Jump to content

Sultan Vahdettin Ve Bazı Gerçekler


gökkuşağı

Önerilen Mesajlar

Güzel bir Konu. Bende ''Sen Olurdun Belki Ama Baban Kim Olurdu Bilinmez Şe....iz!!!'' Üzerine

Bir çok yerde ileri sürülen ''Bizi Atatürk kurtardı;o olmasaydı mahfolmuştuk;belki biz olurduk ama babamız kim olurdu o belli değil...'' gibi ağır ve kişileri şerefsizlikle bile suçlamaya varan hakaret ve açıklamalar üzerine çok önemli bir belgeyi sunuyorum.O kişilerin fanatizmine bir belgeli yanıt olarak.

Uzatmadan aktarımı yapayım:

14 Haziran 1919′da Mustafa Kemal tarafından bizzat Sultan Vahdeddin’e Havza’dan çekilen telgraf ortaya çıktı.

 

(............)

Benim asıl üzerinde durmak istediği nokta, şeklinden şemailinden ziyade “İrade-i Milliye” gazetesinde yazılanlar. Kuva-yı Milliye dönemine ait çok önemli ve dikkatlerden kaçmış beyanlar ve telgraflar, haberler, sıcağı sıcağına tepkiler, en azından Ankara’ya gitmeden önce Mustafa Kemal tarafından yazılan başyazılar. Her biri önemli bizim için.

 

Mesela 14 Eylül 1919 tarihli nüshada daha önce de dile getirdiğim bir telgraf yer alıyor. Çeken “Üçüncü Ordu Müfettişi, Yaver-i Hazret-i Şehriyarileri Mustafa Kemal”, çekilen kişi “Zat-ı Şahane” yani Sultan Vahdettin, çekildiği yer Havza. Tarih 14 Haziran 1919.

 

Burada Mustafa Kemal Paşa, son görüşmelerini hatırlatıyor padişaha ve şöyle diyor: Huzurdayken İzmir’in işgali karşısında pek mahzun olan kalbinizin bu nokta-i necâta ait ilhamatını, yani ülkenin sizin öncülüğünüzde millî mukaddes bir kudretle kurtulacağına dair verdiğiniz ilhamları şu an gibi hatırlıyorum. Sizin “ilkâ”nızdan, yani Şemseddin Sami’nin “Kamus-i Türkî”sine bakılırsa, benim fikrimi çelmenizden aldığım imanın azmiyle görevime devam ediyorum.

www.estanbul.com

Sivas’ta çıkan İrade-i Milliye gazetesinin 14 Eylül 1919 tarihli

ilk sayısında çıkan Mustafa Kemal Paşa’nın Vahdettin’e çektiği

telgrafın orijinali.

__________________________________________________ _______________

Müthiş bir metin tabii. Ancak telgrafın bu şeklini başka kaynaklarda bulabileceğinizi sanıyorsanız aldanıyorsunuz. “Nutuk” dahil diğer kaynaklardailkâ kelimesinin dilhaha dönüştürüldüğünü görüp hayrete düşüyorsunuz (mesela “Atatürk’ün Bütün Eserleri”, c. 2, s. 375). ''Meğer'', diyorsunuz, ''Atatürk’ün kendi sözleri de zamanla kitabına uydurulmuş.''

Peki sonradan tamamen unutulacak olan bu fikir çelme hadisesi neyin nesiydi? Ona dair de bazı ipuçları bulabiliyoruz aynı telgrafta. Mustafa Kemal Paşa, Samsun’a çıktıktan bir ay kadar sonra şu gerçeği itiraf ediyor:

İstanbul’da iken milletin bu kadar kuvvetli ve az vakitte felaketlerden bu derece müteyakkız [uyanmış] olduğunu tahayyül edemezdim.

 

İlginç değil mi? Devam ediyor Paşa:

 

Millet baştan aşağı uyanık olup istiklal-i millet ve devleti ve hukuk-i âliye-i saltanat ve hilafeti teyid için kavi bir azim ve iman ile mücehhez bulunuyor. Yani uyanmış olan millet, milletin ve devletin bağımsızlığı ile saltanat ve hilafetin yüce haklarını desteklemek için sağlam bir kararlılık ve imanla donanmış durumda.

