Jump to content

Kuranda Geçen Tevekkül Ayetleri


BORDO

Önerilen Mesajlar

TEVEKKÜL AYETLERİ

Tevekkül hiçbir şek ya da şüphe duymadan Allah’a güvenen bir imana sahip olmayı belirten bir sözdür. Burada Kur’an da geçen tüm tevekkül ayetlerini anlamları ile birlikte sıraladım. Toplam 39 Ayette geçmekte.

 

 

3/ÂLİ İMRÂN-122: İz hemmet tâifetâni minkum en tefşelâvallâhu veliyyuhumâ ve alâllâhi fel yetevekkelil mu’minûn(mu’minûne). Sizden iki grup, korkaklık göstererek bozgunluğameyletmişti. Allah, o ikisinin de (iki grubun da) dostudur ve artık mü'minlerAllah'a tevekkül etsinler.

3/ÂLİ İMRÂN-159: Fe bimâ rahmetin minallâhi linte lehum, velev kunte fazzan galîzal kalbi lenfaddû min havlike, fa’fu anhum vestagfirlehum ve şâvirhum fîl emr(emri), fe izâ azamte fe tevekkel alâllâh(alâllâhi),innallâhe yuhibbul mutevekkilîn(mutevekkilîne).O zaman, Allah'tan bir rahmet sebebiyle onlara yumuşakdavrandın. Ve eğer sen, kaba, katı yürekli olsaydın, mutlaka senin etrafındandağılırlardı. Artık onları affet ve onlar için mağfiret dile ve işler konusundaonlarla muşavere et (danış). Azmettiğin zaman, artık Allah'a tevekkül et.Muhakkak ki Allah, tevekkül edenleri (Allah’a güvenenleri) sever.

3/ÂLİ İMRÂN-160: İn yansurkumullâhu fe lâ gâlibe lekum, vein yahzulkum fe men zellezî yansurukum min ba’dihi, ve alâllâhi felyetevekkelilmu’minûn(mu’minûne).Eğer Allah size yardım ederse, o zaman sizi yenecek yoktur.Ve eğer sizi yardımsız (yüz üstü) bırakırsa, ondan sonra size kim yardım eder.Öyleyse mü’minler, Allah’a tevekkül etsinler (Allah’a güvensinler).

4/NİSÂ-81: Ve yekûlûne tâatun, fe izâ berazû min indikebeyyete tâifetun minhum gayrallezî tekûl(tekûlu). Vallâhu yektubu mâyubeyyitûn(yubeyyitûne), fe a’rıd anhum ve tevekkel alâllâh(alâllâhi). Ve kefâbillâhi vekîlâ(vekîlen).Ve "kabul (baş üstüne)" derler. Sonra seninyanından ayrıldıkları zaman onlardan bir grup, senin söylediğinden başkabirşeyi geceleyin gizlice kurarlar ve Allah, onların gece neler kurduklarınıyazıyor. Artık sen onlardan yüz çevir ve Allah'a tevekkül et (güven) ve Allah,vekil olarak kâfidir.

5/MÂİDE-11: Yâ eyyuhâllezîne âmenûzkurû ni’metallâhi aleykumiz hemme kavmun en yebsutû ileykum eydiyehum fe keffe eydiyehum ankum,vettekûllâh(vettekûllâhe) ve alâllâhi fel yetevekkelil mu’minûn(mu’minûne).Ey âmenû olanlar (Allah’a ulaşmayı, teslim olmayıdileyenler)! Allah’ın sizin üzerinizdeki nimetini hatırlayın; bir kavim sizeellerini uzatmaya kalktığı zaman (Allah) onların ellerini sizden çekmişti. VeAllah’a karşı takva sahibi olun (ruhunuzu, vechinizi (fizik vücudunuzu),nefsinizi ve iradenizi Allah’a teslim edin)! Mü’minler artık Allah’a tevekkületsinler (güvensinler).

