Jump to content

Kutsal Kitapta Bahsedilen Hz İsa'mı Hz Muhammed'mi Buyrun.


Guest gerçek

Önerilen Mesajlar

melkem aslında konu açmayı sevmiyorum ama eski ahitle yeni ahitin tamamını hz isaya mal ettiğinden dolayı ve verdiğin kutsal kitap örneklerinden dolayı bu konuyu açtım açtığım konuyu dikkatli oku verdiğin bölümlerin hepsini tartışmaya açabilirm fakat gerek yok bu konudaki örneklerde eski ahitte ve yeni ahitte hz isa için verdiğin bölümlerin aslında sizin kendi mantığınıza göre bir yakıştırma olduğunu gösterebilir:D

 

020- Tesniye 18:15, 17-19: Gelecek olan peygamber

Matta 21:11, Yuhanna 1:45; 6:14; 12:49-50, Elçilerin İşleri 3:19-23

 

Tesniye 18:15 Tanrınız RAB size aranızdan, kendi kardeşlerinizden benim gibi bir peygamber çıkaracak. Onu dinleyin.

Tesniye 18:17 RAB bana, 'Söyledikleri doğrudur' dedi.

Tesniye 18:18 'Onlara kardeşleri arasından senin gibi bir peygamber çıkaracağım. Sözlerimi onun ağzından işiteceksiniz. Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek.

Tesniye 18:19 Adıma konuşan peygamberin ilettiği sözleri dinlemeyeni Ben cezalandıracağım.

Matta 21:11 Kalabalıklar, «Bu, Celile'nin Nasıra kentinden İsa peygamber» diyordu.

Yuhanna 1:45 Filipus, Natanyel'i bularak ona, «Musa'nın Kutsal Yasa'da hakkında yazdığı, peygamberlerin de sözünü ettiği kişiyi, Yusuf'un oğlu Nasıralı İsa'yı bulduk» dedi.

Yuhanna 6:14 Halk, İsa'nın yaptığı mucizeyi görünce, «Gerçekten dünyaya gelecek olan peygamber budur» dedi.

Yuhanna 12:49 Çünkü ben kendiliğimden konuşmadım. Beni gönderen Baba'nın kendisi ne söylemem ve ne konuşmam gerektiğini bana buyurdu.

Yuhanna 12:50 O'nun buyruğunun sonsuz yaşam olduğunu biliyorum. Bunun için ne söylüyorsam, Baba'nın bana söylediği gibi söylüyorum.»

Elçilerin İşleri 3:19>20 Öyleyse, günahlarınızın silinmesi için tövbe edin ve Tanrı'ya dönün. Öyle ki, Rab size yenilenme fırsatları versin ve sizin için önceden belirlenmiş olan Mesih'i, yani İsa'yı göndersin.

Elçilerin İşleri 3:21 Tanrı'nın eski çağlardan beri kutsal peygamberlerinin ağzından bildirdiği gibi, her şeyin yeniden düzenleneceği zamana dek İsa'nın gökte kalması gerekiyor.

Elçilerin İşleri 3:22 Musa şöyle demişti: `Tanrınız olan Rab size, kendi kardeşlerinizin arasından benim gibi bir peygamber çıkaracak. O'nun size söyleyeceği her sözü dinleyin.

Elçilerin İşleri 3:23 O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrı'nın halkından koparılıp yok edilecektir.

Kitabı Mukaddes denilen yazmalarda geçen gelecek bir kişiye ait bir bildiri veya kehanet diyebileceğimiz yegane örneklerden biridir. Müslümanlar ve Hıristiyanlar arasında tartışma konusu olmuş ve olmayada devam etmektedir. Müslümanlara göre Musa tarafından bahsedilen Hz. Muhammed, Hıristiyanlara göre ise İsa'dır.

burada bahsedilenin İsa olamayacağını ortaya koyalım.

 

 

Öncelikle gelecek olan kişinin bir peygamber olduğu belirtildiğinden, peygamber kelimesinin ne anlama geldiğine bakalım.

 

kaynak: http://www.tdk.org.tr/

 

peygamber

isim, din b. (***) Farsça pey¦¥m-ber

İnsanlara Tanrı'nın buyruklarını bildiren, onları Tanrı yoluna, dine çağıran kimse, yalvaç, elçi, resul, nebi.

 

görüldüğü gibi peygamber Tanrının buyruklarını bildiren bir elçi olmaktadır, kısaca Hıristiyan kardeşlerimizin belirttiği gibi Tanrının kendisi veya Tanrının oğlu değildir, ayrıca kurban anlamınada gelmemektedir. Elimizde bulunan bize İncil olduğu savunulan bu yazmalara göre İsa öğretilerini bir peygamber olarak yapmıştır ve bir çok insanda onu bir peygamber olarak bilmektedir, fakat daha sonra kendisine verilen Tanrının oğlu gibi ünvanların sonunda Tanrının kendisi olduğu üzerine olan iddia mevkinede oturmuştur. Buradaki kehanetin İsa'yı belirttiği savunulmaktaysa İsa'nın öncelikle peygamber seviyesine çekilmesi gerekmektedir.

 

Aslında Musa'nın bu sözleri bahsettiği kişinin İsa olamayacağı örnekleriyle doludur, ne demektedir Musa,

 

Tesniye 18:15 Tanrınız RAB size aranızdan, kendi kardeşlerinizden benim gibi bir peygamber çıkaracak. ...

a- aranızdan, kendi kardeşlerinizden

b- benim gibi bir peygamber

 

öncelikle '' aranızdan, kendi kardeşlerinizden ''denirken ne söylenmek istendiğine bakalım. Burada hatırlamamız gereken Musa'nın İsrailoğullarına hitap ettiğidir. İsrailoğullarıda bir ulusun adıdır. Bu ulusta bir uzay gemisi ile bir başka gezegenden dünyamıza gelmemiştir, kısaca Adem ve Hava'dan oluşan bir millettir. Özellikle Musa'nın bu hitabını neden bir ulus seviyesinde almamız gerektiği üzerine açıklama yaparsak, şayet Musa, israiloğullarına kardeş bir başka ulustan bahsetmiyorsa cümleyi şöylesine kurabilirdi, '' aranızdan, benim gibi bir peygamber '' burada da hitap etmiş olduğu toplum israiloğulları olacaktı, fakat cümlenin böylesine kurulması ise bizim cümleden israiloğullarına kardeş bir ulus aramamıza mani olacaktı, kısaca çıkacak olan peygamber Musa'yı dinleyen insanların arasından veya soyundan çıkması gerekecekti. Fakat Musa sözünü kardeşlerinizden diyerek bir başka boyuta taşımıştır. Bu boyutta israiloğullarına kardeş bir boyuttan çıkacak bir peygamberi işaret etmektedir.

 

Şimdi İsrailoğullarına kardeş milletin kimler olabileceğine bakalım.

 

Yar.25: 19 İbrahim'in oğlu İshak'ın öyküsü:

 

Yar.25: 20 İshak Aramlı Lavan'ın kızkardeşi, Paddan-Aramlı Betuel'in

kızı Rebeka'yla evlendiğinde kırk yaşındaydı.

 

Yar.25: 21 İshak karısı için RAB'be yakardı, çünkü karısı kısırdı. RAB

İshak'ın yakarışını yanıtladı, Rebeka hamile kaldı.

 

Yar.25: 22 Çocuklar karnında itişiyordu. Rebeka, "Nedir bu başıma

gelen?" diyerek RAB'be danışmaya gitti.

 

Yar.25: 23 RAB onu şöyle yanıtladı:

"Rahminde iki ulus var,

Senden iki ayrı halk doğacak,

Biri öbüründen güçlü olacak,

Büyüğü küçüğüne hizmet edecek."

 

Yar.25: 24 Doğum vakti gelince, Rebeka'nın ikiz oğulları oldu.

 

Yar.25: 25 İlk doğan oğlu kıpkırmızı ve tüylüydü; kırmızı bir cüppeyi

andırıyordu. Adını Esav*fo* koydular.

D Not 25:25 "Esav": "Tüylü" anlamına gelir.

 

Yar.25: 26 Sonra kardeşi doğdu. Eliyle Esav'ın topuğunu tutuyordu. Bu

yüzden İshak ona Yakup*fö* adını verdi. Rebeka doğum yaptığında

İshak altmış yaşındaydı.

