Jump to content

Baharda Seyahat Başkadır


Melâl

Önerilen Mesajlar

“Baharda seyahat başkadır” dedirten 11 rota!

 

 

Güneş açtı, yavaş yavaş sokaklara montsuz çıkmaya başladık. Belki araya birkaç soğuk gün daha girecek ama sonrası güneş. Peki, güneş ne demek? Seyahat demek! Kışın battaniye altından çıkamayanlar yazın klimanın gölgesinden uzaklaşamayanlar için şahane bahar rotaları seçtik. İster uzun hafta sonu, ister tüm hafta, ister günübirlik…

 

 

Mehmet ÖZDOĞAN

 

 

TRABZON

SÜMELA’DAN UZUNGÖL’E BAHAR YERDE!

Trabzon’a gitmek için en iyi mevsim bahar ayları çünkü hava sıcaklığı hep 17 ile 25 derece arasında. Trabzon dediğimizde öncelikle akla tabii ki Sümela Manastırı geliyor. Doğası, etrafından geçen akarsuyun manzarası ve dünyanın dört bir yanından herkesin gözlerini kamaştıran mimarisiyle Sümela Manastırı sadece şehrin değil belki de Türkiye’nin en büyüleyici birkaç eserinden biri. Sümela Manastırı’nın ardından mutlaka görmeniz gereken başka bir yer ise şehre 99 km uzaklıktaki Uzungöl. Koca koca ve yemyeşil dağların arasında yemyeşil bir göl burası. Adeta dünyadaki cennet. Trabzon’a gitmişken mutlaka Rus Pazarı’ndan hediyelik eşya almalısınız. Atatürk Köşkü ve Ayasofya Müzesi’ni de ziyaret etmeyi ihmal etmeyin. Yemeden dönmemeniz gereken lezzetlerin başında ise elbette mıhlama geliyor. Ama siz siz olun, balkabağından yapılan enfes tatlı kukucayı, ‘sağlıklı pilav’ sarambulayı ve kefal ekşilisini de tatmadan dönmeyin.

 

SARAYBOSNA

ŞEHRİN İÇİNDE OSMANLI İZLERİNİ ARAYIN

Bosna Hersek’in başkenti Saraybosna, ortasından geçen Miljacka Nehri ve etrafında yeşil dağlarıyla şirin bir şehirdir. Uzun yıllar Osmanlı İmparatorluğu egemenliği altında kalan şehirde çok sayıda Osmanlı izi bulabilirsiniz. Hatta Başçarşı çevresinde gezintiye çıktığınızda kendinizi küçük bir Anadolu şehrinde bile hissedebilirsiniz. Şehri gezmek için en ideal aylar, kışın hakim olan sert iklim nedeniyle Nisan ve Mayıs ayları… Şehrin kalbinin attığı cadde Ferdadiye’de uzun bir yürüyüş yapıp bir kafede soluklanmayı ihmal etmeyin. Caddenin en görkemlisi elbette Saraybosna Katedrali. İçinde mutlaka gezinin. Belediye Binası, Yaşam Müzesi ve Hünkar Camisi de mutlaka listenizde olmalı. Elbette Balkanlar’a gitmişken börek yenmeden dönülmez. Şehrin her yerinde birbirinden lezzetli börekler yiyebilirsiniz. Saraybosna’da marketten çok börekçi var. Son yılların meşhur tatlısı Trileçe’yi anavatanında yiyin bir de...

 

KAPADOKYA

BU MUHTEŞEM DOĞANIN TADI EN İYİ BAHARDA ÇIKIYOR

Kapadokya’nın gündüzü ılık, gecesi ılık… Gündüz bir ATV kiralayıp doğal güzelliklerin tadını çıkarabilirsiniz. Testi kebabını tatmak için tam mevsimi. Bunların yanı sıra bisiklet turu yapabilir, atlı gezilere çıkabilir, trekking yapabilirsiniz. Artık Mayıs’da şahane bir festivali de var Kapadokya’nın: Cappadox. Balon için de en müthiş mevsim bahar. Size tavsiyemiz turistik yerlere yakınlık bakımından Göreme’de konaklamanız. Yer altı şehirlerini mutlaka gezin. Geçtiğimiz günlerde ortaya çıkarılan ve tarihi binlerce yıl öncesine dayanan yer altı şehrini de ilk ziyaret edenlerden olun. Vakit bulabilirseniz Aksaray’a daha yakın olan Ihlara Vadisi ve Zigara kaplıcalarını da mutlaka ziyaret edin. Göreme Açıkhava Müzesi, Paşabağları ve Güvercinlik Vadisi’ni es geçmeyin. Nazar Börek’te gözleme yiyin. Kapadokya’da bir de mutlaka gün batımında dağların değişen rengini seyredip büyülenin.

