Jump to content

Adliyelerde Yaşanan İlginç ve Komik Olaylar.


denmeh1

Önerilen Mesajlar

Adliyeler birçok trajedinin yaşandığı yerlerdir. Ama bir o kadar komik şeyler olur. Biraz gülümsetir umarım:)

 

İlginç mahkeme soruları

Resminiz çekilirken orada mıydınız?Sizi öldürdü mü?

Bugüne kadar kaç ölü üzerinde otopsi yaptınız doktor?

-Bugüne kadarki tüm otopsilerimi ölüler üzerinde yaptım

Kaç kere intihar etmeyi başardınız?

 

Yaşanan olaylar:

 

küçük bir ilçede ağır ceza mahkemesi varken ağır ceza mahkemesi reisi olarak görev yapıyordum .bir cinayet davasında karar aşamasında hüküm vermeden önce son kez üyelerin kulaklarına fısıldadım ve tamam mı dedim onlarda onaylar bir biçimde kafalarını salladılar. ve hükmü açıkladım. tabi ceza hükmüydü. sanığa kısa kararı tefhim ettim ve 7 gün içinde temyiz hakkı olduğunu belirttim. tama tutuklu sanık dışarı çıkarılırken birşey söyleyeceğini belirtti ben de normalde hükümden sonra söz vermem ama temyiz hususunu anlamadığını sanıp söyle dedim ve sanık bana

yanındakilere fısır fısır birşeyler söylemenden bir bo.... yiyeceğin belliydi dedi. tabi aslında küfür amaçlı değildi çok saf bir biçimde söyledi bunu.....herhangi bir işlem yapmadık.

 

Olay büyükçe bir ilçede geçer.Mübaşir sırayla tarafları duruşmaya çağırmaktadır:

-Davacı Süleyman Karaaaaaa, davalı Mestan Kavaaaak

ikinci duruşma:

-Davacı Ali Söylemeez, Davalı Süleyman Karaaaaa

ÜÇüncü Duruşma:

-Davacı Osman Zor, Davalı Metin Güneyyyy,Tanık Süleyman Karaaa

Dördüncü Duruşma:

-Davacı Süleyman Karaaaa.....

Derken öğlen olur.Hakim biraz de geç kalmış olmanın verdiği sıkıntıyla ve aceleyle koridorda yürürken Süleyman Kara'ya rastlar.

-Ne o Süleyman,sen hala buralarda mısın? Der.

Süleyman Kara:

-Efendim, kasketim vardı; şimdi buralardaydı, bulamıyorum.

Hakim Bey Süleyman'ın lafını yarıda keser:

-Be Süleyman al şu benim foter'i de bi git artık,der.

(foter=fötr şapka)

 

Bir ceza dosyası nedeniyle, köyün birinde ve de dağın başında keşif yapmaktadırlar. Hava rüzgarlıdır. Onlarca tanık dinlenmiştir. Köylülerin yerel lisanını anlamakta ve zapta geçirtmekte zorlanmaktadır.İşin daha da kötüsü tanıkların anlatımından da olayı aydınlatacak bir bilgi edinemez, ama anlar ki ifadeler sırasında adı geçen bir köylü kadının dinlenmesi işe yarayacaktır.Bu düşünceyle ve iyice gerilmiş bir halde, yorgun ve sinirli, yanındakilere kadını çağırtmalarını söyler. Köylülere istek iletilir, uzun zaman denilen anlatılamaz, nihayet anlaştıklarında biri kadını tanık olarak çağırmaya gider, neredeyse yarım saat sonra döndüklerinde, köylü kadını bulamadıklarını ama babasını bulduklarını ve onu getirdiklerini söylerler. Babamın artık dayanacak takati kalmamıştır. Ayağa kalkar ve var gücüyle bağırır:

 

-Bana kadın lazımmm! Ben kadını istiyoruummmmmm!!!

 

Zabıt katibi ve bilumum dinleyicinin binbir güçlükle gizlemeye çalıştıkları gülümsemelerinden sonra farkına vararak, kendi de güler

 

2005 yılının Kadıköy adliyesinde yaşanmıştır. Becerikli bir katip, mübaşir, hakim ekibine sahip mahkeme kadrosu, benim de birinde bulunduğum boşanma davalarını seri olarak karara bağlamaktadır; ancak bu arada listeye uyulmamakta hazır beklemekte olan kim varsa onlara öncelik de verilmektedir. Arka arkaya davalar karara bağlandıktan sonra mübaşire: "bizim duruşma vardı" diye danışan kimse kalmaz. Mübaşir de hesabı hafiften şaşırdığı için koridora çıkıp bağırır: "Bilmem kaçıncı bilmem ne mahkemesinde davası olan!" kimsecikler üzerine alınmaz. Mübaşir açık olan kapıdan içeri bakar; teşkilat tam kadro hazır müşteri beklemektedir. Döner, tekrar koridora bağırır: - haydi! yok mu boşanmak isteyen?

 

Taraflar davalarını avukatsız yürütmektedir. İlk oturum günü gelir çatar. Yargıç, taraflara delillerini sunmaları, karşı tarafa da tebliğ ettirmeleri için mehil verir. Bakarki tarafların hukuk dilinden pek anlayacağı yok, davaya dair şahit, keşif, senet vs delilleri var ise bunların bildirilmesi gerektiğini, bildirdikten sonra her iki tarafın delilinin de karşı tarafa bildirilmesi gerektiğini uzun uzun anlatır..

İkinci oturum günü gelir.. Taraflar hazır.. Lakin hiç biri delil bildirmemiş.. Yargıç zaman kaybına kızar ve biraz azarlar bir şekilde neden delillerini bildirmediklerini sorar. Lakin buna taraflardan itiraz gelir;

Davacı- Olur mu hakimim.. Bütün şahitlerimi bir kağıda yazıp, muhtar hüseyin ve 1.aza ahmet ile davalıya gönderdim. Yalan söylemesin, yemin etsin bakalım almamış mı kağıdı...

