Jump to content

Yahudilik ve İslamiyette Putperest Adetleri


Guest şalom

Önerilen Mesajlar

BAKARA SURESİ

3- Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar.

43- Hem namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.

45- Bir de sabırla, namazla yardım isteyin. Şüphesiz bu, (Allah'a) saygılı olanlardan başkasına ağır gelir.

83- Hani bir vakitler İsrailoğulları'ndan şöylece mîsak (kesin bir söz) almıştık: Allah'dan başkasına tapmayacaksınız, ana-babaya iyilik, yakınlığı olanlara, öksüzlere, çaresizlere de iyilik yapacaksınız, insanlara güzellikle söz söyleyecek, namazı kılacak, zekatı vereceksiniz. Sonra çok azınız müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz, hâlâ da dönüyorsunuz.

110- Siz namazı hakkıyle kılmaya bakın ve zekatı verin! Kendi nefsiniz için her ne hayır yaparsanız, Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki, Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.

152- O halde beni anın, ben de sizi anayım. Bana şükredin de nankörlük etmeyin.

177- Yüzlerinizi bazan doğu, bazan batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve bütün peygamberlere iman edip, yakınlığı olanlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler. Namazı kılarlar, zekatı verirler. Bir de andlaştıkları zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve harbin şiddetli zamanında sabır ve kararlılık gösterenler var ya, işte doğru olanlar da bunlardır, korunanlar da bunlardır.

238-Namazlara ve orta namaza devam edin ve Allah için boyun eğerek kalkıp namaza durun.

239-Eğer bir korku hâlindeyseniz, yaya veya binekli olarak giderken kılın, (korkudan) emin olduğunuz zaman da böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin (namazlarınızı yine her zamanki gibi huşû ile kılın).

277- İman edip iyi işler yapan, namazı dosdoğru kılıp zekatı verenlerin Rabbleri katında elbette mükafatları vardır. Onlara hiçbir korku olmadığı gibi, onlar mahzun da olmazlar.

NISA SURESİ

12 - Allah, İsrailoğularından söz almıştı. İçlerinden on iki müfettiş göndermiştik... Allah şöyle demişti: " Ben, muhakkak sizinle beraberim. Namazı dosdoğru kıldığınız, zekatı verdiğiniz, peygamberlerime iman ettiğiniz ve onlara yardımda bulunduğunuz, (mallarınızı) Allah yolunda güzelce sarfettiğiniz takdirde, günahlarınızı mutlaka örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere korum. Fakat sizden her kim de, bundan sonra küfrederse, dosdoğru yoldan sapmış olur.

55- Sizin asıl dostunuz Allah'tır, O'nun Resulüdür ve namazlarını kılan zekatlarını veren ve rükû eden müminlerdir.

58- Namaza çağırdığınız zaman, onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu onların, akıllarını kullanmayan bir toplum olmalarından dolayıdır.

91 - Şeytan, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?

106- Ey iman edenler! İçinizden birine ölüm (emareleri) geldiği zaman, vasiyet sırasında aranızdaki şahitliğin hükmü, kendi içinizden iki adaletli şahit, yahut yeryüzünde yolculuğa çıkmış iseniz, ölüm (emareleri de) size gelip çatmışsa, sizden olmayan diğer iki şahit tutmaktır. Eğer (bunlardan) şüpheye düşerseniz, namazdan sonra onları alıkorsunuz. Onlar da Allah'a şöyle yemin ederler: "Akraba bile olsa, yemini bir çıkar karşılığı satmayacağız, Allah'ın şahitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi halde günahkârlardan oluruz".

ENAM SURESİ

72- Bize: "Namazı dosdoğru kılın, Allah'a karşı gelmekten sakının" (diye emredildi), toplanacağınız yer O'nun huzurudur.

92- Bu Kitap (Kur'ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar.

162- De ki: Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.

ARAF SURESİ

170- Kitaba sarılanlara ve namazı kılmaya devam edenlere gelince, biz o iyilerin ecrini hiçbir zaman yitirmeyiz.

ENFAL SURESİ

3- Onlar ki, namazı gereği gibi kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yoluna harcarlar.

TEVBE SURESİ

71- Erkek ve kadın bütün müminler birbirlerinin dostları ve velileridirler. İyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirirler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunları Allah rahmetiyle yarlığayacaktır. Çünkü Allah azîzdir, hakîmdir.

YUNUS SURESİ

87- Biz Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: "Kavminiz için Mısır'da birtakım evler hazırlayın ve evlerinizi kıbleye karşı yapın ve namazı kılın ve müminlere müjde verin."

RAD SURESİ

22. Rablerinin rızasını kazanmak arzusuyla sabrederler ve namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açıkça Allah yolunda harcarlar ve çirkinlikleri güzelliklerle yok ederler. İşte bunlar, bu hayatın akibeti kendilerinin olacak olanlardır.

IBRAHIM SURESİ

31- (Ey Muhammed!) İman eden kullarıma söyle: "Namazı dosdoğru kılsınlar, alış-veriş ve dostluğun olmadığı bir günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli (Allah için) harcasınlar."

37- "Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bir kısmını namazı dosdoğru kılmaları için, senin Beyt-i Haram'ının yanında, ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Artık sen de insanlardan bir kısmını onlara meylettir. Ve onları bazı meyvelerle rızıklandır ki şükretsinler.

40- "Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! duamı kabul et!

MERYEM SURESİ

31- "Beni, nerede olursam olayım mübarek kıldı. Hayatta bulunduğum müddetçe namaz kılmamı ve zekat vermemi emretti."

55- Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.

TA-HA SURESİ

14- Şüphesiz ben Allah'ım, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Onun için bana kulluk et ve beni anmak için namaz kıl.

132- (Ey Muhammed!) Ehline namaz kılmalarını emret, kendin de ona sabırla devam et. Biz senden bir rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırırız. Güzel akibet takva sahiplerinindir.

ENBIYA SURESİ

73- Onları buyruğumuz altında (insanlara) doğru yolu gösterecek önderler kıldık. Kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden kimselerdir.

MÜ'MİNUN SURESİ

2- Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler.

9- Ve onlar ki, namazlarını muhafaza ederler.

HAC SURESİ

35- Ki Allah anıldığı vakit onların kalpleri titrer. Onlar başlarına gelene sabreden, namaz kılan kimselerdir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.

78- Artık namaz kılın, zekat verin, Allah'a sarılın. O sizin sahibinizdir. O ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır!

NEML SURESİ

3- Ki o (müminler) namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak iman ederler.

NUR SURESİ

37- Birtakım insanlar (Allahı tesbih ederler) ki, ne ticaret ne de alış veriş onları Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.

56- Hem namazı kılın, zekatı verin ve peygambere itaat edin ki rahmete eresiniz.

RUM SURESİ

31- Başkasından geçerek hep O'na gönül verin ve O'ndan sakının. Namaza devam edin ve müşriklerden olmayın.

