Jump to content

Hastalıklarımızın Kaynakları II


denmeh1
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

bedenimiz sıra dışı ve mucizevi bir araçtır. Bize beden duyumları , rahatsızlıklar ve hastalıklar yolu ile sürekli kişiliğimizin ruhumuz üzerindeki etkilerini mesaj olarak iletir. Bu şekilde bakmayı benimsediğimizde iyileşme ve tedavi süreçlerimiz hızlanır ve tamamlanır .Çeşitli beden bölgesi ve organlarımızdaki problemlerin zihinsel ve duygusal köklerini araştırırken , yedi tane enerji merkezimizin / çakra bize yol gösterebileceğini düşünerek bedenimizi bu 7 bölgede inceleyebiliriz. Bunlar kök çakra / bedenimizin alt bölgesi , cinsel çakra/ bedenimizin karın bölgesi , mide çakrası ( solar plexus) / bedenimizin orta bölgesi , kalp çakrası / bedenimizin kalp ve üst torso bölgesi , boğaz çakrası / bedenimizin boğaz , boyun , ense bölgesi , üçüncü göz çakrası / bedenimizin yüz bölgesi ve son olarak taç çakra/ bedenimizin kafa ve tepe bölgeleridir.

 

1-) Bedenimizin alt bölgesi ; kalçalarımızdan başlayıp . ayak parmak ucuna kadar olan uzuvlarımızı kaplar. Bu bölgede problem yaşayanlar yani ( kalça , bel alt bölgesi baldırlar , bacak , bilek ve ayaklar ile ilgili sorunlar) materyel ve fiziksel bütünlüğüne zarar gelebileceğinden korkan kişilerdir. Kendilerini izole ve dışlanmış / terkedilmiş hissedebilirler. Problemleri ile baş ederken sadece kendilerinin yapması gerektiğine inanır ve yardım almazlar. Ayaklarımız bizi toprağa , toprak Ana’ya kök salmamızı sağlayan uzuvlarımızdır. Ancak bu kişiler oradan nasıl besleneceklerini bilemezler. Hayatlarında kendileri için bir amaçları yokmuş gibi davranırlar , varsa da hayata geçirmeye çok korkarlar. Güvenlik onlar için en önemli unsurlardandır ve güvenliğin dışarıdaki etkenlerle sağlanacağına inanırlar. Böylece kişilere veya nesnelere bağımlıdırlar.

 

Gelecekte olacaklardan korkarak , güvenlikte hissetmenin çok önemli olduğunu düşünerek , her ne yapıyorsa , yaptığı işe tedirginlik ,endişe ve olumsuz duygular katarak yaşayan kişilerde sık sık rastlanan problemler;

 

· Ayak, bilek ağrıları.

 

· Dizde sorunlar, hoşgörü ve esneklikten yoksunluk.

 

· Varisler / selülitler.

 

· Ayak parmaklarında farklı sorunlar.

 

· Geçmişteki sorunlardan kendini soyutlayamayanlarda ise kalça ve kaba etlerde rahatsızlıklar oluşur.

 

· Kuyruk sokumunda sorun yaşayanların ise bir başka kişiye bağımlı olduklarına kendilerini inandırmaktır. Kendi güçlerini fark etmez diğerinin bağımlılığını kendine aitmiş gibi algılarlar.

 

 

İç organlara gözgezdirdiğimizde hastalık olarak en çok rastlananlar;

 

· Hemoroit problemleri genellikle gerginlik baskı altında olanlarda daha çok ortaya çıkabilir.

 

· Anal bölgedeki nodüller , kistler veya kanamalar ise geçmişteki bazı olaylara yoğun kızgınlık veya kişinin kendine dönük kızgınlık ve suçluluk duygularını gösterebilir.

 

· Böbrek üstü bezlerdeki sorunlarda benzer şeylerden oluşmakla birlikte hayat amacını bulamayan / fark edemeyen kişilerde daha çok ortaya çıkar.