D Not 25:26 "Yakup": "Topuk tutar" ya da "Hileci" anlamına gelir.

 

Tevrat'ta olduğu iddia edilen eski antlaşma olarakta bilinin Kitabı Mukaddesin bu sayfasına baktığımızda, İbrahim'in iki oğlundan biri olan İshak'ın ikiz çocuk sahibi olduğunu okumaktayız. Bu ikiz çocukların ilkine Esav, ikincisinede ilginçtir, "Topuk tutar" ya da "Hileci" yada günümüz Türkçe'siyle üçkağıtcı anlamına gelen Yakup ismi verilmiş. O dönemden günümüze gelen ilk oğulluk hakkı vardır, Yakup ise ikinci doğduğu için doğum itibariyle bu haktan mahrumdur, kardeşine üstün olabilmesi içinde bu hakkı ondan alması gerekmektedir ve,

Yar.25: 29 Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve

bitkindi.

Yar.25: 30 Yakup'a, "Lütfen şu kızıl çorbadan biraz ver de içeyim. Aç

ve bitkinim" dedi. Bu nedenle ona Edom*fp* adı da verildi.

D Not 25:30 "Edom": "Kızıl" anlamına gelir.

Yar.25: 31 Yakup, "Önce sen ilk oğulluk hakkını bana ver" diye

karşılık verdi.

Yar.25: 32 Esav, "Baksana, açlıktan ölmek üzereyim" dedi, "İlk oğulluk

hakkının bana ne yararı var?"

Yar.25: 33 Yakup, "Önce ant iç" dedi. Esav ant içerek ilk oğulluk

hakkını Yakup'a sattı.

 

Yakup bir tas çorba karşılığı bu hakkı kardeşi Esav'dan almıştır. Daha sonra İsrailoğulları olarak anılmaya neden olan olay ise şöyle gelişir,

 

Yar.32: 1 Yakup yoluna devam ederken, Tanrı'nın melekleriyle karşılaştı.

Yar.32: 25 Yakup'u yenemeyeceğini anlayınca, onun uyluk kemiğinin

başına çarptı. Öyle ki, güreşirken Yakup'un uyluk kemiği çıktı.

Yar.32: 26 Adam, "Bırak beni, gün ağarıyor" dedi.

Yakup, "Beni kutsamadıkça seni bırakmam" diye yanıtladı.

Yar.32: 27 Adam, "Adın ne?" diye sordu. "Yakup."

Yar.32: 28 Adam, "Artık sana Yakup değil, İsrail*fm* denecek" dedi,

"Çünkü Tanrı'yla, insanlarla güreşip yendin."

D Not 32:28 "İsrail": "Tanrı'yla güreşir" anlamına gelir.

 

o günden sonra Yakup artık İsrail'dir. Yakup'un ismi artık israil olduğundan dolayı, iki karısı ve iki karısınında kendisine vermiş olduğu birer cariyeden kısaca dört karısından doğan oniki oğul önce İsrail'in oniki oymağı ve israiloğulları olarak anılır. Kısaca Yakup israildir ve onun çocuklarıda bundan dolayı onun oğulları olduğu anlamına gelen israiloğulları olarak anılagelmiştir. Musa'nın israiloğullarına hitabında dolayısı ile israil'e yaptığı hitapta gelecek olan peygamberin İsrail'e yani Yakup'a kardeş olması gerekmektedir. Bu anlamda baktığımızda Yakup'un ikiz kardeşi Esav vardır belirtilmek istenen o olabilir, denilebilir. Bu aşamada Esav ve soyu için böylesi bir tesbitte bulunabilirmiyiz dersek,

 

Ova.1: 18 Yakup soyu ateş, Yusuf soyu alev, Esav soyu anız olacak. Onları yakıp yok edecekler. Esav soyundan kurtulan olmayacak." RAB böyle diyor

 

evet, Esav'ın soyu hakkında olan bilgim şimdilik bu kadar, görüldüğü gibi Esav'ın soyunun biteceği üzerine ortada Tanrı tarafından verilmiş bir söz vardır. Bu sözden yola çıktığımızda, israil'e yani Yakup'a baba tarafından kardeş aramak zorunda kalmaktayız ki, bu zorunlulukta bizi İshak'ın yani Yakup'un babsının kardeşi İsmail'e, İsmail ise bizi günümüz araplarına ulaştırmaktadır. Konunun devamında, bir başka bakış açısıyla İsa'nın söylediklerinide göz önüne aldığımızda söylediklerimiz daha rahat anlaşılabilir sanırım.

 

 

Musa sözlerinin devamında ise '' benim gibi bir peygamber '' demektedir, bizce bir diğer önemle düşünülmesi gereken nokta budur. Şimdi İsa'nın babasız birinden doğduğu inancında olan birine,

 

- İsa gibi bir başka insan örneği varmıdır? diye sormuş olsanız, cevab hayır olacaktır değilmi, neden çünkü O annesi olup babasız doğmuş biridir, kısaca O'nun gibi olduğu savunulan başkaca bir örnek yoktur. Peki durum buyken herhangi biri çıkıp hangi hakla İsa, Musa gibidir diyebilir, denemez değilmi, çünkü Musa'yı ve İsa'yı ayıran en büyük özelliklerden biri, İsa'nın babasız doğmasıdır. Öncelikle doğum itibariyle İsa, Musa gibi değildir.

 

Diğer taraftan Musa halkına hem peygamberlik hemde krallık yapmış biridir. İsa'nın ikinci gelişinde krallık yapacağına inanmak onu ne kadar Musa gibi yapar. Özellikle Musa peygamberlik ve krallık yapmış olduğu döneminde halkına yeni yasalar sunmuştur, İsa'nın ise,

Mat.:5:17

«Kutsal Yasa'yı ya da peygamberlerin sözlerini geçersiz kılmak için geldiğimi sanmayın.

Ben geçersiz kılmaya değil,

tamamlamaya geldim.

 

Musa'ya verilen bu yasaların haricinde yeni yasalarla gelmemiş olduğunu görmekteyiz. Demekki İsa bu konuda da Musa gibi değildir.

 

Musa ve İsa arasındaki en büyük benzersizliği ise hıristiyan kardeşlerimizin kendi inançları oluşturmaktadır, İsa insanların günahlarına karşı verilen bir kurban olarak gönderilmiştir. Musa'nın böylesine bir misyonu olmadığını bilmekteyiz, demekki bu konuda da Musa, İsa gibi değildir.

 

Bunların haricinde genel olarak Musa'nın normal yollarla öldüğünü ve vucudunun dünyada kaldığınıda bilmekteyiz, diğer taraftan hıristiyan inanca göre İsa, Musa gibi ölmemiş ayrıca gökyüzüne alınmıştır, kısaca bu konuda da İsa, Musa gibi değildir. İsa ve Musa arasındaki benzersizlikler genel hatlarıyla bunlardır, sanırım bu benzersizlikleri uzatabilmekte mümkündür. Bizce Musa'nın bildirmiş olduğu peygamberin İsa'mı yoksa birbaşkasımı olduğunu anlamamız için Musa'nın diğer söyledikleride önemlidir.

 

Tesniye 18:18 ...Kendisine buyurduklarımın tümünü onlara bildirecek.

 

bu ortaya ilginç bir tesbit çıkarabilir, burada verilen anlamdan peygamberlerin bildiklerini halka anlatmaları gerekmektedir gibi anlam vardır. Veya meseleye şöylede yaklaşabilirsiniz, Tanrının gönderdiği peygamberler İsa ile sonmu bulmuştur. Şayet peygamberlik dönemi İsa ile kapanmışsa ortaya çıkan gerçek Tanrı söyleceklerini insanlara iletmiş, insanlardan bunlara uymasını beklemektedir, kısaca İsa'dan sonra bir başka peygambere ihtiyaç yoktur. Sorular bu aşamaya geldiğinde bu sefer İsa'nın neler söylediğine bakmamız gerekmektedir.

 

Yu.16: 12 "Size daha çok söyleyeceklerim var, ama şimdi bunlara dayanamazsınız.

