Jump to content

Kabir Azabı Yoktur. İnsanların Ölüp Tekrar Dirilmesi Vardır. Taki Kıyamete Kadar...


Guest Halife
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Evet belki hepiniz doğru bildiği bir yanlışı açıklayacağız bu açıklamayı benimsemek zorunda değilsiniz mantığınıza doğru gelirse o zaman müstesna..

 

Şimdi:

 

Araf suresi 33. ayet; De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi, Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.

 

Değerli arkadaşlarım lütfen ayeti iyice okuyunuz. Ne diyor Yaradan, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şey hakkında, yine Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylememizi HARAM kıldığını yasakladığını çok açık bir şekilde belirtiyor.

 

Şimdide kabir azabı konusunda söylenenler hakkında araştırma yapalım önce.

İnsanlar ölür ölmez kabir diye bir çukura konuyorlar. Hemen sonra munker-nekir melekleri geliyor, soru sormaya başlıyor: Rabbin kim? Dinin ne? Peygamberin kim? gibi sorular... Müslümanlar bu sorulara: Rabbim Allah, dinim İslam, Peygamberim Hz. Muhammed diye cevap veriyor. Kâfirler ise.- Hah, hah anlamadım diyorlar. (Fıkhul Ekber, Aliyyul Kari Şerhi).)( Kabir, müminler için cennet bahçelerinden bir bahçe, kâfirler için ise cehennem çukurlarından bir çukurdur.)

 

Önce şunu hatırlatalım ki bu sözleri kuran asla doğrulamaz ve bunlarla ilgili tek bir bilgide kuranda yoktur. Hele hele ayrıntılı melek isimleri ile hiç yoktur. kabir azabı ile ilgili hadislere de göz atalım.

 

- Peygamberimiz mezarlıktan geçerken: "Kardeşiniz için Allah'tan mağfiret dileyiniz. Çünkü o şu anda sorguya çekilmektedir" demiştir.

 

- İdrardan sakınınız, zira kabir azabının çoğu ondandır.

 

- Şüphesiz kabir ahiret konaklarının ilkidir. Eğer ölü bu konaktan kurtulursa ondan sonrası daha kolaydır. Ondan kurtulamazsa sonrası daha zordur.

 

- Hz. Peygamber Hz. Aişe'ye sordu: "Kabirde halin nedir." Kendisi cevap verdi: Ya Hümeyra şüphesiz kabrin mü'mini sıkıştırması, ananın çocuğunun ayağını sıkması gibidir. Münker-Nekir meleklerinin soru sorması da; göz kamaştığı zaman ona sürme çekmek gibidir.

 

- Hz. Peygamber, Hz. Ömer'e: "Kabirde halin nicedir?" demiş. Hz. Ömer de- "Aklım başımda mı olacak ?’ demiş. Resulullah ‘Evet’ demiş. Hz. Ömer de ‘O takdirde hiç aldırmam’ cevabını vermiş.

 

Yukarıdaki hadisleri gördünüz. Yazıma başlamadan önce bir ayet örneği vermiş . Yaradan asla kuranda bahsetmediği hatta bizlere detayları ile söylenen bu konunun doğruluğuna inanmamız sizce doğrumu? Örneğin melek isimleri dahi verilerek sorguya çekileceğimiz söyleniyor, ama bu kadar önemli bir konu niçin kuranda zikredilmemiş dersiniz? Bir soru daha akla geliyor bu melek isimleri nasıl öğrenilmiş?

 

Rabbim kuran için ayetlerinde ne diyordu hatırlayalım önce.

( Enam sur.38: Biz bu Kitap'ta, herhangi bir şeyi ne eksik bıraktık ne fazla yaptık. Onlar, sonunda Rableri önünde hasredilirler.

 

İsra suresi 89. ayet; Yemin olsun, biz bu Kuran'da, insanlar için her benzetmeden nice örnekler sıraladık. Ama insanların çoğu inkâr ve nankörlükten başka bir şeyde diretmediler.

 

Enam Suresi 114. Allah size Kitap'ı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah'ın dışında bir hakem mi arayayım?)

 

Demek ki Rabbim bu kitapta hiçbir eksik bırakmadığını ve her benzetmeden, konudan nice örnekler verdiğini ayrıca kuranı ayrıntılı kıldığını bizlere açıkça söylüyor.

