Jump to content

Bir Hitit Efsanesi..


Önerilen Mesajlar

rywybsc11-1.jpg

Anadolu'daki ilk büyük devlet:Hititler

Yeryüzündeki ilk büyük savaş:Kadeş

Kadeş'e giden sevgilisini 3300 yıldır bekleyen Hititli bir kadın:Ninatta

Yarıda kalan bir sevda:Ninatta ile Nuvanza

332377_2-1.jpg

 

Hoşgeldin ey uzak yolların yolcusu,

Ey güzel haberlerin müjdecisi,

Ey omuzlarında yılların bilge yorgunluğunu ,

Gözlerinde bilinmezin heyecanını taşıyan kişi,

Yaşlı ülkeme,

Hattilerin bin Tanrılı toprağına ,

GüzeL Hattuşa'ya hoşgeldin...

Uzun ömürlü kedere,sona erdireceğin yasıma hoş geldin.

Öksüz sokaklara,kimsesiz meydanlara,

Boynu bükük evime,hoşgeldin.

Seni bekliyordum.

Uzun geceler ,uzun günler boyunca,

Neşeli baharlar,

Doygun yazlar ,

Yorgun sonbaharlar,

Kavruk kışlar boyunca,

Uzun ,çok uzun yıllar boyunca.

Hoş geldin.

Kaç savaş geçti bu topraklardan,kaç talan,

Kaç kral çıktı tahta,kaç kral hükmedemez oldu,

Kaç insan öldü,kaç insan doğdu,

Kaç ihanet,kaç aşk,

Kaç bayram,kaç ayin,

Kaç hasat,kaç düğün yaşandı.

Seni bekliyordum.

 

Tanrılar bizi,Kadeş'te yeryüzünün en korkunç lanetiyle ,

Savaşla cezalandırmadan .

Seni bekliyordum,

Tanrılar Kadeş'te ölümü ülkeme yoldaş kılmadan.

Seni bekliyordum,

Kadeş'te yeryüzünün en büyük savaşı henüz başlamadan .

Seni bekliyordum,

Yiğit Nuvanza Kadeş toprağında kaybolmadan.

Seni bekliyordum,

Yas ,ihtiyar kadınların yüzlerini gözyaşlarıyla yıkamadan;

Ölüm ,genç gelinlerin saçlarını zamansız ağartmadan,

Savaş ,çocukların oyunlarına koyu bir bulut gibi çökmeden.

Seni bekliyordum,

Kral Muvatalli daha savaş emrini vermeden.

Hatuşşa boşaltılmadan,

Mısır Kralı Ramses ,Kadeş üzerine yürümeden ,

Askerlerin genç bedenleri savaş meydanında çürümeden.

Seni bekliyordum,

Kim olduğunu merak bile etmeden.

Ama senden emin olarak.

Seni bekliyordum,

Binlerce yıllık özlemimi dindirmen için.

Seni bekliyordum,

Yarım kalmış şarkımı tamamlaman için .

Seni bekliyordum,

Biricik aşkım,yiğit Nuvanza ile ruhlarımızı buluşturman için.

Seni bekliyordum,

Bana yardım etmen için.

Seni bekliyordum,

Tanrılara duyduğum inancı yitirmemek için.

Seni bekliyordum,

Kendimi Kral Tabarna soyundan gelen atalarımı ,

Bir zamanlar Ay Tanrıçası'yla eş tutulan güzelliğimi

Kendi adımı,Ninatta'yı unutmamak için.

Hoş geldin..

 

 

Biliyorum ki,duydukların aklını karıştıracak,

Biliyorum ki,gözlerin gördüklerine inanamayacak.

Sakın şaşırma,

Sakın yolundan dönme.

Beni ,karanlıkta gördüğün boş bir suret sanma sakın.

Ben ,Panku meclisinin üyesi soylu Maruvaş'ın kızı,

Yiğit komutan Nuvanza'nın bahtsız kadını Ninatta'yım.

Seni bekliyordum.

Çünkü soylu Nuvanza Kadeş'e doğru yola çıkmadan önce ,

Senin geleceğini söyledi.

