Jump to content

Oniki Meryem - Bir İsa (Hz.İsa Evlimiydi?)


Guest jülide

Önerilen Mesajlar

Guest misafir arkadaş

Hz.İsa'nın kemikleri neden bulunmadı çünkü hristiyanlığın sefasını ceken kilise bunu istemiyor.Düşünsenize bulunsa nolur hristiyanlık çöker ve kilisenin aldığı yıllık milyarlarca dolar bağışlar ve bu rantdan yararlanan nice kişiler.Milyarlık hristiyan cemaati ne demek kilisenin elinde böyle nüfus ve oylarıda etkiler bu devlet adamlarınıda etkiler.Başka konudada yazdım bunu boşuna ayetlerle falan kendinizi yırtıp uğraşmayın. Bide şirke giriyorsunuz.Hz.İsa 'yı rab sayarak.Onlar en azından dünyada sefasını cekiyolar.Şöyle söyliym sana şalom Kuran'da yazılanlar tabiki tevrat ve incilde benzerlik gösterecek.Çünkü onlar yüzde yüz değiştirilmemiştir.Evet insan karışmıştır ama hepsini değiştirmeye kapasiteleri yetmemiş demekki.Adem ve havvadan beri insanlar günahkardır ve doğarken günahkar doğuyorlar diyorsun.Peki onu gectim ben gülemiyorum geriliyorum bunlara malesef peki günahları vaftiz edip arındırıyorsun nasıl bir kutsal suymuş bu.Doğan cocuğun günahlarını temizliyormuş.Hani kilisedeki din görevlileri siz öyle demiştiniz ya günah cıkarma yapmıyolar.Sadece yardım ediyolar öğüt veriyolar falan dediniz.Gördüğün gibi ayetlere bile başvurmadan size artık bunun üzerine yine ne diycekseniz celişkileri gösterdim.Yani antlaşmayı kiliseyle yapmışsınız siz.Yanlız size karşı aslında tek engellemelerimiz bizimde aramızdaki bazı boşboğazlar neyse.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Num.31:29

Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RAB'be armağan olarak Kâhin Elazar'a vereceksin.

ben birde buna takıldım neden Kahin elazara veriyolar haşa Allahın yerine paraları omu topluyor birde neden 10 emir gibi kuranı kerim birden inmedi denmiş

rneğin Kur’ân’ın parça parça inmesinin Allah (c.c.) tarafından olmadığının bir göstergesi olduğunu iddia ederler.

 

“Allah (c.c.) geçmişi ve gelecekte ne varsa bilmiyor mu? O neden parça parça indirsin?

 

İnsan geleceği bilmez. Muhammed (s.a.v.) de insandı ve olaylar gerçekleştikçe onların ışığında öğretisini geliştirirdi. Bu parça parça inişi gösteriyor ki Kur’ân aslında Allah’ın değil Muhammed’in kelamıdır” derler.

 

Kur’ân-ı Kerim’in kendisi de bu soruyu ele almıştır; şöyle demiştir; Bu gösteriyor ki Hıristiyanların aklına şimdi gelen bu soru Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) zamanında da kâfirler tarafından sorulmuştu. Kur’ân’ın cevabı ise şöyledir;

 

Yani parça parça indirilmesi hâşâ Allah’ın (c.c.) bir zayıflığı yüzünden değildir; tam tersine O’nun yüceliğini göstermektedir. Denilebilir ki yavaş yavaş indirmek indirilenin kalbini nasıl güçlendirir? Bu konuda birkaç şey söyleyeyim.

 

1) Birden bire tüm Kur’ân inseydi hiçbir zaman olaylar geliştikçe inmenin verdiği hazzı vermezdi; derin anlamları hakkında düşünme ortamı yaratılmazdı. Tam bir şey yaparken yapılan şey hakkında inen vahyin Peygamber Efendimize (s.a.v.) ne kadar haz verdiğini hele bir düşününüz; Allah’tan gelen onay neticesinde oluşan derin düşüncelerin keyfiyetini hayal ediniz. İçtihat o hazzı vermez ki. Sonra belli olayların hemen ardında inen vahiy kendi manasını de aşikâr ederdi. Sadece fikir yürüterek belli ayetleri belli olaylarla bağdaştırmak aynı zevki vermezdi.

 

2) Sonra tüm dünya için gönderilmiş olan kitabın korunması da gerekiyordu. Bir çırpıda inseydi ancak hayatını ona adamış birisi hıfzedebilirdi. Oysaki yavaş yavaş inince birçok insan onu ezberlemeye razı oldu; diğer işlerine rağmen Kur’ân’ı da ezberleyebildi. Bu Peygamber Efendimiz’in kalbini güçlendiren bir şeydi. Artık bu Kur’ân’ın hep korunacağını gösteriyordu. Bu sebeptendir ki Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) zamanında birçok sahabe bunu ezberlemişti. O dönemin oranlarına göre ezberleyenlerin oranı çok yüksekti. Şimdi ise tüm Kur’ân bir kitap şeklinde önümüzde olduğu için ezberleyenlerin oranı çok düşmüştür. O zaman hep azar azar inerdi ve iner inmez ezberlenirdi.