LOKMAN SURESİ

4- Onlar, namazı kılarlar, zekatı verirler, âhirete de kesin olarak inanırlar.

17- "Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır. Başına gelenlere sabret, çünkü bunlar, azmi gerektiren işlerdendir."

AHZAB SURESİ

33- Namazı kılın, zekatı verin. Allah ve Resulü'ne itaat edin. Ey ehli beyt! Allah sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz, pampak yapmak istiyor.

FATIR SURESİ

18- Hem günah çeken bir kimse, başkasının günahını çekmeyecek; yükü ağır basan, onun yüklenilmesine çağırsa da ondan bir şey yüklenilmeyecek, isterse bir yakını olsun. Fakat sen ancak o kimseleri sakındırısın ki, gaybda Rablerinin korkusunu duyarlar, namazı dürüst kılarlar. Temizlenen de sırf kendisi için temizlenir. Nihayet dönüş Allah'adır.

29- Allah'ın kitabını okuyan, namazı kılan ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak verenler, kesinlikle batma ihtimali olmayan bir ticaret umarlar.

MÜCADELE SURESİ

13. Gizli (özel) bir şey konuşmanızdan önce sadaka vermekten korktunuz da mı yerine getirmediniz? Fakat Allah da sizi affetti. Şu halde namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.

MEARİC SURESİ

22- Ancak namaz kılanlar bunun dışındadır.

23- Onlar ki namazlarını sürekli kılarlar.

34- Namazlarına devam ederler.

MÜZZEMMİL SURESİ

20-Rabbin, senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında ve üçte birinde kalktığını, seninle beraber bulunanlardan bir topluluğun da böyle yaptığını biliyor. Gece ve gündüzü Allah takdir eder. O, sizin onu sayamayacağınızı bildi de sizi affetti. Bundan böyle Kur'ân'dan size ne kolay gelirse okuyun. Allah, içinizden hastalar, yeryüzünde gezip Allah'ın lütfunu arayan başka kimseler ve Allah yolunda savaşan daha başka insanlar olacağını bilmiştir. Onun için Kur'ân'dan kolayınıza geldiği kadar okuyun, namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin (Hayırlı işlere mal sarfedin). Kendiniz için gönderdiğiniz her iyiliği, Allah katında daha hayırlı ve sevapça daha büyük olarak bulacaksınız. Allah'tan bağış dileyin. Kuşkusuz Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

BEYYİNE SURESİ

5- Halbuki onlar, dini sadece Allah'a tahsis ederek, Allah'ı birleyerek, ancak Allah'a ibadet etmekle, namazı kılmakla ve zekatı vermekle emrolunmuşlardır. İşte dosdoğru din budur.

CUM'A SURESİ (cuma namazi)

9- Ey inananlar! Cuma günü namaz için çağrıldığı(nız) zaman, Allah'ı anmaya koşun, alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.10- Namaz kılındıktan sonra yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan (nasibinizi) arayın. Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.

NISA SURESİ (Munafiklarin Namazi)

142- Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Halbuki Allah, onların oyunlarını başlarına geçirecektir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah'ı pek az anarlar.

.

NAMAZIN FAYDASI

Ankebut-45- Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.

NAMAZIN VAKİTLERİ

ISRA 78- Güneşin batıya kaymasından, gecenin karanlığına kadar (belirli vakitlerde) gereği üzere namazı kıl, bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazında, gece ve gündüz melekleri hazır bulunur.

ISRA 79- Gecenin bir kısmında da sadece sana mahsus bir nafile olmak üzere uykudan kalk, Kur'ân ile teheccüd namazı kıl, Rabbinin seni bir makam-ı mahmuda (şefaat makamına) göndermesi kesindir.

RUM 17- O halde akşama girdiğiniz zaman da, sabaha girdiğiniz zaman da tesbih Allah'ındır. (daima O, tesbih edilir).

RUM 18- Göklerde ve yerde, ikindileyin de, öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'na mahsustur.

 

 

 

bu ayetler bizde namaz olduğunu gösterior heralde

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

BAKARA SURESİ

3- Onlar ki gaybe iman edip namazı dürüst kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (Allah yolunda) harcarlar.

43- Hem namazı dosdoğru kılın, zekatı verin, rükû edenlerle birlikte siz de rükû edin.

45- Bir de sabırla, namazla yardım isteyin. Şüphesiz bu, (Allah'a) saygılı olanlardan başkasına ağır gelir.

83- Hani bir vakitler İsrailoğulları'ndan şöylece mîsak (kesin bir söz) almıştık: Allah'dan başkasına tapmayacaksınız, ana-babaya iyilik, yakınlığı olanlara, öksüzlere, çaresizlere de iyilik yapacaksınız, insanlara güzellikle söz söyleyecek, namazı kılacak, zekatı vereceksiniz. Sonra çok azınız müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz, hâlâ da dönüyorsunuz.

110- Siz namazı hakkıyle kılmaya bakın ve zekatı verin! Kendi nefsiniz için her ne hayır yaparsanız, Allah katında onu bulursunuz. Muhakkak ki, Allah bütün yaptıklarınızı görmektedir.

152- O halde beni anın, ben de sizi anayım. Bana şükredin de nankörlük etmeyin.

177- Yüzlerinizi bazan doğu, bazan batı tarafına çevirmeniz erginlik değildir. Fakat eren o kimselerdir ki, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitaba ve bütün peygamberlere iman edip, yakınlığı olanlara, öksüzlere, yoksullara, yolda kalmışa, dilenenlere ve esirleri kurtarmaya seve seve mal verirler. Namazı kılarlar, zekatı verirler. Bir de andlaştıkları zaman sözlerini yerine getirenler, hele sıkıntı ve hastalık durumlarında ve harbin şiddetli zamanında sabır ve kararlılık gösterenler var ya, işte doğru olanlar da bunlardır, korunanlar da bunlardır.

238-Namazlara ve orta namaza devam edin ve Allah için boyun eğerek kalkıp namaza durun.

239-Eğer bir korku hâlindeyseniz, yaya veya binekli olarak giderken kılın, (korkudan) emin olduğunuz zaman da böyle bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı zikredin (namazlarınızı yine her zamanki gibi huşû ile kılın).

277- İman edip iyi işler yapan, namazı dosdoğru kılıp zekatı verenlerin Rabbleri katında elbette mükafatları vardır. Onlara hiçbir korku olmadığı gibi, onlar mahzun da olmazlar.

NISA SURESİ

12 - Allah, İsrailoğularından söz almıştı. İçlerinden on iki müfettiş göndermiştik... Allah şöyle demişti: " Ben, muhakkak sizinle beraberim. Namazı dosdoğru kıldığınız, zekatı verdiğiniz, peygamberlerime iman ettiğiniz ve onlara yardımda bulunduğunuz, (mallarınızı) Allah yolunda güzelce sarfettiğiniz takdirde, günahlarınızı mutlaka örter ve sizi altından ırmaklar akan cennetlere korum. Fakat sizden her kim de, bundan sonra küfrederse, dosdoğru yoldan sapmış olur.

