Jump to content

Evliyaların Dilek Duası


Guest vik@vik

Önerilen Mesajlar

Bismillahirrahmanirrahiym* Ve la havle ve la kuvvete illa billhi’l-Aliyyi’l-Azim* Allahümme inni es’elüke ya Kadimü, ya Daimü, ya Ferdü, ya Vitru, ya Ahadu, ya Samedü, ya Hayyü, ya Kayyumü, ya Ze’l- Celali ve’l-ikram. Fe in tevellev fe kul hasbiyallahü la ilahe illahu aleyhi tevekkeltü ve Hüve Rabbü’l-Arşi’l-Azim*

 

Hz.İsa (A.S.), bu mübârek duayı okur, ölüleri diriltirdi. Hâceti veya bir dileği olan, sabah namazını kıldıktan sonra Kıbleye karşı oturur, bu duayı 100 defa okursa dileği gerçekleşir.

 

Üstteki alıntının kaynağı: forum.islamiyet.gen.tr/tanisma-kosesi/28096-hacet-ve-dilek-duasi.html

 

hacet_namazi-1.jpg

 

Hacet Namazı

 

1. Hacet namazı kılmak için öncelikle abdest alınır. 2 rekat namaz kılınıp şöyle dua edilir:

Arapça Yazılışı:اللهم انّى أسألك و أتوجّه إليك بنبيّك محمّد يا محمّد إنّى أتوجّه بك إلى ربّى فى حاجتى هذه لتقضى لى اللهم فشفّعهفى

 

Okunuşu: Allâhümme innî es'elüke ve teveccehü ileyke nebiyyike Muhammedin-nebiyyir-rahmeti, Yâ Muhammedü innî eteveccehü bike ilee Rabbî fî hâcetî heezihî litugdâ lî Allahümme feşebbiğhu fî.

 

Anlamı:"Allah'ım, SENDEN istiyor ve rahmet peygamberi elçin Hz. Muhammed (S.A.V.)'ı vesîle ederek Rabbime yöneliyorum. Allah'ım, O'nu hakkımda şefaatçi eyle."

 

2. Başka bir rivâyette ise 2 rekat namaz kılınıp Allah'ı senâ eder (Öğer ve yüceltir), Peygamber Efendimiz (S.A.V.)'e Salât-ü Selam getirilir ve şöyle dua edilir:

 

Arapça Yazılışı: لا اله الا الله الحليم الكريم سبحان الله ربِّ العرش العظيم

 

Okunuşu: Lâ ilâhe illallâhü-l Halîm-ül Kerîm-ü, Sübhânallâhi Rabb'il-Arş'i-l Azîm.

Anlamı: "Halîm ve Kerîm (olan) Allah'tan başka ilâh yoktur. Arş-i Azîm'in Rabbi Allah'ı tesbih ederim."

 

Allah dualarımızı kabul etsin

--------------------

Dua, Havas ve Esmâ Okurken Dikkat Edilecek Hususlar

 

Duanın Edepleri

 

Duada elleri kaldırmak ve Allah-ü Teala'ya hamd etmek ve Resulullah (S.A.V.)'a salavat getirmek, sonra dileğini söylemek dua ederken göğe bakmamak, dua bitince ellerini yüzüne sürmek dua,nın edeplerindendir. Zira Resulullah (S.A.V.); “Allah-ü Teala'dan dileğinizi ellerinizin içiyle isteyiniz.” buyurmuştur.

 

Kurân-ı Kerîm ile Allah-ü Teala'ya sığınmak câizdir; zira Allah-ü Teala, Nahl suresi 98. ayetinde; “Kovulmuş şeytanın şerrinden Allah-ü Teala'ya sığınınız.” ve “İnsanların Rabbine sığınırım söyle” buyuruyor ve kendine sığınmayı emrediyor. Resulullah (S.A.V.), mübârek vücutlarından şikayetleri olsa veya bir şeyden incinseler üzerlerine Muavezeteyn'i yani Felak ve Nas sürelerini Kul Euzü'leri okuyup üflerlerdi.

 

Resulullah (S.A.V.); “Eûzü billâhil kerîm ve kelimâtihit-tâmmati min şerri mâ (k)halak” deyip. Allah-ü Teala'ya sığınırlardı. Bunun gibi Kurân-ı Kerîm ile Allah-ü Teala hazretlerinin Esma-i Hüsna'sı ile hasta olmuş ve nazar değmiş kimse üzerine okumak câizdir. Zira Allah-ü Teala Kurân-ı Kerîm'de şifâ ayetlerini bildiriyor ve Kurân-ı Kerîm'in mü'minler için şifa, rahmet ve bereket olduğunu beyân ediyor.

 

Resulullah (S.A.V.); “Şifa ediniz bazı seçkinleriniz müminler üzerine okuyup üfleyiniz. Zira kaderi geçecek bir şey olsa idi ancak göz ve kötü nazar geçerdi.” buyurdu.

