Jump to content

Devşirme Yobazlar


Önerilen Mesajlar

Devşirme Yobazlar

 

Yıl 1921, aylardan Şubat... Yüzbaşı Sinan Bey komutasındaki 15-20 atlı, İzmir"in 40 kilometre kuzeyinde bulunan Sarıca Köyü"ne vardıklarında şafak söküyordu. Günlerdir yoldaydılar, ne mideleri sıcak yemek, ne sırtları yumuşak döşek görmüştü.

 

Yorgundular, içlerinden bazıları yaralıydı, atlarının nalları düşmüş, tırnakları yarılmıştı.

Sinan Bey köy meydanında atından indi ve kendilerine yanaşan birkaç köylüye, köyün muhtarıyla görüşmek istediğini söyledi. Karınlarını bir parça doyurup atlarının bakımını yaptıktan sonra tekrar yola çıkacaklardı. Muhtarın yardımcı olabileceğini düşünmüştü.

 

Kısa bir bekleyişten sonra köy birden hareketlendi ve haykırışlar duyulmaya başladı. Köyün imamı Feyzullah Efendi, arkasında kalabalık bir grupla köy meydanına doğru ilerliyor, bir yandan da avazı çıktığı kadar "Din elden gidiyor ey ahâli! Bu küffarları köyümüzden kovalım. Muhammed aşkına vurun!" diye bağırıyordu. Peşinden gelen sarıklı-cüppeli topluluğun ellerinde taşlar ve sopalar, gözlerinde ise kin dolu bakışlar vardı.

 

Çanakkale"de Mustafa Kemal"in emrinde savaşarak Gazilik mertebesine erişen, Yunanlıların İzmir"i işgalinden sonra da padişahın ordusundan ayrılarak Kuvay-ı Milliye"ye katılan "Dadaş Sinan" lakaplı Yüzbaşı Sinan Bey yüzünde acı bir gülümsemeyle üzerlerine doğru yürüyen kalabalığa baktı. Son aylarda Anadolu"nun birçok yerinde meydana gelen bu durumun sebebini biliyordu.

 

Askerlerine döndü ve: "Sivil halka silah çekecek halimiz yok. Gün gelir, vatana ihanet edenlerden hesap sorulur elbet. Atlarınıza binin, gidiyoruz." dedi.

 

Aradan yıllar geçti... Türkiye Cumhuriyeti"ni bizlere armağan eden nice kahramandan biri olan Tuğgeneral Sinan Türkyiğit çocuklarına şerefli bir isim miras bırakarak bu dünyadan göçerken, İmam Feyzullah"ın çocukları ise Yunanlılarla işbirliği yaptığı için İstiklâl Mahkemeleri"nde "vatana ihanet" suçuyla yargılanarak idam edilen babalarının utancını omuzlarında taşıyorlardı. ("Kurtuluş Savaşı"nın Kahraman Erzurumluları", Yunus Demirdöven, Sayfa: 58-59)

 

Yukarıdaki kısa , -----İslamla alakası olmayan bu gibi düşüncelerin------ tarih boyunca Türk Milleti"ne nasıl köstek olduğunu gösteren binlerce örnekten sadece bir tanesidir. Türk"ün, dünyanın en büyük kahramanlık destanını yazdığı Milli Mücadele yıllarında bu vatanın evlatları her türlü yokluk ve sıkıntıya rağmen kadın-erkek, genç-yaşlı, çoluk-çocuk demeden Gazi Mustafa Kemal Paşa"nın önderliğinde, kendilerinden kat kat güçlü işgal kuvvetleriyle savaşırken;

 

Anadolu"ya kağnılarla cephane taşıyan analar, düşmanı telef ederek vatanı kurtaracak olan top mermilerinin ıslanmaması için kundaktaki bebeğinin üstündeki örtüyü alıp cephanenin üstüne örterken; bir millet düşmana karşı tek yürek, tek bilek halinde kanının son damlasına kadar mücadele ederken; sarıklı-cüppeli yobaz sürüsü de Türk"ün bağımsızlığını baltalamaya çalışıyordu. Yunanlılara "gavur" derlerdi fakat o "gavur"lardan aldıkları altınlar karşılığında Anadolu"da vatan uğruna savaşan Kuvay-ı Milliye"nin Bozkurtlarına, yani kendi din kardeşlerine kahpece saldırdılar. Saldırmaya yüreklerinin yetmediği yerlerde ve zamanlarda ise halkı Gazi Mustafa Kemal Paşa ve Kuvay-ı Milliye aleyhine kışkırtmaya çalıştılar.