55- Sizin asıl dostunuz Allah'tır, O'nun Resulüdür ve namazlarını kılan zekatlarını veren ve rükû eden müminlerdir.

58- Namaza çağırdığınız zaman, onu alay ve eğlence konusu yaparlar. Bu onların, akıllarını kullanmayan bir toplum olmalarından dolayıdır.

91 - Şeytan, içki ve kumarla sizin aranıza düşmanlık ve kin sokmak ve sizi Allah'ı anmaktan ve namazdan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz değil mi?

106- Ey iman edenler! İçinizden birine ölüm (emareleri) geldiği zaman, vasiyet sırasında aranızdaki şahitliğin hükmü, kendi içinizden iki adaletli şahit, yahut yeryüzünde yolculuğa çıkmış iseniz, ölüm (emareleri de) size gelip çatmışsa, sizden olmayan diğer iki şahit tutmaktır. Eğer (bunlardan) şüpheye düşerseniz, namazdan sonra onları alıkorsunuz. Onlar da Allah'a şöyle yemin ederler: "Akraba bile olsa, yemini bir çıkar karşılığı satmayacağız, Allah'ın şahitliğini gizlemeyeceğiz. Aksi halde günahkârlardan oluruz".

ENAM SURESİ

72- Bize: "Namazı dosdoğru kılın, Allah'a karşı gelmekten sakının" (diye emredildi), toplanacağınız yer O'nun huzurudur.

92- Bu Kitap (Kur'ân), kendinden önceki kitapları tasdik eden, şehirler anası (Mekke) halkını ve çevresindeki bütün insanlığı uyarman için indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. Ahiret gününe iman edenler bu Kitab'a da iman ederler ve onlar namazlarına da devamlıdırlar.

162- De ki: Benim namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm hep âlemlerin Rabbi Allah içindir.

ARAF SURESİ

170- Kitaba sarılanlara ve namazı kılmaya devam edenlere gelince, biz o iyilerin ecrini hiçbir zaman yitirmeyiz.

ENFAL SURESİ

3- Onlar ki, namazı gereği gibi kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden Allah yoluna harcarlar.

TEVBE SURESİ

71- Erkek ve kadın bütün müminler birbirlerinin dostları ve velileridirler. İyiliği emrederler, kötülükten vazgeçirirler, namazı kılarlar, zekâtı verirler, Allah'a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunları Allah rahmetiyle yarlığayacaktır. Çünkü Allah azîzdir, hakîmdir.

YUNUS SURESİ

87- Biz Musa ile kardeşine şöyle vahyettik: "Kavminiz için Mısır'da birtakım evler hazırlayın ve evlerinizi kıbleye karşı yapın ve namazı kılın ve müminlere müjde verin."

RAD SURESİ

22. Rablerinin rızasını kazanmak arzusuyla sabrederler ve namazı dosdoğru kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıklardan gizli ve açıkça Allah yolunda harcarlar ve çirkinlikleri güzelliklerle yok ederler. İşte bunlar, bu hayatın akibeti kendilerinin olacak olanlardır.

IBRAHIM SURESİ

31- (Ey Muhammed!) İman eden kullarıma söyle: "Namazı dosdoğru kılsınlar, alış-veriş ve dostluğun olmadığı bir günün gelmesinden önce, kendilerine verdiğimiz rızıktan açık ve gizli (Allah için) harcasınlar."

37- "Rabbimiz! Ben çocuklarımdan bir kısmını namazı dosdoğru kılmaları için, senin Beyt-i Haram'ının yanında, ekinsiz bir vadiye yerleştirdim. Artık sen de insanlardan bir kısmını onlara meylettir. Ve onları bazı meyvelerle rızıklandır ki şükretsinler.

40- "Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! duamı kabul et!

MERYEM SURESİ

31- "Beni, nerede olursam olayım mübarek kıldı. Hayatta bulunduğum müddetçe namaz kılmamı ve zekat vermemi emretti."

55- Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.

TA-HA SURESİ

14- Şüphesiz ben Allah'ım, benden başka hiçbir ilâh yoktur. Onun için bana kulluk et ve beni anmak için namaz kıl.

132- (Ey Muhammed!) Ehline namaz kılmalarını emret, kendin de ona sabırla devam et. Biz senden bir rızık istemiyoruz. Seni biz rızıklandırırız. Güzel akibet takva sahiplerinindir.

ENBIYA SURESİ

73- Onları buyruğumuz altında (insanlara) doğru yolu gösterecek önderler kıldık. Kendilerine hayırlı işler yapmayı, namaz kılmayı, zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden kimselerdir.

MÜ'MİNUN SURESİ

2- Onlar ki, namazlarında huşû içindedirler.

9- Ve onlar ki, namazlarını muhafaza ederler.

HAC SURESİ

35- Ki Allah anıldığı vakit onların kalpleri titrer. Onlar başlarına gelene sabreden, namaz kılan kimselerdir. Kendilerine verdiğimiz rızıktan Allah yolunda harcarlar.

78- Artık namaz kılın, zekat verin, Allah'a sarılın. O sizin sahibinizdir. O ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır!

NEML SURESİ

3- Ki o (müminler) namazı dosdoğru kılarlar, zekatı verirler ve ahirete de kesin olarak iman ederler.

NUR SURESİ

37- Birtakım insanlar (Allahı tesbih ederler) ki, ne ticaret ne de alış veriş onları Allah'ı anmaktan, namaz kılmaktan ve zekat vermekten alıkoymaz. Onlar, kalplerin ve gözlerin allak bullak olduğu bir günden korkarlar.

56- Hem namazı kılın, zekatı verin ve peygambere itaat edin ki rahmete eresiniz.

RUM SURESİ

31- Başkasından geçerek hep O'na gönül verin ve O'ndan sakının. Namaza devam edin ve müşriklerden olmayın.

LOKMAN SURESİ

4- Onlar, namazı kılarlar, zekatı verirler, âhirete de kesin olarak inanırlar.

17- "Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır. Başına gelenlere sabret, çünkü bunlar, azmi gerektiren işlerdendir."

AHZAB SURESİ

33- Namazı kılın, zekatı verin. Allah ve Resulü'ne itaat edin. Ey ehli beyt! Allah sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz, pampak yapmak istiyor.

FATIR SURESİ

18- Hem günah çeken bir kimse, başkasının günahını çekmeyecek; yükü ağır basan, onun yüklenilmesine çağırsa da ondan bir şey yüklenilmeyecek, isterse bir yakını olsun. Fakat sen ancak o kimseleri sakındırısın ki, gaybda Rablerinin korkusunu duyarlar, namazı dürüst kılarlar. Temizlenen de sırf kendisi için temizlenir. Nihayet dönüş Allah'adır.