 

İncil diye sunulan ve yeni antlaşma diyede belirtilen bu kitaba göre İsa insanlara dayanamayacakları için bilmeleri gereken tüm bilgileri vermemiştir. Bunun yanında İsa kendisinin gitmesi halinde '' parakletos '' u gönderceğini söyler, müslüman kardeşlerimiz ise '' Yu.14: 16-17 ve Yu.15: 26 'da geçen parakletos kelimesinden bahsedilenin Hz. Muhammed olduğu üzerine iddiaları varsada, şuan beni pek alakadar etmemektedir.

 

Yu.14: 16-17 Ben de Baba'dan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı, Gerçeğin Ruhu'nu verecek. Dünya O'nu kabul edemez. Çünkü O'nu ne görür, ne de tanır. Siz O'nu tanıyorsunuz. Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.

 

Yu.15: 26 "Baba'dan size göndereceğim Yardımcı, yani Baba'dan çıkan Gerçeğin Ruhu geldiği zaman, bana tanıklık edecek.

Yu.16: 13 Ne var ki O, yani Gerçeğin Ruhu gelince, sizi tüm gerçeğe yöneltecek. Çünkü kendiliğinden konuşmayacak, yalnız duyduklarını söyleyecek ve gelecekte olacakları size bildirecek.

 

Yu.16: 14 O beni yüceltecek. Çünkü benim olandan alıp size bildirecek.

 

Bence ortada olan gerçek, bu kelime üzerinde oynanmış olduğu açıktır, nedenmi, İsa açıkca kendinden sonra gelecek birinden bahsetmektedir ve ilginçtir genelde böylesine karekterler genelde peygamber olarak belirtilirsede, ilginçtir burada yardımcı olarak belirtilmiştir. Diğer taraftan yardımcı ve gerçeğin ruhu arasına virgül koyduğunuz zaman ve kaldırdığınız zaman ortaya anlam farklılıları çıkmaktadır. Örneğin Yu.14: 16-17'de geçen cümleyi kendilerinin eklemiş olduğu virgül ile okursak, Yardımcı gelecek ve insanlara gerçeğin ruhunu verecektir. Aynı anlamı Yu.15: 26'de geçen cümleyede uygulayabiliriz, yardımcı gelecektir ve yardımcıyla beraber Tanrıdan gelecek olan gerçeğin ruhuyla insanlar İsa'ya veya İsa'nın anlatmaya çalışıp anlatamadığı tanrının gerçeğine iman edeceklerdir.

 

Diğer taraftan Yu.16: 13'e baktığımızda ortada yardımcı falan yok, gelecek olan yanlızca gerçeğin ruhudur. Gerçeğin ruhunun hangi anlamda kullanıldığını anlamak için ise, bakmamız gereken lar,

1.Yu.4: 2 İsa Mesih'in beden alıp dünyaya geldiğini kabul eden her ruh Tanrı'dandır. Tanrı'nın Ruhu'nu bununla tanıyacaksınız.

 

1.Yu.4: 3 İsa'yı kabul etmeyen hiçbir ruh Tanrı'dan değildir. Böylesi, Mesih Karşıtı'nın ruhudur. Onun geleceğini duydunuz. Zaten o şimdiden dünyadadır.

1.Yu.4: 6 Bizse Tanrı'danız; Tanrı'yı tanıyan bizi dinler, Tanrı'dan olmayan dinlemez. Gerçeğin Ruhu'yla yalan ruhunu böyle ayırt ederiz.

 

bu ların yaptığı açıklamaya göre, gerçeğin ruhu iman edenlerin ruhu anlamındadır. Bu larda iman edenlerin ise '' İsa Mesih'in beden alıp dünyaya geldiğini kabul eden her ruh Tanrı'dandır. '' diye inanması gerekmektedir. Kısaca tanrının kelamının İsa'da vucud bulmasına inanan herkes veya her ruh Tanrıdandır. Kişilerin Tanrıdan olup olmadığınıda bu inancıyla tanıyacaksınız, denmektedir, diğer taraftan '' Tanrı'nın Ruhu'nu bununla tanıyacaksınız. '' bu cümledeki anlam ile Tanrının kendine ait ruhu böyle tanıyacaksınız anlamı yüklerseniz bizce çok saçma bir anlam olur.

 

Ortadaki bu ya göre İsa Mesih'in Allah-ı Tealanın bir kelamıyla beden alıp dünyaya geldiği üzerine müslümanlarda iman etmektedirler. Bu anlamda müslümanlarda Tanrıdan bir ruh'tur tanımlamasının içerisine alınabilirler. Burada açıklama getirilmeyip söylenen, İsa'nın babasız doğduğuna inanmayanlar Tanrıdan değildir, diğer taraftan İsa'nın Tanrının bir kelamı olduğuna inananlar ise Tanrıdandır ve o gerçeğin ruhunu taşımaktadır. Bu açıklamayı yaptığımızda ortaya çıkan anlam ise iman edenleri inancı, İsa Tanrının kelamıyla anasının karnında beden alıp doğmuştur, yani babasızdır, işte bu gerçeği kabuledenlerde gerçeğin ruhunu taşımaktadırlar, çünkü inanılan gerçek budur.

 

Yu.14: 16-17, Yu.15: 26 ve Yu.16: 13'de verilmek istenen mesaja baktığımızda karmaşaya çevrilmiş anlamlarla karşılaşmaktayız. Kimileri yardımcıyla gerçeğin ruhunun ayrı birer tanım olduğunu savunabilecek anlamın haricinde ikisinin tek bir varlık olduğunu savunacak anlamda verilmiştir. Diğer taraftan 1.Yu.4: 2, 1.Yu.4: 3 ve 1.Yu.4: 6'da geçen anlatıma baktığımızda sorun berraklaşmakta, gerçeğin ruhunun Tanrının gerçeklerini kabul edenlere dendiğini görmekteyiz. Veya herkes kendi doğrularına inanan kişiyi gerçeğin ruhu olarak tanımlayabilir. Burada önemli olan gerçeğin ruhuna yükleyeceğiniz anlamdır, mesela 1.Yu.4: 2'deki cümleye İsa'nın ikiziyle doğduğuna inanan Tanrıdandır ve gerçeğin ruhunu taşıyor dersiniz, tanımayanıda yalancı ruh olarak tanımlarsınız.

 

Yu.14: 16-17, Yu.15: 26 ve Yu.16: 13'de İsa'nın bizce söylemek istediği ise insanlara gerçeği yani Allah-ı Tealanın mesajını kabul ettrecek birinin gelmesi veya gönderilmesidir. İsa'nın, Yu.15: 26 "Baba'dan size göndereceğim Yardımcı,... 'daki anlam ise İsa'nın görevinin bitmesi ve yukarı alınmasıyla sıranın bir başkasına geleceği anlamıda olabilir. Tabi yazmalar herkesin kafasına göre karaladığı yazılar olunca böylesi tahmin yapmaktan başka bir seçeneğimiz kalmamaktadır.

 

Fakat, Musa'nın israiloğullarına hitabında kardeşlerinizden benim gibi bir peygamber çıkacak diye belirttiği ve bunun İsa'nın döneminde de gerçeklememiş olduğunu İsa'nın şu sözlerinde görmek mümkündür.

 

Mat.21: 43 "Bu nedenle size şunu söyleyeyim, Tanrı'nın Egemenliği sizden alınacak ve bunun ürünlerini yetiştiren bir ulusa verilecek.

 

Görüldüğü gibi İsa'da Tanrının egemenliğinin bir başka ulusa verileceğinden bahsetmektedir. Müslüman kardeşleriminde pek farkında olmadıkları önemli bir cümledir. Öneminin yanında yine Kitabı Mukaddes yazarları tarafından da anlamından saptırılmaya çalışılmıştır nasılmı,

Mat.21: 44 "Bu taşın üzerine düşen, paramparça olacak; taş da kimin üzerine düşerse, onu ezip toz edecek."

Mat.21: 45 Başkâhinler ve Ferisiler, İsa'nın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.

 

Ortada olan gerçek Mat.21: 45'de geçen yorum İsa'ya ait değil kimin yazdığından emin olunamayan yazarlardan birine aittir. Yinede yapılan yorumun maksatlı olduğunu İsa'nın söylediği varsayılan '' ulus '' kelimesinden yola çıkıp anlayabiliriz. Kullanılan kelime '' ethnos {eth'-nos}

'' bu yazmalarda 164 kere kullanıldığı kabul edilen bu kelimeye KJV İngilizce çeviri şu anlamları vermiştir.

