Jump to content

Talasemi İle Mücadelede Sona Yaklaşıldı...


Renan

Önerilen Mesajlar

Talasemi ile mücadelede sona yaklaşıldı

 

988106_620x410.jpg

 

Antalya başta olmak üzere 33 ilde yeni doğan çocuklarda bir dönem sıkça görülen talasemi (Akdeniz Anemisi) hastalığı ile mücadelede sona yaklaşıldı.

 

1993 yılından buyana talasemi hastalığıyla mücadele eden, girişimleri ile TBMM'den yasa çıkartan, ardından Antalya, Mersin, Antakya ve Muğla'da 4 farklı merkez kurduran Çocuk Hematoloji ve Genetik Uzmanı Prof. Dr. Duran Canatan, alınan önlemlerle talasemi hastalığını yüzde 99 yendiklerini söyledi.

 

Talaseminin genetik bir hastalık olduğunu ve bu hastalığı sıfırladıklarını kaydeden Prof. Dr. Canatan, "2000 yılından bu yana yaptığımız sıkı mücadele ile Türkiye'de genetik bir hastalığı sıfırladık sayılır. 1993 yılında çıkan yasa sonrası 1994 yılında Antalya, Mersin, Antakya ve Muğla'da merkez kurulmasına karar verildi. Organizasyon Ankara'dan yürütüldü. Ben Antalya Devlet Hastanesi Talasemi Merkezi'ni kurdum. O günlerde hastaneye haftada bir talasemili çocuk geliyordu. Antalya bölgesinde 600 civarında hasta vardı" diye konuştu.

 

Hastalığın hızla yayıldığını ve yeni doğan çocuklarda genetik olarak çoğaldığını sözlerine ekleyen Prof. Dr. Canatan, "Talaseminin önlenmesi konusunda ne yapabiliriz diye çalışma başlattık. Hıfzısıhha Kurulu üzerinden karar çıkarttık, 'Her evlenen talasemi testi yaptırsın' dedik. 2002 yılında da zorunlu evlilik öncesi talasemi testi kanunu yönetmeliğini çıkarttırdık. 8 Mayıs 2003, hastalık ile mücadelede dönüm tarihi olmuştur. Bu tarihte talaseminin yoğun görüldüğü 33 ilde evlilik öncesi talasemi testi zorunlu hale getirildi" diye konuştu.

 

Talasemi testinin zorunlu hale gelmesinin ardından 2003 yılında 130 bin çiftin tarandığını vurgulayan Prof. Dr. Canatan, "Bu tarihte 280 hasta çocuk doğdu. 2013 yılına geldiğimizde sağlık Bakanlığı verilerine göre evlenecek çiftlerin yüzde 86'sı taranarak, kontrol edilen çift sayısı 750 bine çıktı. Türkiye rakamlarına göre hasta çocuk doğumları da 280'den 25'e düştü. 10 yıl içinde talasemi uygulaması uygulanmasaydı, her yıl eski hasta sayısına 3 bin eklenecekti" dedi.

 

Hastalığın kontrol altına alınmasının Türkiye'ye ekonomik kazancı olduğunu da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Canatan, "Bir talasemi hastasının yıllık devlete tedavi masrafı 20 bin TL. Sonuçta 3 bin hasta üzerinden hesaplama yaparsak devletin kasasına bir yılda 60 milyon TL kalmış oldu" dedi.

 

Antalya'da talasami ile mücadelenin başladığı ilk yıllarda 600 hasta olduğunu kaydeden Prof. Dr. Canatan, "Kontroller öncesi yılda 40 talasemi hastası bebek doğuyordu. Geçen yıl bu rakam 1'di. Türkiye genelinde yüzde 90, Antalya genelinde ise yüzde 90- 95 azalma var. Yıllardır yapılan kontrollü mücadelenin ardından talasami hastalığını ülkemizde bitirme noktasına geldik" diye konuştu.

 

Talasemi ile mücadalenin ve elde edilen başarı dolu sonucun birçok genetik hastalık üzerinde de uygulanabileceğini kaydeden Prof. Dr. Canatan, "Genetik hastalıklar büyümeden kontrol altına alınabilineceğinin en iyi göstergesi talasemidir. Down sendromu gibi hastalıklar için de çalışmalar yapılacak" dedi.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

×
×
  • Yeni Oluştur...