29- Allah'ın kitabını okuyan, namazı kılan ve kendilerine verdiğimiz rızıktan gizli ve açık olarak verenler, kesinlikle batma ihtimali olmayan bir ticaret umarlar.

MÜCADELE SURESİ

13. Gizli (özel) bir şey konuşmanızdan önce sadaka vermekten korktunuz da mı yerine getirmediniz? Fakat Allah da sizi affetti. Şu halde namazı kılın, zekatı verin, Allah'a ve Resulüne itaat edin. Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır.

MEARİC SURESİ

22- Ancak namaz kılanlar bunun dışındadır.

23- Onlar ki namazlarını sürekli kılarlar.

34- Namazlarına devam ederler.

MÜZZEMMİL SURESİ

20-Rabbin, senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında ve üçte birinde kalktığını, seninle beraber bulunanlardan bir topluluğun da böyle yaptığını biliyor. Gece ve gündüzü Allah takdir eder. O, sizin onu sayamayacağınızı bildi de sizi affetti. Bundan böyle Kur'ân'dan size ne kolay gelirse okuyun. Allah, içinizden hastalar, yeryüzünde gezip Allah'ın lütfunu arayan başka kimseler ve Allah yolunda savaşan daha başka insanlar olacağını bilmiştir. Onun için Kur'ân'dan kolayınıza geldiği kadar okuyun, namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin (Hayırlı işlere mal sarfedin). Kendiniz için gönderdiğiniz her iyiliği, Allah katında daha hayırlı ve sevapça daha büyük olarak bulacaksınız. Allah'tan bağış dileyin. Kuşkusuz Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

BEYYİNE SURESİ

5- Halbuki onlar, dini sadece Allah'a tahsis ederek, Allah'ı birleyerek, ancak Allah'a ibadet etmekle, namazı kılmakla ve zekatı vermekle emrolunmuşlardır. İşte dosdoğru din budur.

CUM'A SURESİ (cuma namazi)

9- Ey inananlar! Cuma günü namaz için çağrıldığı(nız) zaman, Allah'ı anmaya koşun, alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.10- Namaz kılındıktan sonra yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan (nasibinizi) arayın. Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.

NISA SURESİ (Munafiklarin Namazi)

142- Münafıklar, Allah'ı aldatmaya çalışırlar. Halbuki Allah, onların oyunlarını başlarına geçirecektir. Onlar, namaza kalktıkları zaman tembel tembel kalkarlar. İnsanlara gösteriş yaparlar. Allah'ı pek az anarlar.

.

NAMAZIN FAYDASI

Ankebut-45- Sana vahyedilen Kitabı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah'ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.

NAMAZIN VAKİTLERİ

ISRA 78- Güneşin batıya kaymasından, gecenin karanlığına kadar (belirli vakitlerde) gereği üzere namazı kıl, bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazında, gece ve gündüz melekleri hazır bulunur.

ISRA 79- Gecenin bir kısmında da sadece sana mahsus bir nafile olmak üzere uykudan kalk, Kur'ân ile teheccüd namazı kıl, Rabbinin seni bir makam-ı mahmuda (şefaat makamına) göndermesi kesindir.

RUM 17- O halde akşama girdiğiniz zaman da, sabaha girdiğiniz zaman da tesbih Allah'ındır. (daima O, tesbih edilir).

RUM 18- Göklerde ve yerde, ikindileyin de, öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'na mahsustur.

 

 

 

bu ayetler bizde namaz olduğunu gösterior heralde

 

yok olurmu namaz hindulardan geldi Tahrif edilmiş Kuran galiba hindular ekledi bu bölümleri :)

emeğinize sağlık kardeşim vesselam

 

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

yahudilik ve paganizm

 

aynı şeyleri tekrarlamışsın ben yahudilikle ve uzantısı olan ki islam ve yahudilik iç içe geçmiştir birbirlerinden gelenek ve görenekler almışlardır 4000 senedir yahudiler bu cografyada yaşadılar yani islamiyetten öncede vardılar şunuda hep merak etmişimdir biraz komplo teorisi gibi olacak ama yahudiler isa mesihi kabul etmediler çarmıha gerilip ölmesi için ugraştılar başardılarda araplar bu konuda bir şey demiyorlardı mesihin inanışının yayılmaması için yahudiler muhammed daha çocukken bu son peygamber demiş olabilirlermi islamiyet yahudilerin kurgulamasından ortaya çıkmış olabilirmi hristiyanlıgın önünü kesmek için yapılan bir hareket nasıl olsa biz arapları hallederiz hem mesihi inançtan kurtuluruz hemde arapları böleriz ama göl maya tutmadı ve bu gün kendi yarattıkları ile ugraşıyorlar bunlar sadece benim görüşüm da vinci şifresi gibi.

 

 

bburda yazdıkların doğru olamaz çünkü hangi yahudi kendi uydurduğu bir dinde kendilerinin yaptıkları hataları bu kadar aşikar ortaya sunar sadece hristiyanlığın önüne geçmek istemiş olsa ve islam öle gelseydi kuranda sadece hristiyanlara karşı bir düşmanlıktan başka bir şey olmazdı

 

--- Sonraki mesaj ---

 

bak sen şu hinduların yaptıklarına:D:D

 

--- Sonraki mesaj ---

 

yüce kuranda tam ayrıntılı yani insanların anlayamıyacağı dilde anlatılmış bazı şeyler hadislerle tastiklenmiş ve insanlara açıklanmıştır konuyla alakalı olan bazı hadisler

 

19. Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:

"Büyük günahlardan kaçınıldığı müddetçe, beş vakit namaz ile iki cuma, aralarında işlenen küçük günahlara keffârettir."

Müslim, Tahâret 14. Ayrıca bk. Tirmizî, Mevâkît 46; İbni Mâce, İkâmet 79

 

 

 

 

 

16. Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'i şöyle buyururken işittiğini söyledi:

- "Ne dersiniz? Birinizin kapısının önünde bir nehir olsa da, o kimse her gün bu nehirde beş defa yıkansa, kirinden bir şey kalır mı?" Sahâbîler:

- O kimsenin kirinden hiçbir şey kalmaz, dediler. Resûl-i Ekrem:

- "Beş vakit namaz işte bunun gibidir. Allah beş vakit namazla günahları silip yok eder" buyurdular.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

sayın talebe yahudiler din icat etmediler uydurmadılar tanrı onları seçilmiş halk olarak yani tüm insanlara örnek olmak üzere kendisini tanımaları için seçmiştir.ama israil halkı musa peygamber sina dagına tanrıyla görüşmek için çıkmasını fırsat bilerek eski alışkanlıklarına geri döndüler ellerindeki altınları eritip bir put(buzagı)yaptılar ve ona tapındılar ama tanrı onları lanetlemedi sadece kızmıştı bununsonucu olarak çöllerde 40 yıl boyunca dolandılar yani yolu bulamadılar ama tanrı sonunda onları affetti işte bu halkın ismi israel dir yani tanrıya yürüyen demektir .