 

Bunlar güya müslümandı ve "din elden gitmesin" diye uğraşıyorlardı. İşgal ettikleri tüm ülkelerde müslümanlığı yasaklayarak halkı hıristiyanlık dinine inanmaya zorlayan sömürgeci devletlere uşaklık, bağımsızlığı için savaşan müslüman Türklere ise düşmanlık eden bu vatan haini yobazların büyük bir çoğunluğu İstiklâl Mahkemeleri"nde yargılanarak asıldı.

dır.

 

Arkadaşlar burada anlatılan kişiler vatanını seven savaşlar boyunca halka askerlerimize dua edelim yardım edelim ,düşman çizmesinden kurtulalım diyen değerli din adamlarımız ,hocalarımız değildir,bunlar Yunanla işbirliği yapan kişilerdir ,yanlış anlaşılmasın lütfen.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Evet güzel bir konu daha öncede belirtmiştim bu dönemde Türkiyeye sokulan ve insanlara din üstünden bunları yapan güçler maalesef bu zamana kadar dine bakış açısını hep bu şekilde tutmayı sağlamışlardır..

Tutunki o zaman kara lahanaya işte deccal bu diyen ,kız çocuklarını okutmayın diyen ve bunu da edepsizce İslama atfeden ne yediği belirsiz alim ulema denilen fitneciler çoktu...

Bunu aşamayan bir Türkiye bu kaosta sürüklenmeye mecburdur, bakın 2000 li yıllarda hala bir bölünmüşlük içindeyiz ,hala ortak bir noktada değiliz ,neden...?Bize ounanmış oyuna boyun eğdiğimizden...

Ama dini ,İslamı ,bu seviyeye getirenler artık görmekteler Allah Nurunu her zerreye yaymaya başladı ve Dünya Müslüman olmak için yarışmakta ,Allah hakkı savunanlardan ,Vatanını sevenlerden eylesin....amin

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
Evet güzel bir konu daha öncede belirtmiştim bu dönemde Türkiyeye sokulan ve insanlara din üstünden bunları yapan güçler maalesef bu zamana kadar dine bakış açısını hep bu şekilde tutmayı sağlamışlardır..

Tutunki o zaman kara lahanaya işte deccal bu diyen ,kız çocuklarını okutmayın diyen ve bunu da edepsizce İslama atfeden ne yediği belirsiz alim ulema denilen fitneciler çoktu...

Bunu aşamayan bir Türkiye bu kaosta sürüklenmeye mecburdur, bakın 2000 li yıllarda hala bir bölünmüşlük içindeyiz ,hala ortak bir noktada değiliz ,neden...?Bize ounanmış oyuna boyun eğdiğimizden...

Ama dini ,İslamı ,bu seviyeye getirenler artık görmekteler Allah Nurunu her zerreye yaymaya başladı ve Dünya Müslüman olmak için yarışmakta ,Allah hakkı savunanlardan ,Vatanını sevenlerden eylesin....amin

 

Teşekkürler Amin...

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
  • 2 hafta sonra...

Osmanlı devletini Savaşlarla yıpratmanın imkansızlığı anlayan batılılar,1700 lü yıllarda başlattıkları uzun süreçli düşünceleri uygulamaya koydular,Din adamı yetiştirdiler,Birbirlerine sımsıkı baglı olan türkler i alt etmenin içlerine nifak tohumları sacmaktı,Bunu başabilmenin yolu ise Hutbelerden geciyordu,Zaman içinde yetişen imamlar hutbelere cıkar aslında mümin olmayan insanlardı,Basit bir örnekse Terazi nin kefesinde ki tartılacak olan kefenin genişliğinin önemi cok degerli degil gibi fetvalar ile halkın düşüncelerini yavaş yavaş degiştirmeyi başardılar.(Kilo kefesi ile diger kefenin genişliği beraberinde agırlık ta getirecekti)Mevzu bahis yıllarda ise Camilerde imamlık yapan ve halkın arasına gizlenmiş islami yaşayış ve takva ile halk arasında güven kazanan kaç insan vardı işte sizinde söylediğiniz gibi bazıları ise yunanlılarla düşmanla işbirliğinden dolayı suçları meydana cıkmış gerekli olan cezaya çarptırılmıştır.mevzu bahis olan şhsı araştırdığınızda ise sonuçlar nereye ulaşacaktır bilemiyorum.Böyle olaylar ve misyon çalışmaları ile İslamiyeti Yaşamaya çalışan insanlara Büyük veballer yüklenmekte. Olayları birbirinden ayırabilmek gerek..İslamiyet Düşmanı her Kim Olursa Olsun,Kendine Öyle bir düşman kazanmış olurki Hiç bir güç onu kurtaramaz..selam ve dua ile

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...