Jump to content

Bir Hitit Efsanesi..


Önerilen Mesajlar

800pxHitit_sfenksi-1.jpg

 

Manni oğluyla birlikte gönderdi aklını.

Manni oğluyla birlikte gönderdi sevincini.

Manni oğluyla birlikte gönderdi umudunu.

Manni oğluyla birlikte gönderdi ne bekliyorsa hayattan.

Ve Manni o kadar çok şey gönderdi ki oğluyla birlikte,

Geriye ölümden bşka bir şey kalmadı.

Ve Manni verdi canını,Hattuşa'ya can veren nehre.

 

 

Nehrin kızıl suları Manni'nin tatlı canını alınca,

Nuvanza çıldırdı.

Nuvanza başkaldırdı Tanrılara.

Ne tapınaklara girdi,ne adak sundu,ne de yalvardı.

Yaralı bir arslan gibi ölümü arar oldu.

Muvatalli yeni bir belaya meydan vermemek için

Nuvanza'yı yolladı Hattuşa'dan.

Yolladı onu,ayaklanan bir Kaşga Beyi'nin üstüne.

Nuvanza sevinerek kabul etti bu görevi.

Ölüme yakın olmak ,artık onun en büyük sevinciydi.

 

 

Ben Hattuşa'da kaldım.

Ruhum Nuvanza'yla birlikte atıldı.

Kaşga savaşçılarının üzerine.

Ve çok geçmeden karşılaştı Nuvanza,

Ölüm Tanrısı'nın soğuk yüzüyle.

Ve Nuvanza karşılaşmadan Ölüm Tanrısı'yla,

Ben gördüm bunu rüyamda.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Denizfırtınası..Ben teşekkür ederim..Paylaşımcı yüreğinize..

 

hbrlnk_4c8a18cfa74a6-1.png

 

Beyaz bir ata binmişti Nuvanza,

Beyaz bir giysi vardı üzerinde.

Beyaz bir kalkanla koruyordu kendini.

Beyaz bir kabzası vardı elindeki baltanın.

Bir savaşçı çıktı karşısına.

Siyah bir ata binmişti.

Siyah bir giysi vardı üzerinde.

Siyah bir kalkanla koruyordu kendini.

Ve siyahtı kılıcının kabzası.

 

Nuvanza siyahlı adamı görünce,

Ölmüş karısıyla karşılaşmış gibi gülümsedi.

Günlerdir görmediği oğlunu görmüş gibi istekle atıldı.

Siyah kabzalı kılıcın önüne.

Siyah giysili savaşçının kılıcı yardı rüzgarı.

Siyah giysili savaşçının kılıcı,

İndi Nyvanza’nın beyaz kalkanının üstüne.

Nuvanza sendeledi.

Bir boğa tarafındanbir adam nasıl sendelerse.

Siyahlı adam bir tay gibi çevikti.

Yeniden savurdu kılıcını.

Nuvanza hazırlıksızdı bu kez.

Kalkanını kaldıramadı bu kez.

Kılıç Nuvanza’nın başına inecekti bu kez.

 

 

Ama Mani göründü birden.

Beyaz bir bulutun içinde.

Mani belirdi birden,beyaz tüller içinde.

Mani belirdi birden,

Dudaklarında oğlunu yitirmeden önceki gülümsemesiyle.

Manni’nin bulutu girdi,kılıçla Nuvanza’nın arasına.

Ve Mani bulutu korudu Nuvanza’yı.

Ve ben çığlık atarak uyandım.

Ve Nuvanza’ya bir şey oldu,ben anladım.

Ve o geceden sonra ben,

Nuvanza’dan gelecek haberleri bekledim.

Ve o geceden sonra ben,uykuyu yitirdim.

Ve o geceden sonra ben düş yerine,

Nuvanza’dan gelecek haberi sayıkladım.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

alalakh2-1.jpg

 

Haberi yerine kendi geldi Nuvanza'nın.

Yaralı,neredeyse ölüme yakın.

Ve büyücüler ve hekimler toplandı başına ,büyük kumandanın.

Ve evinde kim varsa,hizmetçileri,köleleri toplandılar başına.

Ve ben evimde kalamadım artık.

