Jump to content

Hayatı Anlamak, Anlatmak Ve Anlamlandırmak.


denmeh1
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Şimdi paradigmalarımızı bütünselleştirme zamanı...

 

X kralı kendisinden sonra tahta çıkabilecek bir varis bırakamadığı için oldukça dertli bir şekilde düşünmeye başlamış... Tahtımı en azından zeki birine bırakmalıyım diyerek, akıllıca da bir oyun kurgulamış. Oyuna başlarken yaşadığı topraklarda hiç olmayan ve halkının daha önce hiç görmediği bir varlık bulmaya karar vermiş. Kralın yolu bir gezi sırasında Hindistan’a düşmüş. "Fil" denilen görkemli hayvanı ilk olarak orada tanımış.

 

Hint kralından(Mihrace'den) bir ricada bulunarak, ülkesinde olan en büyük fillerden birisini sarayına istemiş.

 

Hint kralı, X kralını kırmamış. Ve en büyük fillerinden bir tanesini etrafı kapalı bir at arabası ile X kralının sarayına göndermiş.

 

X kralı, fil konvoyu daha yoldayken hemen hazırlıklara koyulmuş. Penceresi olmayan bir odayı ziftle kaplatarak fili içerisine koymuş. Tellallar ile yeni bir kralın seçileceğini halkına duyurmuş.

 

Odaya geçip içerideki nesnenin ne olduğunu bilen kişi, yeni kral olacakmış…

Birinci taht arzusuyla kıvranan zavallı adam odaya girmiş.

 

Karanlıkta aranırken, eline ilk olarak filin kulakları geçmiş. Adam sevinçle odanın dışına çıkmış. Dışarıda bekleyen X kralı ve adamlarına : “Buldum, bu içerdeki nesne bir yelpazedir.” demiş.

 

 

 

Kral: “Bilemedin, kesin bunun kellesini!” deyince tüm adaylar böyle bir cezayı beklemedikleri için dona kalmış…

 

İkinci taht arzusuyla kıvranan zavallı adam, odaya girmiş. Zifiri karanlıkta aranırken eline ilk olarak filin hortumu geçmiş. Bakmış ki hortumun ucu da ıslak. Adam yarı şüphekar ama sevinçle odanın dışına çıkmış. Dışarıda bekleyen X kralı ve adamlarına: “Buldum, bu içerdeki bir su hortumudur” demiş.

 

Kral: “Kesin bunun da kellesini! Bu da bilemedi” deyince adaylar korkudan vazgeçmeye başlamış…

 

Üçüncü aday filin kuyruğuna dokunduğunda kamçı, dördüncü aday sırtına dokunduğunda bir büst demiş ve ilk adaylar gibi kellelerinden olmuşlar. Beş, altı, yedi derken kimse filin canlı bir hayvan olduğunu anlayamamış.

 

Fili, hayatın kendisi olarak nitelendirelim. Hayatı anlamak, anlamlandırmak ve anlatmak için hayatın tüm canlılığını, değişimini bir bütün olarak hissetmek gerekir. Hayatın bir evresini/parçasını tüm bilgiye müktedir gibi yorumlamaya kalkarsak, elbette olumsuz her durumu genele yaymış ve hayatı basite indirgemiş oluruz.

Hayata bütünüyle bakmamız gerekir. Çünkü hayat, farkındalık isteyen bir serüvendir. Hepimiz insanlığın öyküsüyüz.

Alıntı.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...