Mustafa Kemal Paşa’nın bir ay içerisinde çektiği bu net resim çok mu çok önemli. Neden? Piyasadaki inkılap tarihlerinde o yıllarda milletin yere serilmiş olduğu ve sonra Atatürk’ün gelip onu dirilttiği anlatılır da ondan. Oysa gerçek hiç de öyle değilmiş. Üstelik bunu bizzat kendisi söylüyormuş.

 

Daha neler söylüyormuş? Devam edelim okumaya.

 

Mustafa Kemal’e göre Vahdettin son hatt-ı hümayunuyla bütün milletin azim ve mücadele gücünü uyandırmış imiş. Peki kime karşıymış bu mücadele? Cevabını telgraf sahibi veriyor zaten:

 

Milletin beka ve varlığına düşman olanlara karşı. Yani İngilizlere ve İngilizlere yaltaklanmayı meslek edinen zayıf karakterlilere karşı.

 

Şimdi düşünelim:

 

Beni Anadolu’ya ikna ettiniz diyen kim?

Atatürk.

Anadolu’ya geçmeden önce milletin bu kadar uyanık ve mücadeleye hazır olacağını hayal bile edemezdim diyen kim?

Yine Atatürk.

 

Uyanmış olan milletin bağımsızlık ateşiyle tutuşmuş olduğunu ve saltanat ve hilafetin haklarını desteklemek için kararlılık içinde olduğunu söyleyen kim?

 

Yine Atatürk.

 

''Vahdettin’e, hatt-ı hümayununuz milletin mücadele gücünü uyandırdı'' diyen de o, ''İngilizlere ve onların destekçilerine karşı mücadele etmek üzere anlaştıklarını'' söyleyen de.

 

Peki Turgut Özakman neyi savunuyor: ''Canım Vahdettin gönderdi ama Atatürk’ün ne için gittiğini bilmiyordu ki. Bilse asla göndermezdi.''

 

Şimdi Havza telgrafıyla görüyoruz ki, ikna eden de, gönderen de, hatt-ı hümayunuyla halka direniş mesajı veren de, İngilizleri barışa ikna etmek için Mustafa Kemal’le gizlice mutabakat sağlayan da Vahdettin’den başkası değil. Aralarında bütün bunlar önceden konuşulmamış olsa Mustafa Kemal ne diye anlatsın ki derdini sultana?

 

Üstelik Vahdettin’in Anadolu halkına, 'yanınızdayım' mesajını veren bir beyannamesi var ki, gazete sütunlarında alkışla karşılanmış. Mustafa Kemal, 28 Eylül 1919 tarihli nüshada bu beyannamenin Osmanlı tarihinde her bakımdan benzersiz olduğunu yazıyor. Padişahımız diyor, Anadolu harekâtının tamamiyle meşru olduğunu ilan ederek mevcut cereyanı, yani Kuva-yı Milliyeyi lütfen teşvik etmekte ve hatta katılarak kuvvetlendirmektedir.

 

Daha ne desin?

Kardeşim eline,emeğine sağlık. Teşekkür ederim...

 

Ben de yukarıdaki telgrafı diyordum.Bir de Sultan Vahdettin'in görevlendirme emri ile,Cumhuriyet'in ilanını kutlama telgrafı var.Bunlar 'Yalan Söyleyen Tarih Utansın' adlı kitapta var sanırım...Arkadaşın emeğine sağlık...

Eşsiz dehası ve hizmetleri ile Atatürk'ümüz tabi ki başımızın tacı.Ama başka gerçekler de var bu ülkede.Onları gözardı edemeyiz.Çaresizliğe düşmüş bir padişahı vatan hainliği ile suçlayamayız.Vatan hainliği çok farklı bir şey...:)