5/MÂİDE-23: Kâle raculâni minellezîne yehâfûne en’amallâhualeyhim edhulû aleyhimul bâb(bâbe), fe izâ dehaltumûhu fe innekum gâlibûne vealâllâhi fe tevekkelû in kuntum mu’minîn(mu’minîne).Allah’ın kendilerine nimet verdiği, korkanların arasındaniki adam şöyle dedi; “Onların üzerlerine kapıdan girin, böylece oradan(kapıdan) girdiğiniz zaman muhakkak ki siz gâlip gelirsiniz. Eğer mü’minseniz,artık Allah’a tevekkül edin (Allah’a güvenin).”

7/A'RÂF-89: Kadiftereynâ alâllâhi keziben in udnâ fîmilletikum ba’de iz necceynâllâhu minhâ, ve mâ yekûnu lenâ en neûde fîhâ illâen yeşâallahu rabbunâ, vesia rabbunâ kulle şey’in ilmen, alâllâhi tevekkelnâ,rabbenâftah beynenâ ve beyne kavminâ bil hakkı ve ente hayrulfâtihîn(fâtihîne).“Allah’ın, bizi ondan kurtarmasından sonra, sizinmilletinize dönersek Allah’a yalanla iftira etmiş oluruz. Ve Rabbimizindilemesi hariç bizim oraya geri dönmemiz olamaz. Rabbimiz ilmiyle herşeyikuşatmıştır. Allah’a tevekkül ettik. Rabbimiz, kavmimiz ile bizim aramızı hakile aç (ayır). Sen fethedenlerin (fatihlerin) en hayırlısısın.”

8/ENFÂL-2: İnnemâl mu'minûnellezîne izâ zukirallâhu veciletkulûbuhum ve izâ tuliyet aleyhim âyâtuhu zâdethum îmânen ve alâ rabbihim yetevekkelûn(yetevekkelûne).Gerçek mü’minler onlardır ki; Allah zikredildiği zamankalpleri titrer (cezbelenir). Ve onlara Allah’ın âyetleri okunduğu zamanonların îmânlarını arttırır ve Rab’lerine tevekkül ederler.

8/ENFÂL-49: İz yekûlul munâfikûne vellezîne fî kulûbihimmaradun garra hâulâi dînuhum, ve men yetevekkel alâllâhi fe innallâhe azîzunhakîm(hakîmun).Münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunan kimseler şöylediyorlardı: “Bunları, kendilerinin dîni aldattı.” Ve kim Allah’a tevekkülederse o taktirde Allah, muhakkak ki Azîz (en üstün) ve Hakîm’dir (hükümsahibi).

8/ENFÂL-61: Ve in cenehû lis selmi fecnah lehâ ve tevekkelalâllâh (alâllâhi), innehu huves semîul alîm(alîmu).Ve eğer teslime (barışa) meylederlerse (yanaşırlarsa), ozaman (sen de) ona meylet (onların teklifini kabul et) ve Allah’a tevekkül et.Muhakkak ki O; en iyi işiten, en iyi bilendir.

9/TEVBE-51: Kul len yusîbenâ illâ mâ keteballâhu lenâ, huvemevlânâ, ve alâllâhi felyetevekkelil mu’minûn(mu’minûne).De ki: “Allah’ın bize yazdığı şeyden başkası, bize aslaisabet etmez. O, bizim Mevlâ’mızdır.” Ve artık mü’minler, Allah’a tevekkületsinler.

9/TEVBE-129: Fe in tevellev fe kulhasbiyallâh(hasbiyallâhu), lâ ilâhe illâ hûve, aleyhi tevekkeltu ve huve rabbularşil azîm(azîmi).Bundan sonra eğer onlar dönerlerse, o zaman onlara şöyle de:“Bana, Allah yeter (kâfidir), O’ndan başka ilâh yoktur. Ben, Allah’a tevekkülettim (güvendim). Ve O, azîm arşın Rabbidir.”