 

3) Üçüncü hikmeti şudur ki bir çırpıda inseydi insanların kalplerinde iyice oturmazdı. Günümüzde bir Hindu Müslüman olduğunda önünde İslamiyet’i yaşayan milyonlarca örnek olur. Bu da ona güç verir; yapılabilecek bir şey olarak gösterir. Ama eğer birisine kalın bir kitap verip “uygula” dersek ve etrafında hiç uygulayan olmazsa büyük bir olasılıkla pes edecektir; yüz senede bile tam uygular hale gelemeyecektir. Dolayısıyla kalplerde iyice yerleştirmek için yavaş yavaş inmesi gerekiyordu. İnsanlar bir emrini iyice ezberleyince; uygulamaya başlayınca ikinci bir emir inerdi; sonra üçüncü vs. İşte bu şekilde kısa sürede tüm Kur’ân uygulattırıldı.

 

4) Eğer bir çırpıda inseydi ancak elimizde ki sıralamasıyla inmesi gerekirdi. Oysaki o dönem için bu sıralama çok tehlikeli olurdu. Aynen bizim için iniş sıralamasının tehlikeli olduğu gibi. Daha Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) peygamberliği bile ispatlanmamışken namaz ve oruç emirleri yağsaydı pek anlamlı olmazdı. Dolayısıyla önce Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) peygamber olup olmadığı konusunun iyice anlaşılması gerekiyordu; gerçekten Allah’ın Resulü olduğunun kanıtlanması gerekiyordu. Amel ile ilgili kısmı ancak sonra gelebilirdi. Ama artık böyle bir sıralaması gereksizdir; Peygamber Efendimiz’in gerçekten Allah’ın Resulü olduğuna inanan bir cemaat vardır. Bugün birisi İslamiyet’i kabul ediyorsa Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) tüm hayatını inceleyerek ve ikna olarak kabul ediyordur. Dolayısıyla bu durum için farklı bir sıralama gereklidir. Oysaki Kur’ân bir çırpıda inseydi ortada bir cemaat falan yokken ciddi sorunlar oluşurdu.

 

5) Eğer bir çırpıda inseydi bir kısmı diğer kısmı için bir işaret görevini göremezdi. Örneğin Kur’ân-ı Kerim Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sapasağlam düşmanların pençelerinden kurtarılıp götürüleceğine dair bir gaybî haber verir ve aynı zamanda bu olay gerçekleştiğinde ilk verdiği haberi hatırlatır. Eğer tüm Kur’ân bir anda inmiş olsaydı bu ayetler anlamsızlaşırdı; haberin gerçekleşmesiyle birlikte gelen ve “bakın Biz demiştik” diye işaret eden ayetler anlamlı olamazdı. Bunun için ayetlerin olaylarla birlikte inmesi gerekiyordu. Önce sapasağlam kaçabileceğini anlatan ayetin inmesi gerekiyordu ve bu gerçekleştiğinde “bunu başardık” diye ima eden ayetin inmesi gerekiyordu.

 

6) Bana göre bir çırpıda indirilmemesinin arkasında bir hikmet daha vardır. Kur’ân-ı Kerim hakkında “başkası yazıp Muhammed’e (s.a.v.) verdi” diye iddia edenler oldu. Hatta Kur’ân’ın kendisi de bu itirazı beyan etmiştir; şöyle demiştir;

 

Eğer Kur’ân bir çırpıda inseydi birisinin yardım etmiş olması itirazı önem kazanırdı. Oysaki Kur’ân’ın bir kısmı Mekke’de indi bir kısmıysa Medine’de. Sonra Kur’ân meclislerde herkesle birlikte otururken de indirildi. Orada kim yardım etmiş olabilir? Sonra Kur’ân yolculukların arasında da indi. Tüm savaşlarda Peygamber Efendimizle (s.a.v.) birlikte olan kim vardı? Kimse. Ama Kur’ân yolculuklarda, savaşlarda, gece vakti, gündüz vakti, Mekke’de, Medine’de, herkesin ortasında ve yalnızken indi ve böylece “başkası yardım etti” itirazı cevaplanmış oldu. Eğer Peygamber Efendimiz (s.a.v.) birden bire bir kitapla ortaya çıkmış olsaydı “nereden getirdi; kim yardım etti” sorusu anlamlı olabilirdi ama eğer ayetler tam duruma uygun şekilde ve gerektiğinde farklı ortamlarda iniyorsa böyle bir iddia edilemez. Tam tersine parça parça indirilmesi “kalbini güçlendirmek için” ifadesini tam doğrulamaktadır.