Seni bekliyordum,

Çünkü bunu bana soylu Nuvanza söyledi.

Çünkü Nuvanza bunu Ğöğün Güneş Tanrısı'ndan duydu.

Seni bekliyordum,

Çünkü ,bunu uykumda bana,

Hakimem Arinna'nın Güneş Tanrıçası da söyledi.

 

Göğün Güneş Tanrısı'nın ağzıyla konuşan yiğit Nuvanza,

Ve Hakimem Arinna'nın Güneş Tanrıçası bana dedi ki:

Seni mutluluğa kavuşturacak kişi,

Yılların ötesinden gelecek.

O,zamanın büyüsüyle yabancı bir ülkeye dönüşmüş olan

Bu toprakların insanı olacak.

O,büyük savaşların içinden gelmiş biri olacak.

O,derin acıların,

Çığ gibi büyüyen kederlerin,

Sel gibi akan gözyaşlarının içinden gelen biri olacak.

O,gelecek ve yazdıklarını okuyacak.

O,gelecek ve seni anlayacak.

O,gelecek ve senin üzerindeki laneti kaldıracak.

O ,gelecek ve seni,soylu Nuvanza'ya kavuştıracak.

 

Ona ,Göğün Güneş Tanrısı'nın

Ve Arinna'nın Güneş Tanrıçası'nın izniyle ,

Yiğit Nuvanza'nın yaptırdığı on iki bilezik halkasını anlat.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

karumJPG-1.jpg

 

Ona de ki:

O bilezikler ki,sadece ilki bendedir.

Diğerlerinin her biri ayrı bir şehirde,

Ayrı bir yerde gömülüdür.

Ona de ki:

Sen,o şehirlere git.

Sen, o bilezikleri topla.

 

 

Ona de ki:

Her bilezikte bir sonraki bileziğin nerede olduğu yazılıdır.

Ona de ki:

Sen ,o bilezikleri toparlarsan,

Yiğit Nuvanza bana geri dönecek.

 

 

Ona de ki:

Bunlar benim değil,Tanrıların dileğidir.

Tanrıların dileğini yerine getirmek ;

Kurumuş tarlaya su vermek kadar güzel,

Aç bir insanı doyurmak kadar iyi,

Sevgiliyle diz dize oturmak kadar mutluluk vericidir.

 

 

Ona de ki:

Tanrıların dileklerini yerine getirmemek;

Tarlayı kurutmak,

Yoksulu aç bırakmak,

Sevgiliye sırtını dönmek kadar kötüdür.

Eğer sen sevgiliye sırtını dönersen,

Tanrılar da sana sırtını döner.

Ve seni lanetler içinde bırakırlar.

 

Ona de ki:

Sen,beni yiğit Nuvanza'ya kavuştur,

Ben de sana mutlu bir ömür dileyeyim.

Çünkü aşıkların dileği kabul olur.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

harita_hitit-1.gif

 

Ey,bilmediğim bir çağın içinden gelen kişi.

Ey,binlerce yıldır beni pençesinde inleten,

Bu büyük laneti kaldırmak için ,

Tanımadığım ülkelerin ,kentlerin içinden gelen kişi.

Sen artık benim ailemden birisin.

Sen benim öz kardeşim,

Hiç doğmamış çocuğum gibisin.

Madem ki Ninatta'nın sözlerine inandın,

Onun yazdıklarını okumayı sürdürdün.

Madem ki onun acısını dindirmeye karar verdin,

Madem ki şefkatli yardım elini uzattın,

Artık olanları bilmeye hakkın var.

 

Ninatta'nın yaşadıklarını,

Kral Muvatalli ve Kral Hattuşili devrinde,

Bin Tanrılı Hatti ülkesinde neler olduğunu öğreneceksin,

Merakını gidereceksin.

Mısır Kralı Ramses'in tutkusunu öğreneceksin,

Merakını gidereceksin.

Ninatta'nın Nuvanza'ya duyduğu büyük aşkı,

Başımıza gelen belaları,

İatemeden söndürdüğümüz yaşamları,

Bizi lanetlerle ayırmaya çalışan zalim Tanrıları öğreneceksin,

Merakını gidereceksin.