10/YÛNUS-71: Vetlu aleyhim nebee nûh(nûhın), iz kâle likavmihî yâ kavmi in kâne kebura aleykum makâmî ve tezkîrî bi âyâtillâhi fealâllâhi tevekkeltu fe ecmiû emrekum ve şurakâekum summe lâ yekun emrukumaleykum gummeten summakdû ileyye ve lâ tunzirûn(tunzirûne).Ve onlara Hz. Nuh’un haberini oku. Kavmine şöyle demişti:“Ey kavmim! Benim (aranızda) durmam (bulunmam), Allah’ın âyetlerini zikretmem(hatırlatmam), size ağır geliyorsa, artık ben Allah’a tevekkül ettim(güveniyorum). Bundan sonra siz ve ortaklarınız, (yapacağınız) işinize kararverin. Sonra işleriniz size keder olmasın. Sonra da bana uygulayın (yerinegetirin) ve beklemeyin.”

10/YÛNUS-84: Ve kâle mûsâ yâ kavmi in kuntum âmentum billâhife aleyhi tevekkelû in kuntum muslimîn(muslimîne).Ve Musa (A.S) şöyle dedi: “Ey kavmim! Eğer siz, Allah’aâmenû olup (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyenler ve Allah’a), teslimolanlarsanız, artık O’na (Allah’a) tevekkül edin.”

10/YÛNUS-85: Fe kâlû alâllâhi tevekkelnâ, rabbenâ lâtec’alnâ fitneten lil kavmiz zâlimîn(zâlimîne).Bunun üzerine: “Biz Allah’a tevekkül ettik. Rabbimiz, bizizalim kavme fitne (konusu) kılma.” dediler.

11/HÛD-56: İnnî tevekkeltu alâllâhi rabbî ve rabbikum, mâmin dâbbetin illâ huve âhızun bi nâsıyetihâ, inne rabbî alâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).Muhakkak ki ben, benim ve sizin Rabbiniz olan Allah'atevekkül ettim. Yürüyen hiçbir canlı mahlûk (dabbe) yoktur ki; O (AllahûTealâ), onun perçeminden tutmuş (O'nun kontrolü altında) olmasın. Muhakkak kibenim Rabbim, Sıratı Mustakîm üzeredir (Sıratı Mustakîm'in kontrolüAllah'tadır).

11/HÛD-88: Kâle yâ kavmi e raeytum in kuntu alâ beyyinetinmin rabbî ve razakanî minhu rızkan hasenâ(hasenen), ve mâ urîdu en uhâlifekumilâ mâ enhâkum anhu, in urîdu illâl ıslâha mâsteta’tu, ve mâ tevfîkî illâbillâh(billâhi), aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unîb(unîbu).(Şuayb şöyle ) dedi: “Eğer ben, Rabbimden bir delil üzerindeisem ve beni kendinden güzel bir rızıkla rızıklandırdı ise de görüşünüz (bu)mu? Sizi ondan men ettiğim şeyde size muhalefet etmek istemiyorum. Sadecegücümün yettiği kadar ıslâh etmek istiyorum. Benim başarım ancak Allah iledir.Ben, O’na tevekkül ettim ve O’na yöneldim.”

11/HÛD-123: Ve lillâhi gaybus semâvâti vel ardı ve ileyhiyurceul emru kulluhu fa’budhu ve tevekkel aleyhi, ve mâ rabbuke bi gâfilin ammâta’melûn(ta’melûne).Semaların (göklerin) ve arzın gaybı Allah’ındır. İşlerinhepsi O’na döndürülür. Öyleyse O’na kul olun ve tevekkül edin. Senin Rabbin,yaptığınız şeylerden gâfil (habersiz) değildir.

12/YÛSUF-67: Ve kâle yâ beniyye lâ tedhulû min bâbin vâhidinvedhulû min ebvâbin muteferrikatin, ve mâ ugnî ankum minallâhi min şey’in, inilhukmu illâ lillâh(lillâhi), aleyhi tevekkeltu ve aleyhi felyetevekkelilmutevekkilûn(mutevekkilûne).Ve şöyle dedi: “Ey oğullarım! Bir tek kapıdan girmeyiniz.Ayrı kapılardan giriniz. Allah’tan olan bir şeyi sizden gideremem. Hüküm ancakAllah’a aittir. Ben, O’na tevekkül ettim. Artık tevekkül edenler de, O’natevekkül etsinler.”