 

Resulullah (S.A.V.), bu hadis-i şerifleri hazret-i Hasan ve Hüseyin hakkında buyrulmuştur.

 

Yalvararak ve sızlayarak dua etmek ibâdetlerin cümlesindendir. Peygamberimiz, buyurur ki: "Dua, ibâdetin özüdür." Bunu şunun için buyurmuştur: İbâdetten maksat kulluktur. Kulluk da, kulun kendi âcizlik ve zayıflığını, Allah'ın azametini düşünmekle olur. Duada bunların ikisi de vardır. Dua, ne kadar tazarruya yakın ise o kadar evlâ olur. Öyle ise duada sekiz edebe riâyet edilmelidir.

  1. Kıymetli vakitlerde dua etmeye çalışmalıdır. Arefe günü, Ramazan ayı, cuma günü, seher vakti ve gece yarısı gibi.
  2. Kıymetli halleri gözetmelidir. Muharipler, saf bağlayıp savaştıkları, yağmur yağdığı, farz namazların kılınacağı haller gibi. Zira hadiste gelmiştir ki: "Bu hallerde rahmet kapılan açık olur." Ve yine ezan ve kamet arasında; oruçlu olup iftar açarken; ve kalbinde incelik hissettiği hallerde. Zira kalpte hissedilen incelik, rahmet kapısının açık olduğuna delildir.
  3. Dua ederken iki elini açmalı ve dua sonunda yüzüne sürmelidir. Zira hadiste gelmiştir ki: "Allah, kaldırılan eli boş çevirmekten kerimdir (yani boş çevirmez)." (Ebu Davud - Neseî) Peygamberimiz buyurur ki: "Dua eden, üç şeyden boş kalmaz; ya günahı afvolur, ya o anda ona bir-şey (hayır) verilir, ya da gelecekte ona birşey verilir."
  4. Duada tereddüt etmemelidir. Belki yapılan duanın muhakkak kabul olacağı kanaatmda olmalıdır. Zira Peygamberimiz buyurur ki: "Yaptığınız duanın mutlaka kabul olacağına inanın." (Müslim - Buharî).
  5. Duayı sızlayarak tazarru ve kalp huzuru ile yapmalıdır. Zira hadiste gelmiştir ki: "Gafil kalbin duası asla dinlenmez."
  6. Duada ısrar edip tekrar tekrar etmelidir, devam etmeli, terk etmemeli ve "Ne kadar dua ettim, kabul olmadı" dememelidir. Zira duanın kabul zamanını ve hayırlısını Allah bilir. Duası kabul olunca, bu duayı okumalıdır: "İyi nimetlerini tamamlayan Allah'a hamd olsun." kabul geç olursa, "Her hal-ü kârda Allah'a hamd olsun." demelidir.
  7. Önce teşbih edip ve sonra da salâvât getirmelidir. Peygamber Efendimiz duadan önce bu duayı okurdu: "Sübhane Rabbiye aliyyil alâl-vehhâb." (Ahmed, Hakim). Peygamberimiz buyurur ki: "Dua etmek isteyen, önce bana salâvat getirsin. Zira bu takdirde, sâlâvat sayesinde duası muhakkak kabul olur. Allah duanın bir miktarını kabul edip diğerini reddetmekten kerimdir." (Hâkim).
  8. Tevbe edip her türlü zulümden zimmetini kurtarmalıdır ve kalbini tamamen Allah'a bağlamalıdır. Zira reddolunan duaların çoğu kalplerin gafletinden ve günahların zulmetindendir.

Ka'bû'l-Ahbar diyor ki:

 

Benî israil zamanında çetin bir kıtlık oldu. Musa ümmetiyle üç defa yağmur duasma çıktı. Kabul edilmedi. Bunun üzerine vahiy geldi ki:

 

"Ey Musa, sizin içinizde bir koğucu (söz taşıyan) vardır. O, sizin aranızda olduğu müddetçe duanız kabul olmaz." Musa:

 

"Allahım! O söz taşıyan kimdir? Onu aramızdan çıkaralım." Allah buyurdu ki:

 

"Ben koğuculuğu yasakladığım halde kendim nasıl yaparım." Bunun üzerine Musa o cemaata,

 

"Hepiniz koğuculuktan tevbe edin." dedi. Hepsi tevbe edince, Allah'ın emriyle yağmur yağmaya başladı.

 

Mâlik bin Dinar diyor ki:

 

Benî israil'de bir yıl şiddetli kıtlık oldu. Çok defa yağmur duasına çıkıp hacet dilediler. Kabul olmadı. Sonra o zamanın peygamberine vahiy geldi de, onlara bildirdi: "Bu pis bedeninizle, haramdan dolmuş karınla, haksız kanlara bulaşmış ellerle dışarı çıktınız. Böyle dışarı çıkmakla size gazabım arttı, benden uzaklaştınız, duanızın kabul olması nerde kaldı?...

 

Çeşitli makalelerden derlemedir.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...