 

Hittites-1.jpg

Ama dur bekle,acele etme.

Dağların doruklarında görünmeden önce,

Yıldızların tek tek sönmesini bekleyen güneş gibi sabırlı ol.

Sadık yazmanıma yazdırdığım her sözcüğü dikkatle oku.

Dikkatle ve yüksek sesle oku.

Sesi duy ve anlamını hisset.

Ben de,görünmek için zamanın gelmesini bekleyen ay gibi

Sabırla ,her bir sözcüğü düşünerek,seçerek yazdıracağım.

Ama öyküme başlamak için,

İlk sözcüğü bulmakta hiç güçlük çekmeyeceğim.

Çünkü ,her gün defalarca mırıldandığım

O sözcük,işte kendiliğinden dökülüyor ağzımdan:

Nuvanza.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sana önce Nuvanza'yı anlatacağım.

Nuvanza olmasaydı ,

Ne doğan güneşin,ne yağan yağmurun,

Ne tohumun,ne toprağın,ne meyveye durmuş ağacın,

Ne de güzel Hattuşa'nın anlamı olurdu.

Nuvanza olmasaydı,

Gelin,gelin olmazdı,damat da damat.

Kral hükmünü yütürürdi,kraliçe sıradan bir kadın olurdu.

Nuvanza olmasaydı,

Damarlarımızdaki kan akmaz,çiçek açmaz,

Mucize yavan bir gerçeğe dönüşür,

Heyecan ,susuz kalmış bir çiçek gibi birden sönerdi.

 

Sana Nuvanza'yı anlatacağım.

Soylu erkeğim,gözlerimin ışığı,dizlerimin dermanı.

Kalbimin umudu,biricik aşkım Nuvanza'yı.

 

Nuvanza'yı gördüğümde ,

Onu daha önce de görmüştüm..

Ama onu ilk gördüğüm an,onu sevdiğim andı.

Nuvanza'yı gördüğümde küçüktüm,

Küçüktüm ,Hattuşa'dan

Habersiz küçük bir kızdım.

Onu gördüm,

Kendimi bilmeye başladım.

Onu gördüm,

Hayatı bilmeye başladım.

Onu gördüm ve istedim.

Ben hiç bir şeyi bu kadar çok istemedim.

 

Ben istediğim hiç bir şeyi bu kadar çok sevmedim.

Onu gördüm,onu sevdim,onu istedim.

Ben ,onu ilk kez bir meyve bahçesinde gördüm.

Bahçede büyük ağaçlar vardı.

Ağaçların dallarında olgun meyveler vardı.

Meyveler ağaç dallarını yere eğiyordu.

Ben bahçedeydim.

Yanımda saray başyazmanı Zuvappiş'in oğlu,

Benim çocukluk arkadaşım,talihsiz İnara vardı.

Ben bahçedeydim,

Kendimden habersizdim.

Bahçede oyun vardı,bahçede neşe vardı.

Nuvanza o bahçeye geldi.

Nuvanza o zamanlar Manni'yle evliydi.

Ama sevgim o kadar büyüktü ki,

Ben onu yine de istedim.

O benden habersizdi.

O benim sevgimden habersizdi.

Ama biliyordum:

Beni görecekti,

Beni sevecekti.

 

Nuvanza o zamanlar gençti.

Gözleri Hattuşa kartallarının gözleri gibi keskindi.

Arinna'nın Güneş Tanrıçası'nın aslanları gibi çevikti.

Nuvanza ,genç yaşında sayısız savaşa katılmıştı.

Hattuşa'ya saldıran Kaşga askerleriyle dövüşmüştü,

Pala ülkesinin çapulcularını püskürtmüştü.

Nuvanza bir kahramandı,

Nuvanza bir efsaneydi,

Nuvanza bir destandı,

Nuvanza benim sevdiğim adamdı.

İnsanlar önce çekinirdi,

Çünkü iyi bir savaşçıydı.

İnsanlar Nuvanza'ya saygı duyardı,

Çünkü o dürüst biriydi.

Ben Nuvanza'dan çekinmezdim.

Ben Nuvanza'ya ötekiler gibi saygı da duymazdım,

Çünkü onu seviyordum.