Ve ben gündüzleri gidip Nuvanza'nın evine,

Onun başında bekledim.

Ve ben,sen neden geldin diyenlere dedim ki:

Nuvanza babamın arkadaşıdır.

Nuvanza bizim yakınımızdır.

Dedim ki:

Nuvanza yalnızdır.

Nuvanza'nın bir yakını yoktur.

Dedim ki:

Nuvanza bizim yakınımızdır.

Böylece kaldım ben Nuvanza'nın kederli evinde.

Böylece bekledim başında Nuvanza'nın.

Nuvanza,ölmesin diye..

 

 

Nuvanza ölürse,onunla birlikte ben de öleyim diye.

Ama şükür Nuvanza ölmedi .

Şükür açtı Nuvanza gözlerini.

O gözlerini açtığında ilk beni gördü.

Gözlerinde yorgunluk vardı.

Gözlerinde derin bir keder.

Gözlerinde bilmediğim bir karanlık vardı.

Gözleri görünce,hemen tanıdı beni.

 

 

Dedi ki:

Ninatta.

Dedi ki:

Tatlı Ninatta.

Dedi ki:

Cesur Ninatta.Rüyamda hep seni gördüm.

Rüyamda hep seninle Manni'yi gördüm.

Manni'nin yanında hep Zitiş vardı.

Sen yalnızdın.

Sen sadece bana bakıyordun.

Dedi ki:

Ninatta,karanlığın içinde bir güneş gibi ışıldıyordu yüzün.

Manni elini tutmuştu senin.

Manni elini tutmuştu benim.

Manni kederli bir şarkı mırıldanıyordu.

Manni yazgısını mırıldanıyordu kendi kendine.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

yazilikaya-1.jpg

 

 

Ninatta,sen susuyordun.

Ninatta ben de susuyordum.

Suskunluğumuz Kutsal Dağ'dan daha ağırdı.

Suskunluğumuz Tanrıların vereceği cezadan daha ağırdı.

Ninatta,sen ne yaptın bana?

Nuvanza böyle deyince,

Gözyaşlarım tutamadı kendini.

Nuvanza böyle deyince,

Kapkara bir kan yürüdü yüzüme.

Nuvanza böyle deyince,

Suçunu bilen bir köle gibi küçüldüm,kendi benliğimin içinde.

Nuvanza böyle deyince,

Kaçmak için kendi utancımdan,

Kaçtım Nuvanza'nın evini saran duvarlardan.

 

 

Ama kurtuluş yoktu bundan.

Utanç her yerdeydi.

Ben günlerce Nuvanza'nın evine gidince,

Anlamıştı insanlar İnara'nın neden öldüğünü,

Anlamıştı insanlar,Zitiş'in neden verildiğini İnara'nın ailesine.

Anlamıştı insanlar,Manni'nin neden kendini nehre attığını.

Anlamıştı insanlar,Nuvanza'nın bir günahkar olduğunu.

 

 

Ey,beni pençesinde inleten bu laneti kaldırmak için

Yılların ötesinden gelen kişi.

Ey,benim kötü kaderim için ağlayan kişi.

Hattuşa'da herkes düşman olmuştu bana.

Bir tek babam soylu Maruvaş inanmadı,

Hattuşa'yı basan sel suları gibi evlere sızan söylentilere.

Sordu bana:

Doğru mu duyduklarım?

Sordu bana:

Sen Nuvanza'yı sevdin mi?

Sordu bana:

Bu yüzden ölmüş İnara .

Bu yüzden ölmüş Manni.

Ben söyledim babama.

Evet,ben Nuvanza'yısevdim.

Ben söyledim babama.

Evet, bu yüzden öldü İnara.

Ben söyledim babama.

Ama ben böyle olsun istemedim.

Ben Nuvanza katil olsun istemedim.

Ben Zitiş,Manni'den koparılsın istemedim.

Ben Manni huzuru nehrin kızıl sularında bulsun istemedim.

Ben sadece Nuvanza'yı sevdim.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Hittites-1.jpg

 

Babam soylu Maruvaş bunları duyunca gözyaşları döküldü.

Babam Maruvaş bunları duyunca sarıldı bana.

Babam Maruvaş anladı beni.

