Jump to content

Nostradamus'un Deşifresi (1)


Guest maiadam

Önerilen Mesajlar

Kaynak: Nostradamus'un Deşifresi (Nokta Yayınları, Serkan TEKİN)

 

Nostradamus Kimdir?

 

Öğrenci ve Doktor

Michel de Nostredame (adını köyünden aldığı anlaşılıyor) mütevazi bir Yahudi-Fransız ailesinin çocuğudur. 14 Aralık 1503'te St. Remy-de-Provence'de doğmuş, ailesinin giderek artan dini bağnazlık çağında ayakta kalabilmek için anlaşılır bir şekilde atalarının Musevi dininden dönmüş olması nedeniyle Katolik olarak yetişmiştir. Çocukların en büyüğü olan Michel'i annesinin bir doktor olan babası yetiştirmiştir. Yunan'ca, Latin'ce, İbrani'ce, Matematik ve o sıralarda astrolojiden ayrılmamış olan astronomi öğrenmiştir. Dünyanın güneşin çevresinde döndüğü "Kopernik kuramı'nı" genç yaşında kabul eden Nostradamus Avignon ve Montpelliger üniversitelerinde okumuş ve ana konusu olarak tıbbı seçmiştir. 1525'de mezun olunca akademik kariyeri terk edip gezici hekimliğe başlamıştır. O sıralarda veba çok yaygındı ve Nostradamus çok geçmeden bunun tedavisi için kullandığı alışılmamış yöntemlerle epey ün kazanmıştı. Hastalığın hak edilmiş ilahi lanet olduğu ve hastalığa tutulanlardan "vebadan olduğu gibi" kaçınılması gerektiği görüşünü benimsiyordu. 1534'te Agen'de ünlü filozof Julius Cesar Scaligör'ün evinde yaşıyordu; burada refaha kavuştu, evlendi ve iki çocuk sahibi oldu. Ancak kente çok geçmeden veba ulaşıp da karısı ve çocukları ölünce bu talihi pek kısa ömürlü oldu. Bu kişisel felaket sadece Nostradamus'u değil, az daha mesleğininde sonu olacaktı. Kendi kurtulan ama en yakınlarını kurtaramayan doktor ne işe yarardı?...

 

Kahin ve Yazar

Nostradamus bundan sonra Anne Ponsart Gemelle adında zengin bir dulla evlendi. Ancak artık tıbbı büyük ölçüde bırakıp kendini yazılarına vermişti. Doğal kahinlerden biri olduğunu çoktan fark ettiği için 1550'den beri yıllık bir Almanak yayınlamaktaydı. (Ancak -bilinen nedenlerle- bu yeteneğini Tanrı'nın bir ihsanı olarak gösterir ve İncil'in "yaşlılarınız düşler görecekler ve gençleriniz hayaller göreceklerdir" sözüne bağlamaya dikkat ederdi.) Evinin üst katını çalışma odası olarak düzenleyerek Prognostications (Kehanetler) adlı çalışmasına koyuldu. Ancak en iyi ve en büyük çalışması daha sonra gelecekti. Nostradamus artık kendini daha çok zamanını alan bir çalışmaya vermişti. Centuries adı verilen genel bir kehanet koleksiyonu, eser, her biri yüz adet dörtlükten oluşan on kitap olacaktı ve burada Nostradamus'un zamanından günümüze ve bin yılın başına kadar yer alacak olan olaylar ayrıntılarıyla bildirilecekti. Nostradamus'un çalışma yöntemi pek bilinmemekteyse de bunlar ilk iki dörtlüğünde yaklaşık bir fikir vermekteydi. Kehanetlerini bir bakır sehpa üzerindeki su dolu kapta beliren görüntülere bakarak yaptığı anlaşılmaktadır. Bu işe başlamadan önce veya sonra bir değnekle suyun bir kısmını elbisesinin eteklerine damlatırdı. Trans halinde esrarengiz sesler duyduğuda anlaşılmaktadır. Aylar boyunca her gece bu işi yapmış görünmektedir. Bundan sonra çıkan kehanetlerin yer ve zamanlarını daha kesin saptayabilmek için çeşitli teknikler bu arada eski kitaplar ve astrolojik hesaplar kullanmaktaydı. En son olarak bu görüntülerini, onları daha çok hatırda tutturacak ve oynanmasına güçlük getirecek dörtlükler haline sokuyordu.