Benim sevgim ,saygıdan da ,korkudan da büyüktü,

Benim sevgim daha derindi,daha güçlüydü.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Hansı Gülşen...

Hansı Gülşen

1-Hansı gülşen gülbüni serv-i hıramanunca var

Hansı gülbün üzre gonce la’l-i handanunca var

 

(Hangi gül bahçesinin gül fidanı senin salınan selvi boyun kadar uzundur? Hangi gül fidanındaki gonca senin gülen dudaklarına benzer?)

 

2-Hansı gülzar içre bir gül açılur hüsnün kimi

Hansı gül bergi leb-i la’l-i dür-efşanunca var

 

(Hangi gül bahçesinde senin güzel yüzün gibi bir gül açılır? Hangi gül yaprağı senin inci saçan kırmızı dudağın gibidir?)

 

3-Hansı bağun var bir nahli kadün tek bar-ver

Hansı nahlün hasılı sib-i zenahdanunca var

 

(Hangi bahçenin senin boyun gibi meyveli bir fidanı vardır.Hangi fidanın meyvesi senin çenenin elmasına benzer?)

 

4-Hansı huni sen kimi cellada olmuşdur esir

Hansı celladun kılıcı nevk-i müjganunca var

 

(Hangi katil senin gibi bir cellada tutsak olmuştur.Hangi celladın kılıcı senin kirpiklerinin ucu gibi sivri ve keskindir?)

 

5-Hansı bezm olmış münevver bir kadün tek şem’den

Hansı şem’ün şu’lesi ruhsar-ı tabanunca var

 

(Hangi toplantı senin boyun gibi bir mumla aydınlanmıştır? Hangi mumun ışığı senin parlak yanağın gibidir?)

 

6-Hansı yerde tapılur nisbet sana bir genc-i hüsn

Hansı gencün ejderi zülf-i perişanunca var

 

(Sana benzeyen bir güzellik hazinesi nerede bulunur? Hangi hazineyi bekleyen yılan senin dağınık saçlarına benzer.)

 

7-Hansı gülşen bülbüin derler Fuzuli sen kimi

Hansı bülbül nalesi feryad-u efganunca var

 

(Fuzuli, hangi gülbahçesinin bülbülünün sana benzediğini söyleyebilirler? Hangi bülbülün iniltisi senin bağırışın, haykıırışın gibidir?

Fuzuli...

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Aylin,Alacakaranlık,Dozer..Paylaşan yüreğinize teşekkürlerimle..

Evet Aylin,kitabı okuduğumda şiir dili etkilemişti ve hüzün içre düş..

hititkil_tabletJPG-1.jpg

 

Nuvanza'yı andığımda hep bir gülümseyiş gelir aklıma :

Cesur,umut dolu,biraz muzip ama kendinden

Ve dünyadan emin bir gülümseyiş.

 

Nuvanza'yı meyve bahçesinde gördüğümde,

Yine aynı gülümseyiş vardı yüzünde,

Yanında benim soylu babam Maruvaş vardı,

Ve Nuvanza'yı Nuvanza yapan o gülümseyiş vardı yüzünde.

Ben bir incir ağacının dalındaydım

Saray başyazmanı Soylu Zuvappiş'in oğlu,

Benim çocukluk arkadaşım ,talihsiz İnara'yla oynuyordum.

İnara durgun göller gibi sakin bir çocuktu.,

Ben çağlayanlar kadar coşkuluydum.

İnara incir ağacından inmem için yalvarıyordu.

Ben inatçıydım;

Ben inmiyordum.

İşte o anda gördüm Nuvanza'yı,

İşte o anda gördüm Nuvanza'nın gülümseyişini.

O gülümseyiş beni aldı,

Beni incir ağacından indirdi.

Beni aldı,beni genç kız yaptı.

Beni çocukluğumdan kurtardı.

 

 

Ben Nuvanza'yı görünce ,

Duru bir derede yüzen kırmızı balıklar gibi gördüm yazgımı.

Ben,Nuvanza'yı görünce ,

Anladım onsuz bir hayatın olamayacağını.