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Vahdettin sürekli okullarda,ders kitaplarında ve yahut tarih kitaplarında hain,cumhuriyetin düşmanı ve işgal devletleriyle işbirlikçi olduğu gibi nedenlerden dolayı hain olarak gösterildi.O ve tüm Osmanlı hanedanlığıda haksız olarak sürgün edildi.Birçok Osmanlı hanedan üyesi açlık yüzünden öldü,bir çoğu intihar etti kalanlarsa fakir ve sığınmacı olarak acı bir hayat geçirdiler.Vahdettin'e göre işgalcilerle başetmenin imkanı yoktu ve halkın acı çekmemesi için işgal devletlerine karşı bir tutum izlemedi.Bence kim olsa aynısını yapardı ve cumhuriyeti ve Atatürk'ü övende bir çok konuşma yapmıştır.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Vahdettin sürekli okullarda,ders kitaplarında ve yahut tarih kitaplarında hain,cumhuriyetin düşmanı ve işgal devletleriyle işbirlikçi olduğu gibi nedenlerden dolayı hain olarak gösterildi.O ve tüm Osmanlı hanedanlığıda haksız olarak sürgün edildi.Birçok Osmanlı hanedan üyesi açlık yüzünden öldü,bir çoğu intihar etti kalanlarsa fakir ve sığınmacı olarak acı bir hayat geçirdiler.Vahdettin'e göre işgalcilerle başetmenin imkanı yoktu ve halkın acı çekmemesi için işgal devletlerine karşı bir tutum izlemedi.Bence kim olsa aynısını yapardı ve cumhuriyeti ve Atatürk'ü övende bir çok konuşma yapmıştır.

 

 

Ellerinize sağlık .

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

greksoul senin mesajına cevaptır bu,Vahdettin ve hanedan üyeleri Cumhuriyet hakkında aleyhte konuşmamışlardır evet çünkü tarihini iyi okuyan bir vatandaş olarak söylüyorum bir çok röportajlarında onlarda Türkiye için Cumhuriyetin önemini anladıklarını söyemişlerdir.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Guest KurtuluşZor_786

 

Ben de yukarıdaki telgrafı diyordum.Bir de Sultan Vahdettin'in görevlendirme emri ile,Cumhuriyet'in ilanını kutlama telgrafı var.Bunlar 'Yalan Söyleyen Tarih Utansın' adlı kitapta var sanırım...Arkadaşın emeğine sağlık...

Eşsiz dehası ve hizmetleri ile Atatürk'ümüz tabi ki başımızın tacı.Ama başka gerçekler de var bu ülkede.Onları gözardı edemeyiz.Çaresizliğe düşmüş bir padişahı vatan hainliği ile suçlayamayız.Vatan hainliği çok farklı bir şey...:)

 

Saygı değer kardeşim ; Ağzına, diline, yüreğine sağlık. Keşke bu farkları anlaya bilsek, bir çok sorunlarımız kendiliğinden hallolur. En başta istismarcılardan kurtuluruz!.. Düşüncenize katılıyor ve saygı duyuyorum... Teşekkürler.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Güzel bir Konu. Bende ''Sen Olurdun Belki Ama Baban Kim Olurdu Bilinmez Şe....iz!!!'' Üzerine

Bir çok yerde ileri sürülen ''Bizi Atatürk kurtardı;o olmasaydı mahfolmuştuk;belki biz olurduk ama babamız kim olurdu o belli değil...'' gibi ağır ve kişileri şerefsizlikle bile suçlamaya varan hakaret ve açıklamalar üzerine çok önemli bir belgeyi sunuyorum.O kişilerin fanatizmine bir belgeli yanıt olarak.

 

Uzatmadan aktarımı yapayım:

 

14 Haziran 1919′da Mustafa Kemal tarafından bizzat Sultan Vahdeddin’e Havza’dan çekilen telgraf ortaya çıktı.

 

(............)

Benim asıl üzerinde durmak istediği nokta, şeklinden şemailinden ziyade “İrade-i Milliye” gazetesinde yazılanlar. Kuva-yı Milliye dönemine ait çok önemli ve dikkatlerden kaçmış beyanlar ve telgraflar, haberler, sıcağı sıcağına tepkiler, en azından Ankara’ya gitmeden önce Mustafa Kemal tarafından yazılan başyazılar. Her biri önemli bizim için.

 

Mesela 14 Eylül 1919 tarihli nüshada daha önce de dile getirdiğim bir telgraf yer alıyor. Çeken “Üçüncü Ordu Müfettişi, Yaver-i Hazret-i Şehriyarileri Mustafa Kemal”, çekilen kişi “Zat-ı Şahane” yani Sultan Vahdettin, çekildiği yer Havza. Tarih 14 Haziran 1919.

