Jump to content

Patatesin Tarihçesi...


Renan

Önerilen Mesajlar

Patatesin tarihçesi

 

patates.jpg

 

Faydaları saymakla bitmeyen; vitamin, mineral, magnezyum ve karbonhidrat bakımından zengin; sofraların vazgeçilmezi patatesin ilk ne zaman keşfedildiğini biliyor muydunuz?

 

7000 yıllık bir geçmişi olan patatesin tarihçesi oldukça ilgi çekicidir. Patatesin anavatanı Güney Amerika’dir. Patates ilk kez And dağlarında yabani türler olarak ortaya çıkmıştır. Buradan da Kolombiya, Venezuela, Şili ve Arjantin’e gelmiştir. Ekimi ise 7000 yıl önce Peru’da Kızılderililer tarafından yapılmıştır.

 

İspanyol istilacılar Güney Amerika kıtasında bugün Peru olarak bildiğimiz ülkeyi işgal ettiklerinde İnka hazineleri kadar patates de dikkatlerini çekmiştir. Patatesi Avrupa’ya ilk kez İspanyalı bir fatih olan Pedro Cieza de Leon getirmiştir. Patates 1535 yılında İspanya kralına takdim edilmiştir.

 

Ne var ki kral patatesi hoşnutlukla karşılamamıştır. Patates daha sonra 1500′lü yılların sonlarına doğru İngiltere’ye geçmiş, oradan da 16. yüzyılın içerisinde tüm Avrupa’ya yayılmıştır.

 

İlk başlarda patates Avrupa’da pek ilgi görmeyen patates keşfinden ortalama elli yıl sonra

bu kez bir İngiliz soylusu tarafından tekrar keşfedilmiştir. Virginia’da patatesi keşfeden Sir Walter Raleigh bu bitkiyi İngiltere’ye getirmiştir. Patates İngiliz halkı arasında büyük ilgi görmüştür.

 

Zamanla önce İtalya’da, sonra da Almanya, Rusya ve Fransa’da patates tarımı başlamış. Ancak İngiltere’nin aksine buralarda patates, domuz ve at yemi olarak kullanılmıştır.

 

Patates mutfaklara ne zaman girmiştir?

 

Uzun süre sadece savaş esirlerine yedirilen ve hayvan yemi olarak kullanılan patates ününü Fransız İhtilali’nde kazanmıştır.

 

Kıtlık nedeniyle insanlar patatesi tüketmeye başlamış ancak İlk başlarda patatesi nasıl tüketeceğini bilmediklerinden soymadan ve çiğ olarak yemişlerdir. Bu da sindirim hastalıklarına yol açmıştır. Bunun üzerine patatesin hastalık kaynağı olduğuna hükmedilmiş ve o dönemde salgın olan cüzzam hastalığının nedeni olarak gösterilmiştir.

patatas-fritas.jpgFransız ordusunda subay olan Antoine Augustin Parmentier, bir Fransız kimyagerdir. Yaşadığı dönemde Avrupa’nın kıtlık tehlikesiyle karşılaşmış olması Parmentier’yi patatesi savunma konusunda cesaretlendirmiş patatesin faydaları üzerine araştırmalar yapmıştır. Çalışmaları hakkında kitapçıklar yayımlayan Parmentier’in çalışmaları geniş yankı uyandırmıştır. Bu durum Fransa Kralının ilgisi çekmiş ve Parmentier’e Paris civarında tarlalar tahsis etmiştir. Parmentier oralarda patates yetiştirmeye başlamıştır. En nihayetinde Antoine Augustin Parmentier, patatesin zehirli bir bitki olduğunu savunanların tersini kanıtlamış ve insanları açlıktan ölmekten kurtaran bir ulusal kahraman haline gelmiştir.

 

Patatesi botanik literatürüne geçiren ise 1590 yılında İsviçreli botanikçi Gaspard Bauhin’dir.

 

Patatesin Türkiye’ye girişi

 

Türklerin patatesli geçmişleri ise oldukça yenidir. Patatesin ülkeye ilk girişinin 1850’lerin başında Rusya ve Kafkasya’dan; 1853 yılından sonra ise Avrupa üzerinden Sakarya Vadisine doğru olduğu bilinmektedir.

 

Günümüzde patates

 

İspanyolların Amerka’yı keşfiyle Avrupa’ya gelen patates bugün tüm dünyada en temel gıdalardan biridir.

 

Günümüzde Peru’da 600 bin aile geçimini patatesten sağlamaktadır. Peru yılda 3,3 milyon ton patates üretmektedir. Peru’da değişik renk ve şekillerde 1000 tür patates bulunmaktadır. Dünya üzerinde patates çok fazla üretilen ve tüketilen temel bir bitkidir. Faydaları saymakla bitmeyen patates içerdiği vitaminler, folat (yeşil yapraklı sebzelerde bulunan bir vitamin türü), magnezyum, demir çinko ve karbonhidrat bakımından çok zengindir.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...