kendin açıklamışsın hemde alenen islamiyet hristiyanlara ve yahudilere düşmandır bu yazdıklarını inkar edemessin yazı senin bir din düşünki tanrının yansıması olan insana düşmanlık beslesin sevgi yokmu bu dinde yoksa sadece kendilerinden olanları mı severler .

isa mesih şöyle der :Düşmanını sev komşunu kendin gibi sev.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

yoksa herşey bi şaka olmasın?

seneler önce lemanda bi karikatür vardı. üç tane sakallı cüppeli müslüman sokakta yürüyolar etraf cıvırlarla dolu. bizim müminler endişeli yüz ifadeleriyle bakmamaya çalışarak yürüyolar. sonraki karede eve varmışlar üçüde birbirlerine bakıyorlar. üçüde aynı anda"ya yoksa" diyor.

bi de şu var:

HİNDİSTAN nüfusu 2010 yılı rakkamı 1.170.000.000 hiduların oranı %70

ÇİN nüfusu 2010 yılı rakkamı 1.340.000.000 budist ve taocuların oranı %92-95

JAPONYA nüfusu 2010 yılı rakkamı 127.000.000 şinto oranı %99

TAYVAN nüfusu 2010 yılı rakkamı 23.000.000 budist oranı %99

SİNGAPUR nüfusu 2010 yılı rakkamı 5.000.000 hindu budist taocu %70

AFRİKA nüfusu 2010 yılı rakkamı 1.000.000.000 kuzey afrika ülkelerindeki mülümanlar ve misyonerlerin hıristiyanlaştırdığı afrikalıların dışında kalan hatırı sayılır yerli dinlerine mensup olanları ve güney amerikadaki amazon kabilelerini falanda hesaba katarsak. birde dünya nüfusunun 5.000.000.000 olduğunu gözönüne alırsak sonuçta dünyada yaşayan insanların yarısından fazlası tek bir tanrıya bile inanmazken sizin tartışmanıza gülüyorum. noolacak bu kadar adam yanacakmı hepsi cehennemde? adamın amazon ormanında kıçına giymeye donu yok şelaleye tapıyo. tokai çakmak versen ona tapıcak zavallı. cenabı allahın işi gücü yok niye namaz kılmadın diye hesap sorucak öylemi. bu kadar peygamberi adam olun birbirinize yara vermeyin kardeş kardeş geçinin diye göndermiş hala siz neyin peşindesiniz. ne oldu yani ne değişti dünya görüşünüzde hepiniz birbirinizi yiyosunuz. bu gidişle alayınız ceza çekerken çıplak götlü amazon yerlisini cennette görürseniz şaşırmayın.

 

zeitgeist the movie arkadaşlar birde bunu seyredin(seyretmeyen varsa).

http://video.google.com/videoplay?docid=-7820609461033241987#

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
yoksa herşey bi şaka olmasın?

seneler önce lemanda bi karikatür vardı. üç tane sakallı cüppeli müslüman sokakta yürüyolar etraf cıvırlarla dolu. bizim müminler endişeli yüz ifadeleriyle bakmamaya çalışarak yürüyolar. sonraki karede eve varmışlar üçüde birbirlerine bakıyorlar. üçüde aynı anda"ya yoksa" diyor.

bi de şu var:

HİNDİSTAN nüfusu 2010 yılı rakkamı 1.170.000.000 hiduların oranı %70

ÇİN nüfusu 2010 yılı rakkamı 1.340.000.000 budist ve taocuların oranı %92-95

JAPONYA nüfusu 2010 yılı rakkamı 127.000.000 şinto oranı %99

TAYVAN nüfusu 2010 yılı rakkamı 23.000.000 budist oranı %99

SİNGAPUR nüfusu 2010 yılı rakkamı 5.000.000 hindu budist taocu %70

AFRİKA nüfusu 2010 yılı rakkamı 1.000.000.000 kuzey afrika ülkelerindeki mülümanlar ve misyonerlerin hıristiyanlaştırdığı afrikalıların dışında kalan hatırı sayılır yerli dinlerine mensup olanları ve güney amerikadaki amazon kabilelerini falanda hesaba katarsak. birde dünya nüfusunun 5.000.000.000 olduğunu gözönüne alırsak sonuçta dünyada yaşayan insanların yarısından fazlası tek bir tanrıya bile inanmazken sizin tartışmanıza gülüyorum. noolacak bu kadar adam yanacakmı hepsi cehennemde? adamın amazon ormanında kıçına giymeye donu yok şelaleye tapıyo. tokai çakmak versen ona tapıcak zavallı. cenabı allahın işi gücü yok niye namaz kılmadın diye hesap sorucak öylemi. bu kadar peygamberi adam olun birbirinize yara vermeyin kardeş kardeş geçinin diye göndermiş hala siz neyin peşindesiniz. ne oldu yani ne değişti dünya görüşünüzde hepiniz birbirinizi yiyosunuz. bu gidişle alayınız ceza çekerken çıplak götlü amazon yerlisini cennette görürseniz şaşırmayın.

 

zeitgeist the movie arkadaşlar birde bunu seyredin(seyretmeyen varsa).

http://video.google.com/videoplay?docid=-7820609461033241987#

 

Saygi deger zaytik;

 

Öncelikle inanc olarak belli bir görüsünüz yok. insan yasami bir cok kisinin yazmis oldugu ve yazacagi konular ve bilgiler özerinde hemen baglayici bir nitelik kazanip görüsünü o yönde degistirmesi ve etkilenmesi kolaydir. Öyle ki insani körelten bir yasama bicimine bile getirebilir. Dinlerin ortak özellikleri Ahlaki ve toplumsal yasamdaki yeri olabilir fakat bir cok konuda farklilik gösterir ki bu en büyük etkendir. Mesihsel ögretiye gercekten bagli olan bir kimse savasa karsidir. Fakat devletlerin politikasi her türlü kazanimlari elde etmek icin insani duygularin en üstünde olan bir cok konuyu kullanir. Örnek vermek istersek can ve mal tehlikesi olan bir gemide cocuklarin bulunmasi. Cocuklarin yasamlarin kaybetmesi büyük bir vahset olarak algilanir. Yani Suc ve günahi bilmeyen bir cocugun yasamina son verilmesi Yetiskin bir insanin yasamina son verilmesinden farklidir. Bundan dolayi kin ve nefret insanlar arasinda cogalir ve iletilmek istenen mesaj gerekli yere gider. Yani cocuklarin ön planda tutulmasi daha uygundur diyebilirler. Cocuklarinda yasama hakki var her yasta insaninda. En kücügünden en büyügüne kadar ölümle karsi karsiya. Aslinda cocuklari ön planda tutmak o kisilerin sucudur. Belli bir yasa kadar yönlendirme daha büyük olan anne ve babaya veya en yakin kisilere aittir. Yani surumluluk cok büyük. Normalde savaslarda kimse cocuk,kadin,yasli genc,özürlü vs dinlemez insani duygular sifirdir.