 

Gentiles 93, nation 64, heathen 5, people 2

 

Gentiles, putperest, gerçek Tanrıya tapmayan yabancı milletler anlamına gelmektedir. Bu kelimenin kullanılmış olduğu ya en güzel örnek olarak ise,

 

Mat.10: 5 İsa Onikiler'i şu buyrukla halkın arasına gönderdi: "Öteki ulusların arasına girmeyin. Samiriyeliler'in kentlerine de uğramayın.

 

bu yı gösterebiliriz. bu İsa'nın öğrencilerini görevlendirmesinde vermiş olduğu tavsiyedir. Kelimenin diğer verilmiş anlamlarına bakarsak,

nation

1. i. millet, ulus; budun, kavim. nation-vide s. bütün millete ait. maritime nation denizci millet, denizden geçinen millet. most favored nation bak. favor. ,ulus.

2. millet. ulus.

3. ulus. millet. devlet. memleket. halk. budun.

4. millet.

heathen

1. (i). (çoğ. heathen, hea thens) (s). putperest kimse; dinsiz kimse; (s). dinsiz, barbar, kâfir. heathendom (i). putperestler ülkesi, putperestlik âlemi. heathenism (i). putperestlik, dinsizlik. heathenish (s). dinsiz, putperestlere yakışır; barbar.

2. putperest. dinsiz.

3. putperest / dinsiz kişi.

people

1. halk. insanlar. eller. ulus. millet. aile fertleri. herkes. elalem. insan yerleştirmek.

2. insanlar. kalabalık. halk. kişi. kimse. millet. ulus. aile üyeleri. akrabalar.

3. halk. ahali. nüfus. ulus. millet. kavim. ırk. tebaa. taraftar. aile. bir kimsenin yakınları. insanlar. insan doldurmak. insan yerleştirmek. budun. alem.

 

tercümanlar kelimeye çoğunlukla putperest ulus anlamı vermiştir, diğer yandan azda olsa, putperest kişiler içinde kullanılmış olması ilginçtir, zaten tercümanların genelde vermiş oldukları anlam ile '' Gentiles '' putperest millet olarak karşımıza çıkmaktadır. Sanırım kelimedeki bu anlamı anladıktan sonra İsa'nın verdiği mesajı daha rahat anlayabiliriz, tekrardan bakalım ne söylemekte,

 

Mat.21: 43 "Bu nedenle size şunu söyleyeyim, Tanrı'nın Egemenliği sizden alınacak ve bunun ürünlerini yetiştiren bir ulusa verilecek.

 

görüldüğü gibi İsa Tanrının egemenliğinin israiloğullarından alınıp putperest bir topluma verileceğine söylemektedir. Diğer taraftan İsa'nın bu sözüne ek olarak, '' Mat.21: 45 Başkâhinler ve Ferisiler, İsa'nın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar. '' diyen yazar bu not düşmesiyle mesajı anlamından çıkarmaya çalışmıştır, Başkahinlerin ve Ferisilerin bu sözden kişisel olarak alınmalarına gerek yoktur, çünkü Tanrının egemenliğinin verileceği söylenen toplum '' ethnos {eth'-nos} '' yani israiloğullarının dışında bir başka toplum '' ethnos {eth'-nos} '' kelimesiyle belirtilmiştir. Kısaca İsa kızım sana söylüyorum gelinim sen işit gibi bir cümle kullanmamış direk olarak, israiloğullarına yola gelmezlerse bu hak o dönem putperest olan başka bir ulusa verilecektir demiştir.

 

Evet ortada Musa tarafından verilen bir peygamber müjdesi vardır, İsa dönemine geldiğimizde ise, İsa Yu.14: 16-17, Yu.15: 26 ve Yu.16: 13'de geçtiği gibi kendisinin gitmesi halinde yardımcı veya gerçeğin ruhu dediği, aranızda ve içinizde olacakla karmaşaya dönen bir mesajının haricinde İsrailoğullarına '' Tanrı'nın Egemenliği sizden alınacak ve bunun ürünlerini yetiştiren bir ulusa verilecek. '' demekteyse, ortaya çıkan soruya Kitabı Mukaddes'e inandığını söyleyenlerin cevap vermesi gerekir, İsa'nın bir başka ulus olarak bahsettiği bu ulus hangi ulustur, İsa'nın bu söze yerine gelmişmidir, yoksa gerçekleşmemiş bir bildirimidir, diğer taraftan İsa'nın bu sözü Tanrının egemenliği hakkının İsrailoğullarında veya herhangi bir ulusta olamayacağının haricinde, bunun ürünlerini yetiştirecek uluslarda değilmidir?

 

Özetlersek, Musa tarafından bahsedilen peygamber İsa dönemine geldiğimizde İsa tarafından da belirtilmiştir, kısaca İsa tarafından da belirtilmekteyse Musa tarafından belirtilen kişinin İsa olmadığını anlamamız gerekir. Musa ve İsa'nın gelecek kişi hakkında neler söylediklerini bir bütün ile anlamak zorundayız. Kabul etmemiz gereken bir diğer gerçek ise, bahsedilen peygamberin sıradan bir peygamber olmadığıdır, çünkü Musa ile İsa arasında geçen dönemde bir çok peygamber gönderilmiştir. Yanlızca Musa'nın söylediklerinden yola çıkarsak bu peygamberin Davut olduğuda savunulabilirsede, Kitabı Mukaddes Davut'u peygamber olarak görmemektedir.

 

İsa'nın sözlerini Musa'nın sözleriyle tamamladığımızda ortaya çıkan gerçek gelecek olan peygamber Tanrının egemenliğini israiloğullarından alıp putperest bir topluma verilmesine vesile olacak peygamberdir. Hıristiyan kardeşlerimiz beğenmesede ortadaki deliller Hz. Muhammed'i işaret etmektedir. Ayrıca Kitabı Mukaddesi karıştırdıkca Hz. Muhammed'i belirten delillerin çoğalmasını ise ilginç

 

Konuyla alakasız gözüksede İsa'nın bir sözünü daha dikkatinize sunmak istemekteyim,

 

Yu.14: 12 Size doğrusunu söyleyeyim, benim yaptığım işleri, bana iman eden de yapacak; hatta daha büyüklerini yapacaktır. Çünkü ben Baba'ya gidiyorum.

 

evet İsa kendisine iman edenlerin kendisinin yaptığı işlerin daha büyüğünü yapacağını belirtmiştir. Aslında soru bir peygamber için büyük iş nedir diye sormak gerekir, İsa'nın ve bazı diğer peygamberlerin ölmüş insanları bile Allah-ı Tealanın izniyle yaşama döndürdüklerini bilmekteyiz, kısaca insanların bu yaşama döndürülmesindeki amaç bu tür mucizeleri görenlerin iman etmelerinin kolaylaştırılmasıdır, durum bu olduğu halde yinede bu tür mucizeleri görenlerden iman etmeyenler olmuştur. Olaya bu açıdan baktığımızda bir peygamber için yapabileceği en büyük iş yaşadığı dönemde insanları doğru yola getirebilmesidir. Yine bu yaklaşımın ortaya koyduğu gerçek, İsa'dan sonra İsa'nın öğretilerine iman eden gerçek kişinin Hz.Muhammed olduğu ortaya çıkar. Çünkü Hz. Muhammed yaşadığı dönemde hiçbir peygamberin başarılı olamadığı derecede ümmetini çoğaltmış bir peygamberdir.

 

Ne alaka, aslında Hz. Muhammed İsa'yı bir anlamda inkar etmiştir diyen bir hıristiyansanız, o zaman sizden isteyeceğimiz, buyrun bize İsa'nın yaptıklarını sizde tekrar ederek bize O'na iman ettiğinizi isbat edin demek düşmekte.

 

 

 

 

 

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sayin gercek yazin icin tsk ederim. cok güzel yazmissin. islerimin yogunlugundan solayi simdilik cevap yazmiyacagim fakat aksam dönüste cevap verecegim. umarim anlayisla karsilarsin.

 

kutsal kitabi bastan sona okumanizi tavsiye ediyorum daha sonra kurani kerimi de bir kez daha okumanizi istiyorum.