 

Her ne kadar başlık öyle görünsede Ölüp Ölüp tekrar dirilmek Allah'a erişemeyenler için geçerlidir.. Allah'a erişmek ise cennet hayatıdır. Dilediğin olur...

 

İSpatı Duhan:

 

51. Muttakilere gelince; muhakkak onlar, güvenli bir makamdadırlar.

 

52. Cennetlerde ve pınarlarda,

 

53. Hafif ipekten ve ağır işlenmiş atlastan (elbiseler) giyinirler, karşılıklı (otururlar).

 

54. İşte böyle; ve Biz onları iri gözlü hurilerle evlendirmişizdir.

 

55. Orda, güvenlik içinde her türlü meyveyi istiyorlar;

 

56. Orda, ilk ölümün dışında başka ölüm tadmazlar. Ve (Allah da) onları cehennem azabından korumuştur.

 

57.Senin Rabbinden, bir fazl ve (lütuf) olarak. İşte büyük 'mutluluk ve kurtuluş' budur.

 

58. Belki onlar öğüt alıp-düşünürler diye, Biz onu (Kur'an'ı), senin dilinle kolaylaştırdık.

 

59. Öyleyse sen gözleyip-bekle; elbette onlar da gözleyip-bekliyorlar.

 

Burda Cennet'i Kazanan bir insanın tekrar ölmeyeceğini ancak cehennemde kalacak insanın tekrar dirilceğini açık belirtiyor.

ve ne diyor ayette senin dilinde kolaylaştırdık hepimize diyor kuran'nın türkçesi ve diğer dillere çevirisi mevcut... Kuran'nı kendi dilinde okumayan insan bunları bilebilir mi demekki neymiş anlamını bilmeden okumak kurtuluş için yeterli değilmiş o yüzden diyoruz ya anlamını idrak ederek okuyun diye her konumuzda dua'larınızı kullanın anlamını bilmiyorsanız bile..

 

Hz.Ali'nin duhan süresinde çok büyük bir sır vardır demesi acaba neyi işaret ediyordu düşünmediniz mi?

 

(Enam sur. 60. ayet: O, odur ki, geceleyin sizi öldürür. Gün boyunca neler yapıp neler kazandığınızı bilir. Sonra, belirlenmiş süre işletilip tamamlansın diye, gün içinde sizi diriltir. Nihayet O'nadır dönüşünüz. Sonra, yapıp ettiklerinizi size haber verecektir.)

 

Günlük hayatınızdan belirleyin hergün uyuyup tekrar uyanıyorsunuz. Bir örneği Hz.İsa'nın ölüleri diriltmesi.. Güneşin hergün doğup batması.. Belirlenmiş süre Kıyamet Zamanıdır size o zamana kadar mühlet vardır... Tebbet Süresinde Ebu lehebe Beddua edilmesi bundandır.. Onun kurtuluşa ermemesi içindir.. Resulu seven bu Süreyi ömründe en az bir kere okuması haktır...

 

 

Yasin sur.51.ayet: Nihayet Sur’a üfürülecek(Kalk borusu çaldığında). Bir de bakarsın ki onlar kabirlerinden kalkıp koşarak Rablerine giderler.

 

 

Yasin sur.52.ayet: (İşte o zaman Eyvah, eyvah! Bizi kabrimizden kim kaldırdı? Bu, Rahman’ın vaat ettiğidir. Peygamberler gerçekten doğru söylemişler! Derler.

 

Önce 2. Ayetin Açıklamasını yapalım:

 

Bunu diyen bir müslüman olamaz. Gayri müslimin söylediği bir sözdür. Kıyamet geldiğinde gayri müslimler onlar için acı gerçeği görecektir.. Burdaki kabir sizi sakın aldatmasın ha kabir insanın kendi bedenidir. Kıyameti müsliman olan kimse yaşamayacaktır. Kıyamet geldiğinde dünya üzerinde tekbir müslüman olmayacaktır. Öncesinde Hepsi Allah'a kavusmus ve cennete ermiş olacaktır... Kıyamet uzatan aslında müslimanlardır.

 

Neml Suresi: 88. Ayet:

 

"Dağları görürsün de, onları (yerlerinde) donmuş sanırsın; oysa, onlar bulutun yürümesi gibi yürümektedirler"

 

Burdaki manevi anlam müslümanlardır. Onlar dünyanın dengesini sağlayan birer dağ gibidirler. Burda dikkat normal dağlardan Asıl Dağ olana dikkat çekilmek istenmiştir..