Oysa Nuvanza benden yaşlıydı,

Oysa Nuvanza babamın arkadaşıydı.

Oysa,Nuvanza'nın karısı vardı,

Oysa Nuvanza'nın karısı,

Karnında üç ay sonra doğuracağı bir oğlanı taşıyordu.

Ama Nuvanza'nın gülümseyişi ,hiç korkma diyordu,

Gördüklerini geçici,

Bir sen hakikisin,bir de bana duyduğun sevgi.

Ve ben inandım onun gülümseyişine,

Ve ben sevdim onu.

Ve ben sonsuza kadar bekledim onu.

 

 

Ey,Göğün Güneş Tanrısı ile

Hakimem Arinna'nın Güneş Tanrıçası 'nın müjdelediği kişi.

Ey,biricik aşkım Nuvanza'nın geleceğini söylediği kişi.

Sana sevgi,sana saygı,sana minnetle uzanıyor ellerim.

Sana teşekkürlerin en içtenini,en sahicisini sunuyorum,

Lütfen kabul et.

Bu tabletleri okuduğun için ,

Bana inandığın için,

Bu kutsal yolculuğa çıktığın için,

Kendini Tanrıların buyruğuna bıraktığın için.

Bu kavuşamayan sevgilinin ,

Bu huzursuz ruhun,

Bu yazgısı tamamlanmamış kadının iyi dileklerini kabul et.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

hitit_kades_anlasmasi-1.jpg

 

Belki şimdi yollardasın.

Zaten hayat bir yolculuk değil midir?

Hayat,Tanrıların olaylarla ördüğübir patikada,

Yürümekten başka nedir?

Sen, Tanrıların yolunda yürürken ,

Ben de sana hikayemi anlatacağım.

Sen sıkılmayasın diye,

Hikayemi sana yol arkadaşı yapacağım.

 

Ey,yılların ötesinden gelen kişi,

İşte bir kez daha söylüyorum,

Tatlı bir meyvenin balı gibi dudaklarıma yapışan o kelimeyi,

Nuvanza'yı.

 

 

Ben Nuvanza'yı istiyordum.

Başak güneşi,arı çiçeği,yeni doğmuş bebek anneyi nasıl isterse,

Ben de Nuvanza'yı öyle istiyordum.

Ama Nuvanza'nın haberi yoktu.

Ben Hattuşa'nın her yerinde onu arıyordum.

Gözüm görüntüsünü,kulağım sesini,

Burnum kokusunu arıyordu.

Ama onu görünce,bir çekingenlik geliyordu üstüme.

Kaçıp bir kuytuya sığınıyordum.

Bir kuytuya sığınıp doya doya onu seyrediyordum.

Yanına gitmiyordum.

Yanına gidersem

Beni sıradan bir genç kız gibi görecek,

Öyle tanıyacak,öyle bilecek,öyle alışacak sanıyordum.

Konuşurken kaşlarının çatılmasını,

Şakalaşmasını saklandığım kuytudan seyrediyordum.

Gür ama şefkat yüklü sesini uzaktan dinliyordum.

Kendimi saklayamayıp da o beni gördüğünde ise

Sadece bakıyordum.

 

O anda,bakışlarım kendi başına bir insan olmuyordu,

Bakışlarıma söz geçiremiyordum.

Bakışlarım istedikleri gibi bakıyordu Nuvanza'ya.

Anlamaya çalışıyordu ama anlayamıyordu.

Belki konuşmak istiyordu benimle ama anlamıyordu.

Ben bu büyünün bozulmasından korkuyordum,kaçıyordum.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

İşte böyle,kara yazgımı değiştirecek kişi,

Günler böyle geçti.

Nuvanza'nın karısı Manni ona bir çocuk doğurdu.

Çocuğun ay gibi bir yüzü vardı,gördüm.

Çocuğun kara saçları vardı,gördüm.

Çocuğun ışıltılı gözleri vardı,gördüm.

Çok güzel bir çocuktu,gördüm.

Kıskanmadım,ne onu ne annesi Manni'yi.

Sevindim;çünkü Nuvanza sevindi.

Nuvanza'nın oğlunun adını Muvatalli koydu.