 

Bir cok yerde resmi olmayan bir nufüs sayimi vardir. Budistlerin sayisini düsürmemek icin devlet istatistiki veya nufüs arastirmasi sirasinda vs bir arastirma yapip insanlara gercek bir yüzdelik oran göstermemektedir. Ama aslinda her bir bireyin inancini ve yasama bicimini gayet iyi bir sekilde bilmektedir.

 

Bi kere konusma ve yazma sekliniz cok medeni degildir. Buda bir inancin olup olmamasindan degil yasam biciminden geldigini görmekteyiz. Peki kötü olmak icin mutlaka inancin mi olmasi lazim? Kötülügün kaynagi nedir inanclarmidir ? Peki kötülük nerden geliyor ?

 

Aslinda pozitif olan her seyin bozulmasindan negatif seyler cikar. Tabiki iyiligin bozulmus hali kötülük diyebiliriz. Böyle hemen kestirip atmak ve inanclar kötülügün kaynagidir demek yanlistir bunu genellikle ateist görüslü insanlar söyler fakat bir cok inancta gercekten dogru olmayan ve toplumsal yasama aykiri bilgiler icerir. Örnek vermek gerekirse, Puta tapan insanlarin hareketsiz duran bir nesneye canli olan hayvan veya insan kurban etmesi gibi..

 

hristiyanlik inancina göre bakarsak tüm dünyaya yayilmis bir inanc vardir. iyilikle zenginlesen, kötülükle sarsilan bu dünyaya anlam vermeye calisan her insan buna kolay bir cevap bulamaz; Özellikle dramatik seyler karsisinda. Örnegin ölümün bir anda gelmesi ve sevdikelrimizi alip götürmesi ve bizimde buna engel olamamizdir yani tabiki ölüme care bulunmamaktadir ve buda kacinilmaz gercektir. Aynı zamanda suna da eminim: Ortada, kötülük ve aci problemine iliskin Hristiyan inancinin sundugundan daha kapsamli bir cevap yoktur. incile baktigimizda bu mücadeleden kacmaz.isa bile bu soru ile karsi karsiya gelmistir. Bazen örtülü bazende acik bir sekilde sorulmustur.

 

İsa'nin bu konuda yüzlestigi en sasirtici olay Yuhanna kitabinin dokuzuncu bölümünde gecer. Tartisma, İsa'nin gerceklestirdigi mucizelerden biriyle ilgilidir. Bu sifa mucizesinin öncesinde ve sonrasinda gerceklesen konusma, normal bir diyalogdan daha fazlasidir. Bunun sebebi de, özürlü bir kisinin durumu icin bir aciklama aranmasidir.

 

İsa, öğrencileriyle yürürken; yollarina kör bir adam cikar. Bu kez de ögrencileri yalnizca görme duyusunun bir mucizeyle kazandirilmasina tanik olmakla yetinmemislerdir. En hassas noktaya kadar giderek, bu trajik durumda acikca Tanri'nin rolünü hedef almislardir. Ögrencilerden biri, İsa'ya biraz da kabaca sekilde söyle bir soru yöneltmistir: " Rabbi, kim günah işledi de bu adam kör doğdu ? Kendisi mi, yoksa annesi babası mı ? "

 

Bu kötü durumun sorumlusu kendisi mi, yoksa buna başka bir kişi mi sebep olmuş ?

 

İsa, adamin kör olmasinin sorumlusunun ne anne babası ne de kendisi olmadigini söyleyip verdigi cevapla onlari tam anlamiyla saskina cevirdi. " Tanrı'nın işleri onun yaşamında görülsün diye kör doğdu. Beni gönderenin işlerini vakit daha gündüzken yapmalıyız. Gece geliyor, o zaman kimse çalışamaz. Dünyada olduğum sürece dünyanın ışığı Ben'im. "

 

" Tanrı'nın işleri onun yaşamında görülsün diye kör doğdu " demekle İsa, neyi kastetti ?

 

İsa, cevap verirken, bu soruyu sormak icin kendilerine özgü farkli nedenleri olan dört insan grubuyla karsi karsiya oldugunu unutmayin. Bunlarin ilki ögrencileriydi. Onlar bu sorunun cevaplanmasini istediler, cünkü bireysel acinin nedenini merak ediyorlardi. Orada bir de komsular vardi. Onlar bir mucizenin gerçeklestiğini biliyorlardi ve bunun " nasıl " gerceklestigine iliskin sorulari vardi. İsa nasil oluyordu da körlerin gözlerini acabiliyordu ? Gruptaki süpheciler aslinda sonucu görmüslerdi, ama bunun ardinda " kimin " oldugunu kabul etmek istemiyorlardi. İsa'nin verdiği cevabin onlari yönlendirdigi noktadan hic hoslanmadilar, cünkü bu onlari, gururlarini hice sayip İsa'yi izleme dürüstlügüne sahip olup olmadiklari konusunda karar vermeye zorlamisti. Sonuncusu, kör adamin ta kendisiydi. Bu degisimi kisisel olarak yasamisti ve özellikle de durumu elestiren kisilerle yüzlesmenin sonuclari altinda ezilmekteydi. İsa'yla yaptigi birebir konusma, İsa'nin sadece gözleri iyilestiren bir degil, ayni zamanda da yüregi degistiren biri oldugu konusunda onun bütün süphelerini giderdi.

 

Size bir yerde okudugum bir hikayeyi aktarmak istiyorum.

 

 

yıillar önce anlatilan komik bir hikaye vardı. Bu, bir sehri kaosa sürükleyen elektrik santralindeki arizayla ilgiliydi.

 

Uzun bir süre, sorunu giderecek bir mühendis bulunamamıştı. En sonunda bir adam geldi ve tek bir düğmeye basarak sistemi yeniden başlattı. Şehre bir milyon bir dolarlık bir fatura çıkardı. Bu rakama şaşıranlardan biri adama neden yalnızca bir milyon değil de, bir milyon bir dolar istediğini sordu. Adam, o bir doların sadece düğmeye basma ücreti, bir milyon doların ise hangi düğmeye basılacağını bilme ücreti olduğunu söyledi.

 

Yani genel olarak dünyada yasanilan devlet politikalarina bakarak inanclarin getirisi budur demek bir bakima arastirmadan kacinmak ve kesin bir yargiya varmaktir. Hic kimse cikip mesih savas yapti o yüzden bizde yapalimda ona örnek olalim diyemez. Yada mesihin elinde kilic vardi birini din adina öldürdü bizde örnek olup öldürelim diyemez. Tam tersi insanlari kurtarmis,diriltmis ve yaralarini iyilestirmistir. Simdi insanlarin belli bir yoruma dayanan yorumuna göremi mi yasamali yoksa mesihin dogru olan sözlerine bakipta mi yasamali. Eger dogru olan bir gercegi yanlislarla hayatimiza yön vermek mesihsel ögreti savasi,kini,nefreti getiriyor demek yanlistir.