13/RA'D-30: Kezâlike erselnâke fî ummetin kad halet minkablihâ umemun li tetluve aleyhimullezî evhaynâ ileyke ve hum yekfurûne birrahmân(rahmâni), kul huve rabbî lâ ilâhe illâ huve, aleyhi tevekkeltu ve ileyhimetâb(metâbi).Böylece, ondan önce gelip geçmiş ümmetlerde olduğu gibi,seni de, sana vahyettiğimizi, onlara okuman için bir ümmetin içine gönderdik.Onlar, Rahmân’ı inkâr ediyorlar. De ki: “O benim Rabbimdir. Ben O'na tevekkülettim ve O’ndan başka ilâh yoktur. Ve tövbem, dönüşüm (tövbesi kabul edilmişolarak dönüşüm) O'nadır.”

14/İBRÂHÎM-11: Kâlet lehum rusuluhum in nahnu illâ beşerunmislukum ve lâkinnallâhe yemunnu alâ men yeşâu min ibâdihî, ve mâ kâne lenâ enne’tiyekum bi sultânin illâ bi iznillâh(iznillâhi), ve alâllâhi felyetevekkelilmu’minûn(mu’minûne).Onlara resûlleri şöyle dedi: “Biz de ancak sizin gibibeşeriz (insanız). Fakat Allah, kullarından dilediğini ni'metlendirir. Bizim,Allah’ın izni olmaksızın, bir sultan (mucize, delil) getirmemiz olamaz. Artıkmü’minler Allah’a tevekkül etsinler.”

14/İBRÂHÎM-12: Ve mâ lenâ ellâ netevekkele alâllâhi ve kadhedânâ subulenâ, ve le nasbirenne alâ mâ âzeytumûnâ, ve alâllâhifelyetevekkelil mutevekkilûn (mutevekkilûne).“Ve biz niçin Allah’a tevekkül etmeyelim? Bizi, yollarımızahidayet etmiştir (ulaştırmıştır). Sizin bize yaptığınız eziyetlere elbettesabredeceğiz. Artık tevekkül edenler, Allah’a tevekkül etsinler.”

16/NAHL-42: Ellezîne saberû ve alâ rabbihimyetevekkelûn(yetevekkelûne).Onlar, (kendilerine yapılan zulümlere) sabrettiler. Veonlar, Rab’lerine tevekkül ederler.

16/NAHL-99: İnnehu leyse lehu sultânun alâllezîne âmenû vealâ rabbihim yetevekkelûn(yetevekkelûne).Çünkü onun, âmenû olanlar ve Rab’lerine tevekkül edenlerüzerinde bir sultanlığı (yaptırım gücü) yoktur.

17/İSRÂ-2: Ve âteynâ mûsâl kitâbe ve cealnâhu huden li benîisrâîle ellâ tettehızû min dûnî vekîlâ(vekîlen).Ve Musa (A.S)’a kitap verdik. Ve O’nu, “Benden (Allah’tan)başkasını vekil edinmeyin (tevekkül etmeyin).” diye İsrailoğullarına hidayetçikıldık.

25/FURKÂN-58: Ve tevekkel alâl hayyillezî lâ yemûtu vesebbih bi hamdihî, ve kefâ bihî bi zunûbi ibâdihî habîrâ(habîren).Ve ölümsüz olup, daima hayy (hayatta) olana (Allah’a)tevekkül et (güven ve O’nu vekil tayin et). Ve O’nu, hamd ile tesbih et. Ve kullarınıngünahlarından haberdar olması, O’na kâfidir.

