Jump to content

Hastalıklarımızın Kaynakları VI


denmeh1
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

5. Bölge Boyun / Boğaz çakrasıdır. Boğaz ve ense bölgelerini , çeneyi ve dudağımızın üstüne kadar olan kısmı temsil eder. Özellikle ön tarafta yer alan boğaz bölgemiz yaratıcılığı ifade ettiğimiz bölgedir. Yaratıcılığımız ve benlik duygu , düşünce ve inançlarımız bu bölgedeki enerji sayesinde konuşarak ses ile dışa vurulur. Bu enerjinin kökeni gırtlak çevresidir. Kutsal merkezden güç alır ve sesin gücünü ortaya çıkarır . Sadece doğrular söylendiğinde bu enerjinin kalitesinin yükseldiği söylenir. Yani dünyaya ve çevremize yansıttıklarımızın en somut halidir. Ses enerjisi önemlidir. Bu enerjiyi kaliteli bir şekilde kullandığımızda mucizeleri oluşturmaya başlayabiliriz. Ne zamanki biz yüzleşmek zorunda kaldığımız kişileri ve durumları suçlamaktan vazgeçip yüksek benliğimizin tüm bunları bizim bilinçlerimizi geliştirmek için önümüze getirip , yarattığını kabul ederiz, işte o zaman bu enerjiyi doğru şekilde kullanmaya başlamışızdır. Boğazımız aynı zamanda bize doğru gelen şeyleri de alma yani içimize kabul etmeyi temsil eder. Ancak eğer dünyayı güvenilmez ve olumsuz bir yer olarak algılıyorsak , o zaman bize sunulanların olumsuzluklar olduğuna inanarak bu yönden zihnimize gelen verileri işleyerek ancak mutsuzlukları ve olumsuzlukları içimize alabiliriz. Bu ifade etme / verme ve alma dengesi ta ki biz iyicil ve besleyici bir evrene güvenmeye dönüşünceye kadar sürer.

 

Bu çakrada yer alan önemli bir bölgede , boyun bölgesidir. Bu kısımda daha çok düşünceler işin içine girer. Omuriliğimizi beynimize bağlayan son 7 omurga bu bölgede yer alır. Zihinsel beden boyutunda yer alan boyun ve ense kısmında oluşan problemlerin kaynağı solar plexus ve kalp çakra bölgelerindeki gibi duygusal nedenlerden çok düşünce biçim ve kalıpları ile ilgilidir. Bu bölgede yer alan ve sıklıkla karşımıza çıkan eğri boyun olarak bilinen ‘’tortikolis’ kişinin boynunu sağa sola yeterli derecede çevirmesini engelleyen kas kasılmalarıdır. Kendini bir başka durum ve şekilde görmek istemeyenlerde oluşur. Yeni durumlardan korkup kaçınan kişilerde rastlanır. Özellikle boynunu sağa sola çeviremiyorsa kişi kimlere ‘’Hayır ‘’ demeyi başaramadığına ve nedenlerine bakmalıdır. Eğer başını öne ve geriye oynatmakta zorlanıyorsa ’’Evet ‘’ demesi gereken hangi durum ve kişiler olduğuna dikkat etmelidir.

 

Ense kökünde ağrı ve sorun yaşayanların ise kendi iç seslerine güvenmeleri ve seçimlerinin arkasında durmaları önemlidir. Bu kişiler iç dünyalarında bir çok şey hayal edip , diğerleri onaylamaz diye hayata geçiremeyen kişilerdir. Kendi varlıklarına daha fazla değer vermeli ve kendilerini ifade etmekten kaçınmamalıdırlar. Boğaz ağrı ve problemleri ise kızgınlık ve kırgınlıkları yutup , biriktirmek ile ilgilidir. Aynı zamanda hayatındaki bazı şeyleri değiştirememekten de kaynaklanır. İsteklerini ve ihtiyaçlarını söyleyemeyen kişilerde oluşan kızgınlık ve öfke duyguları ifade edilmediğinde içe dönük kızgınlık oluşur ve bu boğaz enerjisinin kalitesini bozarak enflamasyonlara ve boğaz hastalıklarına yol açar. Örneğin bademcik iltihaplanmasını sık sık yaşayanların büyük bir kızgınlık içinde olup bunu ifade edemedikleri düşünülmektedir. Ancak önemli gördüğü bir otorıte figürüne söylemek istediklerini korku duyguları yüzünden söyleyemeyen kişilerde ise daha çok ses kaybına uğradıkları ‘’larenjit’ ’gelişebilir.