 

BODRUM

ŞEHRİN BÜYÜSÜNÜ EN İYİ BU MEVSİM FARK EDECEKSİNİZ!

Yaz aylarındaki çılgın kalabalık ve kavurucu sıcaktan uzak, Bodrum’u bir de baharda görmek ister misiniz? Bodrum’a gitmişken denize girmeden olmaz diyenlerdenseniz Mayıs’ı beklemenizi öneririz. Dilediğiniz plaja gidin, bütün şezlonglar bomboş. Otel fiyatları da sezona göre neredeyse 3’te biri civarında. Bodrum çarşısının keyfini sakinken çıkarın. Özellikle Mazı ve Çökertme civarında doğa yürüyüşlerine çıkın. Taze taze ahtapot, çipura yiyin. Yalıkavak’ta günbatımının tadını çıkarın. Daha önce Bodrum’un görmediğiniz kasabalarına Güllük’e, Güvercinlik’e uğrayın; çay bahçelerinde yaz kış orayı işletenlerin birer çayını için. Havaalanına pek yakın olan Boğaziçi Köyü’nde de kalamar keyfi yapmayı unutmayın. Kumbahçe Plajı’nda güvercinleri beslerken gelinciklerle kırmızıya boyanan kırların da keyfine varın.

 

ROMA

MAKARNA İÇİN KUYRUĞA GİRMEYE DEĞER!

Gidenler bilir, Roma’nın en gözde mevsimi bahardır. Hem yoğunluk hem de hava koşulları açısından… İtalya’nın başkenti ve turizmin en önemli merkezi olan Roma, bir açık hava müzesi adeta... Şehrin simgesi Collesium’dan Pantheon’a, heykel ve çeşmeleriyle ünlü Navona Meydanı’ndan meşhur Fontana di Trevi’ye (Aşk Çeşmesi) Ortaçağ’da geziniyormuşçasına dolaşacaksınız Roma sokaklarında. Ardından inanç turizminin en önemli merkezlerden biri olan Vatikan... Sonra Pompei ve Napoli... M.S 79’da Vezüv Yanardağı’nın patlaması sonucu 200 bin yaşayanıyla yok olan Pompei, bugün taşlaşmış insanlarıyla sizi hayretlere düşürecek. Bir sonraki durağınız olan Floransa’da ise keşfedeceğiniz duraklar dünyaca ünlü Pisa Kulesi ve Ortaçağ yaşamını hissedebileceğiniz şirin kasaba San Gimignano. Gece konaklamanızı önerdiğimiz Monte Catini Bölgesi de tüm hareketliliği ve heyecanıyla sizleri bekliyor olacak. Peki, Roma’nın yemekler? Her gün saat 13:00-15:00 arası iki çeşit makarnanın yapıldığı ve önündeki kuyruğun 11:00’de başladığı Pastificio, Via Della Croce 8 adındaki makarna fabrikasında bir şeyler yemeden sakın dönmeyin. Pizza için önerimiz ise Da Baffetto, Via del Governo Vecchio…

 

CENEVRE

DÜNYANIN EN ’TARAFSIZ’ ŞEHRİ

Leman gölünün etrafında baharda daha da eşsiz bir hale gelen doğanın keyfini çıkarmak ister misiniz? Cenevre, baharda huzur tatili arayanlar için birebir. Şehrin nüfusunun yüzde 44’ünün yabancı olmasına rağmen halkın Fransız kültürüne bağlılığı epey yüksek. İngilizce sorularınıza Fransızca cevaplar alabilirsiniz; şimdiden uyaralım. Cenevre’nin dünyanın en pahalı şehirlerinden biri olduğu doğru ama Tren Garı civarındaki otellere bakarsanız bu eşsiz şehrin tadını uygun fiyatlara çıkarabilirsiniz. Otomobil tutkunları için de Mart ayı bir başka. Yaklaşık 700 bin kişinin katıldığı dünyanın en ünlü otomobil fuarlarından biri burada yapılıyor. Üstelik yakınlardaki Lozan’ı ziyaret edebilir; Alplerde kayak mevsiminin sonuna da yetişebilirsiniz. Nisan sonuna kadar hala kayılabiliyor. Birleşmiş Milletler binasını ve CERN’ü de ziyaret listenize eklemeyi unutmayın. Bir de Cenevre’ye gitmişken az pişmiş antrkot yemeden de dönmeyin sakın.

