Jump to content

Yaratiliş ve tanrinin isimleri


yokum
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

YARATILIŞ VE TANRININ İSİMLERİ

Tanrının 72 ismi kabala mistisizminde yaratılışı açıklamak ve Tanrının mahiyetini anlamak için kullanılan çok önemli kavramlardır.. Bunun İslam mistisizmindeki karşılığı Allah’ın 99 ismi diye bildiğimiz Esma’ül Hüsna’dır. Ben bu başlık altında kabalist Yehuda Berg’in “Tanrının 72 ismi” isimli kitabından biraz özet yapıp mistisizmdeki ‘tanrının isimleri’ kavramının daha derin anlamlarını göstermek istiyorum.

KABALA MİSTİSİZMİ

4000 yıllık kadim bir bilgeliktir. Kabala, Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslamiyet’ten oluşan tek tanrılı 3 büyük dinin babası olan İbrahim Peygamber ile başlar.

İbrahim peygamber yaşamımızı etkileyen 2 büyük küre olduğunu fark etti. Bunlar ruhsal ve fiziksel kürelerdir. Bize bu iki dünyanın nasıl kesiştiğini ve bu kesişmenin yaşamımıza mutluluk sağlaması için neler yapmamız gerektiğini açıkladı. Kabala evrensel kanunları kullanarak içimize yapışmış süprüntülerden bizi korur.

Yerçekimini bilmiyorsan yüksekten atlar, ölürsün.

Ruhsal ve fiziksel dünyanın kanunlarını, işleyişini bilmelisin.

Tevrat iki bin yıldır sadece dini olarak ele alınıp okunduğundan dini bir gelenek sembolü olmuştur.

Tanrı hiçbir zaman dinleri oluşturmadı. Dinleri insanlar şekillendirdi. Din savaşları nefreti büyütür. Tanrı adına savaş soykırımları getirir.

Savaş-Nefret-Soykırım Tanrının adları değildir.

İlahi bilgelik evrenseldir, sevgi ve barışı uyandırır. İnsanlar arasında ırk, inanç, zenginlik ayrımı yapmaz. Yerçekimi herkes içindir. İlahi bilgelik de öyle…

Eğer bir din, kin ve düşmanlığın herhangi bir şeklini sergilerse dünya üstünde ‘Işık’ oluşturamaz… Çatışmalar, hoşgörüsüzlük ve karanlık ışığın olduğu yerde barınamaz.

GERÇEK RUHSALLIĞIN EVRENSELLİĞİ

Tanrının 72 adının gücü fiziksel değil ruhsal seviyede çalışır. Bu adlar dinle ilgili değil spritualiteyle ilgilidir. Bu adların bilgeliği insanlığın inanç sistemlerini ve asırlarca süren kavgalarını aşarak, tüm insanları ve ulusları “tek bir insan ruhu” olarak ele alır. Huzur ve barış için tüm arkadaşlarına ve hatta düşmanlarına bile koşulsuz sevgi ve gerçek ışığı sunmalısın. Onların ruhunu görmeli ve ruhları ile bağlantı kurmalısın. Koşulsuz sevgi sunarsan bu sana geri döner. Bu evrensel kanundur.

Koşulsuz sevgi ve gerçek ışık diğer kişinin ruhuna süratle nüfuz eder. Ondaki sevgiyi ve ışığı uyandırır. Eğer bu gerçekleşmiyorsa, paylaşılan ışık gerçek değil demektir. Koşulsuz sunmamışsın. Kişisel çıkar vs. içeren koşullu sevgi karşı tarafın ruhuna ulaşmaz. Bu, bir egonun diğer egoyla iletişimidir.

Spritüel ışığı ateşlediğinde ego bu aydınlıkta yok olur. Işık hem seni hem dünyayı aydınlatır.

Tanrının isimleri senden bulunan ruhani ışıkların düğmeleridir. Ve her isim sendeki bir ışığın düğmesini çevirir… Bu isimler varlığın kuantum seviyesinde çalışırlar yani ruhun DNA’sında.

YARATILIŞ NEDİR VE NEDEN BURADAYIZ?

Evrenin doğuşundan önceki tek gerçek Enerji’dir. Işık da denilen bu enerji Tanrı’nın alanıdır. Zevkin her şekli bu mutluluk ışığının içindedir.

Tanrı bu sonsuz mutluluk ışığını bizlerle paylaşmak istedi ve seve seve bize verildi. Ama her şey önümüzde olduğu için bu çok zevkli gelmedi bize. Eğer biz yaratılış ışığını arayıp bulsaydık daha zevkli olurdu.

Tanrıya dedik ki; “Sen ışığını sakla, biz de O’nu bulalım.”

Işığımızı kendimiz bulduğumuzda kendi mutluluğumuzun sorumluluğunu alır ve kendimizi Tanrı gibi hissederiz… Gözlerimizi kapattık, ışık saklandı ve ışık ortadan kaybolunca oluşan karanlıkta bu evren açığa çıktı.