26/ŞUARÂ-217: Ve tevekkel alâl azîzir rahîm(rahîmi).Ve Azîz (yüce) ve Rahîm olan (Rahîm esmasıyla tecelli eden)(Allah’a) tevekkül et (O’nu vekil et ve güven).

27/NEML-79: Fe tevekkel alâllâh(alâllâhi), inneke alâlhakkıl mubîn(mubîni).Öyleyse sen, Allah’a tevekkül et. Muhakkak ki sen, apaçık(bir şekilde) hak üzeresin.

29/ANKEBÛT-59: Ellezîne saberû ve alâ rabbihimyetevekkelûn(yetevekkelûne).Onlar, sabrın sahipleri ve Rab’lerine tevekkül edenlerdir.

33/AHZÂB-3: Ve tevekkel alâllâhi ve kefâ billâhivekîlâ(vekîlen).Ve Allah’a tevekkül et. Ve Allah, vekil olarak yeter.

33/AHZÂB-48: Ve lâ tutııl kâfirîne vel munâfikîne veda’ezâhum ve tevekkel alâllâh(alâllâhi), ve kefâ billâhi vekîlâ(vekîlen).Ve kâfirlere ve münafıklara itaat etme ve (onların)eziyetlerine aldırma ve Allah’a tevekkül et. Ve Allah, vekil olarak (sana) yeter.

39/ZUMER-38: Ve le in seeltehum men halakas semâvâti velarda le yekûlunnallâhu, kul e fe raeytum mâ ted’ûne min dûnillâhi inerâdeniyallâhu bi durrin hel hunne kâşifâtu durrihi ev erâdenî bi rahmetin helhunne mumsikâtu rahmetihi, kul hasbiyallâhu, aleyhi yetevekkelulmutevekkılûn(mutevekkılûne).Ve eğer gerçekten onlara: “Gökleri ve yeri kim yarattı?”diye sorarsan, mutlaka: “Allah” derler. De ki: “Allah’tan başka taptıklarınızıgördünüz mü? Eğer Allah bana bir zarar dileseydi, O’nun zararını onlargiderebilir mi? Veya bana bir rahmet dileseydi, O'nun rahmetini tutabilirler mi(engelleyebilirler mi)?” De ki: “Allah bana yeter! Tevekkül edenler (yalnız)O'na tevekkül ederler (O'nu vekil ederler).”

42/ŞÛRÂ-10: Ve mâhteleftum fîhi min şey’in fe hukmuhûilâllâhi, zâlikumullâhu rabbî aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unîb(unîbu).Birşey hakkında ihtilâfa düşerseniz, artık onun hükmüAllah’a aittir. İşte bu Allah, benim Rabbimdir. O’na tevekkül ettim. Ve O’nayönelirim.

42/ŞÛRÂ-36: Fe mâ ûtîtum min şey’in fe metâul hayâtid dunyâ,ve mâ indallâhi hayrun ve ebkâ lillezîne âmenû ve alâ rabbihimyetevekkelûn(yetevekkelûne).İşte böylece size verilen herşey dünya hayatının metaıdır.Ve amenû olanlar için, Allah’ın indinde olanlar daha hayırlıdır ve bâkidir (kalıcıdır).Ve onlar, Rab’lerine tevekkül ederler.

58/MUCÂDELE-10: İnne men necvâ mineş şeytâni liyahzunellezîne âmenû ve leyse bi dârrihim şey’en illâ bi iznillâh(iznillâhî),ve alâllâhi fel yetevekkelil mû’minûn(mû’minûne).Muhakkak ki necva (gizli fısıldaşma) şeytandandır, âmenûolanları (ölmeden önce Allah’a ulaşmayı dileyenleri) mahzun etmek içindir. VeAllah’ın izni olmadıkça onlara bir darlık (sıkıntı) verecek değildir. Öyleysemü’minler, Allah’a tevekkül etsinler.