 

Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Hz.İsa'nın kemikleri neden bulunmadı çünkü hristiyanlığın sefasını ceken kilise bunu istemiyor.Düşünsenize bulunsa nolur hristiyanlık çöker ve kilisenin aldığı yıllık milyarlarca dolar bağışlar ve bu rantdan yararlanan nice kişiler.Milyarlık hristiyan cemaati ne demek kilisenin elinde böyle nüfus ve oylarıda etkiler bu devlet adamlarınıda etkiler.Başka konudada yazdım bunu boşuna ayetlerle falan kendinizi yırtıp uğraşmayın. Bide şirke giriyorsunuz.Hz.İsa 'yı rab sayarak.Onlar en azından dünyada sefasını cekiyolar.Şöyle söyliym sana şalom Kuran'da yazılanlar tabiki tevrat ve incilde benzerlik gösterecek.Çünkü onlar yüzde yüz değiştirilmemiştir.Evet insan karışmıştır ama hepsini değiştirmeye kapasiteleri yetmemiş demekki.Adem ve havvadan beri insanlar günahkardır ve doğarken günahkar doğuyorlar diyorsun.Peki onu gectim ben gülemiyorum geriliyorum bunlara malesef peki günahları vaftiz edip arındırıyorsun nasıl bir kutsal suymuş bu.Doğan cocuğun günahlarını temizliyormuş.Hani kilisedeki din görevlileri siz öyle demiştiniz ya günah cıkarma yapmıyolar.Sadece yardım ediyolar öğüt veriyolar falan dediniz.Gördüğün gibi ayetlere bile başvurmadan size artık bunun üzerine yine ne diycekseniz celişkileri gösterdim.Yani antlaşmayı kiliseyle yapmışsınız siz.Yanlız size karşı aslında tek engellemelerimiz bizimde aramızdaki bazı boşboğazlar neyse.

 

Atmasyon serbest. Sözlerine bakarsak kendini mahalle kahvehanesinde saniyor. Hangi kilise saklamaya calisiyor? Vatikan diyeceksin ki vatikan hristiyanligin tümünü temsil etmiyor yani hangi yetkiyle sakliyacak.bunun olmasi mümkün degil cünkü hristiyanlik cok yaygindir ve bagimsizdir kiliseler. Elcisel kiliseler vardir yerel kilise vardir.... dogrusu gercek kurani sakliyorlar desem ayni kaliba girer. Bi kere kemikleri bulunsa Sadece o degil Kuraninda gercegi yansitmadigi anlasilir. Biraz at ama inandirici olsun. Kurana baktigimizda ölmeden peygamberini katina cikartiyor yerine baska biri onu ihanet eden baska biri carmiha geriliyor. Simdi kemikler bulunsa size demiyecekler mi hani Allah peygamberini kendi katina cikartmisti ?

 

Kutsal kitabin %0,01 ini kuran kapsiyor. Yani benzerligi bu kadardir. hristiyanligin temel doktrinlerindendir vaftiz. Vaftiz sirasinda suyun özel olarak hazirlanmasidir dualarla ve vaftiz gerceklesmis olur. Bizim inancimiza görede onu peygamber görmek hakarettir.Cünkü onun yaptigini siradan bir insan yapamaz ama inanmak ve inanmamak insanlarin özgür iradesine baglidir.

 

esenlikler

 

--- Sonraki mesaj ---

 

kusura bakmayın ama bu düşünce bana saçma geliyor,müslüman olmasaydım da aynı derecede saçma gelirdi,Tanrı neden insanların günahları için ölsün,böyle bir mantık olabilir mi,insanlar zaten hesap gününde yaptıklarının bedelini (ne bir eksik ne bir fazla) ödeyecekler,Tanrının ne ihtiyacı var ki insan kılığına girip peygambermiş gibi davranmaya??? İsa'nın babasız doğması onu Tanrı yapmaz,o Tanrının her şeye gücünün yettiğinin,birçok mucizeye sahip olduğunun kanıtıdır sadece

İsa'nın ölmüş olmaması bana son derece mantıklı geliyor(Kuran'da yazmasaydı da gelirdi) çünkü Allah'ın peygamberleri özel ""insanlar""dır,onların birileri tarafından öldürülmesine Allah izin vermez,çünkü onların görevlerini tamamlaması için hepsini korumaktaydı ve bu çoğu kez mucizevi olaylarla olmaktaydı.Yani İsa inanmayanlar tarafından öldürülmüş olamaz çünkü Rab bütün peygamberlerini koruyacak,onlara görevlerini tamamlatarak canlarını alacak güçtedir.Peygamberler insanlara sadece doğruyu söyler,Allah'ın yolunu gösterir,onları zorla inanan yapamaz,görevleri sadece doğruyu telkin etmektir,tıpkı şeytanın sürekli kötülüğü telkin etmesi gibi,ikisinin de gücü sınırlıdır,ne şeytan bir insanı kötü yapar,ne de peygamber bir insanı iyi yapar,onlar sadece çağırır.