Ona Zitiş adını verdi.

Onu kıskanmadım.

Zitiş'i kendim doğurmuş gibi mutlu oldum

 

 

Zitiş'i sevdim,Zitiş dillendi,kıskanmadım.

Zitiş yürüdü,kıskanmadım.

Zitiş öteki çocuklarla oyunlar oynadı,kıskanmadım.

Annesi onu sokakta unuttu,ben unutmadım.

Onu tehlikelerden ,belalardan korudum.

Onu kendi kanımdan bildim.

Onu kendi oğlum bildim.

Onu sevdim.

Çünkü Nuvanza da seviyordu.

Ben mutluydum;çünkü Nuvanza da mutluydu.

 

 

Ama uzun sürmedi.

Çünkü Kral Mutavalli 'nin işleri vardı.

Çünkü Kral Mutavalli,'nin işleri ,

Nuvanza'nın mutluluğundan daha önemliydi.

Nuvanza ,Kral Mutavalli'nin sadece komutanı değildi.

Onun arkadaşıydı,sır saklayanıydı,güvencesiydi.

Mutavalli sıkıntıya düşünce ,Nuvanza da sıkıntıya düşerdi.

Nuvanza tasalıydı;çünkü Mutavalli tasalıydı.

Ben tasalıydım;çünkü Nuvanza tasalıydı.

 

 

Mutavalli'nin düşmanı çoktu.

Yukarıda Kaşgarlılar,aşağıda Mısırlılar.

Kaşgarlılar dizgine vurulmaz gibiydi.

Göğün Güneş Tanrısı

Ve Hakimem Arinna'nın Güneş Tanrıçası 'nın yardımıyla

Yiğit Nuvanza ,

Ve Kralın kardeşi ,ordunun Büyük Meşedi,Hattuşili,

Kaşgarlıları yendi.

Kaşgarlılar ,Hitit kılıcı ve baltasının önünde boyun eğdiler.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Benzer Konular

    • Evrim Bilimi Ve Yaratılış Efsanesi / Ardea Skybrek

      Evrim teorisi hakkında merak edilen her şey! Günümüz dünyasında evrim bilimi olmaksızın bilimden söz edilemezdi. Hem bilimsel bakış açısına sahip hem de bilimle hiç tanışık olmayan okurlara hitap eden anlaşılır ve akıcı bu kitap, evrim bilimi ile ilgili gerçekleri detaylı olarak ele alıyor. Gezegen üzerindeki yaşamın farklılaşmasını ve karmaşıklığını ve insanlar da dâhil olmak üzere bütün yaşam formlarının nasıl evrimleştiğini inceliyor. Pek çok farklı alanda karşılıklı olarak birbirini güçle

      , Yer: Estanbul Kitap ve Dergi

    • Taş Bebek Efsanesi (Sivas)

      Yöre: Sivas     Vaktiyle, bir köyde yaşayan güzel bir kız vardır. Köyün eşrafından birisi, bu kızı oğluna alır. Ne var ki aradan beş-altı sene geçtiği halde bu gelinin çocuğu olmaz.     Şiddetli derecede torun arzulayan aile, oğullarına ikinci bir gelin getirmeyi düşünür. Aramalar sonucunda bir kız bulurlar ve kısa zamanda düğün yaparlar. Düğün gecesi, bahtsızlığına ağlayan kadın, bundan çok müteessir olur. Dışarı çıkar, harman taşı üzerinde ağlamaya başlar. Bu sırada yanında bir ihtiyar d

      , Yer: Antik Medeniyetler, Mitoloji ve Efsaneler

    • Ahmet Gazi Camii Efsanesi – Aydın

      “Eskiçine köyündeki Ahmet gazi Camiinin dış duvarları tamamlanmış, sıra kubbenin yapımına gelmiştir. Halk caminin bitimini sabırsızlıkla beklemektedir. Kubbe bir gece bir bütün olarak caminin üzerine konuvermiş. Halk kubbenin Allah tarafından kondurulduğuna inanmaktadır.”

      , Yer: Antik Medeniyetler, Mitoloji ve Efsaneler

×
×
  • Yeni Oluştur...