 

Burada Mustafa Kemal Paşa, son görüşmelerini hatırlatıyor padişaha ve şöyle diyor: Huzurdayken İzmir’in işgali karşısında pek mahzun olan kalbinizin bu nokta-i necâta ait ilhamatını, yani ülkenin sizin öncülüğünüzde millî mukaddes bir kudretle kurtulacağına dair verdiğiniz ilhamları şu an gibi hatırlıyorum. Sizin “ilkâ”nızdan, yani Şemseddin Sami’nin “Kamus-i Türkî”sine bakılırsa, benim fikrimi çelmenizden aldığım imanın azmiyle görevime devam ediyorum.

 

www.estanbul.com

Sivas’ta çıkan İrade-i Milliye gazetesinin 14 Eylül 1919 tarihli

ilk sayısında çıkan Mustafa Kemal Paşa’nın Vahdettin’e çektiği

telgrafın orijinali.

__________________________________________________ _______________

Müthiş bir metin tabii. Ancak telgrafın bu şeklini başka kaynaklarda bulabileceğinizi sanıyorsanız aldanıyorsunuz. “Nutuk” dahil diğer kaynaklardailkâ kelimesinin dilhaha dönüştürüldüğünü görüp hayrete düşüyorsunuz (mesela “Atatürk’ün Bütün Eserleri”, c. 2, s. 375). ''Meğer'', diyorsunuz, ''Atatürk’ün kendi sözleri de zamanla kitabına uydurulmuş.''

 

Peki sonradan tamamen unutulacak olan bu fikir çelme hadisesi neyin nesiydi? Ona dair de bazı ipuçları bulabiliyoruz aynı telgrafta. Mustafa Kemal Paşa, Samsun’a çıktıktan bir ay kadar sonra şu gerçeği itiraf ediyor:

 

İstanbul’da iken milletin bu kadar kuvvetli ve az vakitte felaketlerden bu derece müteyakkız [uyanmış] olduğunu tahayyül edemezdim.

 

İlginç değil mi? Devam ediyor Paşa:

 

Millet baştan aşağı uyanık olup istiklal-i millet ve devleti ve hukuk-i âliye-i saltanat ve hilafeti teyid için kavi bir azim ve iman ile mücehhez bulunuyor. Yani uyanmış olan millet, milletin ve devletin bağımsızlığı ile saltanat ve hilafetin yüce haklarını desteklemek için sağlam bir kararlılık ve imanla donanmış durumda.

 

Mustafa Kemal Paşa’nın bir ay içerisinde çektiği bu net resim çok mu çok önemli. Neden? Piyasadaki inkılap tarihlerinde o yıllarda milletin yere serilmiş olduğu ve sonra Atatürk’ün gelip onu dirilttiği anlatılır da ondan. Oysa gerçek hiç de öyle değilmiş. Üstelik bunu bizzat kendisi söylüyormuş.

 

Daha neler söylüyormuş? Devam edelim okumaya.

 

Mustafa Kemal’e göre Vahdettin son hatt-ı hümayunuyla bütün milletin azim ve mücadele gücünü uyandırmış imiş. Peki kime karşıymış bu mücadele? Cevabını telgraf sahibi veriyor zaten:

 

Milletin beka ve varlığına düşman olanlara karşı. Yani İngilizlere ve İngilizlere yaltaklanmayı meslek edinen zayıf karakterlilere karşı.

 

Şimdi düşünelim:

 

Beni Anadolu’ya ikna ettiniz diyen kim?

 

Atatürk.

 

Anadolu’ya geçmeden önce milletin bu kadar uyanık ve mücadeleye hazır olacağını hayal bile edemezdim diyen kim?

 

Yine Atatürk.

 

Uyanmış olan milletin bağımsızlık ateşiyle tutuşmuş olduğunu ve saltanat ve hilafetin haklarını desteklemek için kararlılık içinde olduğunu söyleyen kim?

 

Yine Atatürk.

 

''Vahdettin’e, hatt-ı hümayununuz milletin mücadele gücünü uyandırdı'' diyen de o, ''İngilizlere ve onların destekçilerine karşı mücadele etmek üzere anlaştıklarını'' söyleyen de.

 

Peki Turgut Özakman neyi savunuyor: ''Canım Vahdettin gönderdi ama Atatürk’ün ne için gittiğini bilmiyordu ki. Bilse asla göndermezdi.''