Allah'ın insanların günahlarını temizlemek için insan kılığına girmesi abesle iştigaldir,niçin böyle bir şey yapma ihtiyacı duysun,kıyamete inanıyorsanız böyle bir şeyin olmaması gerektiğine de inanmanız gerekir,her şeyin bir yeri ve zamanı vardır,kıyamette Allah karşımıza çıkacaktır,neden vaktinden önce böyle bir şey yapsın,sizin inancınıza göre Tanrı İsa'dan sonrakilere torpil geçmiş,öncekileri gözardı etmiş oluyor yada insanlar o kadar azmış ki Allah peygamberlerin onları düzeltemeyeceğine inanarak kendi dünyaya gelip insanları doğru yola çağırıyo,O istese zaten bütün insanları kendine inandırırdı ama kıyamete kadar insanların O'nu kendi çabalarıyla ve peygamberler aracılığıyla bulması istendi,insanları inandırmak için kendinin dünyaya inmesine ne lüzum var?

Ayrıca her canlı ölümü tadacaktır,nitekim bizim inancımıza göre İsa ölmemiş,göğe yükseltilmiştir ve kıyamete yakın bir süreçte yeniden dünyaya gelerek mehdiye yardım edecek ve İslamiyeti tasdik edecektir,o süreçte de evlenecektir,daha sonra da ölümü tadacaktır her canlı gibi...

 

Daha öncede dedim. onu insan gibi yani Allahi insan gibi gördügünüz icin bu size mantiksiz geliyor zaten Tanri mantigin üstündedir. Neden buna gerek duydu. Cünkü bir antlasma yapti sürekli insanlari kurtamak istedigi icindir. Yani bunu kutsal kitabta görüyoruz sürekli insanlari kurtarmistir. Fakat süreklide yoldan cikip putlara tapmislardir ve inkar etmislerdir. Bir hastaligi düsünün nasilki insandan insana bulasip onu yok ediyor ve yataklara düsürüyor. Tanrinin isleri dogru ve hilesizdir. Kötülük iyiligin bozulmus halidir. Yani o kötülügü yaratmadi iyiligin buzulmasindan kötülük dogdu. Bu günah sahsi günah degildir. yani ruhsal günahtir ve bunu sadece mesih yok edebilmistir. Geride kalanlari yani mesihten öncekileri hacta düktügü kanla yok etmistir simdiki insanlarida Yine kendi kaniyla ve haca gerilerek yok etmistir. zaten sahsi günahlarimiz icin yargilanacagiz.

 

Aslinda insanlara kendini inandirmasina peygamber göndermeyerekte yapabilirdi ama gönderdi. inancinizi burda aciklamaniza gerek yoktur. isa peygamber degildir. Son peygaamber hz yahyadir. Diyorsun ki mehdi olarak gelecek ve insanlari yargilayacak sonra islami bildirecektir. Nasil oluyorda bir peygamber yargilayabiliyr yani Allahin yargilama isini o yapabiliyor? Bu beden alma olayini bir arastir cünkü bazi islam alimleri bunun olma imkani oldugunu söylüyor. Mesela Allahin yanmis bir calida görünmesi gibi.

 

Sayin arkadasim; o kadar kuruyordu kitaplarini neden kuruyamadi. sonra yeni yüzde yüz hak olan tek harfi bile degismeyen bir kitap göndermeye gerek duydu.birde anlasilir degilde anlayabilmemiz icin ancak arapca olmasi gerekiyor birde tüm dillerde degilde sadece araplara özgü.

O zaman o peygamberlere haksizlik olmuyor mu? Bana kuranin ve hz muhammedin önceden bildirildigini diger kitaplarla nasil kanitlayabilirsin ki bu imkansizdir. zaten bütün problem burdan cikmaktadir.

 

esenlikler

 

--- Sonraki mesaj ---

 

Num.31:29

Bu vergiyi askerlere düşen yarı paydan alacak, RAB'be armağan olarak Kâhin Elazar'a vereceksin.

ben birde buna takıldım neden Kahin elazara veriyolar haşa Allahın yerine paraları omu topluyor birde neden 10 emir gibi kuranı kerim birden inmedi denmiş

rneğin Kur’ân’ın parça parça inmesinin Allah (c.c.) tarafından olmadığının bir göstergesi olduğunu iddia ederler.

 

“Allah (c.c.) geçmişi ve gelecekte ne varsa bilmiyor mu? O neden parça parça indirsin?