60/MUMTEHİNE-4: Kad kânet lekum usvetun hasenetun fîibrâhîme vellezîne meah(meahu), iz kâlû li kavmihim innâ bureâu minkum ve mimmâta’budûne min dûnillâhi kefernâ bikum, ve bedee beynenâ ve beynekumul adâvetuvel bagdâu ebeden hattâ tû’minû billâhi vahdehû, illâ kavle ibrâhîme li ebîhile estagfirenne leke ve mâ emliku leke minallâhi min şey’İn, rabbenâ aleyketevekkelnâ ve ileyke enebnâ ve ileykel masîr(masîru).Hz. İbrâhîm ve onunla beraber olanlar sizin için güzel birörnek olmuştur. Onlar kavimlerine şöyle demişlerdi: “Muhakkak ki biz, sizden vesizin Allah’tan başka taptığınız şeylerden uzağız, sizi inkâr ediyoruz. Ve siz,Allah’ın tek oluşuna inanıncaya kadar, sizinle bizim aramızda ebediyyendüşmanlık ve öfke başladı.” Hz. İbrâhîm’in, babasına: “Senin için mutlakaistiğfar edeceğim (mağfiret dileyeceğim). (Ancak) Allah’tan sana gelecek birşeyi önlemeye malik değilim, sözü (demesi) hariç. Rabbimiz, biz Sana tevekkülettik. Ve Sana yöneldik. Ve masîr (varış, dönüş, ulaşma), Sana’dır.”

64/TEGÂBUN-13: Allâhu lâ ilâhe illâ huve, ve alâllâhi felyetevekkelil mû’minûn(mû’minûne).Allah; O’ndan başka İlâh yoktur. Ve mü’minler artık Allah’atevekkül etsinler.

65/TALÂK-3: Ve yerzukhu min haysu lâ yahtesib(yahtesibu), vemen yetevekkel alâllâhi fe huve hasbuh(hasbuhu), innallâhe bâliguemrih(emrihî), kad cealallâhu li kulli şey’in kadrâ(kadren).Ve hesap etmediği (aklına gelmeyen) bir yerden onurızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, artık ona O (Allah) kâfidir.Muhakkak ki Allah, emrini (işini) yerine getirendir. Allah herşey için birkader tayin etmiştir.

67/MULK-29: Kul huver rahmânu âmennâ bihî ve aleyhitevekkelnâ, fe se ta’lemûne men huve fî dalâlin mubîn(mubînin).De ki: “O, Rahmân’dır, O’na îmân ettik (âmenû olduk) ve O’natevekkül ettik.” Artık açıkça dalâlette olan kimdir, yakında bileceksiniz.

********************************************************************************

Burayada hepsini ayet sırasına göre okumak isteyenarkadaşlar için okunuşunu bütün olarak yazdım, Allah kabul etsin inşallah…

 