 

esenlikler.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Sayin gercek yazin icin tsk ederim. cok güzel yazmissin. islerimin yogunlugundan solayi simdilik cevap yazmiyacagim fakat aksam dönüste cevap verecegim. umarim anlayisla karsilarsin.

 

kutsal kitabi bastan sona okumanizi tavsiye ediyorum daha sonra kurani kerimi de bir kez daha okumanizi istiyorum.

 

esenlikler.

tavsiyen için saolda bence sende bu tavsiyeye uy ben uydum ve okudum ve şundan emin ol burda kendi kitabını yeniden keşfedecen:D
İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Merhaba, Okudugunuza sevindimde bir gecede bir meali nasil okudunuz anlamis degilim :) Gelelim konunuza. suanda kaynak olarak verdiginiz kutsal kitabin degismedigine inaniyormusunuz.? inanmiyorsaniz Ne zaman degistirildigini ve kimler tarafindan degistirildigini göstermenizi istiyorum.?İncil'den ayet gösteriyorsanız, İncil'i mantıksal olarak kabul ediyorsunuz demektir, hem ayet gösterip hem kabul etmiyorsanız saçmalıyorsunuz, kendi iddianızı çürütüyorsunuz demektir, kendi bindiğiniz dalı kesiyorsunuz demektir,

 

Sorulması gereken soru bunlardir.?

 

  • İslam peygamberinin ilahiliğinin dayandığı bir köken var mıdır?
  • İslam peygamberinin Tevrat, Zebur, İncil'de anlatılan Tanrı ile bağlantısını gösteren - ispatlayan - iddia eden İslam İnancı kutsal kitabı dışında bir kaynak var mıdır?
  • Eğer yoksa?

Yuhanna 14:16-17 “Ben de Baba'dan dileyeceğim. O sonsuza dek sizinle birlikte olsun diye size başka bir Yardımcı, Gerçeğin Ruhu'nu verecek. Dünya O'nu kabul edemez. Çünkü O'nu ne görür, ne de tanır. Siz O'nu tanıyorsunuz. Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır.”

 

Yuhanna 14:26 “Ama Baba’nın benim adımla göndereceği Yardımcı, Kutsal Ruh, size her şeyi öğretecek, bütün söylediklerimi size hatırlatacak.”

 

Gerçeğin Ruhu olan Paraklitos sonsuza dek bizimle birlikte olacak. Dünya O’nu kabul edemez, çünkü O’nu ne görür ne de tanır. Çünkü O aranızda yaşıyor ve içinizde olacaktır. Burada bahsedilen kişi İslam Peygamberi olamaz. İslam Peygamberi aramızda yaşamıyor veya içimizde değil.

 

Bu iddiada bulunan kişiler kendi peygamberleri olan İslam Peygamberi’e de bu iddialarıyla hakaret etmiş oluyorlar. Kutsal Ruh’u gören veya tanıyan yok. Kutsal Ruh’u sadece yaşamını Mesih’e adamış olanlar tanır. Kutsal Ruh aramızda yaşıyor ve sonsuza dek içimizde olmaya devam edecek. Bu şekilde Kutsal Ruh herşeyi bize öğretecek ve İsa’nın bütün sözlerini bizlere hatırlatacak.

Yasanın Tekrarı 33:2 “RAB Sina Dağı'ndan geldi, Halkına Seir'den doğdu Ve Paran Dağı'ndan parladı. On binlerce kutsalıyla birlikte geldi, Sağ elinde halkı için alev alev yanan ateş vardı.”

Habakkuk 3:3 “Tanrı Teman'dan, Kutsal Tanrı Paran Dağı'ndan geldi.”

 

Bazı Müslümanlar Musa’nın Sina Dağı’ndan, İsa’nın Seir Dağı’ndan ve İslam Peygamberi’nin de Paran Dağı’ndan geldiğini ve On binlerce kişinin ise İslam Peygamberi’nin savaşlarından birisinde yanındaki onbin askerden bahsetmekte olduğunu iddia ederler!

 

Burada bahsedilen kişi Tanrı’nın ta kendisidir. Bu iddiada bulunanlar Tanrı’ya, Musa’ya, İsa’ya ve İslam Peygamberi’e hakaret etmiş olurlar.

 

Bu iddianın temellerine baktığımızda XIX. Yüzyılda yaşamış bir coğrafya uzmanının yapmış olduğu araştırmalar sonucunda Paran Dağı’nın Mekke’de Teman Dağı’nın da Medine’de olduğunu ileri sürmüştür.

 

Paran Dağı Mekke’de değildir. Paran Dağı Mekke’den 1000 km kadar uzaktadır. İsrailliler’in çöldeki hareketleri sırasında Paran Dağı’ndan çok söz edilir.

 

Yasanın Tekrarı 1:1 “Şeria Irmağı'nın doğu yakasındaki çölde, Suf'un karşısında Arava'da, Paran ile Tofel, Lavan, Haserot, Di-Zahav arasında Musa İsrailliler'e şunları anlattı.”

Çölde Sayım 10:12 İsrailliler de Sina Çölü'nden göç etmeye başladılar. Bulut Paran Çölü'nde durdu.

Çölde Sayım 12:16 “Bundan sonra halk Haserot'tan ayrılıp Paran Çölü'nde konakladı.”

Çölde Sayım 13:3, 26 “Musa RAB'bin buyruğu uyarınca Paran Çölü'nden adamları gönderdi. Hepsi İsrail halkının önderlerindendi…. Paran Çölü'ndeki Kadeş'e, Musa'yla Harun'un ve İsrail topluluğunun yanına geldiler. Onlara ve bütün topluluğa gördüklerini anlatıp ülkenin ürünlerini gösterdiler.”

 

Eğer Paran Mekke’de olsaydı Musa’nın Paran’dan (ayet 3) Kenan’a yolladığı on iki casus (ayet 21-22) nasıl olur da 40 gün gibi kısa bir sürede Kenan diyarının dört bir köşesine gidip üzüm toplayıp(ayet 23) sonra bu üzümleri taze bir şekilde (ayet 27) Musa’ya getirebilirlerdi? 1000 km gidiş, 1000 km de dönüş olduğunu hesaplarsanız üzümlerin tazeliklerini korumaları imkansızlaşırdı. Bu nedenle Paran Dağı’nın Mekke’de olmadığını söyleyebiliriz. Yahudiler Vaftizci Yahya’ya ‘Sen beklediğimiz peygamber misin?’ diye sorunca Vaftizci Yahya ‘Hayır’ cevabını verdi. (Yuhanna 1:21).

 

Müslümanlar Yuhanna kitabının Mesih’in Tanrılığı konusundaki tanıklığını reddettikleri halde aynı bölümün bir kaç ayet sonrasında anlatılan Vaftizci Yahya’nın sözlerinde İslam Peygamberi’den bahsedildiğini iddia etmekteler. Yuhanna 1:1, 2, 14, 18, 34, 49 açık bir şekilde İsa Mesih’in Tanrı olduğunu söyler. Fakat Müslümanlar burada beklenen peygamberin İslam Peygamberi olduğunu iddia etmektedirler.

 