 

Bu çakra bölgesindeki en önemli hastalıkların geliştiği yer ise ‘’Tiroit’ ’bezidir. Genelde tiroit hastalıkları hayatını istediği yönde yaratamayan ve yaratıcılığını ifade edemeyenlerde görülür. Bu hayati bezimiz metabolizmamızı düzenler ve bedenimizin iod üretimi burada gerçekleşir. İod güçlü bir antiseptiktir ve bedenimizdeki toksinleri uzaklaştırır. Boyun bölgesi başlı başına kafamızı bedenimize bağlayan bölge olduğundan başlı başına önemlidir. Yani kişinin ruhsal ve fiziksel parçaları arasındaki köprüdür. Nasıl ki beynimiz komut eder bedenimiz yapar , zihnimizden geçenleri de dışa yansıttığımızda gerçek ihtiyaçlarımız yerine sahtelerini söylersek tiroit bezimizde problem oluşur. Örneğin hipertiroit ( gereğinden fazla çalışan tiroit bezi) olan kişiler hayatlarında bir çok farklı şey yaratırlar ancak gerçek ihtiyaçlarını ortaya koyamadıkları ve sustukları ( veya susturuldukları) için başkaları yapmak istediklerine engelmiş gibi nefret ve öfke duyanlardır. Hipotiroit (tiroit bezinin yetersizliği) ise benzer nedenlerle oluşur , ancak en yakınlarına içinden geçenleri ifade edemeyen , saklayan ve kendi yaşam kararları almaktan kaçınan ve hayatında bir çok şeyde yaratıcılığını ortaya koyamayanlarda daha çabuk gelişen bir rahatsızlıktır. Türkiye’de kadın hastalığı olarak daha çok görülür ve çok sık rastlanan bir durumdur. Yüzyıllardır bastırılan , başına gelenleri dahi anlatmayan aile ve çevre baskısı ile kendi hayatını yaratamayan Türk kadını için artık genetik bir hastalığa dönüşmüştür.

 

Ağız içi sağlığı genelde dışa vuramadığımız ve kendimizde utandığı olumsuz ve toksik düşüncelerimizden kaynaklanır. Kendine ve başkalarına karşı gerçekten çok olumsuz düşünceler farklı ağız içi hastalıklarına yol açar. Örneğin ağızda çıkan aftlar / yaralar veya sürekli ağız kokusu gibi….)Diş gıcırtatmalar özellikle uyurken bunu yapanların gerginliklerin birikimi ile oluşan tahammülsüzlüklerinin ifadesi gibidir. Gözyaşlarını içerde tutanlarda daha çok görülebilir. Dişeti sorunları ise kendi kararlarından emin olamayan , hata yapmaktan korkan, harekete geç komutu veren bedenlerini durduran ya da yaşam sevincinde azalma olan kişilerde oluşmaktadır. Çene ve çiğneme ile ilgili sorun yaşayanlarda kendilerinde nereden geldiğini bile bilemedikleri bir kızgınlık ve öfke belirtisi olabilir.

 

Burun ve boğaz enfeksiyonlarına sıkça yakalanan ve şiddetli grip olan insanların kendi içlerinde yaşadıkları önemli konulardaki tezatlıklar sonucunda bağışıklık sistemlerinin düşmesi ile oluştuğu söylenebilir.