 

 

2-)Bedenimizin karın ve sırt bölgesi yaratıcılığımızı fiziksel anlamda ifade ettiğimiz çok önemli bir parçamızdır.Cinsel çakra bölgesi diye de tarif edebiliriz. Bu bölgedeki aktiviteleri sadece dürtüsel bir fiziksel tatmine yönelttiğimizde tanrısal ve yaratıcı özelliklerini duygu ve duyumlarımızda yaşayamayız.

 

Bu bölgede özellikle karın vegenital organlarda sorunlar yaşayanların kendi hayatlarını yaratmaktan çok başkalarının hayatlarını yaratmaya çabalayanlar olduğunu düşünebiliriz. Kendilerinden emin olamazlar, başkalarının onların üzerinde yoğun bir yaptırım gücü olduğuna inanırlar. Bu yüzden kendilerini çoğu kişinin karşısında ve çoğu durumda YETERSİZ hissederler. Zaman içinde bu durum sürekli bir tedirginlik ve korku yaşamalarına sebep olur. Dışarıdan gelen uyaranlara çok fazla açık olurlar. Ayrıca cinsel dürtüleri ve hatalı buldukları cinsel eğilim ve yaşantılarından dolayı suçluluk hissedenlerde de bu bölgede çeşitli hastalıklar oluşabilir.

 

Sırtın alt bölgesi , yani bel bölgesinde rahatsızlıkları olanlar materyel dünya ve yaşam ile ilgili pek çok kaygısı olan insanlardır. İş yaşamları ile ilgili gereksiz endişe ve kaygıları olur. Bu kaygı ve endişeler sürekli bir hal aldığında yaşam sevincini kaybederek hüzünlü bir ruh hali yaratır. Sonuçta da bu durumun fiziksel oluşumunu bel bölgelerinde yaşarlar. Desteklenmediklerini düşünürler ve herkesi taşıdıklarına inanırlar. Gerçekte birileri onları sürekli taşısın isterler ve çevresindekileri domine etmeyi ve dediklerini yaptırmayı severler. Esnek ve anlayışlı değildirler.

 

Her şey kendi yöntemlerine göre yapılsın istediklerinden , kendileri her şeyi yapmaya kalkışırlar. Genellikle bir şeylere sahip oldukça da daha değerli olabileceklerine inanan insanlardır.

 

Kalçalarında ağrı , sızı veya hareket kısıtlanması yaşayanların ise gelecekteki bir adımı atmaktan korktuklarını söyleyebiliriz. Adım atmak için fonksiyonlarının sağlıklı olması gereken bir beden parçası olan kalçalar özgürce hareket edemeyeceğine inanan kişilerde farklı sorunlar çıkarırlar. Bu durum da bedenleri onlara özgürce büyük kararları almaları ve bunun sorumluluğunu taşıyabileceklerinin mesajını vermektedir.

 

Bu kısımdaki iç organlara gelince;bağırsaklar önemli bir hassasiyet bölgesidir. Organizmayı temizler , toksinleri ve işe yaramayanları boşaltarak bedeni yeniler. Farklı sindirim sistemi sorunları bize farklı mesajlar iletir. Örneğin ;

 

Kabızlık , geçmişten getirdiği düşünce kalıplarını , bakış açılarını değiştiremeyen sahip olduklarını bırakamayan hatta bazı konularda cimri ve sürekli toplayan kişiliklere sahip olanlarda daha sık rastlanan bir sorundur.

 

İshal ise; bir korku işaretidir. Hassas bazen kendi düşüncelerinden korkan kendini yetersiz bulan ve küçümseyen kişilerde sık sık oluşan bir rahatsızlıktır.

 

Crohn rahatsızlığı bu korkuyu her alanda yaşayabilen kişiliklerde oluşan kronik bir hastalıktır. Kişinin kendinin yeterince iyi olmadığına inanıp , mükemmeliyetçi ve kontrolcü yapısı bu kronik koşulu oluşturabilir . Kolit hastalığı ise genelde kendini yenik /yitik ve kurban hisseden kişilerde oluşmaktadır. Daha çok şevkat ve ilgi göstermeyen ailelerde büyümüş kişilerde kendini gösterir. Başkalarının sevgisi ve şevkati olmadanda kendilerini sevebilmeyi başarmaları gerekir.

