Jump to content

Şeytanın Çaldıklarını Geri Almak - 2


Guest YuksekVoltaj
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Sevgiler...

 

Bir süre önce hatırlayacaksınız yazımızın 1 bölümünü yayınlamıştık.

 

Şimdi ise 2. bölümde sizin ile birlikte olacağız. Oldukça fazla mesaj geldi bu yazıya devam etmemiz için. İlginize teşekkürler. Eminim ki ilk yazımız bir çok kişini hayatında derin değişimlere sebeb oldu. Gelen mesajlardan bu çıkıyor. Mesaj gönderen değerli forum üyelerine teşekkür ederim.

 

Konuya yabancı olanlar için ilk yazımızın linkini buraya kopyalıyorum.

 

http://www.estanbul.com/seytanin-caldiklarini-geri-almak-72837.html

 

Hatırlarsanız ilk yazımızda Aklımızda ki kalelerden, düşüncelerimizi etkilemelerinden, bağışlayamadığımız olaylar yüzünden bizlerden nasıl çaldığından, maddi konularda neden devamlı kayıp yaşadığımızdan bahsetmiştik.

 

Bu yazımızda ise çevremizi kullanarak bizden neleri nasıl çaldığını yazacağız. Ailemizden, eşimizden, dostlarımızdan, işimizden çalarken çevremizi nasıl kullanıyor ve bunun önüne nasıl geçebiliriz.

 

Daha çocukken hiç bir şeyin bilincinde değilken bilinçaltımızda nasıl kaleler oluşturuyor?

 

Bu yazımızda bakış açınız dahada derinleşecek ve gelişecek.

 

Buradamısınız? Başlıyoruz... :thumbsup:

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Çocukluğumuz...

 

Boş bir kab gibiyiz doğduğumuzda, anne babadan gelen genetik bilgiler haricinde bilgimiz sıfır.

Yavaş yavaş anlarız büyüdükçe süt nedir? sevgi nedir? Anlarkende her birine bir anlam yüklemeye başlarız. Çevremizi kontrol ederek öğrenmeye çalışırız bu yeni geldiğimiz dünyayı tanırken.

 

Baba kim öğreniriz. Anne kim öğreniriz. Baba anneye bağırdığında sert davrandığında hımmm baba bağırır ane ağlar veya üzülür kodlaması ilişkilendirilir beyin aracılığı ile bilinçaltımızda.

 

Erkekse babayı, kız çocuğu ise anneyi modelleyerek büyür bu bebek. Bebek büyürde biz sadece biyolojik varlık olmadığımız için ve sadece Yaratıcının benzeyişinde yaratıldığımızdan dolayı bu bebekten nefret eden görmediğimiz bir dünya da vardır. Tek amacı bu bebeğin yaşamı boyunca Yaratıcıya benzerliği dolayısı ile hayatında ve çevresinde yaratabileceği farkı ve güzellikleri bloke etmek olan bu görünmez dünya, daha bize bebeklikten empozelere başlar.

 

Bu empozeleri yapabilmek içinde çeşitli ortam ve durumlara ihtiyacı vardır. Anne babamızıda etkileyerek çocukluktan daha bizimle uğraşmaya başlar.

 

Biz yaratılış itibarı ile görerek modelleyen bir yapıya sahibiz. Hareketler, düşünceler, konuşmalar hep modeleme araclığı ile hayatımızda ki yerini bulur.

 

Anne babamızı modelleriz, çevremizi modelleriz, arkadaşlarımızı modelleriz ya çok hoşlandıklarımızı modelleriz ya da çok nefret ettiklerimizi. Büyüdüğümüz zaman aslında biz olmayan biz ile yaşamaya başlarız. Biz olmamız gereken yaratılışımızın biz olmayan yanı, yani bir başkası olarak yaşamaya başlarız. Huzursuz mutsuz yapmak istediklerini yapamayan, endişeli durumlar yaşamaya başladığımızda çevremizde suçlayacak kişiler ararız. Buluruz da.

