçok edebiyatçı tarafından kullanıldığı bilinmektedir (Pfordreshner, 1991). Samuel Taylor Coleridge, Thomas de Quincey, Elizabeth Barret- Browning, Robert Browning gibi birçok ünlü romantik şair ve romancının morfin bağımlısı oldukları bilinmektedir (Kinter, 1969). Hatta, De Quincey’nin bağımlılığı ile ilgili itiraflarından oluşan otobiyografik kitabı “Confessions of an English Opium Eater” romantik edebiyatın klasikleri arasında sayılmaktadır.

Confessions%20of%20an%20opium%20eater.jpg

Şekil 4: Thomas De Quincey ve bağımlılığını anlattığı kitabı “Confessions of an opium eater”

Bu dönemde ilk olarak Dr. John Jones “afyon yoksunluk sendromu”nu tarif ederek bu konuda uyarılarda bulunmuştur (Snyder, 1996). Alkaloit olarak, 1800’lerin başında Eczacı Friedrich Sertürner tarafından ilk izole edildiğinde, Sertürner ilk olarak kendi üzerinde denemiş ve etkilerinden dolayı uyku tanrısı Hypnos’un oğlu rüya tanrısı Morpheus’a ithafen morfin olarak adlandırılmıştır.

1853’de Dr. Alexander Wood hipodermik şırınga ile kullanılan morfinin bilinç kaybı oluşturmaksızın analjezik etki gösterdiğini bulmuştur. Amerikan

İç Savaşı’nda (1861-1865) oral ve parenteral olarak yaygın olarak kullanılmıştır. Ancak enjektabl morfinin en yaygın kullanıldığı dönemler 2. Dünya Savaşı ve Vietnam Savaşı’dır. Vietnam Savaşı’ndan dönen Amerikan Deniz Piyadelerinin %20’sinde bağımlılık görülmüş ve bu morfin bağımlılığına ‘‘asker hastalığı’’ denilmiştir.

1870’lerden sonra morfinin bağımlılık yapıcı etkileri üzerinde durulmuştur. 1874’de C.R. Alder Wright adlı İngiliz bir eczacı “diasetil morfin” sentezlemiş ve bunun morfine alternatif olarak kullanılabilecek bağımlılık yapmayan bir türevi olduğunu öne sürmüştür. Bayer laboratuvarlarında çalışan Eczacı Heinrich Dreser bu yarı sentetik ilacı hayvanlarda ve insanlarda denemiştir. Kendi üzerinde yaptığı deneyler sonucunda ilacın ağrıyı gidermedeki “heroic” (kahramanca) etkilerinden dolayı “eroin” adını vermiştir. Bayer Laboratuvarları tarafından bu ilaç 1898’de öksürük ve ağrı kesici olarak piyasaya sürülmüştür. 1913’de bağımlılık yapıcı etkilerinden dolayı Bayer üretimini durdurmuş, diğer ümit vaadeden ilacı aspirine yönelmiştir.

Günümüzde afyon tentürünün artık kullanılmamaktadır. Morfin kanser ağrılarında ve postoperatif ağrılarda kullanılmaktadır. Eroin ise yasal olmayan yollardan üretilen ve kullanılan bir uyuşturucudur.

%C5%9Ea%C5%9F%C4%B1rt%C4%B1c%C4%B1%20ilac.png

Şekil 5: Bayer Laboratuvarlarının öksürük ve ağrı kesici olarak piyasaya sürdüğü eroin tabletleri

 

ALINTI.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Benzer Konular

    • Adonis, Attis, Osiris Doğu Dinleri Tarihi Araştırmaları 2 / James George Frazer

      Doğu Dinleri Tarihi Araştırmaları’nın ilk cildinde Adonis ve Attis’e yoğunlaşan James Frazer bu ikinci ciltte antik Mısır tanrısı Osiris’e odaklanıyor. Osiris’in bu dünyadaki ve öte dünyadaki hükümranlığı, İsis’le ilişkisi, birden çok mezarının bulunuşu gibi konuların yanında takvim meselesini, zamanın ölçüm şeklini, burçları, astronomik yaklaşımları, resmi takvimin doğal takvimle karşıtlığını yahut çiftçilerle rahiplerin zamanı farklı ölçmelerini; Avrupa’nın neredeyse her yanında yaygın olan

      , Yer: Estanbul Kitap ve Dergi

    • Adonis, Attis, Osiris Doğu Dinleri Tarihi Araştırmaları 1 / James George Frazer

      Antropolog, halkbilimci, klasikler uzmanı, filolog gibi birçok kimliğe sahip olan James George Frazer, diğer eserlerinde olduğu gibi bu çalışmasında da tüm insanlık için ortak olanın peşinde. Bu yüzden kadim Anadolu medeniyetlerinden bahsederken Afrika yerlilerine geçtiğinde, Antik Yunanistan’ın bir ritüelini çözümlerken Kızılderili kabilelere atıf yaptığında şaşırmamak gerek. Doğu Dinleri Tarihi Araştırmaları’nı temel alan bu metin ise ADONİS, ATTİS ve OSİRİS mitleri, gelenekleri ve ritüelleri

      , Yer: Estanbul Kitap ve Dergi

    • İnsan Ahlakının Doğal Tarihi / Michael Tomasello

      İnsan ahlakının evrimi iki adımda gerçekleşti. Başlangıçta doğa koşulları nedeniyle, ilk insanlar işbirliğine gitmezlerse yok olacaklarını gördü ve bu işbirliğini düzenli hale getirmek için yeni bilişsel yetenekler geliştirdiler. Riskleri en aza indirmek için her koşulda birlikte hareket edip, güven, saygı ve sorumluluk üzerine kurulu ikili ortaklıklar yarattılar. İnsan grupları kalabalıklaşıp işbölümü daha karmaşık bir hal aldığında ikinci adım atıldı. Üyelerinden sadakat, uyum ve kültürel ai

      , Yer: Estanbul Kitap ve Dergi

    • SPQR - Antik Roma Tarihi / Mary Beard

      “Romulus ve Remus kuruluş efsanesinden İmparator Caracalla’nın özgür Roma yurttaşlarına… Surlar’ın binyıllık tarihi.”    Antik Roma, modern dünyanın sağladığı olanaklarla düşünüldüğünde bile görkemli bir kentti: İspanya’dan Suriye’ye uzanan bir imparatorluğun güç merkezi; bir milyondan fazla insanın yaşadığı, genişleyen bir imparatorluğun metropolü; “lüks ve pisliğin, özgürlük ve sömürünün, kente ait olmanın yarattığı gurur ile kanlı iç savaşın birbirinden ayrılmadığı” dayatmacı bir kent… 

      , Yer: Estanbul Kitap ve Dergi

    • Bir Solukta Evren Ve Dünya Tarihi / Jeremy Black, Ian Crofton

      Bilim baş döndürücü bir hızla gelişirken dünya tarihinin canlıların evrimiyle ve canlıların evriminin de evrenin oluşumuyla çok yakından ilintili olduğu apaçık ortaya çıkıyor. İnsanın ve uygarlığın doğuşu ile gelişimini iyi anlayabilmek için evrenin nasıl meydana geldiğini, yıldız ve gezegenlerin nasıl oluştuğunu, Dünya’nın neden yaşamın ortaya çıkmasına elverişli koşullara sahip olduğunu kavramak gerek. Bir Solukta Evren ve Dünya Tarihi’ni aşağıdaki konu başlıkları altında okuyacaksınız:

      , Yer: Estanbul Kitap ve Dergi

×
×
  • Yeni Oluştur...