 

Mümin sur. 45.46. ayetler: Allah, o adamı ötekilerin kurdukları tuzakların kötülüklerinden korudu. Firavun ailesini de azabın en beteri kuşattı. Sabah-akşam, ateşe arz olunurlar. Kıyamet koptuğu gün de şöyle denir: "Firavun ailesini azabın en şiddetlisine sokun.

 

Burdaki ayette azabın dünyada Firavun ve ailesine yapıldığını kıyamette ise asıl azabı tadacaklarını söylüyor. Dünya hayatı algılanmasada bir cehennem hayatıdır.

 

İspatı:

 

(Meryem - 71)

SİZDEN HİÇ BİRİNİZ İSTİSNA EDİLMEKSİZİN (hepiniz) CEHENNEME UĞRAYACAKTIR. BU RABBIN KATINDA KESİNLEŞMİŞ HÜKÜMDÜR!..»

 

(Meryem- 72)

SONRA KORUNANLARI ORADAN KURTARACAĞIZ; NEFSİNE ZULMEDENLERİ İSE DİZÜSTÜ ORADA BIRAKACAĞIZ.

 

Her insan istisnasız dünya'ya gelir değil mi? Allah'a ulaşamayanlar tartıları ağır gelmeyenler sürekli burda kalır ne diyor dizüstü orada bırakacağız. Dünyanın dengesi bozuldukça volkanik hareketlenmeler meydana gelecektir. Yeryüzü ateşle dolmaya başlayacaktır. Hala Allahâ erememiş olanlar müslümanlar tartıları ağır gelmeyenler o ateş üzerinde yine buna uğraşacaklardır. Asıl cehennemi ise insanların niyetleri oluşturur. Allah tarafından Ezelden ebede her kitapta ve nushada cehennem'den bahsedilmiş bu düşünceler insanlara okutulmuştur. Dünyanın lavlar halindeki son hali ise bunu iyice körüklemiştir. Ve cehennem iyice yakınlaştırmış olacaktır. Ve son müslümanda Allah'a erdiğinde... Allah'in vaad ettiği kıyamet gelecek ve kafirler topluca Cehennem azabına maruz bırakılcaktır..

 

Mu'minun - 102:

Artık kimin tartıları ağır gelirse, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.

 

Mu'minun - 103:

Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedî kalacaklardır.

 

 

Bu ayetler genelde anlamların dışına çıkarılarak insanlar yanıltılır. Akıllıca düşünün bir Müslüman tartıları hafif gelse ebedi olarak cehennemde mi kalcak... Hayır tabiki ee ne bu hafif tartı şöyle düşünün bir insanın tartısı sürekli hafiflerse yani içindekiler sürekli giderse ne olur hiçbirşey kalmaz dimi? Eee içinde hiç bir bilgi kalmayan müslüman olabilir mi hayır..

 

 

Şimdi bazıları diyecekki herşey dünyadaysa aya marsa çıkanlar ne oalcak.. Şunu belirtiyim ki insan oğlunun yaşabileceği tek yer dünyadır.. Oksijenin olmadığı bi yerde insan yaşamayaz ki

 

 

ABD'e bilim adamları mikroskobla görüncek bir kitap yapıyorlar bunu japon'lara gönderiyorlar Japon'lar ne yapıyor peki bu kitabın her sayfasından bir ip geçiriyor

 

 

Japon'ların yaptığını onlardaki teknoloji hangi ülkede car bakın Çin demiyorum JAPON. Onlar diyorlar ki biz bile bu teknolojiyle Aya gidemedik onlar nasıl gidiyorlar ve bu tür haberleri yalanlıyorlar. Ki zaten meteor taşları insanların uzaklara gitmesini engelleyici bir faktor olmaya yeter..

 

 

Ve Kanıtlar :

1) NASA 1969 yılında Aya çıktıysa ozamanın teknolojisi simdinin binde biri olamaz.Amerika Aya ozaman çıktıysa şimdi neden çıkılmıyor . Teknoloji yetmiyor diyemezsiniz . Yorum sizin ....