Alıntı.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

  • Benzer Konular

    • Hastalıklarımızın Kaynakları VIII

      7. enerji merkezi baş ve başın tepesini kapsayan bölgedir. Bu bölge ‘’pineal ‘’ bezinin yer aldığı insan bedeninin özel bir kısmıdır. İnsan için kendinin de Tanrının bir yansıması olduğunu ve yaratıcının ( co creator ) yardımcısı ve temsilini ifade ettiğini anlamanın ve aydınlanmanın merkezidir.   Beyin tümörleri bu bölgede oluşan ciddi rahatsızlıklardır. Eski düşünce ve bakış açılarını inatla değiştirmek istemeyen kişilerde oluştuğu bilinmektedir. Ruhunun ihtiyaçlarına rağmen f

      , Yer: Bilinçaltı ve Farkındalık

    • Hastalıklarımızın Kaynakları VII

      6. Bölge 3 göz çakrasının olduğu yüz bölgesini ve burundan yukarı olan kısımda yer alan hipofiz bezinin olduğu bölgeyi kapsar. Hipofiz bezi bedenimizdeki tüm bezlerin yöneticisidir. Bu bölgedeki enerjinin frekansı çok yüksektir ve titreşimi de çok yoğun olur. Alın bölgesindeki bu merkez aynı zamanda fiziksel güç ve kabiliyetlerimizin de geliştiği merkezdir. Bu bölgedeki önemli rahatsızlıklardan biri de sinüzit ve burun ile ilgili hastalıklardır. Etrafında olan bitenlerdeki iyiliği ve se

      , Yer: Bilinçaltı ve Farkındalık

    • Hastalıklarımızın Kaynakları V

      Yüksek tansiyon; sürekli olumsuz ve kaygılı düşüncelere sahip insanlarda bir süre sonra oluşan büyütme/ drama haline getirme durumu geliştiğinde ortaya çıkabilir. Kızgınlığını bastırmaya , tutmaya çalışan kişilerde daha sık rastlanır. Yaşamını daha çok kafasında kurgulayıp , içinde yaşayanlarda daha sık görülebilir. Kişi ya bakış açısını farklılaştırıp meseleleri kafasında büyütmemeyi öğrenmeli ya da buna bağlı gelişen duygularını dışa vurmalıdır. Bu şekilde damarlarındaki gerilimin raha

      , Yer: Bilinçaltı ve Farkındalık

    • Hastalıklarımızın Kaynakları IV

      Karaciğer hastalıkları olan kişiler ise genelde başkalarını olduğu gibi kabullenmekte çok zorlanan (aslında onlarda gördüğü kendi parçalarını kabullenemeyen) ve sürekli yaşamından memnuniyetsiz , yargılayıcı ve eleştirel tiplerdir. En çok kızgınlık ve öfkenin biriktiği bir organdır. Karaciğer de bu duygular çok fazla yerleştiğinde kriz çıkarır. Karaciğer sorunları ayrıca sürekli mutsuz ve hüzünlü , gergin ve tahammülsüz ve de kıskançlık yaşayanlarda oluşmaktadır. Bu durumda olanların ön

      , Yer: Bilinçaltı ve Farkındalık

    • Hastalıklarımızın Kaynakları III

      Böbrekler de bağırsaklar gibi içimizdeki zehir ,toksin ve fazlalıkları sağaltmayı temsil eder. Bu bölgelerde sorun yaşayanların bir kısmı iç dünyalarını dışarıya yansıtamayan , sürekli duygularını kontrol altında tutarak otoriter , ketum ve herkes adına karar vermeye meraklı bir tutumda olan kişiliklerdir. Bir kısmı ise tam tersi kendi hayatlarında dahi karar veremeyen , kendini yetersiz hisseden ve daha çok aşağılık kompleksleri olan kişilerdir. Korkuları çok fazladır , otoritelerin

      , Yer: Bilinçaltı ve Farkındalık

×
×
  • Yeni Oluştur...