SAKLAMBAÇ OYNUYORUZ

Evreni açığa çıkartan big bangin sebebi İlahi Işığın saklanmasıdır.

 

KABALA’YA GÖRE BİG BANG’İN SPRİTÜEL AÇIKLAMASI:

16.yy Kabalistlerinden Isaac Luria evrenin yaratılışını şöyle açıklıyor:

yaklaşık 15 milyar yıl önce yani ışık saklanmadan önce mükemmel bir birlik vardı. Mutlak Teklik..zaman ve mekan yoktu.

 

Işık saklanınca varlığın içinde küçük bir boşluk oluştu. Bu zamanın doğuşunun işaretiydi.

Bu küçük boşluğu nokta olarak tanımladı.

Nokta boş bir alan meydana getirerek genişledi. Adeta şişen bir balon gibi.

Bu boşlukta bir enerji ışını oluştu. Bu enerjide yıldızlar, gezegenler, canlılar vs…oluşturdu.

Yaratılış işlemi sırasında birliğin ilk halinden 4 kuvvet doğdu.

 

Saklambaç oyununda ona kadar saydık. Evren 10 boyutlu oldu. Bu 10 boyutun (perdenin) amacı parlak ışığı yavaş yavaş azaltmak ve gizlemek içindir. Dik şekilde inşa edilmiş karanlık 10 boyut vardır Işıkla bizim aramızda.

10 boyutlu evrenimizde bir tane boyut kaotik fiziksel evrenimizin en karanlık olan boyutudur. Kalan 9 tane boyut ise zaman ve mekanın ötesindedir.

Işığı bulmadan önce onun saklandığı yeri bulmalıyız.

Işık bizim ruhumuzdur ve egoya saklanmıştır. Ego ruhumuzu, ışığımızı kararttı.

Ego bizim gerçek benliğimiz değil, özümüzü saklayan perdedir. Ego düşünce ve davranışlarımızı sınırsız yönetme gücüne sahiptir.

Ruhumuz ise rasyonel zihnimizden saklanmış ve baskı altındadır.

İŞTE YARATILIŞ OYUNU BU!

Egonun arkasında saklanan ruhu bulmak.

OYUNUN AMACI;

Işığın tüm yoğunluğu ile hayatımızda parlamasına izin vermek, bu dünyadaki cennettir.

OYUNUN ARAÇLARI;

Ailemiz, arkadaşlarımız, kariyerimiz, çevremiz, doğa…. Bunlar kişisel dönüşümümüzü tamamlamak için fırsat sunarlar. Egomuzu terk etme fırsatı sunarlar.

Peki bu araçları nasıl kullanabiliriz,elimizdeki seçenekler neler?

Bunun 2 yolu var.

1) egoyu kullanarak sadece kendini dikkate almak..

2)ruhunu kullanarak başka insanları da dikkate almak.

OYUNUN PERDELERİ

Oyunu egoyu kullanarak oynuyorsan perdeler kalınlaşır. Ego aktif oldukça ışık daha çok gizlenir, ego karanlığı sever ve karanlıkta büyür.

Ruhu kullanarak oyunu oynarsan egoya direnmelisin. Bu da perdeleri yıkar ve ışığı açığa çıkarır, yaşam aydınlanır.

OYUNDA KULLANDIĞIMIZ ALET:..İRADEMİZ

Sahip olduğun tek özgür irade, bencil duygularına direnme ya da direnmeme konusundaki seçimindir.

Hayatının ipleri senin elinde ve kullanmak sana ait. Oyunda sonucu belirleyen sensin.

OYUNDAKİ HATA… IŞIĞI YANLIŞ YERDE ARAMAK.

Perdeleri kaldırıp, blokajları çözmenin 2 yolu vardır.

1) acı çekme : incinmeler, kalp kırıklıkları egomuzu ve bencilliğimizi temizler ve arındırır. Ruhumuz acı anında daha parlak olur. Acı anında başkalarının yardımına koşarız, ruhumuz daha aktif olur.

 

2) Ruhsal dönüşüm.: gerçeğimiz, başkalarını düşünen yönümüz ve ilahi özümüz, egomuz yıpranıp hasara uğradığında özde ışıldayarak kendini gösterir.

 

OYUNDAKİ SAVAŞ:

Ego kendisine açılan savaşa karşı hücuma geçer.

Çekilen acı ve ızdıraplar sırasında ışık açığa çıksa da egoda meydana gelen bu değişiklik geçici olur, ego kendisini toparlar ve acı yatışınca ego eski gücüne döner ve kontrolü ele alır.

Peki egoyu bastırmak için sürekli felaket mi yaşamalıyız?

Bunun başka bir çözüm yolu daha var.

TANRININ İSİMLERİNİ KULLANARAK RUHSAL DÖNÜŞÜM SAĞLAMAK.

72 Ad, etkili ruhsal dönüşüm araçlarıdır.

İsimlerin hedefi egomuzdur…Ruhumuzu aktive etmeye yararlar.