2)NASA Aya çıktığında Neil Armstrong ayağı ile Ayın yüzeyine bastığında ayağı Ayın yüzeyine girmiştir ve izi çıkmıştır resimlerde. NASA ' ya göre Ay modülü Ay ' a indiğinde motorlarından 3000 Ibs ' lik (yaklaşık 1,5 ton) basınç çıkıyordu. Bize anlatıldığı ve görüntülerden anlaşıldığı kadarıyla, Ay yüzeyi tozlu ve yumuşak. Peki iniş esnasında, modülün altına denk gelen kısımda niçin herhangi bir yıpranma, dağılmış yumuşak doku ya da itmeden oluşan bir çukur görmüyoruz ? Bundada Yorum sizin...

3) NASA Aya ayak bastığında neden uzayda hiç yıldız gözükmüyor ? Çok ilginç dimi ?

4)NASA Aya ayak bastığında Neil Armstrong Amerikanın bayrağını alıp Ayın Yüzeyine bayrağı yerleştiriyor.Fakat Aya çıktı yalanı HOLLYWOOD 'ta çekildiği iddiaları ortaya çıkmış oluyor ! Çünkü Neil Armstrong bayrağı Ayın yüzeyine yerleştirdiğinde bayrak dalgalanmaktadır. Yalnız uzayda oksijen yok . Bayrak nasıl dalgalanıyor.

5)Bu yıl NASA 1 yıldır arayıp bulamadıkları NASA UZAYA ÇIKTI başlıklı video kayıtlarını aramakta olup bulamadıklarını açıklamıştı . Peki bunların hepsi rastgelemi geliyor acaba tabiki hayır...

 

 

Ne diyordu; (Hâlâ düşünmüyor musunuz?", Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz, Öğüt alan yok mudur, Yemin olsun ki, biz, Kuran'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var, Ayetleri size açık-seçik bildiriyoruz ki, aklınızı işletebilesiniz.)

 

 

İşte dostlar isteyen aklını çalıştırır, isteyen çalıştırmaz birilerinin ardından gider. Tüm yaptıklarımızın sonucunu, geri dönüşü olmayan yolda alacağımız için daha önce biraz aklımızı çalıştırmanın daha mantıklı olacağını ve bizlere daha çok yararlı olacağını düşünüyorum. Rabbim yardımcımız olsun. Rahman a emanet olunuz. Dilerim Rabbimden bizlere kuran gerçeklerini görmemizi nasip etmesi dileğiyle.

 

 

Bu yazı bu konu hakkında tam bir bilgiye sahip olmayan bir arkadaşın iyi niyetiyle paylaşmış olmasından dolayı doğru şekliyle düzeltilip tekrar sunulmuştur.

 

 

Allah'in vaad ettiği günün gelmesi için bu bilgiler yayılcak müslümanlar Allah'ı tanıyıp ona erecek ve kurtulacaklar ve yeryüzünde hiçbir müslüman kalmadığında vaad ettği gün gelecek.. Kafirler Eyvah diyecek ama ebedi cehennem onlara gelmiş olacak...Artık cennet onlara uzak ve erişilmeyecek olacak...

 

Kanatlı Melek'ler Falanlar Filanlar Bunlar Hep Hristiyan Dininden gelmedir. İslamiyet emeviler dönemindeyken Uydurma hadislerden tutunda 3 Kere cumaya gitmeyen müslümanlıktan çıkar yalanına kadar vardır. oyun çok kurnazca ve gerçekci ama acıdır. O zamanlar Cuma hutbesinde Hz. Ali'ye karşı beddua ettirildiği için insanlar Cuma'ye gelmiyorlardı sonra unu çıkardılar insanların beynini yıkamak için gelsinler dinlesinler diye sonra baktılar insanlarFarzı kılıp kaçıyorlar hutbeye kalmıyorlar sonra Hutbe Saatiyle namaz saatini değiştirdiler. Ama kimse bunları söylemiyor yada bilmiyor biz bildirdik öğrenin artık... Cuma günü namaz kılmak tabiki kurandada vardır çok bereket vardır ama Cuma'ya camiye gitmeyen dinder çıkar sözler uydurmadır...

 

Selametle...

