Jump to content

Bir Toplumun Kıyameti Başka Toplumları Taklit ile Başlar


Esedullah

Önerilen Mesajlar

BİR TOPLUMUN KIYAMETİ BAŞKA TOPLUMLARI TAKLİTLE BAŞLAR.......

Taklit, İslâm ümmetini tehdit eden yahûdileşme ve batılılaşma alâmetlerinin başında gelir. Taklit, Arapça’da  “kılâde”  mastarından türetilmiş bir terimdir. Kılâde, Arap dilinde iki anlama gelir: 1-Yular, 2- Gerdanlık. Taklit de ikiye ayrılır: 1- Şuursuz taklit, 2-Şuurlu taklit. 
Taklit, önce giyim, kuşam, yeme içme gibi basit şeylerle başlar. Bu, daha sonra tavra yansır. Kişi yada toplum, taklit ettiği kişi yada toplumların tabiatını almaya başlar. Onlar gibi davranmaya, onlar gibi düşünmeye başlar. Eylemleri, düşünceleri ve en sonunda da duyguları benzeşir. Çünkü artık “kalpleri (duygu ve düşünceleri) birbirine benzemiştir.” (2/Bakara, 118)


Taklit, söz ve eylemde taklit edenle taklit edilen arasındaki benzerliktir. Sözün ve eylemin benzer olması düşünce ve duygunun aynı olduğunun delilidir. İnsanın sözleri ve eylemleri, duygu ve düşüncelerinin sonucudur. Bütün bunların çıkış yeri ise kalp/akıldır. Davranışların birbirine benzemesi, kalplerin birbirine benzemesi tehlikesini getirir. Kalplerin birbirine benzemesi ise aynı davranışları yapmaya sevkeder. Bu taklit, eğer önü alınmazsa yahûdileşme, hıristiyanlaşma veya batılılaşma  tehlikesiyle  karşı  karşıya   bırakır  sahibini.  


Bu  tehlikeyi  ortaya çıkaran en büyük etken, yahûdi, hıristiyan ve müşrikleri dost edinmektir. Çünkü başka milletlere benzeme temâyülü, karantina altına alınması gereken toplumsal bir hastalıktır. Yahûdi, hıristiyan ve müşrikleri dost edinmek, onlara benzemeyi hızlandıran faktörlerin başında gelir. İşte, Efendimiz s.a.v  dilinden, bu ümmetin sonu,  inanmayan toplumlara benzemeyle bitecek olan taklit serüveninin haberi: “Sizden öncekilerin yolunu adım adım, karış karış izleyeceksiniz. Eğer onlar bir sürüngen deliğine girse, siz de gireceksiniz.” ‘Ey Allah Rasûlü, yahudilerin ve hıristiyanların yolunu mu?’ diye sorduk. “Başka kim olacak?” buyurdu.


Bu gün müslümanlar giyimlerinden tutun, yeme-içme ve yaşam tarzlarına varana kadar batılılarınkine benzetmiş, yavaş yavaş dini değerlerinden de uzaklaşmış durumdadırlar.  Bir toplum, eğer taklit yolunu seçmişse, Allah o toplumun dünya toplumları arasındaki tüm saygınlığını, şerefini ve izzetini almıştır. Buda toplumun küçük kıyameti demektir. Hadisin anlattığı durumu ise maalesef müslüman toplumlar osmanlı medeniyetinin çöküşüyle beraber aynıyla yaşadılar ve hala yaşamaktalar.hkerrar Envarul Mearif ve Esrarul Hakaik-1-Tıbbı Nebevide ve Geleneksel tıpta tedavi usul ve kaideleri

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
кυвiŁαу

Batılı yaşam tarzına ben de karışıyım fakat bunun sebebi dini dogmaların dayattığı masalvari söylemler değil. Bununla beraber bir toplumun kıyametini demokrasinin varlığı ya da yokluğu belirler. Sanayi Devrimi neden İngiltere'de başladı? sorusunun cevabı da demokrasiden başka bir şey olamaz. Bir insanın kişisel hakları, sahip olduğu maddi ve manevi her şeyi, geleceği devlet tarafında güvence altına alınırsa önce vatandaş sonra devlet kazanır. İslâm toplumları bunların hangisini yapmış bu zamana kadar? Batılı devletlerin bu derece ilerlemesindeki en büyük etkenlerden biri de üzerlerindeki bağnazlığı atmış olmaları. Yoksa bu gericilik sadece İslam toplumlarında yok. Bizdeki durumu zaten ortada. Şöyle bir etrafımıza baktığımız zaman, örneğin Yunanistan'da meydana gelen yangında insanlıktan nasibini alamamış papazın biri, yagını Çipras'ın dinsiz olduğuna bağlamıştı. İsrail'de Şabat Günü tuvalet kağıdını koparmanın doğru olup olmadığı tartışılmıştır ciddi ciddi! Dünyada dinlere olan anlamsız saygı var olduğu müddetçe bu kanser vücudu içten içe çürütmeye devam edecek.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Emeğinize sağlık, çok güzel bir yazı..  üzgünüm ki, ümmet denilince kafamda birşey canlanmıyor,  ya da canlananları hiç yazmayayım daha iyi. Bugün müslüman olduğu söylenen hangi ülkeye baksanız, kafanızı çevirip tekrar bakasınız gelmez. Kendilerine yaşanabilir kalitede bir düzen yaratamamış onlarca ülke.. öyleki biraz fırsat bulduklarında ülke nüfusunun çeyreği, fırsat bu fırsat, diyerek başka bir ülkeye kaçabiliyor. Üstelik bizi de beğenmiyorlar, canları pahasına denize atlayıp gitmeye çalışıyorlar da biz engelliyoruz. Çünkü arada tampon görevi görüyoruz, bu insanlar  için yardım alıyoruz. Çoğu doğal kaynak zengini bu ülkelerse parayı betona gömüp, altın kloset falan yaptırıyor, ya da "bazı ülkelerde" değerli şirketleri alıp içini boşaltıp, çıkıp gidiyor. Biz daha batı toplum standartlarını hayal edecek düzeyde bile değiliz, hani keşke taklit edebilecek düzeyde olsak diyorum, Dediğim gibi "ümmet" deyip de böyle , temiz, düzgün,adil ve hakkaniyet ölçülerinde, liyakat esaslı bir toplum gelmiyor aklıma.siyasetin içinde, biat için,dini hurafelerin bu kadar alenen kullanılması yüzünden herhalde.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...