Kehanetleri Gizleme:

Sezgisel yoldan gelen kehanetlerin belirli bir sırası olamaz. Bunlarda geceleri görülen düşlerden farksızdırlar. Nostradamus'un dörtlüklerini bilerek karıştırdığı sonradan iddia edilmişse de, bunun gerçekte bir temele dayanmadığı düşünülebilir. Engizisyonun gözü hep üzerinde olduğundan ve kehanetleri sonradan çok doğru çıktığı taktirde büyücülükle suçlanacağından, yazılı kaynaklarını yakmış ve kehanetlerin de, sonradan kendisinin de belirteceği gibi, "kehanetten çok bulanık terimlerle yazılmış olmasına" dikkat etmiştir.

Ün ve Servet:

Ne var ki. büyük proje asla tamamlanamayacaktı. 1555'te ilk baskısı yalnızca üç Centuries'den ve dördüncünün bir kısmından oluşmaktaydı. Ancak tamamlanamasada derlemenin etkisi müthiş oldu. Nostradamus derhal saraya çağrıldı. Kraliçe Catherina de Mecidis başta olmak üzere herkes kendisine bir şeyler danıştı. Fransız kraliyet ailesi hakkındaki kehanetleri birer birer çıktıkça ünü daha da artıyordu. Ve Nostradamus 1-2 Temmuz 1566 gecesi, 62 yaşındayken, yerel papaza bir akşam önce söylediği ve 141. Kehanet'te belirttiği gibi öldü.

 

Kralın armağanını aldıktan sonra

Bir saray dönüşü, verecek son soluğunu

En sevgili dostları, yakınları yatağının

Ve sedirin başında; ölmüş bulacaklar onu

 

Muhiddin İbn-i Arabi kimdir?

 

Muhiddin Arabi; On ikinci ve on üçüncü yüzyıllarda Endülüs'te yaşamış büyük velilerden. İsmi, Ebü Abdullah'tır. İbn-i Ekber diye meşhur olmuştur. Ailesi meşhur Tayy kabilesine mensuptur. Cömertliliğiyle meşhur Adiy bin Hatem'in kardeşi Abdullah bin Hatem'in sülalesindendir. 1165 (H.560) senesinde Endülis'teki Mürsiyye kasabasında doğdu. 1240 (H.638) senesinde Şam'da vefat etti. Kabri Şam'da olup sevenleri tarafından ziyaret edilmektedir. Pekçok alimin ilim meclislerinde bulunup, ilim öğrendi. Keskin zekası, kuvvetli hafızası ile dikkatleri çekti. Bir gün Muhiddin Arabi hastalandı. Hastalığın tesirinden bayıldı, hatta öldü zannettiler. Muhiddin Arabi baygın haldeyken, kendisine çirkin yüzlü bazı kimselerin eziyet ve sıkıntı vermek istediklerini gördü. Ayrıca bu çirkin yüzlüleri kovalamaya çalışan nürani yüzlü, hoş kokulu bir kimse kendisine yardım ediyordu. Nihayet bu kişi, ötekileri dağıttı. Onların şerrinden kendisini kurtardı. O şahsa kim olduğunu sorduğunda ; "Yasin Suresi" cevabını aldı. Kendisine gelip gözlerini açtığında, başında bekleyen, gözleri yaşla dolu halde Yasini Şerif okuyan babasını gördü. Muhiddin Arabi pek çok ilim konusunda uzman oldu.Büyük alimle rile görüşüp, onlardan ilim öğrenmek suretiyle, fen ve din ilimlerinde en iyi şekilde yetişti. Tesfir, hadis, fıkıh, kıraat gibi pekçok ilimlerde büyük alim oldu. Seyyid Abdülkadir Geylani bir gün en önde gelen talebelerinden Cemaleddin Yunus Bin Yahya'yı yanına çağırarak; "Benden sonra, benim künyem olan Muhiddin isminden, Allah'ın çok sevdiği evliyasından bir kimse gelecektir. Bu hırkamı ona teslim edersin." dedi. Yunus bin Yahya, uzun yıllar sonra talebesi olan Muhiddin Arabi'ye hocasının vasiyeti olan o hırkayı teslim etti. Muhiddin Arabi hazretleri zamanında, ilminden ve feyzinden istifade etmek için kendisine müracaat edilen belli başlı alimlerden oldu. Sultanlar tarafından kendisine gönderilen hediyeleri fakirlere dağıttırdı. Ve Kelam alimlerinden olan Sadreddini Konevi'nin hocası ve üvey babası oldu.

