Jump to content

Eski Gunler.Biz mi istedik?


ReYHaN

Önerilen Mesajlar

eskiye götürdü beni gene bu yazı.

 

özlediğimiz huzurlu günler çok eskide kalmış canelifin dediği gibi kapılara kilit bile vurulmazdı şimdi korkuluk yaptırır olduk bırak kilidi.

 

eskiden elektrikler kesilirdi her kış oldugu gibi perşembe günlerine denk gelirdi. gaz lambasında annemin pişirdiği hamsiler kadar lezzetli bir balıkta yok hani yediğim bu dünyada. yazmakla bitecek gibi değil düşünceler. hele evin işlerinin yorgunluğuyla biraz kestirmek isterdi annem. bana derdi bahçeden ayrılma diye genede kaçardım arkadaşlara ne zaman uyanıp beni bulamadımı adımı bağırarak zikretmesi 10 mahalle ilerden duyulurdu dayak yiyeceğimizi bilerek giderdik. ama anne şevkati işte sarılır koklanırdık.

 

enflasyon yokmuş. hırsızlık durmuş. hayat şartları şurada dursun hani doktora gidildiğinde organlarımız çalınmasın "hastaneye yatırmazlar inşallah" diyenler olduk. işsizlik azalmış. şuymuş buymuş masalları ile yaşlanıyoruz. küçüktük masallar vardı. büyüdük masallar hala var.

 

yozlaştık. yoksullaştık.

 

ALLAH sonumuzu hayretsinden başkada bir şey elimizde. birşey yapsak silivrideyiz zaten ;)

 

neyse.

 

güzeldi paylaşım için teşekkürler.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
sessizgözyaşı
yüreğim cız etti oğul. Ben bunların hepsini birebir yaşayanlardanım. Ve ben hala eski yaşadıklarımı yaşatmaya çalışıyorum. Ve ben hala kızım düştüğünde ekmek çiğneyip basıyorum,

Heee bide ne var biliyormusun oğul kapılarımız hep açıktı :((( şimdi ki gibi kilit üzerine kilit vurulmazdı :(

 

Teşekkür ederim oğul. Ellerine sağlık.

 

Ama biz bunu haketmedik, fakat işteee...

 

Aynı dönemlerin çocuklarıyız Canelif im ama hakettik biz bunları hakettik. Atatürk yüzünüzü batıya dönün dedi diye batının teknolojisinden önce çiğ kültürünü evlerimize soktuk. Kimin kocası kimin karısyla belli değil dizilere filmlere hayran olduk. Ağzıaçık ayran budalası olduk. Batılı şimdilerde muhafazakar olmanın kıymetini , ahlaklı yaşama dönüş yaparken biz onların ahlaksız yaşantısının içine düştük. Toplum olarak hızla hatta ışık hızıyla yozlaştık. 3 gram kültürümüz kaldı onuda 2 dk da harcamaya hazırız. Kendine sanatçı diyen çirkef karıların kendinden 30 yaş küçük çocuklarla evliliklerine şakşakçılık ettik etmeye devam ediyoruz daha ne olsun :D

 

--- Sonraki mesaj ---

 

Daha yazacak çok şeyim vardı beni taşa tutarsınız diye kestim valla :rofl::rofl:

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.

Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki..

Komşumu tanımıyorum ama evinin camında temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.

Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.

Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ; bilmem kaç kuruş

hepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.

Evlerimiz var içinde yaşayan yok.

Parklarımız var içinde oynayan çocuk yok.

Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar...

Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz..

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Eskiden çok eskiden......

 

Benim çocukluğumda annelerimiz çalışmazdı.

 

Okuldan eve geldiğimde boynumdaki anahtarla kapıyı hiç açmadım.

 

Hatta babamın bile anahtarı yoktu.

 

Annem evimizin bir parçası gibiydi,hep evdeydi.

 

Heryere birlikte giderdik, zaten öyle çok da gidilecek bir yer yoktu ki.

 

En büyük eğlencemiz sokaklarda oynamaktı.

 

Sokakta oynamak diye bir kavram vardı yani.