 

Modelleme konusuna devam edeceğiz ve hayatımızı nasıl yönettiğine şahit olacağız.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Gelişme evresi

 

Gelişiriz yavaş yavaş. 0-6 yaş arası bir kodlama olur hayat hakkında. o yaşlar arası bizim geleceğimizin temelini oluşturur. Beyin hücreleri 6 yaşında tam olarak gelişmiş olur. 6 yaşına kadar ne kodlanmışsa hayata bakış açımız o şekilde gelişmeye başlar. Ama çoğu kimse o yaşları hayal meyal hatırlar. Bu yaşlarda aldığımız dış bilgileri yorumlamaya ve anlam yüklemeye başlarız. Baba bağırıyorsa ve ya içiyorsa kodlama -" babalar içer - bağırır" anne babaya hükmeden bir yapıdaysa yani baba tabiri caizsse biraz pısırıksa (genelde buna iyi niyetli diyerek kendilerini kandırırlar) o zaman aneler babaya hükmeder kodlaması gelişir. Bunun gelecek hayatımızda en basit olarak bize getireceği durum. Erkekseniz sizee hükmeden bir kadını hayatınıza çekeceksiniz. Bilinçaltı kodlamasında eş ve anne olgusuna siz bir anlam yüklediniz.

 

Bir çok kimse bunun ya farkında neden böyle olduğunu sorgulayarak geçirir hayatıını, bir çoklarıda ancak birisi ona farkettirdiği zaman anlar hayatını annesi veya babası gibi yaşadığını.

Ancak işin farklı bir yönüde sanki onların hayatını tıpa tıp olmasada bir çok konuda benzerlikler arzeden bir durumda yaşarlar. Birçoklarıda aslında bu durumdan memnun değildir.

 

Modellediğimiz yaşam tarzları, hareketleri değildir sadece. Düşünce ve inançlarınıda çoğu zaman bire bir alırız. Memelekette bir söz var. Anasına bak kızını al, babasına bak oğlunu al derler. Aynen bu durum ortaya çıkar. Bazen anne yada babamızı sevmediğimiz durumlar vardır. Bu kişiler asla annem veya babam gibi olmayacağım diye inat ederler. burada olan sey sudur. Çok tepki veriyorlarsa kesinlikle aynısını yaşamak istemedikleri halde yaşayacaklar veya kendilerine başka bir model bularak o kişi gibi olacaklar. Amcasıyla çok sevgi dolu büyüyen ve ilgi gören bir erkek çocuğu babası yerine amcasını modelleyebilir veya dedesini.

 

Şimdi başka bir durum ortaya çıkıyor. Kimi modellemişse çocuk onun gbi yaşayacak. Yıllarca işçilik yapmış bir babanın çocuğu, büyüdüğünde iş kurmaya kalktığında büyük ihtimalle başarısız olacak ve kendini güvende hissetmek için maaşlı bir işe kapağı atacaktır. Çevreside bu konuda baskı yapacaktır. Evlenmeden iş kurup başarılı olan bu tür kişiler evlenince ve çocukları olunca bazen işleri batabiliyor. Çünkü çocukken anlayabileceğimiz 2 modelle algılıyoruz. 1 annemizin eşi olan eş, 2 baba olan bir adam. Şimdi, tek başınıza bir erkek olarak iş kurduğunuzda sorun yok düşündüğünüz gibi gelişebilir. Ama işçi bir babanın oğluysanız veya siz çocukken işini batıran bir babanın oğluysanız. Baba olduğunuzda bilinçaltı şunu sorgular. Okey şimdi baba oldum ne yapmam lazım? hayatımda bir değişiklik oldu. Nasıl hissetmeliyim? Bunu bulmak için 0-6 yaş kayıtlarını tarar baba modelini bulur. Siz çocukken babanız bir iş batırdıysa sizde baba oldunuz. Modeliniz bu. O zaman babalar işi batırır emri harekete geçiyor ve birden işleriniz yolunda gitmemeye başlıyor. Bazen duyarız bu çocuk bana uğurlu geldi veya bu çocuk doğduktan sonra işlerim bozuldu neden acaba diye.

 

Nedeni sizsiniz. Sizin modelleriniz.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

  • Benzer Konular

    • Şeytanın Çaldıklarını Geri Almak

      Şeytanın çaldıklarını geri almak....   Her insanın hayatında küçüklüğünden beri gelen alışkanlıkları vardır. Ya da alışkanlık edinmek zorunda olduğu şeyler vardır.   Ailemizden, çevremizden, kültürümüzden, kendi kişiliğimizi oluştururken düşüncelerimiz yaşadıklarımız bize bir kimlik kazandırır. Ne yazık ki bu kimlik çoğu zaman olumsuz yönde gelişir. Geçmiştekiler o kadar olumsuz ve korku doludurlar ki bize bıraktıkları miras aslında korku ve olumsuzluktur.   Acı çekeriz, eleştiriliriz, hor

      , Yer: Çekim Yasası

×
×
  • Yeni Oluştur...