 

Baslangicta sunu unutmayalim ki, her dünya görüsü - sadece Hristiyanlik degil - kötülük ve aci cekme üzerine bir aciklama yapmak ya da cevap vermek zorundadir. Ateist bir insanin özgür bir yapisi vardir. Yani dese ki dogru olmak mutlaka bir inancin olmasina gerek yoktur demesi tabiki bir yerde dogrudur. Fakat Agzindan sarf ettigi sözler yinede özgür olmadiginin kanitidir. insanlarin özgürlügü baska insanin özgürülgünün kisitlanmayacagi kadardir. devletlerin politikalari ve insanlarin duygulari ince bir cizgi üzerinedir. Heran bir problemi ve savasi getirebilir. Sinir ihlalleri, bayraklarin yakilmasi, irksal saldirilar vs Yani kötülügün kaynagi insan olabilmektedir. Simdi bilinmesi gereken bir sey var baslangicta kötülük varmiydi yani kötülügün kaynagi din ise baslangicta kötülükte vardi denebilir.

 

Boston Koleji'ndeki felsefe profesörlerinden Peter Kreeft şu yorumu yapar: " Mars'a gitmek bir sorundur. Aşık olmak ise bir gizem. " Kötülük de, tıpkı aşk gibi bir sorun değil, bir gizemdir.

------------------------------

 

Hristiyan teizmine ( Tanrıcılık ) yönelik bir tenkitvari yaklaşımı ünlü düşünür David Hume'un sözlerine başvurarak değerlendirelim; böylece sorunun, soruyu soranı nasıl da kapsadığını derhal görebiliriz:

 

Eğer bir yabancı ansızın bu dünyaya bir uğrayacak olursa, ona bu dünyanın kötülüklerinin bir örneği olarak illetlerle dolu bir hastahane, borçlularla ve suçlularla dolu bir hapishane, etrafta cesetlerin saçılı olduğu bir savaş alanı, okyanusta debelenen bir donanma, zorbalığın, kıtlığın ve salgın hastalığın altında çürüyen bir millet gösterirdim. Ona hayatın eğlenceli tarafını göstermek ve yaşamın keyfine ilişkin bir fikir vermek içinse onu nereye yönlendirmeliyim ? Baloya mı, opera mı, mahkeme salonuna mı ? Bu durmda bu kişi haklı olarak, benim onu sadece dert ve üzüntünün bir başka çeşidini gösterdiğimi düşünebilir.

 

Hume başka bir yerde ise böyle bir dünyayı sevgi esasıyla düzeltmeninimkansız olduğundan şikayet eder. Hume'un bu şikayetinde, belki de kendisinin bile far etmediği bir cevap gizlidir. Sorusunun baskın gücü oldukça açıktır. Kötülük ve acı çekme problemi gerçektir ve kişisel olarak hissedilir. İşte bu sebeple, her gruptan insan bu konuda İsa örneğine bakmıştır.

 

Problem yalnızca gerçek ve hissedilir olmakla kalmaz, aynı zamanda evrenseldir. Bu problemi, Budizm kadar açıklamaya yeltenen başka bir din yoktur. Buda'nın " Aydınlanma " ya giden uzun ve zorlu yolculuğu, kötülük ve acı çekmenin gizemine kafa yormasıyla başlamıştır. Sorunun evrenselliği, onu bu gidişe yönelten nedendir.

 

Öte yandan, eğer kötülük ve acı çekmek gerçek ve evrensel ise, aynı zamanda karmaşıktır. Kötülük, en az üç yönden sorgulanır: Metafizik sorun ( kaynağı nedir ? ), fiziksel sorun ( Doğal afetler, vb, bu tartışmanın içine nasıl dahil olur ? ) ve ahlaki sorun ( bu nasıl haklı gösterilebilir ? ).

Ravi Zacharias

---------------------------------

 

C. S. Lewis'in verdiği bir örnek belki de bize yardımcı olabilir. Yazar açık denizlerde bulunan bir gemiyle ilgili cevaplanması gereken üç soru olduğunu söyler. İlk soru; " Geminin batmasını nasıl önleriz ? " İkinci soru; " Bu geminin diğer gemilere çarpmasını nasıl önleriz ? " Bu iki soru çok açık görünebilir, fakat bunların ardında, en önemli olan üçüncü soru gizlidir: " Bu gemi daha en başından, neden oradadır ? " Soruların ilki, kişisel ahlakla ilgilidir. İkincisi sosyal ahlakı hedefler. Üçüncüsü ise, kuralcı ahlakla uğraşır.Bizim kültürümüz en fazla birinci ve ikinci soruyla ilgilenir.

 

Bu arada her gün yeni bir inanc sistemi ile karsi karsiya ve ateist görüslerle. Sayi bizim icin önemli olsa bile yanlisa inananin fazla olmasi dogrunun az olmasi ile bir alakasi yoktur. Yani dogruya inanan insanlarin sayica az olusu bu insanlarin dgoruyu birakip yanlisa yönelmesi anlami tasimaz. Dünyanin % 50 den fazlasi kadinlari diri diri topraga gümmesini dogru buluyorsa bunun dogru oldugunu ve tanrinin bir getirisi oldugunu söylemek yanlis olur.

 

Tartisma olacak fakat tabiki insanlarin yasaminin kisitlamasi dogru olmaz. Süphe etmek arastirmayi gerektirir.

 

esenlikler

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
bu yazdıklarının içinde namaz diye bir şey varmı namaz kılmak degişik bir adettir abdest almak seccadeyi yaymak yüzünü kıbleye çevirmek ve en önemlisi bir imam lazım süleyman peygamberin önünde bir imam varmı ayrıca onun zamanında islamiyet varmı bir şey yazmış olmak için yazılmaz.

kliselerde yere oturulmaz özel yerler vardır oralara oturulur ibadet yapılır tanrıya el açıp dua etmek için özel olarak bazı şeyler yapmayı gerektirmez ikincisi kliselerin mihrap kısımları kabeye dönük degildir batıya bakar daha başka soracagın varmı biz namaz kılmayız yahudilerde kılmaz onların rüku yaparak egilmesini namaz diyemi anlıyorsun bunlar putperest adetlerden alınmadır islamiyetten önce putperest araplarda namaz adı altında yatıp kalkıyorlardı abdest alıyorlardı şimdikinin aynı şeyler siz kılın ama ben kılmıyorum.