 

İnsan geleceği bilmez. Muhammed (s.a.v.) de insandı ve olaylar gerçekleştikçe onların ışığında öğretisini geliştirirdi. Bu parça parça inişi gösteriyor ki Kur’ân aslında Allah’ın değil Muhammed’in kelamıdır” derler.

 

Kur’ân-ı Kerim’in kendisi de bu soruyu ele almıştır; şöyle demiştir; Bu gösteriyor ki Hıristiyanların aklına şimdi gelen bu soru Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) zamanında da kâfirler tarafından sorulmuştu. Kur’ân’ın cevabı ise şöyledir;

 

Yani parça parça indirilmesi hâşâ Allah’ın (c.c.) bir zayıflığı yüzünden değildir; tam tersine O’nun yüceliğini göstermektedir. Denilebilir ki yavaş yavaş indirmek indirilenin kalbini nasıl güçlendirir? Bu konuda birkaç şey söyleyeyim.

 

1) Birden bire tüm Kur’ân inseydi hiçbir zaman olaylar geliştikçe inmenin verdiği hazzı vermezdi; derin anlamları hakkında düşünme ortamı yaratılmazdı. Tam bir şey yaparken yapılan şey hakkında inen vahyin Peygamber Efendimize (s.a.v.) ne kadar haz verdiğini hele bir düşününüz; Allah’tan gelen onay neticesinde oluşan derin düşüncelerin keyfiyetini hayal ediniz. İçtihat o hazzı vermez ki. Sonra belli olayların hemen ardında inen vahiy kendi manasını de aşikâr ederdi. Sadece fikir yürüterek belli ayetleri belli olaylarla bağdaştırmak aynı zevki vermezdi.

 

2) Sonra tüm dünya için gönderilmiş olan kitabın korunması da gerekiyordu. Bir çırpıda inseydi ancak hayatını ona adamış birisi hıfzedebilirdi. Oysaki yavaş yavaş inince birçok insan onu ezberlemeye razı oldu; diğer işlerine rağmen Kur’ân’ı da ezberleyebildi. Bu Peygamber Efendimiz’in kalbini güçlendiren bir şeydi. Artık bu Kur’ân’ın hep korunacağını gösteriyordu. Bu sebeptendir ki Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) zamanında birçok sahabe bunu ezberlemişti. O dönemin oranlarına göre ezberleyenlerin oranı çok yüksekti. Şimdi ise tüm Kur’ân bir kitap şeklinde önümüzde olduğu için ezberleyenlerin oranı çok düşmüştür. O zaman hep azar azar inerdi ve iner inmez ezberlenirdi.

 

3) Üçüncü hikmeti şudur ki bir çırpıda inseydi insanların kalplerinde iyice oturmazdı. Günümüzde bir Hindu Müslüman olduğunda önünde İslamiyet’i yaşayan milyonlarca örnek olur. Bu da ona güç verir; yapılabilecek bir şey olarak gösterir. Ama eğer birisine kalın bir kitap verip “uygula” dersek ve etrafında hiç uygulayan olmazsa büyük bir olasılıkla pes edecektir; yüz senede bile tam uygular hale gelemeyecektir. Dolayısıyla kalplerde iyice yerleştirmek için yavaş yavaş inmesi gerekiyordu. İnsanlar bir emrini iyice ezberleyince; uygulamaya başlayınca ikinci bir emir inerdi; sonra üçüncü vs. İşte bu şekilde kısa sürede tüm Kur’ân uygulattırıldı.

 

4) Eğer bir çırpıda inseydi ancak elimizde ki sıralamasıyla inmesi gerekirdi. Oysaki o dönem için bu sıralama çok tehlikeli olurdu. Aynen bizim için iniş sıralamasının tehlikeli olduğu gibi. Daha Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) peygamberliği bile ispatlanmamışken namaz ve oruç emirleri yağsaydı pek anlamlı olmazdı. Dolayısıyla önce Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) peygamber olup olmadığı konusunun iyice anlaşılması gerekiyordu; gerçekten Allah’ın Resulü olduğunun kanıtlanması gerekiyordu. Amel ile ilgili kısmı ancak sonra gelebilirdi. Ama artık böyle bir sıralaması gereksizdir; Peygamber Efendimiz’in gerçekten Allah’ın Resulü olduğuna inanan bir cemaat vardır. Bugün birisi İslamiyet’i kabul ediyorsa Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) tüm hayatını inceleyerek ve ikna olarak kabul ediyordur. Dolayısıyla bu durum için farklı bir sıralama gereklidir. Oysaki Kur’ân bir çırpıda inseydi ortada bir cemaat falan yokken ciddi sorunlar oluşurdu.