 

 

--- Sonraki mesaj ---

 

Bu Yüzden Ayette Derki Kimseye Zerre KAdar Haksızlık edilmez. Hani diyorlarya hiristiyan olarak doğanın islamı duymaynın ne günahı var. İllaki Duyacağı bir anı oluyor.. Yada Bir yaratılışı oluyor..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

eline sağlık güzel ve merak ettiğim bir konuyu ele almışsın...tekrar tekrar okudum.. fakat,yazı genelinde bir kopukluk hakim sanki..:) ana tema belli ama,örnek ve ispatlarda bir kargaşa var....

 

mesela:Her ne kadar başlık öyle görünsede Ölüp Ölüp tekrar dirilmek Allah'a erişemeyenler için geçerlidir.. Allah'a erişmek ise cennet hayatıdır. Dilediğin olur...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

eline sağlık güzel ve merak ettiğim bir konuyu ele almışsın...tekrar tekrar okudum.. fakat,yazı genelinde bir kopukluk hakim sanki..:) ana tema belli ama,örnek ve ispatlarda bir kargaşa var....

 

mesela:Her ne kadar başlık öyle görünsede Ölüp Ölüp tekrar dirilmek Allah'a erişemeyenler için geçerlidir.. Allah'a erişmek ise cennet hayatıdır. Dilediğin olur...

 

O bir kopukluk değil bu olayın kimlerde tekrar edeceğinin göstergesidir... Başlıkta ilgi çekerek asıl bilginin içerde verilmesini sağlamaktı...

 

Abese 21,22,23

Sonra onu öldürdü de kabre koydurdu.

 

Sonra dilediği vakit onu tekrar diriltir.

 

Hayır hayır, doğrusu o, hiç Allah'ın emrini tam yerine getirmedi,

 

Tekasür 1,2,3,4,5

 

Çokluk kuruntusu sizi o derece oyaladı ki,

 

Nihayet kabirleri ziyaret ettiniz.

 

Öyle değil, ilerde bileceksiniz...

 

Elbette yakında bileceksiniz!...

Gerçek öyle değil! Kesin bilgi ile bilmiş olsaydınız,

 

Mutlaka cehennem ateşini görürdünüz.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Her insan öldüğünda onu kıyameti kopmuştur zaten.......

Kabir ya cennet bahçelerinden bir bahçedir yada cehennem çukurlarından bir çukurdur.........

 

Bera b.Azib ra. anlatıyor.......Rasulullah sav ile ensardan bir adamın cenazesine katıldık.Rasulullah sav adamın kabrinin başına oturdu ve başını öne eğdi.

"Allahım! Kabir azabından sana sığınırım! " diye dua etti......(İmam Gazali) İhyau ulimiddin

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

şimdi bir insan cennetlikse zaten kabir azabı görmez cehennemlikse görürdür.cehenneme zaten gidecekse kabir azabının olup olmasının bir manası yokki zaten.ha orda ha burda ha ahiretten sonra ha ahiretten önce.kötü ise cezası ha kabirde olsun ha cehennemde olsun.bunu tartışmanında anlamı yok.boşverin diğer tarafı bu dünyada neler yapacağınıza bakın gerisi Allaha kalmış.

 

--- Sonraki mesaj ---

 

bu arada ahirette günahlar ve sevaplar tartılmadan kişiye ceza verilmez yanlış bilmiyorsam.önce yargılanmalı yoksa adaletsizlik olur.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

paylaşım için allah razı olsun....ama aklım karıştı...kabir azabı nasıl olmaz..kabir azabı hakkında ki hadisleri bile belirtmişsiniz ama ben tam olrak anlayamdım..bir arkadaşımız daha net bir açıklama yaprsa çok aydınlatıcı olacaktır..teşekkürler.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Kabir azabı vardır !

Her insan ister ölerek toprağa gömülsün, ister boğularak denizin dibinde kalsın veya yırtıcı bir hayvan karnında bulunsun veya yanarak külü havaya karışsın, mutlaka kabir hayatı geçirecektir.

İnsan öldükten sonra kabre konulunca, Münker ve Nekir adında iki melek, kendisine gelerek; "Rabbin kimdir? Peygamberin kimdir? Dinin nedir?" diye sorarlar. İman ve güzel amel sahipleri bu gibi sorulara doğru cevap verirler. Bu gibi ölülere cennet kapıları açılır ve Cennet kendilerine gösterilir. Kâfir veya münafık olanlar ise bu sorulara doğru cevap veremezler. Onlara da Cehennem kapıları açılır, oradaki azap kendilerine gösterilir. Müminler nimet içerisinde, sıkıntısız ve huzurlu yaşarken, kâfir ve münâfıklar ise kabirde azap göreceklerdir (bk. ez-Zebîdî, Tecrîdi Sarih, terc. Kamil Miras, Ankara 1985, IV 496 vd.).