Ve ben anladım,Maruvaş babam olduğu için şanslı olduğumu.

Dedi ki:

Artık taraf bataklık.

Sen artık bataklık yoluna düşmüş bir ceylansın.

Dedi ki:

Dikkat etmen gerek artık.

Dedi ki:

İnsanlar kötü.

Ninatta'nın kara yazgısı eğlencedir onlara.

Bu yüzden uzak dur Nuvanza'dan .

Bırak artık onu.

Kopar at içinden,

Bir köle nasıl koparırsa tarladaki ayrık otunu.

 

 

Ben dedim ki:

Ey benim soylu babam.

Kralın verdiği ünvanla değil,

Yüreğiyle soylu babam.

Bilirsin,yalan söyleyemem sana.

Ben unutamam Nuvanza'yı .

Ama uzak kal dersen,denerim.

Ama bunu yaparım,diyemem.

Çünkü denedim ,yapamadım.

Sen istersen yine denerim,yapar mıyım bilemem.

Ben böyle deyince,kederi daha da derinleşti babamın.

Ama artık başka söz demedi.

O demedi ama ,bizim üzerimize söylenmiş sözler,

Büyüdü fırtına oldu ,sarayın üstünde patladı.

 

 

Kral Muvatallizor durumdaydı.

Nuvanza herkesin ağzındaydı.

Eğer Nuvanza değil de başka biri olsaydı konuşulan,

Muvatalli hiç acımadan çözerdi sorunu.

Ama Muvatalli,Nuvanza'dan vazgeçemezdi.

Nuvanza sadece bir kumandan değil,

Nuvanza sadık bir dosttu.

Nuvanza krallığın mührü altındaki krallıkları biliyordu.

Nuvanza kralların hangisi yiğit,hangisi korkak,

Hangisi sadık,hangisi hain,hangisi iyi,hangisi kötü,

Hangisi aptal,hangisi akıllı biliyordu.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

kerem95_eskihitit-1.jpg

 

 

Krallarla barış anlaşmaları yapmıştı,

Krallarla yemek yemişti.

Muvatalli Nuvanza'dan vazgeçemezdi.

Çünkü,bizim dedikodumuz Hattuşa'nın gökyüzünde

Kara bir bulut gibi gezerken,

Aşağıda RAMSES adında bir başka kara bulut

Yürüyordu Hatti ülkesine.

 

Ramses,Hatti şehirlerinden birine zafer kayası oydurtmuştu.

Bu ülke benimdir yazdırmıştı.

Bu ülke ,Mısır'ındır yazdırmıştı.

Ramses uyumuş bir laneti uyandırmak istiyordu.

Ramses eski bir yarayı yeniden açmak istiyordu.

Ramses kötü bir masalı yeniden anlatmmak istiyordu.

Masal lanetliydi,kanlıydı,eskiydi.

Çok eskiydi.

Tanrı Kral Şuppiluliuma 'nın günleri kadar eskiydi.

 

 

Şimdi Tanrı olam Kral Şuppiluliuma Hatti ülkesini genişletti.

Yalçın dağları ,verimli ovaları ,yeşil ırmakları,mavi gölleri,

Sarayları,tapunakları,tapınakların tanrılarını Hatti'ye kattı.

Hatti ülkesi büyük ülke oldu.

Kral Şuppiluliuma Büyük Kral oldu.

 

 

Kral Şuppiluliuma büyürken Mısır küçülüyordu.

Mısır’da krallar birbirini öldürüyordu.

Mısır’da bir genç adam ,Tutankamon kral olmuştu.

Ama Mısır’da krallar çok yaşamıyordu.

Tutankamon da çok yaşamadı.

Tutankamon’un karısı ,üvey kız kardeşi Ankesenamon’du.

Tutankamon ölünce ,güzel gözlü Ankesenamon korktu.

Çünkü baş rahip Eje,kral olmak istiyordu.

Kral olmak için ,Ankesenamon’la evlenmek istiyordu.

Kraliçe Ankesenamon bunu biliyordu.

Ankesenamon ,rahip Eje ile evlenmek istemiyordu.

Ama rahip Eje ısrarlıydı.

Rahip Eje güçlüydü.