 

Cafelerde, alış veriş merkezlerinde buluşmazdık.

 

Okula arkadaşlarımızla gider, birlikte çıkar, oynaya, zıplaya yürüyerek gelirdik.

 

Servis falan yoktu.

 

Ayakkabılarımız eskirdi.

 

Hatta öyle olurdu ki; çantalarımızı kaldırımlara koyar oyuna bile dalardık.

 

Annelerimiz bu durumu bildiklerinden, kardeşlerimizle bizlere ekmek arası bir şeyler hazırlar gönderirdi.

 

Mahallemizdeki teyzeler annemiz gibiydi.

 

Susayınca girer evlerine su içerdik.

 

Ya da pencereden bir sürahi bir bardak uzatır, hepimiz aynı bardaktan kana kana içerdik.

 

Kısacacı evine girip gelen (ki sadece çişi gelen giderdi evine) elinde mutlaka yiyecekle dönerdi.

 

Anneleri o arada çocuğuna verdiği şeyden bizlere de gönderirdi.

 

Bu bazen bir kurabiye bazen bir meyve olurdu.

 

Cebimizde harçlığımız olduğunda düşmesin diye çıkarır çantamızın üstüne koyar oyun bitince geri alırdık.

 

Çok garip ama kimse almazdı.

 

Sokaklarımız evimiz kadar güvenli idi.

 

Düşünce kaldırırlar, kavga edince barıştılırdık.

 

Polisler gelmezdi kavgalarımıza, zabıtlar tutulmazdı.

 

Sonra kavgalarımız da öyle ustura, falçata ile olmaz, onlar nedir bilmezdik bile, asla kanla falan da bitmezdi, en fazla saçlarımızdan çeker, hayvan adları sayar, tekme atar, yine oyuna dalardık.

 

Birbirimizin suyundan içer, elmasına diş atardık.

 

Misket oynamaktan parmaklarımız kanar yine de mikrop kapmazdık.

 

Azar işitip, acillere taşınmazdık.

 

Düşerdik ekmek çiğner basarlardı alnımıza, oyuna devam ederdik.

 

Röntgenlere, ultrasonlara girmezdik.

 

Ben bizim çocukluğumuzu çok özledim.

 

Sokaklarımız ruhsuzlaştı sanki.

 

Komşumu tanımıyorum ama evinin camında temizliğe gelen kadını haftada bir görür kolay gelsin der konuşurum.

 

Onun dışında orada kim oturur hiç bilmem.

 

Evimizi kendimiz temizlerdik, kapı silmece ; bilmem kaç kuruşhepimizin elinde bezler güle oynaya bitirirdik işleri.

 

Evlerimiz var içinde yaşayan yok.

 

Parklarımız var içinde oynayan çocuk yok.

 

Ama her yıl sökülüp yenilenen kaldırımlar, lüks binalar, ışıl ışıl vitrinler, girip çıkan yapay insanlar…

 

Ruh yok, buz gibi buz, bu biz değiliz.

 

Tahta iskemlelerimiz de oturan yaşlılarımız, onlara dede, nene diye hatırını soran çocuklarımız yok oldu.

 

Ben kapılarında "vale"' lerin, "bady"' lerin beklediği yerlerden hep korkmuş çekinmişimdir.

 

Kapısını çarparak örtüyor diye çocuğuna kızıp, taksidini bitiremediği arabanın anahtarını, hiç tanımadığı birine vermek ters gelir bana.

 

Benim değildir bu kültür.

 

Ne ruhuma, ne kültürüme ne de cüzdanıma hitap eder.

 

Nedir bunlar?

 

Reklamlarla desteklenen beyni, ruhu ele geçirilmiş insanlar olduk.

 

Birbirimize yabancı, yalnızlıklarımızla yaşar olduk.

 

İyi de neden böyle olduk?

 

Biz mi istemiştik?

 

"Her toplum hakettiği gibi yönetilir" derler ya,

 

Yoksa hak mı ettik?

 

Ya sizce ?

 

Alıntıdır....

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...