 

ADANA

PORTAKAL ÇİÇEĞİ FESTİVALİNE YETİŞİN

Adana’da baharda şehri portakal çiçeği kokusu kaplıyor. Hatta öyle ki son birkaç yıldır geniş katılımlı bir festivali bile var bu çiçeğin. Nisan’ın ikinci haftası düzenleniyor; şehre karnaval havası geliyor. Türkiye’de bahar başında denize girebileceğiniz nadir yerlerden biri Adana il sınırları içinde: Yumurtalık plajı. Üstelik herkesin oldukça beğendiği bir koy burası. Bahar seyahatinizi deniz keyfiyle taçlandırabilirsiniz. Kozan Kalesi ve Seyhan Barajı’nda mutlaka bir gün geçirin; hatta piknik yapmaya çalışın. Taş Köprü’den mutlaka geçin. Adana Merkez Park’ta baharın tadını çıkarın. Elbette söz konusu Adana olunca aklınıza gelen ilk şey birbirinden lezzetli yemeklerle dolu mutfağı. Burada kebap yiyince Adanalıların kebabı neden başka bir şehirde yemediğini anlayacak ve onlara hak vereceksiniz. Baraj yolu yakınındaki Kuruköprü Paça Salonu’nda mutlaka paça çorbası için. Kazım Büfe’de kimselerin sırrını çözemediği lezzetteki meşhur muzlu sütün tadına varın.

 

VİYANA

MEŞHUR OPERASINI DENEYİMLEMEDEN DÖNMEYİN!

Şehrin en lüks caddesi Graben’de turunuza başlayın. Çiçek kokan caddede baharın tadını çıkararak uzun bir yürüyüş yapın. Viyana Operası Haziran’da kapanıyor yani baharda gittiğiniz için şanslısınız. Mutlaka bir konser izleyin. Şehri mutlaka bir de faytonla gezin, yaklaşık 30-35 dakika sürüyor. Bu turun bedeli 50 euro civarında. Hofburg Sarayı’nda Kraliçe Elizabeth ve Franz Josef’in izlerini sürebilirsiniz. Viyana’da Saray’a çok yakın mesafedeki İspanyol Binicilik Okulu’nu ziyaret edebilirsiniz. Geziniz Pazar gününe denk gelmişse burada şahane bir binicilik gösterisine de denk gelmeniz mümkün. Şnitzeli anavatanında tatmanızı tavsiye ederiz. Tadı Türk kahvesine benzeyen Melange’ı da tatmayı ihmal etmeyin. Viyana’da hem ekonomik hem de konforlu konaklama için ise önerimiz, Westbahnhof civarındaki oteller… Eğer vaktiniz sınırlıysa City Bus’larla şehri gezmek de bir diğer alternatifiniz. İki gün boyunca geçerli biletlerden alabilirsiniz.

 

BEYRUT

GECESİYLE GÜNDÜZÜYLE ORTA DOĞU’NUN BAŞKA BİR YÜZÜ

Orta Doğu’nun Paris’i diyenler abartmıyor; bize inanın. Gece hayatıyla, şehir kültürüyle, plajlarıyla, insanlarıyla Beyrut, bölgenin en modern yüzü. Şehir ucuz sayılır; ama yine de ekonomik bir konaklama istiyorsanız Hamra bölgesini tercih edin. Baharda doluluk yaza nazaran az. Bahar ayında Beyrut’a gidenler denizin de keyfini çıkarıyor. Sıcaklıklar 30’u bile geçiyor. Beyrut’ta Harissa Tepesi’nde gündoğumunu seyrederken kahvenizi yudumlayarak güne başlayın biraz erken kalkıp… Lübnan Mutfağı tam bir Akdeniz-Türk-Arap mutfağı karışımı… Ve muhteşem lezzetler sizi bekliyor. Falefel ve humusu anavatanında yemenizi öneriyoruz. Baklava ve sütlacı da bir de burada tadın mutlaka. Gece hayatının merkezi Downtown. Burada neredeyse hiçbir mekana rezervasyonsuz girebilmek imkansız. Favori kulüpler bu aralar, Godot, Music Hall ve Skybar…

 

PRAG

MASALLAR ŞEHRİ...