İz hemmet tâifetâni minkum en tefşelâ vallâhu veliyyuhumâ vealâllâhi fel yetevekkelil mu’minûn(mu’minûne). * Fe bimâ rahmetin minallâhilinte lehum, ve lev kunte fazzan galîzal kalbi lenfaddû min havlike, fa’fuanhum vestagfir lehum ve şâvirhum fîl emr(emri), fe izâ azamte fe tevekkelalâllâh(alâllâhi), innallâhe yuhibbul mutevekkilîn(mutevekkilîne).*İnyansurkumullâhu fe lâ gâlibe lekum, ve in yahzulkum fe men zellezî yansurukummin ba’dihi, ve alâllâhi felyetevekkelil mu’minûn(mu’minûne).* Ve yekûlûnetâatun, fe izâ berazû min indike beyyete tâifetun minhum gayrallezîtekûl(tekûlu). Vallâhu yektubu mâ yubeyyitûn(yubeyyitûne), fe a’rıd anhum vetevekkel alâllâh(alâllâhi). Ve kefâ billâhi vekîlâ(vekîlen).* Yâ eyyuhâllezîneâmenûzkurû ni’metallâhi aleykum iz hemme kavmun en yebsutû ileykum eydiyehum fekeffe eydiyehum ankum, vettekûllâh(vettekûllâhe) ve alâllâhi fel yetevekkelilmu’minûn(mu’minûne).*Kâle raculâni minellezîne yehâfûne en’amallâhu aleyhimedhulû aleyhimul bâb(bâbe), fe izâ dehaltumûhu fe innekum gâlibûne ve alâllâhife tevekkelû in kuntum mu’minîn(mu’minîne).*Kadiftereynâ alâllâhi keziben inudnâ fî milletikum ba’de iz necceynâllâhu minhâ, ve mâ yekûnu lenâ en neûdefîhâ illâ en yeşâallahu rabbunâ, vesia rabbunâ kulle şey’in ilmen, alâllâhitevekkelnâ, rabbenâftah beynenâ ve beyne kavminâ bil hakkı ve ente hayrulfâtihîn(fâtihîne).*İnnemâl mu'minûnellezîne izâ zukirallâhu vecilet kulûbuhumve izâ tuliyet aleyhim âyâtuhu zâdethum îmânen ve alâ rabbihimyetevekkelûn(yetevekkelûne).*İz yekûlul munâfikûne vellezîne fî kulûbihimmaradun garra hâulâi dînuhum, ve men yetevekkel alâllâhi fe innallâhe azîzunhakîm(hakîmun).*Ve in cenehû lis selmi fecnah lehâ ve tevekkel alâllâh(alâllâhi), innehu huves semîul alîm(alîmu).* Kul len yusîbenâ illâ mâketeballâhu lenâ, huve mevlânâ, ve alâllâhi felyetevekkelilmu’minûn(mu’minûne).*Fe in tevellev fe kul hasbiyallâh(hasbiyallâhu), lâ ilâheillâ hûve, aleyhi tevekkeltu ve huve rabbul arşil azîm(azîmi).*Vetlu aleyhimnebee nûh(nûhın), iz kâle li kavmihî yâ kavmi in kâne kebura aleykum makâmî vetezkîrî bi âyâtillâhi fe alâllâhi tevekkeltu fe ecmiû emrekum ve şurakâekumsumme lâ yekun emrukum aleykum gummeten summakdû ileyye ve lâtunzirûn(tunzirûne).*Ve kâle mûsâ yâ kavmi in kuntum âmentum billâhi fe aleyhitevekkelû in kuntum muslimîn(muslimîne).*Fe kâlû alâllâhi tevekkelnâ, rabbenâlâ tec’alnâ fitneten lil kavmiz zâlimîn(zâlimîne).*İnnî tevekkeltu alâllâhirabbî ve rabbikum, mâ min dâbbetin illâ huve âhızun bi nâsıyetihâ, inne rabbîalâ sırâtın mustekîm(mustekîmin).*Kâle yâ kavmi e raeytum in kuntu alâbeyyinetin min rabbî ve razakanî minhu rızkan hasenâ(hasenen), ve mâ urîdu enuhâlifekum ilâ mâ enhâkum anhu, in urîdu illâl ıslâha mâsteta’tu, ve mâ tevfîkîillâ billâh(billâhi), aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unîb(unîbu).*Ve lillâhi gaybussemâvâti vel ardı ve ileyhi yurceul emru kulluhu fa’budhu ve tevekkel aleyhi,ve mâ rabbuke bi gâfilin ammâ ta’melûn(ta’melûne).