Jump to content

Türkiye'de Sezaryen Doğum Tercihi Yüzde 50


Melâl
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Sezaryen doğumun yüzde 50'yi bulduğunu söyleyen uzmanlar, sadece tıbbi durumlarda tercih edilmesi gerektiğini savundu.

 

 

Türk Pediatri Kurumu (TPK) Başkanı Prof. Dr. Mehmet Vural, 1 yaş altı ölüm oranlarının tüm dünyadaki düşüşlere eş olarak Türkiye'de de önemli derecede azaldığını söyledi. 10 yıl önce, her 1000 yeni doğan bebekten 32'sinin 1 yaşını görmeden öldüğünü kaydeden Prof. Dr. Vural, bugün bu oranın Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre 10.8'e düştüğünü söyledi. Ancak bu verilerin geçerliliğiyle ilgili birtakım tartışmalar olduğunu belirten Prof. Dr. Vural, "Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bu sayıyı Türkiye için binde 16.5 olarak vermektedir. Avrupa içinse bu rakam Fransa'da binde 4.4, Yunanistan'da binde 6.9'dur" dedi.

Her 100 genç kızın 5'i anne

 

Sağlıklı bir çocuk için en önemli faktörün sağlıklı bir anne ve sağlıklı bir gebelik olduğunu kaydeden Vural, ancak hala çok sayıda kızın ergenlik döneminde evlenip anne olduğunu söyledi. Son 20 yılda ergen anne oranının yarı yarıya azaldığını, ancak 2013 yılında 15-19 yaş arası her 100 genç kızdan 5'inin anne olduğunu belirten Prof. Dr. Vural, "Bu da beraberinde hem psikolojik hem de fizyolojik olarak annelik görevine hazır olmayan, henüz çocuk olan anneler ve onların bebekleri ile ilgili sağlık problemlerini ortaya çıkarmaktadır" diye konuştu.

 

 

Sezaryen doğum yüzde 50

 

Anne ve bebek sağlığını kötü yönde etkileyen bir olgunun da sezaryen olduğuna dikkat çeken Vural, günümüzde doğumların yüzde 50'sinin sezaryen ile yapıldığını söyledi. Sadece 15 yıl önce bu oranın yüzde 20 olduğunu dile getiren Prof. Dr. Vural, "Bu artışın ne kadar hızlı ve ne kadar gereksiz olduğunu bir kez daha fark etmiş oluruz. Yüzde 50 tamamen mantıksız bir rakam" dedi. Sezaryen doğumun gerekli olduğu tıbbi durumlar olduğunu ve bunun da hem anne hem de bebek için hayat kurtarıcı olduğunu belirten Prof. Dr. Vural, "Ancak bu gereklilik genellikle doğumların yüzde 15'i olarak kabul edilmektedir" dedi. Türkiye'deki doğumların çok büyük kısmının gereksiz şekilde sezaryen ile gerçekleştirildiğini belirten Prof. Dr. Vural, bu doğum şeklinin hem anne hem de bebek için birtakım tıbbi sorunlar ortaya çıkardığını, gereksiz hastane yatışları ve tedavilere sebep olduğunu söyledi. Prof. Dr. Vural, 100 sezaryen doğumun 6'sında akciğer probleminin ortaya çıktığını belirtti. Normal doğum oranlarının artırılması ve sezaryen doğum oranlarının azaltılması gerektiğini belirten Prof. Dr. Vural, "Ancak bunun bir dönem denendiği gibi polisiye yöntemlerle değil de annelerin bilinçlendirilmesiyle yapılması gerekmektedir. Annelerden normal doğum yönünde bir talep ortaya çıkmadan, bu oranların düzeltilmesi mümkün olmayacaktır" dedi.

 

 

İlk altı ay anne sütü

 

Sağlıklı bir süt çocuğu ve yine ileri yıllarda sağlıklı bir çocukluk için emzirmenin önem taşıdığını dile getiren Prof. Dr. Vural, annenin bebeği emzirmesinin daha ilk dakikalar içinde olması ve 6 ay süreyle bebeğin sadece anne sütü ile beslenmesi gerektiğini söyledi. Doğumdan sonra ilk 1 saat içinde emzirilen bebek oranının sadece yüzde 50 olduğunu aktaran Prof. Dr. Vural, "Öte yandan 6 aya kadar sadece anne sütü alan bebek oranımız yüzde 30. Her iki değer de çok düşük. Bebek ve çocuk sağlığı için bu kadar önemli olan anne sütünün kullanımı çok yoğun bir şekilde desteklenmeli" dedi.

Aşılama çocuk hakkıdır

 

Prof. Dr. Vural, çocuk sağlığı açısından çok önemli bir koruyucu hekimlik yöntemi olarak değerlendirilmesi gereken aşılamada Türkiye'nin gelişmiş ülkeler arasında en çok sayıda hastalığa karşı aşılama yapan ülkelerden biri konumunda olduğunu söyledi. Prof. Dr. Vural, aşılama oranlarının tek tek her aşı için yüzde 90'lar düzeyinde olduğunu ve tüm aşıların tam olarak yapıldığı çocuk oranının ise yüzde 74 olduğunu belirtti. Prof. Dr. Vural, bir soru üzerine ebeveynlerin zorunlu aşı programlarına karşı çıkmalarına ve konuyla ilgili açılan davalara ilişkin de değerlendirmelerde bulundu. Aşıların sadece çocukları değil toplumu da koruduğunu belirten Prof. Dr. Vural, hastalık riski ortadan kaldırıldığında bulaşma riskinin de kaybolduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Vural, "Aşılanma çocukların hakkıdır ve ellerinden alınmamalıdır" dedi. Suriye'den Türkiye'ye göçün riskleri artırdığını kaydeden Prof. Dr. Vural, "Türkiye'de her yıl 60 bin Suriyeli doğuyor. Bu nedenleSağlık Bakanlığı birtakım aşıları öne çekti. Kızamık 1 yaşında yapılıyordu, şimdi önce 9 aylıkken, sonra 1 yaşında yapılıyor. Risk arttı" diye konuştu.

 

 

Tablet kullanmak zekayı göstermez

 

Prof. Dr. Vural, kentlerde değişen yaşam koşullarının çocuklarda farklı problemleri de ortaya çıkardığına dikkat çekti. Özellikle dijital ortamda fazla vakit geçiren çocukların psikolojik olarak çok daha fazla problemle karşı karşıya olduğunu aktaran Prof. Dr. Vural, bunun kendisini en fazla 'konuşmada gecikme' olarak gösterdiğini söyledi. Prof. Dr. Vural, "Çocukların 2-3 yaşına kadar dijital dünya ile temas etmemelerini öneriyoruz. Çocuklar bu yaşlarda tablet kullanınca aileleri çok mutlu oluyor. Ancak zaten bunlar o yaştaki bir çocuğun kullanabileceği şekilde tasarlanıyor. Çocuğun tablet kullanıyor olması zeki olduğunu göstermez" diye konuştu.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...