Kabirde azap ve nimetin varlığını gösteren birtakım ayet ve hadisler vardır. Bir ayet-i kerimede;

"Firavun ve adamları sabah-akşam ateşe atılırlar. Kıyametin kopacağı gün de denilir ki; Firavun hanedanını ateşin en şiddetlisine sokun."
(Mümin, 40/46)

 

buyurulur. Buna göre kıyamet kopmadan önce de yani kabirde de azap vardır. Peygamber Efendimiz (asv);

"Allah, iman edenlere bu dünya hayatında ve ahirette, o sabit sözlerinde daima sebat ihsan eder."
(İbrahim, 14/17)

 

ayetinin kabir nimeti hakkında indiğini açıklamıştır. (Buhârî, Tefsîr, sure: 14).

Kabir azabı ile ilgili hadis kitaplarında pek çok hadis-i şerif zikredilmektedir. Bunlardan bir kaçı şöyledir:

Hz. Peygamber (s.a.s) bir mezarlıktan geçerken, iki mezardaki ölünün bazı küçük şeylerden dolayı azap çekmekte olduklarını gördü. Bu iki mezardaki ölülerden biri hayatında koğuculuk yapıyor, diğeri ise idrardan sakınmıyordu. Bunun üzerine Resulullah (s.a.s) yaş bir dal almış, ortadan ikiye bölmüş ve her bir parçayı iki kabre de birer birer dikmiştir. Bunu gören ashap, niye böyle yaptığını sorduklarında:
"Bu iki dal kurumadığı sürece, o ikisinin çekmekte olduğu azabın hafifletilmesi umulur."
(Buhârî Cenâiz, 82; Müslim, İmân, 34; Ebû Dâvud, Tahâret, 26) buyurmuşlardır.

 

Hz. Peygamber (asv) diğer bir hadislerinde şöyle buyururlar:

"Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçedir veya Cehennem çukurlarından bir çukurdur."
(Tirmizî, kıyamet, 26).

 

Başka bir hadiste de şöyle buyurur:

"Ölü mezara konulunca, birine Münker, diğerine Nekir adı verilen siyah mavi iki melek gelir; ölüye derler ki:
"Şu Muhammed (s.a.s) denilen zat hakkında ne dersin?"
O da şöyle cevap verir.
"O, Allah'ın kulu ve Resuludur. Ben şahitlik ederim ki Allah'tan başka ilâh yoktur, Muhammed de O'nun kulu ve elçisidir."
Bunun üzerine melekler;
"Biz senin böyle diyeceğini zaten bilmekte idik",
derler. Sonra onun mezarını yetmiş arşın genişletirler. Daha sonra bu ölünün mezarı ışıklandırılır ve aydınlatılır. Daha sonra melekler ölüye:
"Yat ve uyu "
derler. O da;
"Aileme gidin de durumu haber verin"
der. Melekler ona;
"Zifafa giren ve sadece en çok sevdiği kişi tarafından uyandırılan şahıs gibi, mahşer gününe kadar sen uyumana devam et."
derler."

 

"Eğer ölü münâfık olursa, melekler şöyle der:
"Şu Muhammed (s.a.s) denilen zat hakkında ne dersin?"
Münâfık da şöyle cevap verir:
"Halkın Muhammed hakkında bir şeyler söylediklerini işitmiş, ben de onlar gibi konuşmuştum. Başka bir şey bilmiyorum."
Melekler ona;
"Böyle diyeceğini zaten biliyorduk"
derler. Daha sonra yere
"Bu adamı alabildiğine sıkıştır"
diye seslenilir. Yer de sıkıştırmaya başlar. Öyle ki o kimse kemiklerini birbirine geçmiş gibi hisseder. Mahşer gününe kadar bu sıkıntı devam eder."
(Tirmizi Cenâiz 70).