 

5) Eğer bir çırpıda inseydi bir kısmı diğer kısmı için bir işaret görevini göremezdi. Örneğin Kur’ân-ı Kerim Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) sapasağlam düşmanların pençelerinden kurtarılıp götürüleceğine dair bir gaybî haber verir ve aynı zamanda bu olay gerçekleştiğinde ilk verdiği haberi hatırlatır. Eğer tüm Kur’ân bir anda inmiş olsaydı bu ayetler anlamsızlaşırdı; haberin gerçekleşmesiyle birlikte gelen ve “bakın Biz demiştik” diye işaret eden ayetler anlamlı olamazdı. Bunun için ayetlerin olaylarla birlikte inmesi gerekiyordu. Önce sapasağlam kaçabileceğini anlatan ayetin inmesi gerekiyordu ve bu gerçekleştiğinde “bunu başardık” diye ima eden ayetin inmesi gerekiyordu.

 

6) Bana göre bir çırpıda indirilmemesinin arkasında bir hikmet daha vardır. Kur’ân-ı Kerim hakkında “başkası yazıp Muhammed’e (s.a.v.) verdi” diye iddia edenler oldu. Hatta Kur’ân’ın kendisi de bu itirazı beyan etmiştir; şöyle demiştir;

 

Eğer Kur’ân bir çırpıda inseydi birisinin yardım etmiş olması itirazı önem kazanırdı. Oysaki Kur’ân’ın bir kısmı Mekke’de indi bir kısmıysa Medine’de. Sonra Kur’ân meclislerde herkesle birlikte otururken de indirildi. Orada kim yardım etmiş olabilir? Sonra Kur’ân yolculukların arasında da indi. Tüm savaşlarda Peygamber Efendimizle (s.a.v.) birlikte olan kim vardı? Kimse. Ama Kur’ân yolculuklarda, savaşlarda, gece vakti, gündüz vakti, Mekke’de, Medine’de, herkesin ortasında ve yalnızken indi ve böylece “başkası yardım etti” itirazı cevaplanmış oldu. Eğer Peygamber Efendimiz (s.a.v.) birden bire bir kitapla ortaya çıkmış olsaydı “nereden getirdi; kim yardım etti” sorusu anlamlı olabilirdi ama eğer ayetler tam duruma uygun şekilde ve gerektiğinde farklı ortamlarda iniyorsa böyle bir iddia edilemez. Tam tersine parça parça indirilmesi “kalbini güçlendirmek için” ifadesini tam doğrulamaktadır.

 

Hz. Mirza Beşiruddin Mahmud Ahmed

 

Sadece magrada yalniz olmasini birak gittigi kentlerde bir cok kisile tanisma olanagi vardir. Ayrica ilk önce araplara geldigini söylemeye calisti sonra herkese. Birde okuma yazma bilmiyor diyoruz fakat sonra okuma yazma ögrendigini göremiyoruz. Gelin görün ki ticaretle ugrasan bir insan okuma yazmada mutlaka bilir cünkü zengin oldugundan imkani olur. Fakir olsaydi birden fazla kadinla evlenmezdi.

 

esenlikler

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

önce şuna bir açıklık getirelim hz isa degil isa mesih mesihligi kuran kabul ediyorda siz neden etmiyorsunuz.isa mesihin kemiklerini ,mezarını 2000 seneye yakındır arıyorlar aynen nuh'un gemisi gibi sizde arayın bulun göge yükseldigini kabul edeceksin sonrada mezarını arayacaksın bu ne düşüncedir kabul edemediginiz dünyanın sonunda gelecek olanın isa olması neden sizin peygamberiniz degilde isa kuran da yazıyor ben söylemiyorum mesih peygamberden üstündür artık bunu anlayın.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

@melkem "Diyorsun ki mehdi olarak gelecek ve insanlari yargilayacak sonra islami bildirecektir. Nasil oluyorda bir peygamber yargilayabiliyr yani Allahin yargilama isini o yapabiliyor? "

Ben böyle bir şey söylemedim aksine peygamber yargılamaz sadece Allah'ın buyruklarını anlatır dedim ve nitekim İsa mesih ölmemiştir,kıyamete yakın gelecek görevini tamamlayacak(görevi,islamı onaylamak) ondan sonra vefat edecektir.O insanları yargılamayacak,sadece İslamı anlatacak,son peygamberi doğrulayacaktır ama elbette yine inanmayan çok olacak zaten inananların sayısı sürekli azaldığı için kıyamet gelecektir.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

bunları size kim anlatıyor bir insan nasıl bu kadar alenen yalan söyliyebilir sadece dünyanın sonunda gelecegi dogrudur islamı yayacak bölümü yanlıştır madem islamı yayacak neden çarmıha gerilmeden önce yapmadı madem peygamberinizin arkasında namaz kılacak neden dünyaya geldi sadece sizin peygamberiniz gelirdi geldigi zaman islamiyet varmıydı isa hayatında hiç namaz kıldımı isa mesih neden aramice konuşuyordu da arapca konuşmuyordu nedenler çogaltılabilir bu nedenlere bir cevap bulursan bizede bildir o zaman senin dediklerinin dogruluguna inanayım.