Kente 10 yıl önce uğrayanlara sorarsanız size bin yıllık mimari geçmişinden, ucuz biralardan, sıradan restoranlardan, mantı benzeri hamurişlerinden söz edecektir. Oysa Prag öyle hızlı gelişiyor ki, içinde yaşayanlar bile takip etmekte zorlanıyor. Birbiri ardına açılan sanat galerileri, yenilenen semtler, iddialı et restoranları, bohem semtleri... Bu bahar Prag’da keşfedecek pek çok kültür, sanat, alışveriş mekanı ve lezzet durağı var. Tarihi merkezdeki binalar kısa zaman önce temizlendi. Art Deco mimarisiyle dikkat çeken bir zamanların ünlü Palac Dlouha’sı, artık zemin katındaki AVM’yle de ilgi odağı. Havadar salonuyla, gurmelere layık sandviçleriyle Sisters, yemek öncesinde birşeyler atıştırmak isteyenleri bekliyor. Pek çok Avrupa kenti gibi Prag’da da hamburger çılgınlığı yaşıyor. George Prime Steak’teki “Oligark Burger”in benzerini başka yerde bulmanız imkansız! Oteldeki kahvelerle yetinmeyin. Son dönemde butik kafeler açıldı. Mesela Original Coffee, Betlemske Namesti’deki Jan Hus Kilisesi’ne çok yakın. Kafeinin verdiği enerjiyle dar sokaklarda, tarihi meydanlarda gezintiye çıkın. Fotoğraf çekmek için günün en güzel zamanı sabah saatleri.

 

CANNES

FESTİVAL ZAMANINDA GİDİN!

Dünya sosyetesinin göz bebeği Côte d’Azur, Fransız Rivyerası olarak da tanınıyor. Ilıman iklimi, birkaç yüz kilometreye yayılmış dünyaca ünlü şehirleri ve Akdeniz’in mavisi bu “lacivert sahillerde” sizi bekliyor. Mayıs ortalarında yapılan Cannes Film Festivali şehrin en önemli olayı. Sadece davetliler katılıyor ama kapısında beklerseniz ünlü yıldızları görebilir, selamlaşabilirsiniz. Cannes’da ilk film festivali 1946’da yapılmış. Festivaller Sarayı merkezde, sahilde, büyük bir bina. Sağına doğru yat limanı uzanıyor. Koyun batı ucundan sonra sakin plajlar başlıyor. Doğuya doğru giderseniz ünlü Croisette Bulvarı’nda buluyorsunuz kendinizi. Palm Beach’e kadar, sıra sıra ünlü oteller, restoranlar, herkesin akın ettiği plajlar ve kafeler var. Halka açık en iyi plajlar Plages du Midi ve Plages de la Bocca en gözde markaların olduğu Grey Street, Hilton yakınlarında. Cannes merkezinde, antika pazarı kurulan meydanın arkasında, Nice’tekine oranla daha kısa ama ilginç bir yaya yolu (Zone Pietonne) bulunuyor. Kapsamlı bir alışveriş için Rue d’Antibe’a uğrayabilirsiniz. Şehrin tepesindeki kalede Musee de la Castre bulunuyor. Etnografik eserlerin sergilendiği müzenin panoramik şehir manzarası da görmeye değer. Quai des Iles isimli limandan yakındaki adalara gidebilirsiniz. En yakını Ile Ste-Marguerite ve gidiş ücreti 10 Euro.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Benzer Konular

    • Astral Seyahat Çok Tehlikeli Bir İştir İnanmıyorsanız Girip Bakın.

      Şimdi size astral seyahatin tehlikelerini yazıcam bunları okuduktan sonra bakalım astral seyahati denemeye cesaret ediceniz mi?   Şimdi Konuya geçelim. Astral Seyahat ruhun bedenden çıkıp gezmesidir. Tehlikeleri şunlardır: 1)Astral Seyahati yapma süresi kişinin ciğer kapasitesine göre değişir çünkü astral seyahat yapan kişi nefesini tutar.Ruh bedenden ayrılınca vücut nefes almayı bırakır.O yüzden en normali 1 dakikadır. 2)Astral seyahatte ruh bedenden çıkınca ruh cinleri görebilir ve cinle

      , Yer: Astral Seyahat

    • İstem Dışı Astral Seyahat Yapıyorum Sanırım Yardım Edin

      Merhaba arkadaşlar, aranıza yeni katıldım. Astral seyahati yeni yeni duyuyorum. Açıkçası hiç de yapmaya çalışmadım korktum biraz sanırım. Ama şöyle bir durumum var benim. Yaklaşık 2 yıldır uykuya dalacağım sırada bir anda kendimi uyanık buluyorum kalp ritmlerim hızlanıyor vücudum ağırlaşıyor karıncalanıyor, sanki ruhum beni terk etmeye çalışıyor gibi sanki içimden çıkıyormuş gibi oluyordum ve çok korkuyordum. Ve bu sene tam bunları atlattım derken...Sanırım ben istemsiz olarak astral seyahat yap

      , Yer: Astral Seyahat

×
×
  • Yeni Oluştur...