 

Kur'an'da şehitlerin kabir hayatıyla ilgili olarak şöyle buyurulur:

"Allah yolunda öldürülenleri, sakın ölüler sanmayın. Bilâkis onlar diridirler. Rableri katından rızıklandırılmaktadırlar."
(Âli İmrân, 3/169),

 

"Allah yolunda öldürülenlere ölüler demeyin. Bilâkis onlar dirildirler. Fakat siz farkında değilsiniz."
(Bakara, 2/154).

 

Kabir azabının yalnız ruha mı, yoksa bedene mi olacağı konusuna gelince:

Ölüm yokluk değildir. Daha güzel bir alemin kapısıdır. Nasıl ki, toprak altına giren bir çekirdek, görünüşte ölüyor, çürüyor ve yok oluyor. Fakat gerçekte daha güzel bir hayata geçiş yapıyor. Çekirdek hayatından ağaçlık hayatına geçiyor.

Aynen bunun gibi, ölen bir insan da görünüşte toprağa giriyor, çürüyor ama geçekte berzah ve kabir aleminde daha mükemmel bir hayata kavuşuyor.

Beden ile ruh, ampul ile elektrik gibidir. Ampul kırılınca elektrik yok olmuyor ve var olmaya devam ediyor. Biz onu görmesek de inanıyoruz ki, elektrik hala mevcuttur. Aynen bunun gibi, insan ölmekle ruh vücuttan çıkıyor. Fakat var olmaya devam ediyor. Cenab-ı Allah ruh’a münasip daha güzel bir elbise giydirerek, kabir aleminde yaşamını devam ettiriyor. Ruh, mükafatı veya cezayı bu yeni giydiği elbise ile görecektir.

Bu sebeple Peygamberimiz (asv),

“Kabir ya Cennet bahçelerinden bir bahçe, yada Cehennem çukurlarından bir çukurdur.”

 

 

buyurarak, kabir hayatının varlığını ve nasıl olacağını bize haber veriyor.

İmanlı bir insan iyileşmeyen bir hastalıktan ölürse şehittir. Böyle şehitlere manevi şehit diyoruz. Şehitler ise kabir hayatında serbest dolaşırlar. Kendilerinin öldüğünü bilmezler. Sanki yaşadıklarını zannederler. Sadece daha mükemmel bir hayat yaşadıklarını bilirler. Peygamberimiz (asv),

“Şehit ölüm acısını hissetmez.”
buyurur.

 

Kur’an-ı Kerim de şehitlerin ölmediği bildirilir. Yani kendilerinin öldüğünün farkında değillerdir. Mesela iki adam düşünün. Rüyada çok güzel bir bahçede beraber bulunuyorlar. Biri rüya olduğunu bilir; diğeri ise rüya olduğunun farkında değil. Hangisi daha mükemmel lezzet alır? Elbetteki rüya olduğunu bilmeyen. Rüya olduğunu bilen,"şimdi uyanırsam şu lezzet kaçacak" diye düşünür. Diğeri ise tam ve gerçek lezzet alır.

İşte normal ölüler, öldüklerinin farkında olduğu için lezzetleri ek------. Halbuki şehitler öldüklerini bilmediğinden aldıkları lezzet tamdır.

İmanlı ölen ve kabir azabı görmeyen insanların ruhları serbest dolaşır. Bu sebeple pek çok yere gidip gelebilirler. Bir anda çok yerde bulunabilirler. Aramızda dolaşmaları mümkündür. Hatta şehitlerin efendisi Hz. Hamza (ra) pek çok insana yardım bile etmiştir ve halada yardım ettiği insanlar vardır.

Ruhlar aleminden anne karnına gelen insanlar, oradan dünyaya doğarlar. Burada buluşup görüşürler. Aynen bunun gibi bu dünyadaki insanlar da, ölüm ile öbür tarafa doğarlar ve orada dolaşırlar. Nasıl ki buradan öbür tarafa gideni uğurluyoruz. Kabir tarafından da buradan gidenleri karşılayanlar var. İnşallah bizleri de başta Peygamberimiz (asv) olmak üzere, bütün sevdiklerimiz orada karşılarlar. Yeter ki bizler Allah’a gerçek kul olalım.

Yeni doğan çocuğu burada karşıladığımız gibi, buradan öbür tarafa giden bizleri de inşallah dostlarımız karşılayacaktır. Bunun şartı Allah’a iman, O’na ve Peygamberine (asv) uymak ve iman ile ölmektir.

 

Kaynak;Sorularla islamiyet

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...