Jump to content

Farkındalık ve Gaflet


tolgacelebi
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

FARKINDALIK VE GAFLET

Tolga ÇELEBİ

Farkındalık kavramının birçok tanımı yapıldı. Fakat ben en sade ve en anlamlı bulduğum tanımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Farkındalık; yargısız bir şekilde şimdiki ana odaklanabilmek amacıyla, dikkatinizi toplayabilmektir. John Kabat-Zinn

Farkındalık kavramı, farkına varmak olarak da tanımlanabilir. Şu an ne yaptığımın ya da ne yaşadığımın farkına varmak. Dikkatimi şu ana odaklamak...

Konuyu biraz daha açmaya çalışacağım. Davranışlarımızın büyük bir çoğunluğu bilincimiz dışında gerçekleşiyor. Bir olay karşısında bir tepki veriyoruz. Bilinçaltımız bu tepkiyi kaydediyor. Daha sonra aynı olay gerçekleştiğinde, bilinçaltımız biz farkına varmadan, daha önce kaydettiği tepkiyi otomatik olarak veriyor. Bu olay ne kadar sıklaşırsa, verdiğimiz tepki de o kadar derinlere kaydedilecek. Yani olaylar ile verdiğimiz tepkiler arasında bir köprü var. Biz farkına varmadan tepki veriyoruz. Farkına varmadan yaşıyoruz. İnsanlar çoğu zaman bilincinin kontrolünü kaybeder. Maalesef...

Bizim kültürümüzde ‘Gaflet’ denen bir kavram daha var. Gaflet, Allah’ı unutmak, dünya telaşı içinde ömrü düşüncesizce harcayıp tüketmektir. Binlerce yıl öncesinden beri, bu topraklarda yaşayan insanlara, gaflete düşmemeleri öğütleniyor. Bizlere, gaflete düşmemek, Yaratıcımızı unutmamak için, bol bol dua etmemiz, şükretmemiz samimi olmamız öğütleniyor. Ama ne gariptir ki, insan yaşadığı dünya hayatında kendini kaybetmek bir yana, yaratıcısı olan Allah’ı da unutuyor.

Kendini bilen Allah’ı bilir diye bir söz var. Kendini bilmek farkında olmaktır, yani farkındalık kavramının tanımı bizim kültürümüzde binlerce yıl öncesinden yapılmış zaten. Kendini bilen, sınırlarını bilir, kendini bilen AN’da yaşar, kendini bilen haddini bilir.

Dediğimi gibi, bizler aslında tam anlamıyla özgür değiliz. Çünkü davranışlarımızın farkına varamıyoruz. Özgür değiliz çünkü, verdiğimiz tepkiler otomatik olarak gerçekleşiyor. İşte tam burada farkındalık kavramı devreye giriyor. Bize yaşadığınızın farkına varın, tepkilerinizi fark ederek verin, GAFLETE düşmeyin diyor. Kısacası hayatın dizginlerini elinize alın diyor. Fakında olmaya başladıkça, yeni bir enerjinin doğduğunu hissederiz. Kişisel web sitemde bu konu ile ilgili bir çok yazı yazdım.

‘AN’ dediğimiz kavram çok önemlidir. Çünkü hayat ‘AN’da yaşanır. Ne gelecekte yaşayabiliriz, ne de geçmişte. Elimizde olan tek şey sadece ve sadece şu ‘AN’ dır. Şu ‘AN’ ihtiyacım olan tek şey oksijen. Bazen derin bir nefes alıyorum ve yaşadığımı; ‘AN’da kalıp kalmadığımı hissetmeye çalışıyorum, fark etmeye çalışıyorum.

Çoğu zaman; “görmedim”, “dikkat etmedim”, “var mıydı?”, “Aa öyle mi hatırlayamadım” gibi cümleler kullanıyoruz. Bu cümleleri ne kadar sık kullanırsak, farkındalıktan da o kadar uzaklaşıyoruz. İnsanları dinlemiyoruz, dinlesek de anlamıyoruz, anlasak ne dediklerini bir süre kısa bir sonra unutuyoruz. Çünkü karşımızdaki insan bir şeyler anlatırken biz ‘AN’da olmadığımız için, aklımız kim bilir dünyanın neresinde hangi problemle uğraşıyor.

Fakındalığımızın gelişmesi için ne yapabiliriz? Öncelikle; şimdiki ana, yaşadığımız ana odaklanmanız gerekiyor. İyi bir gözlemci olmamız gerekiyor. Gözlem yeteneğinin gelişmesi ile farkındalık gelişir. Robotlaşmak, yani farkındalıktan uzaklaşmak bir zehir gibidir aslında. Bizi uyuşturur ve akıp giden hayatın içine kendimizi salıveririz.

Buda bir köyden geçiyordu ve insanlar gelip onu aşağılayarak en söylenmeyecek şeyleri söylediler.”Buda” durdu, sessizce, dikkatle dinledi ve “ Bana geldiğiniz için teşekkür ederim, ama acelem var bir sonraki köye gitmem gerekiyor, bugün size zaman ayıramayacağım

yarın daha fazla zamanım olacak. Söylemek isteyip de söyleyemediğiniz bir şeyler kaldıysa Sizi yarın dinleyebilirim. Beni bugün için mazur görün” dedi. İnsanlar inanamamışlardı. Bu adam tüm söyledikleri ağza alınmayacak şeylere bir tepki vermeden, sadece dinlemiş, cevap bile vermemişti.” Bizi duymadın mı”? “Senin bunlara verecek cevabın yok mu” ? diye sordular.

 

Buda dedi ki: “Bir yanıt istediysen geç kalmış durumdasın. On yıl önce gelseydin seni yanıtlayabilirdim. Ama on yıldır başkaları tarafından yönlendirilmeye son verdim. Artık köle değil kendimin efendisiyim, kendime göre davranıyorum, başkasına göre değil kendi içsel ihtiyaçlarıma göre davranıyorum. Beni bir şey yapmağa zorlayamazsın. Sen yapmak istediğini yaptın, kendini tatmin olmuş hissedebilirsin, ama benim açımdan baktığında ben bunların hiçbirini üzerime almıyorum ve almadığım içinde bir anlamları yok. Buda devam etti “Birisi yanan bir meşaleyi nehre atabilir, nehre ulaşana kadar meşale yanık kalır, nehre düştüğü anda ateş söner, nehir onu soğutur. Ben nehir oldum. Bana küfür edersiniz onlar ateştir, bana ulaştıkları anda benim serinliğimde içinde ateş kaybolur, artık acıtmazlar. Siz dikenleri atarsınız sessizliğime düşünce onlar çiçeğe dönüşür. Ben kendi yaradılışımın doğasından hareket ediyorum” der. Kendiliğindenlik budur.

Sonuç olarak, farkındalık etrafımızda olup bitene dikkat edebilmektedir. Görmek, duymak, hissetmek, anlamak ve değerlendirmektir. Yaşadığımız hayatın hakkını vermek için, davranışlarımızın da düşüncelerimizin de, diğer tüm faaliyetlerimizin de farkında olmamız gerekiyor. Robotlar farkında olmaz, sadece yüklenen programın gereklerini yerine getirir.

Aşık Yunus diyor ki:

İlim ilim bilmektir.

İlim kendini bilmektir.

Sen kendini bilmezsen

Bu nice öğrenmektir.

Kendini bilmek, farkında olmak tüm ilimlerin temelidir.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...