Bu Peygamber’in kökeni aslında Yasa’nın Tekrarı 18:15’e dayanmaktadır: “Tanrınız RAB size aranızdan, kendi kardeşlerinizden benim gibi bir peygamber çıkaracak. Onu dinleyin.” Bu peygamberlikte bahsedilen kişinin kimliği Elçilerin İşleri 3:11-26’da açıklanmaktadır: “Adam, Petrus'la Yuhanna'ya tutunuyordu. Bütün halk hayret içinde Süleyman'ın Eyvanı denilen yerde onlara doğru koşuştu. Bunu gören Petrus halka şöyle seslendi: “Ey İsrailliler, buna neden şaştınız? Neden gözlerinizi dikmiş bize bakıyorsunuz? Kendi gücümüz ya da dindarlığımızla bu adamın yürümesini sağlamışız gibi...! İbrahim'in, İshak'ın ve Yakup'un Tanrısı, atalarımızın Tanrısı, Kulu İsa'yı yüceltti. Siz O'nu ele verdiniz. Pilatus O'nu serbest bırakmaya karar verdiği halde, siz O'nu Pilatus'un önünde reddettiniz. Kutsal ve adil Olan'ı reddedip bir katilin salıverilmesini istediniz. Siz Yaşam Önderi'ni öldürdünüz, ama Tanrı O'nu ölümden diriltti. Biz bunun tanıklarıyız. Gördüğünüz ve tanıdığınız bu adam, İsa'nın adı sayesinde, O'nun adına olan imanla sapasağlam oldu. Hepinizin gözü önünde onu tam sağlığa kavuşturan, İsa'nın aracılığıyla etkin olan imandır. “Şimdi ey kardeşler, yöneticileriniz gibi sizin de bilgisizlikten ötürü böyle davrandığınızı biliyorum. Ama bütün peygamberlerin ağzından Mesihi'nin acı çekeceğini önceden bildiren Tanrı, sözünü bu şekilde yerine getirmiştir. Öyleyse, günahlarınızın silinmesi için tövbe edin ve Tanrı'ya dönün. Öyle ki, Rab size yenilenme fırsatları versin ve sizin için önceden belirlenen Mesih'i, yani İsa'yı göndersin. Tanrı'nın eski çağlardan beri kutsal peygamberlerinin ağzından bildirdiği gibi, her şeyin yeniden düzenleneceği zamana dek İsa'nın gökte kalması gerekiyor. Musa şöyle demişti: ‘Tanrınız Rab size, kendi kardeşlerinizin arasından benim gibi bir peygamber çıkaracak. O'nun size söyleyeceği her sözü dinleyin. O peygamberi dinlemeyen herkes Tanrı'nın halkından koparılıp yok edilecektir.' “Samuel ve ondan sonra konuşan peygamberlerin hepsi bu günleri duyurdu. Sizler peygamberlerin mirasçıları, Tanrı'nın atalarınızla yaptığı antlaşmanın mirasçılarısınız. Nitekim Tanrı İbrahim'e şöyle demişti: ‘Senin soyunun aracılığıyla yeryüzündeki bütün halklar kutsanacak.' Tanrı, sizleri kötü yollarınızdan döndürüp kutsamak için Kulu'nu ortaya çıkarıp önce size gönderdi.”

 

Musa ile İslam Peygamberi arasındaki en büyük farklardan birisi Musa’nın İbrani halkına, İslam Peygamberi’nin de Arap halkına mensup olmasıydı. Tevrat’taki bu peygamberlikte “Tanrınız RAB size aranızdan, kendi kardeşlerinizden benim gibi bir peygamber çıkaracak” diyor. Musa ‘Size aranızdan, kendi kardeşlerinizden benim gibi bir peygamber’ diyor.

 

İslam Peygamberi Yahudi değildi. Bu ayetlerin İslam Peygamberi’le ilgili olduğunu söylemek İslam Peygamberi’nin Yahudi olduğunu söylemektir. Bu konuda İslam Peygamberi’nin Musa’ya hiçbir benzerliği ya da yakınlığı bulunmamaktadır. İsa Mesih ise Yahudi olarak doğmuştur ve Musa ile aynı soydan gelmektedir. Birçok yönden de Musa’ya benzemektedir. Her ikisi de yoksul ortamlarda doğmuş ve yetkililer her ikisini de bebekken öldürmeye çalışmışlardır (Mısırdan Çıkış 1:15-16, 22, Matta 2:13) ama her ikisi de ölümden kurtarılmıştır (Mısırdan Çıkış 2:2-10, Matta 2:13). Musa 40 yıl denenmiş, hazırlanmıştır. İsa da 40 gün denenmiş, hazırlanmıştır (Mısırdan Çıkış 7:7, Matt 4:1); Her ikisi de halkını kölelikten kurtarmıştır ((Mısırdan Çıkış Kitabının Tümü, Yuhanna 8:32-36); Deniz onlara itaat etmişti (Kızıl Deniz, Mısırdan Çıkış 14:21 Galile Denizi, Matta 8:26); Her ikisi de Tanrı’yla yüzyüze görüştü (Mısırdan Çıkış 33:11 Matta 17:3); Her ikisinin de yüzü parlıyordu (Mısırdan Çıkış 34:29 Matta 17:2); Her ikisi de günahtan dolayı öldüler (Çölde Sayım 20:12, Yeşaya 53, Yuhanna 1:29, 10:15).

 

Romalılar 3:21-26 “Ama şimdi Yasa'dan bağımsız olarak Tanrı'nın insanı nasıl aklayacağı açıklandı. Yasa ve peygamberler buna tanıklık ediyor. Tanrı insanları İsa Mesih'e olan imanlarıylaaklar. Bunu, iman eden herkes için yapar. Hiç ayrım yoktur. Çünkü herkes günah işledi ve Tanrı'nın yüceliğinden yoksun kaldı. İnsanlar İsa Mesih'te olan kurtuluşla, Tanrı'nın lütfuyla, karşılıksız olarak aklanırlar. Tanrı Mesih'i, kanıyla günahları bağışlatan ve imanla benimsenen kurban olarak sundu. Böylece adaletini gösterdi. Çünkü sabredip daha önce işlenmiş günahları cezasız bıraktı. Bunu, adil kalmak ve İsa'ya iman edeni aklamak için şimdiki zamanda kendi adaletini göstermek amacıyla yaptı.”

 

Esenlikler.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Kuranı Kerim-i okunmasını tavsiye etmişsiniz demekki sizde okudunuz ??

Peki ozaman neden söylediklerinizle çelişiyorsunuz ??

Kuranı kerimdeki ayetleri görmediniz mi ?

Mantıksal olrak kabul etmişsiniz diyorsunuz..

Müslümanlar zaten incili tevratı hiç inkar etmediler ki..

Eğer Kuran dan zerre anlasaydınız bu cğmleyi kullanmazdınız dediğim gibi zaten inanıyoruz İncil e hak kitaptır..

Ama tahhrif te edilmiştir bu gerçeği araştırmacı saygı değer bilim adamlarınız bile kabul etti arkadaşım..Günümüz koşullarında tıkanmış olan kilise evrensel bir hristiyanlık oluşturma çabasında değil mi acaba ?

Hristiyanlıkta reformlar halen yapılmıyormu alın size kim oldularını söylüyorum..

Bunları göremiyecek kadar kör olamaz herhalde insan..

Günümüzde bile kilise tarafından halen Hristiyanlık tahribata uğratılmıyor mu acaba ?

Kuranı anlamadan müslümanlara sanki inanmıyormuş gibi çamur atmayın incile iman etmeyen müslüman dinden çıkar ayetlerle sabit açın bakın Kurana..

Esas saçmalamaktan siz vaz geçin akşama kadar google dan kuranda çelişkiler diye aratacağınıza islamiyetin güzellilerini araştırın..

Amma velakin tek haklı konunuz var oda bizim müslüman kardeşlerimizi ağınıza düşürerek(yine sizden kaynaklanıyor) buralarda islamiyet adına yanlış yorumlar yaptırmanızdır.

Mesela sanki İncile inanamayan bir Müslüman topluluğu varmış gibi göstermeniz.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