şunada bir cevap verirsen sevinirim tanrının dini varmıdır yoksa tanrı dinsizmidir.dini varsa hangi dindir tanrıyı çok hafife alıyorsunuz işinize geldigi zaman ol dedi oldu diyorsunuz işinize gelmedigi zaman başka bir neden buluyorsunuz.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
önce şuna bir açıklık getirelim hz isa degil isa mesih mesihligi kuran kabul ediyorda siz neden etmiyorsunuz.isa mesihin kemiklerini ,mezarını 2000 seneye yakındır arıyorlar aynen nuh'un gemisi gibi sizde arayın bulun göge yükseldigini kabul edeceksin sonrada mezarını arayacaksın bu ne düşüncedir kabul edemediginiz dünyanın sonunda gelecek olanın isa olması neden sizin peygamberiniz degilde isa kuran da yazıyor ben söylemiyorum mesih peygamberden üstündür artık bunu anlayın.

 

Hem Kuran'a inanmadığınızı söylüyor hem de Kuran'dan örnekler alıyorsunuz,bu ne perhiz ne lahana turşusu,ayrıca müslümanlar neden İsa'nın mezarını arama çabasında olsun,göğe yükseltilenin,ölmeyenin mezarı da olmaz kanımca:)

mesih peygamberden üstündür demişsiniz neye dayanarak bunu söylüyorsunuz,Allah katında Muhammed en üstün insandır,tahminim Allah'ın en sevdiği ikinci insan İbrahimdir.İsa da O'nun en sevdiği "insan"lardan biridir.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sayın şalom inanın burda kimsenin kimseyi kırıp üzüp kendini günaha sokmaması gerekiyor bence Allah muhafaza . Ben bir aciz kul olrak bu saatten sonra aklım başıma geldi ve dinimi yeni yeni yaşamaya başladım elhamdülillah. buralara pek girmek istemedim hiristiyanlık gibi bölümlere tam olgunlaşmıyan insanın (din konusunda) ayağı kayar düşer mazallah düşüncesi ile ama dayanamadım girdim yazılanları hayretlerle okuyorum gözlerim büyüdü yuvalarından fırlıycak kendimizi şartlamıcaz baştan çünki burdaki herkez kurtulmak istiyor cenneti istiyor değilmi ? ben istiyorum o yüzdende doğruyu bulmalıyım senin benim onun değil gerçek doğruyu çünki bizi o doğru kurtaracak

 

isa mesih neden aramice konuşuyordu da arapca konuşmuyordu

 

Acizane fikrim inan google a girmedim kimsenin yazısını bakmadım bu sadece dinimi bildiğim kadarından bilgiler Her bozulan topluma peygamber gönderilmiştir hz isa o topluma hz Muhammed SAV araplara şimdi araplara gelen peygamber japonca tebliğ yapmaz herhalde onların dilinden olucakki anlasınlar

 

madem islamı yayacak neden çarmıha gerilmeden önce yapmadı

 

Hz isa hiristiyanlığı yaymak için geldi ama onu öldürmeye kalktılar bütün peygamlerlere yapmaya çalıştıkları gibi Allah c.c onu yanına aldı sadece rabbimin katında bilinen o gün geldiğinde gelicek doğru ama Hz Muhammedin arkasında namaz kılmıycak mehdi yani peygamberimizin ailesinden gelen biri olucak son imam da diyolar ona (bak imam yukarıda tartıştınız ya imam arkasında namaz kılmak :) ) ona inan hiristiyanlara tebliğ edicek doğru din hak din islamdır diye dileyen gelicek dileyen gelmiycek namaz konusunuda bir arkadaşım defalarca yazmış ama sen onu ısrarla okumamışsın ben okudum aynen namazı tarif ediyor hatta tamam hatırlamıyorum hep o bilmemnereye bakan pencereye doğpru diyor yön dahi belirtiyor benim bilgim bukadar hatam varsa düzeltin en doğrusunu Allah c.c bilir.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
bunları size kim anlatıyor bir insan nasıl bu kadar alenen yalan söyliyebilir sadece dünyanın sonunda gelecegi dogrudur islamı yayacak bölümü yanlıştır madem islamı yayacak neden çarmıha gerilmeden önce yapmadı madem peygamberinizin arkasında namaz kılacak neden dünyaya geldi sadece sizin peygamberiniz gelirdi geldigi zaman islamiyet varmıydı isa hayatında hiç namaz kıldımı isa mesih neden aramice konuşuyordu da arapca konuşmuyordu nedenler çogaltılabilir bu nedenlere bir cevap bulursan bizede bildir o zaman senin dediklerinin dogruluguna inanayım.