Mısır ülkesinde rahip Eje’ye karşı çıkacak kimse yoktu.

Kraliçe ,Ankesenamon bunu da biliyordu.

Bunu bildiği için Kral Şuppiluliuma’ya mektup yazdı.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

397pxYazilikaya_B_Thudalija-1.jpg

 

Dedi ki:

Ey, Hatti ülkesinin güçlü kralı.

Ey,adı benim ülkemde bile saygı uyandıran büyük adam.

Benim kocam öldü.

Benim oğlum yok.

Ama sende oğul çokmuş.

Neden bana oğullarından birisini vermiyorsun.

 

 

Büyük Kral Şuppiluliuma mektubu okudu.

Mektubu okudu ve aklı karıştı.

Ankesenamon’un sözlerine inanamadı.

Kral Şuppiluliuma Hatti’nin büyüklerini topladı.

Mektubu onlara da okudu.

Hatti’nin büyüklerinin de aklı karıştı.

Ve Kral Şuppiluliuma Mısır’a bir elçi yolladı.

Elçi güvendiği bir adamdı.

Elçinin adı Hattuşa-ziti’ydi.

 

 

Hattuşa-ziti'nin yolculuğu günlerce sürdü.

Hattuşa -ziti günlerce Mısır'da kaldı.

Hattuşa-ziti günler sonra döndü Mısır'dan.

Yanında Kraliçe Aneksenamon'un ikinci mektubu vardı.

 

 

Büyük Kral Şuppiluliuma inandı Ankesenamon'un sözlerine.

İnandı bu çaresiz kraliçenin yürekten gelen davetine.

Ve oğlu Zannanza'yı bir askeri ile birlikte yolladı Mısır'a.

Ama Zannanza hiçbir zaman ulaşamadı Mısır'a.

Saray entrikalarının uzmanı başrahip Eje,

Mısır ordusunu sürdü Hitit birliğinin üzerine.

Ve acımasızca öldürdü Prens Zannanza'yı.

İleti bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

  • Benzer Konular

    • Evrim Bilimi Ve Yaratılış Efsanesi / Ardea Skybrek

      Evrim teorisi hakkında merak edilen her şey! Günümüz dünyasında evrim bilimi olmaksızın bilimden söz edilemezdi. Hem bilimsel bakış açısına sahip hem de bilimle hiç tanışık olmayan okurlara hitap eden anlaşılır ve akıcı bu kitap, evrim bilimi ile ilgili gerçekleri detaylı olarak ele alıyor. Gezegen üzerindeki yaşamın farklılaşmasını ve karmaşıklığını ve insanlar da dâhil olmak üzere bütün yaşam formlarının nasıl evrimleştiğini inceliyor. Pek çok farklı alanda karşılıklı olarak birbirini güçle

      , Yer: Estanbul Kitap ve Dergi

    • Taş Bebek Efsanesi (Sivas)

      Yöre: Sivas     Vaktiyle, bir köyde yaşayan güzel bir kız vardır. Köyün eşrafından birisi, bu kızı oğluna alır. Ne var ki aradan beş-altı sene geçtiği halde bu gelinin çocuğu olmaz.     Şiddetli derecede torun arzulayan aile, oğullarına ikinci bir gelin getirmeyi düşünür. Aramalar sonucunda bir kız bulurlar ve kısa zamanda düğün yaparlar. Düğün gecesi, bahtsızlığına ağlayan kadın, bundan çok müteessir olur. Dışarı çıkar, harman taşı üzerinde ağlamaya başlar. Bu sırada yanında bir ihtiyar d

      , Yer: Antik Medeniyetler, Mitoloji ve Efsaneler

    • Ahmet Gazi Camii Efsanesi – Aydın

      “Eskiçine köyündeki Ahmet gazi Camiinin dış duvarları tamamlanmış, sıra kubbenin yapımına gelmiştir. Halk caminin bitimini sabırsızlıkla beklemektedir. Kubbe bir gece bir bütün olarak caminin üzerine konuvermiş. Halk kubbenin Allah tarafından kondurulduğuna inanmaktadır.”

      , Yer: Antik Medeniyetler, Mitoloji ve Efsaneler

×
×
  • Yeni Oluştur...