Talebelerinden Sadreddini Konevi şöyle anlatır: "Hocam İbn-i Arabi, geçmiş peygamberlerin ve velilerin ruhlarından istediği ile rüyasında veya uyanık iken görüşürdü"

Muhiddin Arabi şöyle anlatır: "Birgün Tunus limanında idim. Vakit geceydi. Kıyıya yanaşmış gemilerden birisinin güvertesine çıktım. Etrafı seyretmeye başladım. Denizin üzerine ay ddoğmuş, fevkalede güzel bir manzara teşkil ediyordu. Bu manzarayı, cenabı Hak'kın herşeyi ne kadar güzel ve yerli yerinde yarattığı tefekkür ederken dalmıştım. Birden ürperdim. Uzaktan, uzun boylu, beyaz sakallı bir kimsenin suyun üzerinde yürüyerek geldiğini gördüm. Nihayet yanıma geldi. Selam verip bazı şeyler söyledi. Bu arada ayaklarına dikkatle baktım, ıslak değildi. Konuşmamız bittikten sonra, uzakta bir tepe üzerindeki Menare şehrine doğru yürüdü. Her adımd uzun bir mesafe kat ediyordu. Hem yürüyor, hem de Allah'ın ismini zikrediyordu. O kadar güzel, kalbe işleyen bir zikri vardı ki, kendimden geçmiştim. Ertesi gün şehirde bir kimse yanıma yaklaşarak selam verdi ve;"Gece gemide Hızır aleyhisselam ile neler konuştunuz? O neler sordu, sen ne cevap verdin?" dedi. Böylece gece gemiye gelenin Hızır aleyhisselam olduğunu anladım. Daha sonra Hızır aleyhisselam ile zaman zaman görüşüp sohbet ettik, ondan edeb öğrendim." Muhiddin Arabi'ye Ruhlar ile nasıl görüşüyorsunuz? diye sordular. Cevap olarak: "Üç şekilde:1) Rüya yoluyla, 2) Onların ruhaniyetlerini davet edip görüşerek, 3) Bedenimden ruhumu ayırıp, ruhumla onların yanına giderek" dedi...

 

Nostradamus'un Nazım Alanında Muhiddin İbn-i Arabi'den Yaptığı lar

 

Bildiğimiz gibi anlatım dilinin iki şekli vardır

1. Düz yazıyula anlatım şekli:

Bu şekil insanların ilk yaratılış döneminden bu güne kadar herkes tarafından bilinen ve uygulanan bir anlatım şeklidir. Aynı zamanda en yaygın olan anlatım şeklidir.

2. Nazım diliyle anlatım şekli:

Nazım diliyle anlatım şekli herkes tarafından bilinmeyen ve herkes tarafından uygulanmayan insanlığın yaratılışından, yıllar sonra ortaya çıkan bir anlatım metodudur. Bu metodun ilk olarak Arap'lar tarafından uygulandığı söylenmektedir. Ve bu nazım metodunu Arap'ların ünlü eski şairlerinden Yarib Bin Kahta'nın icad ettiği iddia edilmektedir. Nazım dili anlatım uslubuyla bilgileri dile getirirken bazı kafiyelerin takip edilmesi ve bazı Aruz ölçülerinin takip edilmesi lazımdır. Nostradamus'ta, Muhiddin İbn-i Arabi'de gelecekle ilgili bilgileri dile getirirken nazım uslubuyla dile getirmişlerdir. Şiirle tarih düşürme metodunu batı edebiyatında ilk Nostradamus kullanmıştır. Ama İslam edebiyatında ise çok önceden mevcuttu.

