Jump to content

Büyük Taarruzun Arka Planındaki Olay


frezya

Önerilen Mesajlar

Büyük Taarruz'un Arka Planındaki Kritik Olay: Atatürk'ün Düzenlediği 'Fake' Çay Partisi

 

 

Bugün 30 Ağustos'u Zafer Bayramı olarak kutlayabiliyorsak eğer bu başarının en büyük kahramanı hiç şüphesiz Mustafa Kemal Atatürk'tür. Bu başarının arka planında ise pek fazla bilinmeyen bir olay gizli.

v0qGnaG10qmHZECu-636081618872199149.jpg

26 ağustos büyük taaruzun başladığı tarihtir.

30 ağustos için sevdiğim bir olayı alıntılayacağım, atatürk taaruz öncesi haber salınması diye çay partisi haberi yayıp, cephede birlik kaydırmıştı, yunanlılar ise atatürk bu gece partide bu gece asla saldırmaz diyordu, ama o gece saldırıya geçtik.

yani çay partisiyle bile düşmana "fake" atan lider.

"büyük taarruz için atatürk öyle bir plan yapmıştır ki, bu plan o zamanki akil insanları rahatsız etmiştir. bunun çok ama çok tehlikeli bir kumar olduğu söylenen mustafa kemal’in söz konusu planı şudur: yunan’ın en büyük gücü afyon civarında ve güneyde trikopis’in emrindeki kuvvetlerdir. atatürk’e göre burası o kadar güzel tahkim edilmiş ki, belli ki yunanlılar burayı bir kuvvet merkezi yapma niyetindeler. atatürk, “burayı düşürürsek bütün cephe düşer, dolayısıyla burayı vuracağız,” der.

bu plan türk kurmay heyetini oldukça endişelendirmiştir. onların düşüncesiyse şöyledir: “yunan’ı en güçlü olduğu yerden vurmaktan söz ediyorsun, o halde bizim de bütün gücümüzü buraya toplamamız gerekecek.” “evet” der atatürk.

GxPlwXgZMzHASLCs-636081620880067221.jpg

yakup şevki paşa, bunu duyunca küplere biner. “nasıl yaparız. böyle yaparak beni, kuzeydeki orduyu neredeyse çıplak bırakıyorsun. karşımda general digenis var. bize saldırdığı takdirde ankara’ya kadar elini kolunu sallaya sallaya gider. biz afyon’a gidelim derken digenis ankara’ya girer” der. atatürk de “girmez paşam” diye karşı çıkar.

anlaşıldığı kadarıyla atatürk, digenis ile trikopis’in akıllarını başarılı bir şekilde okumuştu. yunan ordusu’nun halet-i ruhiyesini iyi biliyordu. orduda venizeloscular gitmiş, kralcılar gelmişti. politik olarak bölünmüş olan yunan subayları birbirlerini yiyorlardı. yunan ordusu içinde ciddi bir siyasi kavga vardı. yunan ordusu rahat değil, aldıkları son yenilgiyle zaten zafere olan inançlarını da kaybetmişlerdi. askerlerin pek çoğu “bıktık, artık evimize gidelim” diyorlardı. fakat bizimkiler öyle değildi, çünkü kendi vatanlarını savunuyorlardı ve yenmenin tadını tatmışlardı.

atatürk diyordu ki, “paşam, biz büyük bir gizlilik içerisinde kuvvetlerimizi kaydıracağız.” şevki paşa, “nasıl olur, şuradan şuraya bir tabur kaydırıyorum, yunan’ın haberi oluyor” diye cevap verirken atatürk de, “paşam birliklerinizi gündüz kaydırırsanız haberleri olur, biz hareketimizi gece yapacağız, gündüz ise birliklerimizi saklayacağız” diyordu.

XD9qKY3wRq9igcZn-636081621103552731.jpg

yakup şevki paşa bu hareket planına bir türlü anlam veremiyor, “ben bu mesuliyeti alamam” diye ısrar ediyordu. mesuliyet sözünü işitince atatürk hemen şunları söyler: “bir dakika arkadaşlar, hiçbirinizde bir mesuliyet yok. bütün mesuliyet bana ait, millete karşı ben sorumluyum.”

mustafa kemal, bütün gücü güneyde topladı. bu arada ingiliz mareşali charles vere ferrers townshend yunan müstahkem mevkilerini gezer. o kadar beğenir ki, “türkler burayı altı ayda geçerlerse, altı günde geçtik desinler” der.

yunanlılar vaziyetten çok memnundur, o kadar eminlerdir ki kendilerinden, istihbaratı da boş verirler. bu sırada bizimkiler ise bütün gayretleriyle güneyde toplanmaktadırlar.

atatürk, taarruz tarihini ankara’da hiç kimseye bildirmez, hatta kendi arkadaşlarına dahi bilgi vermez. sadece güvendiği ve kendisine güvenmesini istediği ruslara haber verir. “birkaç gün sonra saldırıya geçiyoruz” der. ruslardan çıt çıkmayacağını, ingiliz ve yunanlıların mağlubiyetini dört gözle beklediklerini biliyordur.