benim anlamadıgım iki yazıyıda okudum ben orada islam peygamberine atfen işte gelecek denen bir şey görmedim bilmiyormusunuz isa mesih şöyle diyor ilk ve son benim benden sonra kimse gelmiyecek diyor her şeyi yazarken bunu neden yazmıyorsunuz. isa mesih şöyle der ben dünyanın kuruluşundan önce de vardım bundan ne anlıyorsunuz bunları neden görmüyorsunuz isa peygamber'mi degilmi isa mesih öz'ün yani yaratanın dünyadaki sözüdür babasız bakireden dogan tektir adem yaratıldı sonra gelenler anne ve babaları olan peygamberlerdi islam peygamberide buna dahildir .tanrının oglu deyiminden ne anlıyorsunuz bilmiyorum anlamak için yahudi geleneklerini bilmeniz gerekir isa mesih yahudi kökenliydi ogulluk yahudi adetlerine göre mirascı anlamındadır kim mirascı olabilir mirası hak eden öz çocuk bunları okuyanın bilmesi gerekir.hepimiz bir bütünün parçalarıyız tanrı insan denen tekamül etmiş canlıyı nedensiz yaratmadı meleklerden ve cinlerden ayırdı ona akıl verdi kendi başına hareket etme yetkisi tanıdı insan yaratanına karşı gelmedigi müddetce sorun yoktur karşı gelmenin ve isyanın bedeli ölümdür örnek adem ve havva karşı geldiler ve ölümlü oldular isa mesih bu nedenlerden dolayı bizim inancımıza göre oguldur ,yahudiler ona rabbi derdi rabbi 'nin anlamı ögretmenim demektir ama siz arapca anlamak isterseniz okudugunuz gibi anlarsınız bu da yanlış olur defalarca yazdım ama doyurucu bir cevap veren olmadı tanrının dini nedir tanrının dini yoksa bu ortada gezen dinler ne anlama geiyor dinleri insanlar çıkardı islamiyette şöyle der dinin sahibi muhammed'dir biriniz yalanlıyabilirmisiniz neden dinin sahibi tanrı veya allah olmuyorda peygamber muhammed oluyor cevap yok yaratan kimseyi ötekine kulluk etsin diye yaratmadı kimseyi ötekinden üstün tutmadı ama islamiyette muhammed'in ümmeti diye geçiyor neden ama sonra kalkıyor kuran kitabında ben sadece tanrıya kulluk ederim diyor bu çelişki neden acaba isa mesihe siz öyle hitap ediyorsunuz biz de peygamberimize bu sıfatla hitap ederiz anlamında olmasın,tanrı veya allah kuran da ne diyor ben seni teblig için gönderdim sen kimseyi zorlıyamassın ama nerede savaşlar,ganimetler,köleler bu çelişkiyi nasıl izah edeceksiniz isa mesihe peygamber deseniz ne olur sadece isa deseniz ne olur tevratı tam olarak anlarsanız isa mesih'in sözlerinide tam olarak anlarsınız degiştirilmiş dediginiz bu kitap bile sizde fırtınalar koparıyorsa artık gerisini siz düşünün.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

yaw melkem ammada çabuk kibar halinden çıktın :Dşimdi gözünü aç iyi oku senin o kutsal kitap dediğin kitabını var ya onun her satırı kendisiyle çelişiyor ya sen kendi kitabından bi habersin yada şalom gibi ahkam kesip sonrada sorulan bir sorudan donup kalan birisin kurana gelince kuranı okumamış olmasaydım araştırmamış olmasaydım şuanda senin karşında değil yanında olurdum;)

 

''Bazı Müslümanlar Musa’nın Sina Dağı’ndan, İsa’nın Seir Dağı’ndan ve İslam Peygamberi’nin de Paran Dağı’ndan geldiğini ve On binlerce kişinin ise İslam Peygamberi’nin savaşlarından birisinde yanındaki onbin askerden bahsetmekte olduğunu iddia ederler!''

bu ne demek oluyor şimdi bazı müslümanlar yok şöyle demiş yok böyle demiş yahu bana kuran oku diyorsun kkalkıp kuranda denileni bırakıp bazı müslümanların dediğiyle öne çıkıyorsun eğer iş bazı insanların dediğine kalırsa bazı hırıstiyanların kendi inancınız hakkında dediklerini burda sana yazsam dudağın uçuklar yani öyle senin gibi yarım yamalak bildikleriyle ahkam kesen tipler değil senin araştırmacı dediğin insanlar üstelik

eğer islamiyetten bana dem vuracaksan kuranın içeriğinden konuş öyle ezbere gelipte siz saçmalıyorsunuz triplerine girersen asıul saçmalyan sen olursun git kitabını baştan sona oku senin kitabının iççerisindeki çeşlişkiler önce kendin cevap bul eski ahit ve yeni ahit arasında bocalamanız önce çözümleyin eski ahitte ianılmaz gaddar tanrınız yeni ahitte sevgi tanrısına nasıl dönüştü tanrı hiç bir yerde isanın kendi oğlu olduğunu söylemezken bu oğul kavramın kiminle ortaya çıktı kalkmış bana pavlusun bölümlerinden koyarak isanın tanrı olduğunu idda ediyorsun yahu zaten bu işi pavlusun kendi yaptı sen kendi konsüllerindeki yüzlerce incil arasındda seçilen bu dört incilin neye danyanarak seçildiğini araştır

al bak senin kendi papazının mektubu

Aziz Gerome?den Papa Şam'lı Hieronymus'a

Eski bir eserden yeni bir iş çıkarmamı teşvik ediyor ve dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış bulunan İncil metinleri hakkında benim hükümde bulunmamı, bu metinlerden seçkiler yapmamı, hangisinin Yunanca metne daha yakın olduğunu tespit etmemi istiyorsun. Bu, ürkütücü ve bir o kadar da tehlikeli bir görevdir de, çünkü eski dünyanın üslubunu değiştirecek ve onu çocukluk aşamasına döndüreceğim (basitleştireceğim). Başkaları hakkında hükümde bulunmam başkalarının da benim yaptığım bu iş hakkında hüküm verecekleri anlamına gelir. Bilginler hatta cahillerden, benim bu eserimi ellerine aldıklarında, bu kadim esere cüretle bir şeyler ekleyip çıkardığımı ve yaptığım değişiklikleri görenlerden bana sövmeyen ve beni sahtekar ve kutsal şeyleri kirletmiş birisi olarak görmeyen olacak mıdır?

Bu rezalet karşısında, endişemi hafifletecek iki şey var: Birincisi, bunu senin emretmiş olman. İkincisi: Sapkın olanın hiçbir zaman hakkın yerine geçemeyeceği (duygusu). Bu, en bozuk bir ağzın bile kabul edeceği bir durum. Düşmanlarımızın hangisinin doğru olduğu konusunda (şaşkınlık yaşamamaları için) Latince elyazmalarındaki tercümeye bazı güven verici unsurları eklememe (ne dersin?). Çünkü ortada metinleri arasında bir sürü farklar olan İnciller var. Niçin cahil mütercimlerin yanlış anlamalarla tahrif ettiği hatta kötü niyetle hareket ederek değişikliğe gittikleri, hatta bazılarının tadil ettiği kısımları Yunan kaynaklarına dayanarak düzeltmemi hoş karşılamıyorlar?

Şayet el yazmalarını birbirine ekleyeceksek, kendilerini alim sanan zatlar tarafından yapılan başarısız değişiklikler, uyuklamakta olan çevirmenlerin yaptığı hatalar ve yanlış çevirilerden bizi uzaklaştıracak Yunanca asıllarına dönmemiz hususunda bizi engelleyen şey nedir? Ben burada İbraniceden Yunancaya oradan da Latinceye yapılan çevirilerle üç aşamada bize ulaşan Yunanca Sebiniyye tercümesinden ve Ahd-i Atik?ten bahsetmiyorum. Burada Aquila ya da Symmakus?un ne diyeceklerinden ya da Theodotion?ın eski çevirmenlerle yeni çevirmenler arasında orta bir yolu niçin tercih ettiğini de söz konusu etmek istemiyorum. Ben Havarilerin aşina olabilme ihtimalinin olduğu çeviriye dayanmak istiyorum. Şimdi de Yeni Ahit?ten bahsedeceğim. Şüphesiz, Matta İncil?i hariç bu mektupların tümü Yunanca yazılmış. İncil yazarlarından Matta?nın Yahudilerin bölgelerinde bulunduğu için bunu yazarken İbraniceden yararlandığını biliyoruz. Bu İncil?in (Matta İncili?nin), yararlandığı kaynakların çokluğu nedeniyle bize ulaşan İncil?den tamamıyla farklılık arz ettiğini görüyoruz. Ben asıl metne bakmayı tercih ettim. Bazılarının hiç hak etmediği halde cansiperane savunduğu Luciano ya da Hesychio (tarafından yapıldığı) ileri sürülen çevirilerden yararlanmak da istemiyorum. Farklı halkların dilleriyle bize ulaşan İnciller, metinlerin içerisinde var olan hataları bize gösteriyor. Kendi dilimizde yazılmış olan nüshalar açısından mutlaka itiraf etmem gereken şey, bu metinlerden yararlanamadığımdır.