 

Nostradamus'un İbn-i Arabi'den Cifr Uygulamalarındaki Yaptığı lar

 

Nostradamus'un Cifr ilminin işlemlerini uyguladığını, beyitlerini dikkatli bir şekilde incelediğimizde görmekteyiz. Cifr ilmi Hz. Ali'nin torunu Cafer Sadık'ın sistematize ettiği gizemli bir ilimdir. Bu ilimle ilgili derli, toplu en geniş açıklamaları İbn-i Arabi yapmıştır. Cifr ilminin ana işlemlerinde en önemlileri: Kalb, tashif, redif ve tazi işlemleridir. Cifr ilminde uzmanlaşmış bütün alimler bu işlemleri uygulamışlar ve beyitlerinde bir çok sırrı gizleyerek insanlığa sunmuşlardır. Nostradamus'ta beyitlerinde Cifr ilminin redif, kalb, tashif gibi işlemleri uygulamıştır.

 

Redif:Bir kelimenin karşılığını ifade eden başka bir kelimeyle ifade edilmesidir.

Tashif:Bir kelimenin içindeki noktasız harfleri noktalamak, bir noktası olan harfe bir nokta daha ilave ederek iki noktalı yapmak, noktalı harfleride noktasız etmektir.

Kalb:Harflerin yerini değiştirmektir.

 

Nostradamus'un Kur'an Ayetleri'nin İşaretlerinden Yaptığı ları

 

Nostradamus beyitlerinde insanların aya gideceğini bildirmiştir.

 

Ay'ın köşesine gitmek için gelecek

Alınıp tuhaf bir toprağa konulduğu yere;

Ham meyveler büyük skandal olacak

Büyük suçlama bir yanda, diğerine büyük övgü

 

Dötlüğün ilk yarısı yeterince açıktır. Ay'a giden ilk Apollon heyetini tasvir eder ve Ay, tabii ki "tuhaf topraktır". Dörtlüğün kalanı Rus Sputnik'inin uzayda birinci olacağı zannedilen Amerika'lıları sarstığında yaratılan patırtıyı tanımlar. "Olmamış meyveler", hazır olmayan Amerikan uydularıdır. Rusya, propaganda kazancını toplarken (büyük ödül) Amerikan uzay güçleri sert bir şekilde eleştirilmişlerdir.

 

1969 Ay'a gidiş

 

İnşikak Suresi: 18 ve 19. Ayet

18. Ayet: "Ondördüne girdiği zaman aya and içerim."

19. Ayet: "Siz gerçekten tabakadan tabakaya bineceksiniz."

 

Kasem olan vel kamer (ay'a yemin) ve cevabi kasem olan leterkebunne, tabakan, an tabakın kelimelerini ebced ve cifr ilminin kaidelerini tatbik ederek hesapladığımızda 1389 tarihine ulaşıyoruz.

Bu hicri olarak ilk defa Amstrong, Alding ve Colins'in aya gidiş tarihidir. Hicri olan bu tarih 1969 Miladiye tekabül ediyor. Ve bu tarihte ilk defa saydığımız kişiler Ay'a gitmişlerdir.

 

Ay'a Gidiş Farklı Sureyle Bulunuşu

Rahman suresi 33. Ayet:"Ey cin ve insan toplulukları, eğer göklerin ve yerin bucaklarından aşıp geçmeye güç yetirebilirseniz, hemen aşın. Ancak ve ancak üstün bir delille bir güçle aşarsınız."

Bu ayetin Cifri hesabı; 1969 tarihini veriyor yine

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...