İslamiyet hakkında ufacık bir bilgisi olan kişi dahi namaz kılmak için imamın şart olmadığını bilir. Hele sizin gibi forumda ekseriyeti islamiyet hakkında yazılar yazan biri nasıl olduda bu ayrıntıyı gözden kaçırdı inanılır gibi birşey deil. Ayrıca islamiyettede dua etmek için özel birşeyler yapılmaz her zaman her yerde herşekilde dua edilebilir. Namazı budistlikle bağdaştırmak hangi akla hizmettir bilinmez. Namaz hakkında hiç bişi bilmediğinizde anlaşılıyor. Lütfen birşey yazacaksanız biliyorsanız yazın bilmiyorsanız yazmayın iftira gibi yazılarınız ancak sizi bağlar ...

 

--- Sonraki mesaj ---

 

namaz kılmak için seccade degil mescit gerkli diyorsun o zaman seccade neden var peygamberinizin zamanında mescit adı altında bir yer veya yerler varmıydı sonradan mı yapıldı.imam yoksa gerek yoksa camiilerde neden imam var imam olmadan neden namaz kılınmaz evde kılınanlarda bile iyi bilen birisi öne geçer ve imamlık yapar tek başına ise gerek yoktur.cenaze namazlarında neden uydum imama denir o zaman uymayın her kez kendi bildigi gibi hareket etsin.kıble hiç bir zaman kutsal mekan olmadı kimin yaptıgı belli degildir en azından kesin degildir zaman içinde yıkılmış ,onarılmış ve bu zamanki halini almıştır.kureyş kabilesi kabenin bakımı,onarımı ve korunmasından sorumluydu peygamberiniz hangi kabiledendi kureyş demekki kendi bakımlarına verilmiş yerin kutsal ilan edilmesi dogaldır.buraya gelenler hediye bırakanlar ve bu günkü ticaret hacmına bakarak para basan bir yer tabiki kutsal olacak.dogru sırf yazmış olmak için yazılmaz birazda bu yazılanları anlamak lazım tanrı akıl verirken kullanılsın diye verdi.

 

haç işaretinibütün hristiyanlar kullanmaz geregi yoktur şekilciliktir inancımıza göre isa mesih haç üzerinde kalmadı göge yükseldi onu kutsal kılan bir şey yok.bunu simge olarak kimse kullanın demedi en azındanincilde böyle bir ayet ve bölüm yok.bir de şuna bakalım bunlarda tuhaf gelecekmi mexarlara bez baglamak ,yüz sürmek,ölüden yardım istemek ona dua okumak tanrı ölülerin degil dirilerin tanrısıdır ölü artık öbür tarafta huzur içinde olmali istek yalnızca tanrıdan istenir bunlarıda merak etsen.

 

sayın nesra kliselerin kapıları doguya bakar mihrap kısımları genellikle batıya dönüktür yani en azından bizimki öylesecde etmek namaz kılmak ise anladıgın anlamda degildir bizim kliselerimiz namaz kılmaya müsait degildir tapınmak içindir tapınmak sadece namaz kılmak anlamı taşımaztanrı kendisine ibadet edenlere bu şekilde yapılacak dememiştir isiyen adaplı bir şekilde istedigi gibi yapabilir.yani mecburiyet yoktur.

 

 

Camilerde imam olmasının bir mahzurunu göremedim ben siz israrla bişi anlatmaya çalışıyorsunuz. Dini bilmeyen ve öğrenmek isteyen biri dini benden mi öğrenecek sizdenmi tabikide imamdan öğrenecek bu cok doğal birşey deilmi ??? Ayrıca imam olmadan namaz kılınır bu bir safsata . Ayrıca bir mekanın kutsallığına hangi yetkiyle karar verebiliyorsunuz şaştım kaldım...

--- Sonraki mesaj ---

 

haç işaretinibütün hristiyanlar kullanmaz geregi yoktur şekilciliktir inancımıza göre isa mesih haç üzerinde kalmadı göge yükseldi onu kutsal kılan bir şey yok.bunu simge olarak kimse kullanın demedi en azındanincilde böyle bir ayet ve bölüm yok.bir de şuna bakalım bunlarda tuhaf gelecekmi mexarlara bez baglamak ,yüz sürmek,ölüden yardım istemek ona dua okumak tanrı ölülerin degil dirilerin tanrısıdır ölü artık öbür tarafta huzur içinde olmali istek yalnızca tanrıdan istenir bunlarıda merak etsen

İslamda mezarlara bez bağlamak yoktur. Siz kendi inanışınıza göre Tanrı ölülerin değil dirilerin Tanrısıdır demişsiniz peki ölüler ne oluyor direk cennetemi gidiyor ???

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş
yoksa herşey bi şaka olmasın?

seneler önce lemanda bi karikatür vardı. üç tane sakallı cüppeli müslüman sokakta yürüyolar etraf cıvırlarla dolu. bizim müminler endişeli yüz ifadeleriyle bakmamaya çalışarak yürüyolar. sonraki karede eve varmışlar üçüde birbirlerine bakıyorlar. üçüde aynı anda"ya yoksa" diyor.

bi de şu var:

HİNDİSTAN nüfusu 2010 yılı rakkamı 1.170.000.000 hiduların oranı %70

ÇİN nüfusu 2010 yılı rakkamı 1.340.000.000 budist ve taocuların oranı %92-95

JAPONYA nüfusu 2010 yılı rakkamı 127.000.000 şinto oranı %99

TAYVAN nüfusu 2010 yılı rakkamı 23.000.000 budist oranı %99

SİNGAPUR nüfusu 2010 yılı rakkamı 5.000.000 hindu budist taocu %70

AFRİKA nüfusu 2010 yılı rakkamı 1.000.000.000 kuzey afrika ülkelerindeki mülümanlar ve misyonerlerin hıristiyanlaştırdığı afrikalıların dışında kalan hatırı sayılır yerli dinlerine mensup olanları ve güney amerikadaki amazon kabilelerini falanda hesaba katarsak. birde dünya nüfusunun 5.000.000.000 olduğunu gözönüne alırsak sonuçta dünyada yaşayan insanların yarısından fazlası tek bir tanrıya bile inanmazken sizin tartışmanıza gülüyorum. noolacak bu kadar adam yanacakmı hepsi cehennemde? adamın amazon ormanında kıçına giymeye donu yok şelaleye tapıyo. tokai çakmak versen ona tapıcak zavallı. cenabı allahın işi gücü yok niye namaz kılmadın diye hesap sorucak öylemi. bu kadar peygamberi adam olun birbirinize yara vermeyin kardeş kardeş geçinin diye göndermiş hala siz neyin peşindesiniz. ne oldu yani ne değişti dünya görüşünüzde hepiniz birbirinizi yiyosunuz. bu gidişle alayınız ceza çekerken çıplak götlü amazon yerlisini cennette görürseniz şaşırmayın.

 

zeitgeist the movie arkadaşlar birde bunu seyredin(seyretmeyen varsa).

http://video.google.com/videoplay?docid=-7820609461033241987#

 

 

 

Süperdi..:)

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

×
×
  • Yeni Oluştur...