Bu mütevazı önsöz, Yüce İnciller?in şu şekilde tertip edilmesini öneriyor: Matta, Markus, Luka ve Yuhanna. Bunların düzeltilmesi en eski Yunan yazmaları gözden geçirilerek yapıldı. Latince nüshaların içeriğinden de çok fazla uzaklaşılmadı. Bize ilk şekliyle ulaşan bölümleri dokunmadan, gerçek manadan bütünüyle uzak görünen kısımları düzeltmekten başka bir şey yapmadım ve (bu kısmı) B harfiyle işaretledim. İskenderiyeli Ammonium?un verdiği bilgilere göre Kayserili Eusebius?un yaptığı ve yaklaşık on bölüme ayrılmış olan çeviriye gelince sadece Yunanca anlama bağlı kalarak dilimize aktardım. Burada herhangi bir fazlalık ya da birbirine benzeyen, ayrı olan ya da on kısma bölünen (çeviriden) tamamen farklılaşan bölümleri bilebilmek mümkün olacaktır. Çünkü zamanla kitaplarımızda hatalar birikebilir. İncil, bu anlamda diğer (kitaplardan) ayrıdır. Buna da (H) harfiyle işaret ettim.

Bu ikisi arasını bulma çabası sırasında bazı hatalar elbette oldu. Bu nedenle Latince çeviride ciddi karışıklıklar göreceksin. (Dört İncil) Yazarlardan biri, daha fazla şey söylemiş olabilir, az olduğunu düşündükleri hususta buna eklemelerde bulunmuşlardır. Markus, bir çok bölümde, her İncil?in sadece ilgilendiği konuları korurken Luka ve Matta?dan aktardığını söylemekte. Matta ise Yuhanna ve Markus?tan aktarıyor. Her biri elindeki İncil nüshalarından aktarma yapıyor. Bu yüzden benim önerdiğim keşif okuması yapıldığında hiçbir karışıklık olmayacak, karışıklıklar ve yanlışlar giderildikten sonra bu iki nüsha arasındaki benzerlikler olduğu bilinecektir.

Ortaya çıkan benzerliklere bakarsak, birinci bölümde Matta, Markus, Luka ve Yuhanna?dan müteşekkil dört İncil arasında uyum olduğunu görürüz. İkinci bölümde sadece Markus?la Yuka arasında, üçüncü bölümde Matta, Luka ve Yuhanna arasında, dördüncü bölümde Matta, Markus ve Yuhanna arasında, beşinci bölümde Matta ile Luka arasında, altınca bölümde Matta ve Markus, arasında, Yedinci bölümde Matta ve Yuhanna arasında, sekizinci bölümde Luka ile Markus arasında, dokuzuncu bölümde Luka ile Yuhanna arasında, onuncu bölümde başka İncillerde olmayan her birin İncilin kendine has ifadeleri olduğunu görmekteyiz

Rakamlar siyah renkte olacak ve bu anlamın bulunduğu İncil?i göstermesi için hemen altında kırmızı renkli başka bir rakam olacak. Kitap açıldığında hangi bölümün hangi tercümeye ait olduğunun bilinmek istenmesi durumunda aşağıda eklediğim rakamlar sayesinde bunu bilmek mümkün olacak. Listelerin bulunduğu sayfaların başına dönüldüğünde ve her İncil?in başında hangi bölümü kimin tercümesi olduğunun belirlenmesi sayesinde her farklı başlığın yazarının rakamını bulmak mümkün olacaktır. Bu son bölümün yakınlarında birbirine benzeyen maddelerin isimleri bulunacak. Böylece aynı bölümde bulunan rakamlara muttali olmak mümkün olacak. Bu bilgilerin kontrolünden sonra belirlenen rakamlar takip edilerek istenen her kısma ulaşılabilecek. Ayrıca birbirine benzeyen bölümler de bilinecek. (B)

İsa Mesih sayesinde hayırlarda olmanızı ve beni unutmamanızı rica ediyorum Ey Papa Hazretleri!

bunun gib binlerce itiraf var bunu inkar edemezsin çünki bu mektup siz hırıstiyan dünyasına bilinen bir mektuıptur

islama gelin elbetteki bir inclide iman ederiz ama kuran dalinde bahsedilen incile kalkıpta her konsülün kralın yada papanın kavasına estikçe değiştirdiği ekletni yaptığı bugünki incilide değil

arkadaşım sen dada kendi kitabından bihabersibnn kalmış birde şalomu bilmiyorsun diye küçümseüyorsun oysaki senin yazdıklarınla belliki sen attınmı mangalda kül bırakmayanlardansın ama dikkat ett ve göözünü aç burda eğer gayret edesen kendi kitabın hakkında çok şeyi öüreneceksin

sana tavsiye şuan lahutide kitabın hakkında konulan konuları oku öyle cevap yaz konudan habersiz cevaba cevap verme ezbere

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bu bahsettigin mektubun orjinal metni nerdedir orjinal metin derken baska dilde demiyorum mektubun asli ? Bahsettiginiz konsil inzik konsili mi? Ben ahkam kesmiyom sorulara cevap vermeye calisiyorum. Bunun gibi binlerce itiraf var demissin. Hani nerde ? Bir kitabin doguruluna bakmak icin önceki gelen kitaplara bakmaniz gerekiyor ve öyle bir sey yoksa o gelen kitap gercek degildir.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Guest makina_mühendisi
Bu bahsettigin mektubun orjinal metni nerdedir orjinal metin derken baska dilde demiyorum mektubun asli ? Bahsettiginiz konsil inzik konsili mi? Ben ahkam kesmiyom sorulara cevap vermeye calisiyorum. Bunun gibi binlerce itiraf var demissin. Hani nerde ? Bir kitabin doguruluna bakmak icin önceki gelen kitaplara bakmaniz gerekiyor ve öyle bir sey yoksa o gelen kitap gercek degildir.

 

Ya yahuda dini vs böyle almanyada coktur mesela bunun kutsal kıtabla alakası yok almanyada kapı kapı gezerler yahuda dınını yaymaya calısan sapıklar. Kuran degısmemıstır ve degıstırlemez cunku allah bulutlara goklere yeryuzune and içmiştir.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Kuranı Kerim-i okunmasını tavsiye etmişsiniz demekki sizde okudunuz ??

Peki ozaman neden söylediklerinizle çelişiyorsunuz ??

Kuranı kerimdeki ayetleri görmediniz mi ?

Mantıksal olrak kabul etmişsiniz diyorsunuz..

Müslümanlar zaten incili tevratı hiç inkar etmediler ki..

Eğer Kuran dan zerre anlasaydınız bu cğmleyi kullanmazdınız dediğim gibi zaten inanıyoruz İncil e hak kitaptır..

Ama tahhrif te edilmiştir bu gerçeği araştırmacı saygı değer bilim adamlarınız bile kabul etti arkadaşım..Günümüz koşullarında tıkanmış olan kilise evrensel bir hristiyanlık oluşturma çabasında değil mi acaba ?

Hristiyanlıkta reformlar halen yapılmıyormu alın size kim oldularını söylüyorum..

Bunları göremiyecek kadar kör olamaz herhalde insan..

Günümüzde bile kilise tarafından halen Hristiyanlık tahribata uğratılmıyor mu acaba ?

Kuranı anlamadan müslümanlara sanki inanmıyormuş gibi çamur atmayın incile iman etmeyen müslüman dinden çıkar ayetlerle sabit açın bakın Kurana..

Esas saçmalamaktan siz vaz geçin akşama kadar google dan kuranda çelişkiler diye aratacağınıza islamiyetin güzellilerini araştırın..

Amma velakin tek haklı konunuz var oda bizim müslüman kardeşlerimizi ağınıza düşürerek(yine sizden kaynaklanıyor) buralarda islamiyet adına yanlış yorumlar yaptırmanızdır.

Mesela sanki İncile inanamayan bir Müslüman topluluğu varmış gibi göstermeniz.

 

Sayin Mustafa;

- evet okudum.

- Hangi bilim adamlari. ayrica islamiyet elimizde bulunan kutsal kitaba degil hz muhammedin müjdeledigi ve tahrif edilmeyen kitaba inaniyorlar. Buda Hasa Rabbin acizligini göstermez mi. Senin inandigin kitabi Allah göndermedi mi?

- Bhasettigin konsilde inciller secilmemistir. orda toplanmanin sebebi isanin Tanriligi ile ilgilidir ve konsildeki herkes suanki incili kullanmislardir.

- her insan bir degildir ve düsünce ve yorumuda mehzebine ve görüsüne göre degisebilir. Ben böyle bir sey yapmaya calismadim.

- Mantiksal derken, bizim iman ettigimiz ve kabul ettigimiz simdi ve gecmiste olan kutsal kitaptir.

 

esenlikler

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...