Davalı-Aldım efendim. Ben de şahitlerimi aynı kağıdın arka yüzüne yazıp muhtar hüseyin ve 1.aza ahmet ile davacıya gönderdim. Yalan söylemesin.. Yemin etsin bakalım almamış mı?

Yargıcın yüzünde bir tebessüm belirir ve davacıya sorar;

-Sen de aldın mı o delilleri? diye.. Davacı aldığını söyler..

Yargıç- O zaman o delillerinizi mahkememize de bildirin...

der ve duruşmayı talik eder..

 

Konuyu Hukuk geneline taşıyınca daha komik olduğunu farkettim. Hukuk kadar ciddi bir alanda daha komik duruyor herşey:)

Medeni hukuk dersinde hoca en arkada sürekli konuşan bir öğrenciyi ayağa kaldırarak sorar:

 

-Söyle bakalım iğfal ne demektir?

 

Öğrenci hiç tereddüt etmeden cevap verir:

 

-Sizin şu anda yaptığınız şeydir, hocam, der.

 

Şaşıran hoca:

 

-Nasıl yani diye çıkışır öğrencisine.

 

Öğrenci:

 

-Bir kimsenin bilgisizliğinden, tecrübesizliğinden yararlanarak ona zarar veren davranışlarda bulunmaya iğfal denir, der.

****

 

Yaşlıca bir Rum kadıncağız sanık kürsüsünde durmaktadır. Duruşma uzadıkça uzar. Kadıncağız şişmanlığı ve ilerlemiş yaşı sebebiiyle, mahalle karısı misali, tanık kürsüsüne yaslanıp belini bükerek ağırlığını bir tarafa vererek durur.

 

Bu durumu gören hakim (ki sertliğiyle tanınan bir hakimdir): "Hanım düzgün dur!" diye uyarır. Beş dakika sonra kadıncağız dikilmekten yine yorulur, bu sefer ağırlığı öbür tarafa vererek bükük durur.

 

Hakim: "Hanım düzgün dur!"

 

Kadıncağız tekrar toparlanır. Bu olay birkaç kere tekrarlanır. En sonunda hakim yine "hanım düzgün dur!" dediğince kadıncağız lafı patlatır:

 

- Aaaa yeter bea! Mahkeme mi yapıyoruz, fotogıraf mi çektiriyoruz?

Yer Ankara Sincan Asliye Hukuk

 

Dava boşanma:

 

Tarafların ikisi de anlaşamadıkları için boşanmayı istiyor. Hakime hanım da sıkıştırıyor. Niye anlaşamıyorsunuz?

 

Sonuçta cevap. Evlendiğimizden beri birlikte olamadık.

 

Hakime hanım biraz daha sıkıştırıyor. Yeterli sonuç yok. Tanık yok. Dönüyor avukat arkadaşa;

 

Bu koşullarda nasıl boşayayım diyor?

 

avukat arkadaşın cevabı:

 

Valla hakime hanım ben görevimi yaptım. Boşamazsanız birlikte olmalarını sağlayın. Bu evliliğin kurallarından biri diyor.

 

Karar boşanma olarak çıkmış.

****

 

Mübaşirler bazen karar kurtarıyor:)

Mübaşir bütün dosyaları bilirwink.gif

--

Birden çok davada yargılanan tutuklu sanık duruşmaya alınıyor. Lakin duruşması yapılacak davada tutuklu değil.

Yargıç Cihan savcıya mütalaasını soruyor..

-Sanığın tutukluluk halinin devamına....

Yargıç Cihan sanık vekili Adnan'a soruyor..

-Sanığın tutukluluk halinin kaldırılmasına...

Ve yargıç Cihan katibeye "yaz kızım..." diyor...

"Sanığın tutukluluk halinin devamına.." derken mübaşir Ali dayı devreye giriyor..

Mahcup bir eda ile kürsünün önüne kadar ileriliyor ve

-Efendim efendim..

Yargıç Cihan elinin tersi ile işaret ediyor geç yerine dercesine.. Lakin Ali dayı ısrarcı...

-Efendim sanık bu dosyada tutuklu değil!

****

Büyük amfilerden birinde dersni anlatan profesörün gözüne arka taraflarda uyuyan bir öğrenci takılır.Hoca arkaya seslenerek çocuğu uyandırır ve uykusunun açılması için "tebeşirimiz bitti git diğer amfiye sor bakalım fazla tebeşirleri varmıymış" der. Çocuk bunun üzerine dışarı çıkar fakat aynı amfinin alt kapısından kapıyı çalarak tekrar içeri girer,"hocam tebeşiriniz var mı? " der smiley.gif bütün sınıf kıkırdamaya başlar ve bunun üzerine hoca "yok oğlum bende diğer sınıfa bir öğrenci gönderdim tebeşir alması için" der. çocuk bunun üzerine yine aynı amfinin üst kapısından içeri girer ve "hocam onlardada tebeşir yokmuş" der, hocada "biliyorum oğlum onlarda bizden istediler zaten" der ve sınıfın kıkırdamaları kahkaya dönüşür smiley.gif

****

 

Alacağı bir mahkeme kararına veya kambiyo senedine dayanmayan alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğünce borçluya gönderilen ödeme emrinin başında ‘İlamsız takiplerde ödeme emri’ yazar.

 

Borçlu : Abi bana emsalsiz bir ödeme emri gelmiş.

Avukat : Emsalsiz değil, ilamsızdır o.

 

Yorum : Bizim gönderdiğimiz ödeme emirleri emsalsizdir

****

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...