Tanrının isimlerinin din ve inançla alakası yoktur. Evrensel sistem gereği işlerler, herkes içindir.

Manevi kapıları açmak için egomuza ihtiyacımız vardır. Onları dönüştürerek manevi kapıları açabiliriz.

72 Ad ruhani düzeyde işleyen bir teknolojidir. Bu teknolojinin işlemesi kişisel bilinç düzeyi ve proaktif davranışa bağlıdır. Proaktif davranış geri çekilme refleksidir.

En basit proaktif davranış, öfkelenmemektir…kızgınlık anında öfkelenmemek..aktif davranıp olayın üstüne gitmemek ruhaniyeti güçlendirir, diğeri ise egoyu.

Talihsizliklerin üzerinize çöktüğü anda dalgalarla boğuşmaya çalışma, geri adım at… sakin ol!

Yani tepkisel davranışlardan kaçın. Sana tokat atana sen de tokat atma!

Tepkisel davranışlar düşük bilinç seviyesidir… Adlar proaktif davranış geliştirmeyi öğretir.

Eğer güdülerini ego yönetirse gelişim ve dönüşümden uzaklaşırsın. Tepkisel davranışlar egonun oyunlarıdır. Kazanma ve kaybetme ile ilgili endişeler, egodandır.

72 Ad’ı kullanmak, egonun oyunlarını alt etmeye yarar.

Zihnimiz madde üzerinde ne kadar hâkimiyet sağlarsa o kadar kaostan kurtulmayı beceririz.

Zihin gücümüzle tüm olumsuz duygulara ve ciddi hastalıklara meydan okuyabiliriz. Yaşamımızı tehdit eden olumsuzluklardan kurtulmak “BİLİNÇ”te başlar.

72 Ad bilincin gücü ile fiziksel dünya arasında doğru bağlantıların kurulmasını sağlar.

OYUNUN SAHNESİ… DÜNYA HAYATI

Öğrendiğimiz bu bilgileri uygulayıp kendi sınırlarımızı görmemizin yolu gerçek hayatta kendimizi sınamamız yani hayatın kollarına atılmamızdır. Sürekli münzevi yaşayan birisi kendi gücünü tanıyamaz.

72 AD NASIL KULLANILIR?

İbranice tekniği:

Bu 72 ad anlamlı telaffuz edilemezler. Kutsal birer harf dizgesidirler ve görsel olarak harekete geçirilirler. İbranice de harf “titreşim,nabız” demektir. Bunların ikisi de enerjidir. Bu adları görünce size doğrudan aktarılan enerjidir. Her ad 3 harften oluşur. Her harf ayrı bir kuvveti temsil eder ve fiziksel dünyamıza bir kablo gibi aktarırlar.

1) pozitif kutup 2) negatif kutup 3) toprak teli

72 Adın gücünü harekete geçirebilmek için uyulması gereken zorunlu 3 koşul vardır.

1) bu adların gücüne sağlam ve güçlü inanç

2) bu adlardan yayılan özel etki ile ilgili anlayış

3) onların gücünü harekete geçirecek ardı kesilmeyen fiziksel bir eylem.

Zihninize egonuz pek çok şüphe getirecektir. Bu sizin özel savaşınız. Savaşmadan ışığa ulaşılmaz.

İçinde her zaman var olan saklı ışığı bu isimler aracılığıyla uyandırabilirsin.

ADLAR ÜZERİNDE MEDİTASYON YAPMAK:

Her bir adın odaklanılması gereken bir manası vardır. Bir ad üzerinde çalışırken düşünmelisin!

Senin sorununla uyuşan harf dizisi hangisidir, bunu belirlemelisin. Belirlediğin harf dizgesi üzerinde yavaşça göz gezdir. Sağdan sola doğru incele.

Sonra gerçekleşmesini istediğin pozitif sonuçla ilgili hiçbir şey düşünme. Zihnini sessiz bırak ve harflerin farkındalığını bilincine yükle.

Nefes egzersizi yap, her aldığın nefeste harflerin gücünün bedenini doldurduğunu hayal et. Daha sonra gözlerini kapat. Harfleri zihin gözünle gör. Olabildiğince açık ve net imgelemeye çalış. Beyaz bir zemin üzerine oturtulmuş harflerin keskin hatlarını gör. Gözünü aç ve yeniden odaklan. Sonra tekrar gözlerini kapa. Bu sefer siyah zemin üzerine beyaz harfler dizgesini gör.

Harflerin artık kitabın sayfalarında değil içinde olduğunu hisset.

Kendini hazır hissettiğinde gözlerini aç. Sonra bir daha harflere bakma isteğinden kaçın. Artık içinde uyandılar!!!

( bu 72 adın şekilleri kitapta gösterilip, manaları anlatılmış ve meditasyon önerileri yapılmıştır, meraklıların kitabı edinmeleri gerekir.)

 

-Şule Deniz

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...