T5KOwwPyFQ7z5EUb-636081621704386747.jpg

ardından, mustafa kemal’in ankara’da büyük bir çay partisi vereceği haberi yayılır. davetliler var, çay partisi var, ama ev sahibi ortalıkta yok, cephede. bir tür oyalama ve dikkati başka yöne çekme hamlesidir bu.

son kontroller yapıldıktan sonra atatürk cepheye gelir, anadolu’nun dış dünya ile bütün telgraf bağlantılarının kesilmesini emreder. anadolu birdenbire suskunluğa bürünür. hemen ardında da ankara’da mustafa kemal’e karşı bir isyan başladığı yönünde sahte bir haberin yayılması sağlanır. istanbul, mustafa kemal’e karşı bir hareket başlamış haberini alır ama anadolu’da aynı zamanda tüm telgraflar da susmuştur. kimse duruma bir mana verememektedir. atatürk, daha arazide silahlar konuşmaya başlamadan istihbarat savaşını kazanmıştır.

o sabah büyük taarruz başlar. sabah 04.30’da tanzim atışı açılır, 5.50’de de tahrip atışına geçilir, saat 07.00’de ise yunan topçusu susar ve türk ordusu 14 gün sonra izmir’e, kordon’a varır. büyük taarruz’dan evvel atatürk, 15 gün sonra izmir’de olacağını söylemiştir yakın çevresine. sonra birlikte kordon’da yürürken de salih bozok’a “kaç gün oldu?” diye sorar, “14 gün” paşam cevabını verir bozok. “bir gün yanıldık o zaman” der atatürk.

 

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Arşivlendi

Bu konu artık arşivlenmiştir ve başka yanıtlara kapatılmıştır.

  • Benzer Konular

    • Büyük Tufan / James George Frazer

      Altın Dal’ın ünlü yazarı James G. Frazer, dünyanın bir zamanlar sular altında kaldığına ve sadece birkaç insanın kurtulduğuna dair yaygın inancın halkbilimsel kökenlerini tespit etmek için dünya çapındaki sel mitlerinin geçerliliğini inceliyor. Bu dikkat çekici kitabın girişinde Frazer amacını açıklıyor: “Amacım, anlatıların nasıl ortaya çıktığını ve dünyada nasıl bu kadar yayılmış olduklarını keşfetmek; merak konusu kökenleri olduğu zaman, gerçeklikleri veya gerçek dışılıkları ile temel olarak

      , Yer: Estanbul Kitap ve Dergi

    • Büyük Dönüşüm / Karen Armstrong

      Eksen Çağı ve Dinsel Geleneklerin Başlangıcı     Tanrı’nın Tarihi ve Tanrı Savunusu’nun çoksatan yazarı Karen Armstrong’dan dinî düşüncenin gelişimindeki en önemli dönemlerden birine dair alışılmadık bir eser    MÖ dokuzuncu yüzyılda dört farklı bölgede yaşayan insanlar, günümüze dek devam eden felsefi ve dinî gelenekleri ortaya çıkardılar: Çin’de Konfüçyüsçülük ve Taoizm, Hindistan’da Hinduizm ve Budizm, İsrail’de tektanrıcılık ve Yunanistan’da felsefi rasyonalizm. Sonraki nesiller bu

      , Yer: Estanbul Kitap ve Dergi

    • Çok Büyük ve Etkili Celb ve Teshir-Uyumasın Sizi Düşünsün

      Bu matlubunun uykusunu bağlamakla yapılan bir celbiyyedir.Aşağıda yazılı esmalar 313 kere 7 gece okunursa hakkında okunan kimse çok büyük bir ruhi bunalıma kapılır.Uyku uyuyamaz.Okuyana ve yahut okutana karşı elinde olmayarak şiddetli bir incizab duyar.Onu görmek, ona kavuşmak ister.Okunacak esmalar:   Ya şemusa ya helyusa ya ğayusa ya talyusa ya talmusa ya asbavütin yahin ali şeddayi tevekkelü bi akdi nevmi fülanete binti fülanete fi mehabbeti fülanibni fülanete haysü ma kanet elvahan elvahan

      , Yer: Büyü

    • Yeryüzündeki En Büyük Gösteri / Richard Dawkins

      Dawkins’in bu en yeni kitabı, yaradılışçıların ve evrim karşıtlarının iddialarına karşı son darbe. Yeryüzünün en ünlü evrimcilerinden biri olan Dawkins’ten, yeryüzünün en büyük gösterisinin kanıtları bu kitapta yer alıyor. “Richard Dawkins bilimsel berraklığın ve espritüelliğin ustası … bölümler muhteşem ve derinden etkileyici … kitabın konusu belirli bir çağa ait olmayan bir değer” Simon Ings, The Sunday Telegraph – Haftanın Kitabı “Richard Dawkins bir sanatçının doğanın ustalığına duyd

      , Yer: Estanbul Kitap ve Dergi

    • Yapay Zeka Doktorların En Büyük Yardımcısı Olacak

      Yapay zeka doktorların en büyük yardımcısı olacak Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tülay Yıldırım, "Yapay zeka insan sağlığı açısından umuttur. Gelecekte birçok hastalığın teşhisi için yardımcı olabileceğini ve tedavilerin daha kolay planlanabileceğini biliyoruz." dedi. 09 Aralık 2019 Diyarbakır'da bir etkinliğe katılan Prof. Dr. Yıldırım, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yapay zekanın sağlık alanında hastal

      , Yer: Bilim & Teknoloji

×
×
  • Yeni Oluştur...