 

Şimdi Havza telgrafıyla görüyoruz ki, ikna eden de, gönderen de, hatt-ı hümayunuyla halka direniş mesajı veren de, İngilizleri barışa ikna etmek için Mustafa Kemal’le gizlice mutabakat sağlayan da Vahdettin’den başkası değil. Aralarında bütün bunlar önceden konuşulmamış olsa Mustafa Kemal ne diye anlatsın ki derdini sultana?

 

Üstelik Vahdettin’in Anadolu halkına, 'yanınızdayım' mesajını veren bir beyannamesi var ki, gazete sütunlarında alkışla karşılanmış. Mustafa Kemal, 28 Eylül 1919 tarihli nüshada bu beyannamenin Osmanlı tarihinde her bakımdan benzersiz olduğunu yazıyor. Padişahımız diyor, Anadolu harekâtının tamamiyle meşru olduğunu ilan ederek mevcut cereyanı, yani Kuva-yı Milliyeyi lütfen teşvik etmekte ve hatta katılarak kuvvetlendirmektedir.

 

Daha ne desin?

 

 

ALLAH c.c razı olsun kardeşim . Bende yazının altında gerçeklerin beli bir zihniyet tarafından gizlendiğini yazmıştım işte bu ancak gerçek tarihi gizleyenler nereye kadar devam edecekler değerli katkılarınızla bilgileniyoruz inşaALLAH sultan vahdettin ve atatürkün türk halkı için omuz omuza verdiklerini hep birlikte öğreneceğiz ve gerçekler bu halkı bölenlerin başlarına balyoz gibi inecek slm ile ..

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Guest KurtuluşZor_786
Sayın KurtuluşZor_786 size özelden yazamıyorum. Kopyalama imkanım da olmadığı için sizin bu yazıyı gerekli yere yazmanızı rica ediyorum.

 

Teşekkür ederim saygı değer kardeşim. Gökkuşağı kardeşim taşımış. Ona da ayrıca teşekkür ediyorum. ALLAH(c.c.)sizlerden razı olsun...

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
greksoul senin mesajına cevaptır bu,Vahdettin ve hanedan üyeleri Cumhuriyet hakkında aleyhte konuşmamışlardır evet çünkü tarihini iyi okuyan bir vatandaş olarak söylüyorum bir çok röportajlarında onlarda Türkiye için Cumhuriyetin önemini anladıklarını söyemişlerdir.

 

Ben aksine birşey söylemedim zaten.Lütfen benim mesajlarımı iyi anlayıp,benim mesajıma cevap yazınız.Tekrar ekliyorum ;

 

Vahdettin sürekli okullarda,ders kitaplarında ve yahut tarih kitaplarında hain,cumhuriyetin düşmanı ve işgal devletleriyle işbirlikçi olduğu gibi nedenlerden dolayı hain olarak gösterildi.O ve tüm Osmanlı hanedanlığıda haksız olarak sürgün edildi.Birçok Osmanlı hanedan üyesi açlık yüzünden öldü,bir çoğu intihar etti kalanlarsa fakir ve sığınmacı olarak acı bir hayat geçirdiler.Vahdettin'e göre işgalcilerle başetmenin imkanı yoktu ve halkın acı çekmemesi için işgal devletlerine karşı bir tutum izlemedi.Bence kim olsa aynısını yapardı ve cumhuriyeti ve Atatürk'ü övende bir çok konuşma yapmıştır.

 

 

Ellerinize sağlık .

 

Bunların çoğu kasıtlı yapılıyor.Vahdettin'e yakıştırılan hain damgası yeni yeni siliniyor ve imajı düzeliyor.Birileri insanları çok kolay karalıyor ve en acı olanıysa şu;'cahil insanlar bu söylenilenleri sorgulamadan inanıyorlar'.İnsanları karalamak ve iftira atmak bu kadar kolay olmamalı.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Greeksoul isimli üyeden alıntı:

 

 

Bunların çoğu kasıtlı yapılıyor.Vahdettin'e yakıştırılan hain damgası yeni yeni siliniyor ve imajı düzeliyor.Birileri insanları çok kolay karalıyor ve en acı olanıysa şu;'cahil insanlar bu söylenilenleri sorgulamadan inanıyorlar'.İnsanları karalamak ve iftira atmak bu kadar kolay olmamalı.

 

 

Evet çok haklısınız size katılıyorum güzel yorumunuz için teşekkür ederim yüreğinize sağlık....

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...