*Ve kâle yâ beniyye lâtedhulû min bâbin vâhidin vedhulû min ebvâbin muteferrikatin, ve mâ ugnî ankumminallâhi min şey’in, inil hukmu illâ lillâh(lillâhi), aleyhi tevekkeltu vealeyhi felyetevekkelil mutevekkilûn(mutevekkilûne).*Kezâlike erselnâke fîummetin kad halet min kablihâ umemun li tetluve aleyhimullezî evhaynâ ileyke vehum yekfurûne bir rahmân(rahmâni), kul huve rabbî lâ ilâhe illâ huve, aleyhitevekkeltu ve ileyhi metâb(metâbi).*Kâlet lehum rusuluhum in nahnu illâ beşerunmislukum ve lâkinnallâhe yemunnu alâ men yeşâu min ibâdihî, ve mâ kâne lenâ enne’tiyekum bi sultânin illâ bi iznillâh(iznillâhi), ve alâllâhi felyetevekkelilmu’minûn(mu’minûne).*Ve mâ lenâ ellâ netevekkele alâllâhi ve kad hedânâsubulenâ, ve le nasbirenne alâ mâ âzeytumûnâ, ve alâllâhi felyetevekkelilmutevekkilûn (mutevekkilûne).* Ellezîne saberû ve alâ rabbihimyetevekkelûn(yetevekkelûne).*İnnehu leyse lehu sultânun alâllezîne âmenû ve alârabbihim yetevekkelûn(yetevekkelûne).* Ve âteynâ mûsâl kitâbe ve cealnâhu hudenli benî isrâîle ellâ tettehızû min dûnî vekîlâ(vekîlen).*Ve tevekkel alâlhayyillezî lâ yemûtu ve sebbih bi hamdihî, ve kefâ bihî bi zunûbi ibâdihîhabîrâ(habîren).*Ve tevekkel alâl azîzir rahîm(rahîmi).*Fe tevekkelalâllâh(alâllâhi), inneke alâl hakkıl mubîn(mubîni).*Ellezîne saberû ve alârabbihim yetevekkelûn(yetevekkelûne).*Ve tevekkel alâllâhi ve kefâ billâhivekîlâ(vekîlen).*Ve lâ tutııl kâfirîne vel munâfikîne veda’ ezâhum ve tevekkelalâllâh(alâllâhi), ve kefâ billâhi vekîlâ(vekîlen).*Ve le in seeltehum menhalakas semâvâti vel arda le yekûlunnallâhu, kul e fe raeytum mâ ted’ûne mindûnillâhi in erâdeniyallâhu bi durrin hel hunne kâşifâtu durrihi ev erâdenî birahmetin hel hunne mumsikâtu rahmetihi, kul hasbiyallâhu, aleyhi yetevekkelulmutevekkılûn(mutevekkılûne).*Ve mâhteleftum fîhi min şey’in fe hukmuhûilâllâhi, zâlikumullâhu rabbî aleyhi tevekkeltu ve ileyhi unîb(unîbu).*Fe mâûtîtum min şey’in fe metâul hayâtid dunyâ, ve mâ indallâhi hayrun ve ebkâlillezîne âmenû ve alâ rabbihim yetevekkelûn(yetevekkelûne).*İnne men necvâmineş şeytâni li yahzunellezîne âmenû ve leyse bi dârrihim şey’en illâ biiznillâh(iznillâhî), ve alâllâhi fel yetevekkelil mû’minûn(mû’minûne).*Kadkânet lekum usvetun hasenetun fî ibrâhîme vellezîne meah(meahu), iz kâlû likavmihim innâ bureâu minkum ve mimmâ ta’budûne min dûnillâhi kefernâ bikum, vebedee beynenâ ve beynekumul adâvetu vel bagdâu ebeden hattâ tû’minû billâhivahdehû, illâ kavle ibrâhîme li ebîhi le estagfirenne leke ve mâ emliku lekeminallâhi min şey’İn, rabbenâ aleyke tevekkelnâ ve ileyke enebnâ ve ileykelmasîr(masîru).*Allâhu lâ ilâhe illâ huve, ve alâllâhi fel yetevekkelil mû’minûn(mû’minûne).*Ve yerzukhu min haysu lâ yahtesib(yahtesibu), ve men yetevekkel alâllâhi fehuve hasbuh(hasbuhu), innallâhe bâligu emrih(emrihî), kad cealallâhu li kullişey’in kadrâ(kadren).*Kul huver rahmânu âmennâ bihî ve aleyhi tevekkelnâ, fe seta’lemûne men huve fî dalâlin mubîn(mubînin).*

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...