Jump to content

Necip Fazıl Kısakürek


Fatih

Önerilen Mesajlar

Ölüm güzel şey, budur perde ardından haber

Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber( sav )?

İhya etmek için ne kadar ilim lazımsa imha için de o kadar cehalet kafidir

Dağı tanıyan, nasıl tanımaz uçurumu?

Madem ki yükseliş var, iniş olmaz olur mu?

Akıldan büyük nimet, zekâdan da ağır yük tanımıyorum

Tutuşturanşlar lügat kitabını elime

Bilsin, Allah’tan başka bilmiyorum kelime

Olunmayacak herşeyle olabilecek herşeyin kefalet ve keyfiyeti islamda Herşey islamda

Geçti, isteme gelmeni

Yokluğunda buldum seni

Bir kalbim var ki benim,sevdiğinden burkulurKahredenden ziyade,sevilenden korkulur

 

Kapı kapı bu yolun son kapısı ölümse

Her kapıda ağlayıp o kapıda gülümse

Anladım işi ; San’at ALLAH ı aramakmış, Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış

Dipsiz hasrete tuzak

En yakınken en uzak

Tadı zehrinde erzak;

KADIN!

Gençliğine güvenipte vakit çok erken derken;

Bir bakmışsın elveda bile diyememişsin giderken

ALLAH bir demektense, ecel teri dökerken

Ölüversem, beklenmez bir anda ALLAH bir derken

Ey düşmanım sen benim ifadem ve hızımsın Gündüz geceye muhtaç bana da sen lazımsın

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Diz çök ey zorlu nefs, önümde diz çök!

Heybem hayat dolu, deste ve yumak.

Sen, bütün dalların birleştiği kök;

Biricik meselem, Sonsuza varmak...

 

Büyük üstadın bütün eserleri muhteşem.Paylaşım için teşekkür..

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

sabah,akşam,öğlende

aklım büyük şölende

bütünlük o birdedir

sayı sayı bölende

bilmez yaşayan ölü

asıl haber ölende

tek hat tek yön burada

gidende bir gelende

onunla buluşmak var

sıra bize gelende

ona deki ey resul

ölümsüzlük kölende...

gelde hayran olma....

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bir esmer kadındır ki, kaldırımlarda gece,

Vecd içinde başı dik, hayalini sürükler.

Simsiyah gözlerine, bir ân, gözüm değince,

Yolumu bekliyen genç, haydi düş peşime, der.

 

Ondan bir temas gibi rüzgâr beni bürür de,

Tutmak, tutmak isterim, onu göğsümde alıp.

Bir türlü yetişemem, fecre kadar yürür de,

Heyhat, o bir ince ruh, bense etten bir kalıp.

 

Arkamdan bir kahkaha duysam yaralanırım;

Onu bir başkasına râm oluyor sanırım,

Görsem pencerelerde, soyunan bir karaltı.

 

Varsın, bugün bir acı duymasın gözyaşlarımdan;

Bana rahat bir döşek serince yerin altı,

Bilirim, kalkmayacak, bir yâr gibi başımdan...

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Uzanıverse gövdem, taşlara boydan boya;

Alsa buz gibi taşlar alnımdan bu ateşi.

Dalıp sokaklar kadar esrarlı bir uykuya,

Ölse, kaldırımların kara sevdalı eşi...

 

Diz çök ey zorlu nefs, önümde diz çök!

Heybem hayat dolu, deste ve yumak.

Sen, bütün dalların birleştiği kök;

Biricik meselem, Sonsuza varmak...

 

 

En büyük anlamları taşıyor bir su gibi gönüllere süzülürken

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Zaman deli gömleği, onu yırtan da ölüm;

Ölümde yekpare an, ne kesiklik, ne bölüm...

 

Hep olmadan hiç olmaz, hiçin ötesinde hep;

Bu mu dersin, taşlarda donmuş sukuta sebep?

 

Kavuklu, başörtülü, fesli, başacık taşlar;

Taşlara yaslanmış da küflü kemikten başlar,

 

Kum dolu gözleriyle süzüyor insanları;

Süzüyor, sahi diye toprağa basanları.

 

Onlar ki, her nefeste habersiz öldüğünden,

Gülüp oynamaktalar, gelir gibi düğünden.

 

Onlar ki, sıfırlarda rakamları bulmuşlar,

Fikirden kurtularak, ölümden kurtulmuşlar.

 

Söyle Karacaahmet, bu ne acıklı talih!

Taşlarına kapanmış, ağlıyor koca tarih!

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...