şunada bir cevap verirsen sevinirim tanrının dini varmıdır yoksa tanrı dinsizmidir.dini varsa hangi dindir tanrıyı çok hafife alıyorsunuz işinize geldigi zaman ol dedi oldu diyorsunuz işinize gelmedigi zaman başka bir neden buluyorsunuz.

Şöyle cevap vereyim;İsa zamanında Muhammed yoktu,onun anlattığı,adına İslam denen ve bütün evreni kapsayan din de yoktu,olsaydı elbette o da bu dini savunurdu.Hristiyanlık,Musevilik,x dini y dini,İslamiyet vs. ilahi dinler zaten hep aynı amaca,aynı tanrıya hizmet eder,sadece isimleri değişmiştir,geliş amacı hepsinin aynıdır.Ha siz diyorsunuz ki bizim inancımız da ilahi,bizim kitabımız da Allah'ın kitabı,İslam'a niye inanalım?

Biz de diyoruz ki Hristiyanlık ve diğer dinler ihtiyacı karşılayamadığı için,insanlar günahlarını artırarak devam ettirdiği için,sorular cevapsız kaldığı için,tahribat olduğu için İslam geldi.En doğrusu olduğu için en son din oldu,neden en iyiyi,en doğruyu arayıp bulmaya çalışmak varken ben elimdeki doğrularla yetineyim,insanın yaratılış amacı en mükemmele ulaşmak değil midir,bunun ucu da Allah'a ulaşmaya gitmez mi,ben şunu söylemiyorum sakın sözlerimi çarpıtmayın,"her müslüman mükemmeldir,en doğrusuna inanmıştır" böyle bir şey söz konusu bile değil,İslam sadece mükemmele ulaşma adına bir adımdır,ona ulaşmak için bir aracıdır,gerçek Allah'ı insan yine kendi çabalarıyla bulur,fakat İslam bu süreçte en büyük yardımcıdır,önemli olan onun özünü kavrayak kalp gözünün açılmasını sağlamak ve gerçek güzelliğin tadına varmaktır.

İsa da bu dinin son din olduğunu bilir,o yüzden en doğruyu savunması kaçınılmazdır ve o yeniden dünyaya geldiğinde İslam'a hizmet ederek ruhunu teslim edecektir,tabi birileri onu yalancılıkla suçlayabilir bu süreçte ama o yolundan dönmeyecektir.

 

--- Sonraki mesaj ---

 

bunları size kim anlatıyor bir insan nasıl bu kadar alenen yalan söyliyebilir sadece dünyanın sonunda gelecegi dogrudur islamı yayacak bölümü yanlıştır madem islamı yayacak neden çarmıha gerilmeden önce yapmadı madem peygamberinizin arkasında namaz kılacak neden dünyaya geldi sadece sizin peygamberiniz gelirdi geldigi zaman islamiyet varmıydı isa hayatında hiç namaz kıldımı isa mesih neden aramice konuşuyordu da arapca konuşmuyordu nedenler çogaltılabilir bu nedenlere bir cevap bulursan bizede bildir o zaman senin dediklerinin dogruluguna inanayım.

şunada bir cevap verirsen sevinirim tanrının dini varmıdır yoksa tanrı dinsizmidir.dini varsa hangi dindir tanrıyı çok hafife alıyorsunuz işinize geldigi zaman ol dedi oldu diyorsunuz işinize gelmedigi zaman başka bir neden buluyorsunuz.

Bu arada sayın şalom size birkaç sorum daha olacak,bana İsa'nın neden insanların günahları için öldüğünü anlatır mısınız,sadece geçmişteki insanların günahları için mi öldü,gelecektekiler için de mi öldü,bizim de günahlarımız temizlendi mi?

Bu arada bazen hiç soruyor musunuz kendinize acaba ben yanılıyor olabilir miyim diye?Diyelim ki senin yolun doğru:Sizin inancınıza göre ben iyi bir insan olursam müslüman da olsam cennetinize girebilecek miyim?Sonuçta ben de İsa'ya inanıyorum,kitabına inanıyorum,ayrıca elimden geldiğince günah işlemeyerek tertemiz bir kalple öteki tarafa gitmeye çalışıyorum,sizden tek farkım müslüman olmam,bu yüzden senin inandığın Tanrı beni cennetine kabul etmeyecek mi?

Şayet cevabın "sen iyi olursan kabul eder" ise o halde ben yırtmış oluyorum.

Bir de ikinci şıkka bakalım:Eğer benim inancım doğru ise,Müslümanlık son din ise,Kuran'a göre Müslüman olmayan,Allah'a ve peygamberine inanmayan ne kadar iyi olursa olsun cennete giremez,bu durumda senin cennete girme ihtimalin kalkıyor

ama sanırım benim her iki durumda da cennete girme ümidim var en azından?

ya gerçekten benim yolum doğruysa şalom?????

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...