Alıntı.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

  • Benzer Konular

    • Hastalıklarımızın Kaynakları VIII

      7. enerji merkezi baş ve başın tepesini kapsayan bölgedir. Bu bölge ‘’pineal ‘’ bezinin yer aldığı insan bedeninin özel bir kısmıdır. İnsan için kendinin de Tanrının bir yansıması olduğunu ve yaratıcının ( co creator ) yardımcısı ve temsilini ifade ettiğini anlamanın ve aydınlanmanın merkezidir.   Beyin tümörleri bu bölgede oluşan ciddi rahatsızlıklardır. Eski düşünce ve bakış açılarını inatla değiştirmek istemeyen kişilerde oluştuğu bilinmektedir. Ruhunun ihtiyaçlarına rağmen f

      , Yer: Bilinçaltı ve Farkındalık

    • Hastalıklarımızın Kaynakları VII

      6. Bölge 3 göz çakrasının olduğu yüz bölgesini ve burundan yukarı olan kısımda yer alan hipofiz bezinin olduğu bölgeyi kapsar. Hipofiz bezi bedenimizdeki tüm bezlerin yöneticisidir. Bu bölgedeki enerjinin frekansı çok yüksektir ve titreşimi de çok yoğun olur. Alın bölgesindeki bu merkez aynı zamanda fiziksel güç ve kabiliyetlerimizin de geliştiği merkezdir. Bu bölgedeki önemli rahatsızlıklardan biri de sinüzit ve burun ile ilgili hastalıklardır. Etrafında olan bitenlerdeki iyiliği ve se

      , Yer: Bilinçaltı ve Farkındalık

    • Hastalıklarımızın Kaynakları VI

      5. Bölge Boyun / Boğaz çakrasıdır. Boğaz ve ense bölgelerini , çeneyi ve dudağımızın üstüne kadar olan kısmı temsil eder. Özellikle ön tarafta yer alan boğaz bölgemiz yaratıcılığı ifade ettiğimiz bölgedir. Yaratıcılığımız ve benlik duygu , düşünce ve inançlarımız bu bölgedeki enerji sayesinde konuşarak ses ile dışa vurulur. Bu enerjinin kökeni gırtlak çevresidir. Kutsal merkezden güç alır ve sesin gücünü ortaya çıkarır . Sadece doğrular söylendiğinde bu enerjinin kalitesinin yükseldi

      , Yer: Bilinçaltı ve Farkındalık

    • Hastalıklarımızın Kaynakları V

      Yüksek tansiyon; sürekli olumsuz ve kaygılı düşüncelere sahip insanlarda bir süre sonra oluşan büyütme/ drama haline getirme durumu geliştiğinde ortaya çıkabilir. Kızgınlığını bastırmaya , tutmaya çalışan kişilerde daha sık rastlanır. Yaşamını daha çok kafasında kurgulayıp , içinde yaşayanlarda daha sık görülebilir. Kişi ya bakış açısını farklılaştırıp meseleleri kafasında büyütmemeyi öğrenmeli ya da buna bağlı gelişen duygularını dışa vurmalıdır. Bu şekilde damarlarındaki gerilimin raha

      , Yer: Bilinçaltı ve Farkındalık

    • Hastalıklarımızın Kaynakları IV

      Karaciğer hastalıkları olan kişiler ise genelde başkalarını olduğu gibi kabullenmekte çok zorlanan (aslında onlarda gördüğü kendi parçalarını kabullenemeyen) ve sürekli yaşamından memnuniyetsiz , yargılayıcı ve eleştirel tiplerdir. En çok kızgınlık ve öfkenin biriktiği bir organdır. Karaciğer de bu duygular çok fazla yerleştiğinde kriz çıkarır. Karaciğer sorunları ayrıca sürekli mutsuz ve hüzünlü , gergin ve tahammülsüz ve de kıskançlık yaşayanlarda oluşmaktadır. Bu durumda olanların ön

      , Yer: Bilinçaltı ve Farkındalık

×
×
  • Yeni Oluştur...