Jump to content

Başarı İçin Altın Kurallar...


Renan
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Basarmak, insanin maddi ve manevi kuvvetlerini bir hedefe dogru yöneltip hedefi elde etme sürecidir.

 

Etrafiniza, üç gün sonra bir daha hiç görmeyecekmis gibi bakiniz. Üç gün sonra bir daha hiç duymayacakmis gibi dinleyiniz sesleri... Belki o zaman her zaman bakip da göremediginiz, isitip de güzel bulmadiginiz ne harikalarla karsilasacaksiniz. Belki o zaman sahip oldugunuz zenginlikler karsisinda sasirip kalacaksiniz.

 

Hayatiniz bir duadir. Size dilinizle istediklerinizden çok hayatinizla istedikleriniz verilir. Hakkinizda bir karar verilebilmesi için dinlenecek tek mesru sahit hayatiniz olacaktir. Eger yeterince fedakarlik yapmamissaniz, hayatinizin sahitligi pek parlak olmayacaktir. Belki agzini açip bir-iki kelime bile etmeyecek, size bos gözlerle bakip duracaktir.

Olabileceklere, “birsey olmaz” kadar, kötü bir baslangiç yoktur.

 

Her insan kötü bir aliskanliga, “hürriyetimi kullaniyorum” ifadesi ile ayak basar. Her halde hürriyet ugruna insanin kendi kendini tiktigi daha karanlik bir zindan yoktur.

Durgun su çabuk kirlenir ve bozulur. Nice suyu bataklik haline getiren durgunluktur. Çalismayan insanda durgun su gibidir. Kirlenir ve bozulur.

 

Sabah kaybettigimiz bir saati, degil bir yil, ömrümüz boyunca arasak bulamayiz. Kaybettigimiz saatler ne kadar çoksa eserimiz o kadar eksik olacaktir.

Daglar ne kadar vakurdur. Onlar göklerden kar dilenmezler. Ilk kar yinede onlara düser.

 

Hayatta önemli olan mazeretler degil, neticelerdir.

Isimizin, amacimizin, fikrimizin isimsiz kahramani olabilirsek, kahramanliga isim olabiliriz. Hangi toplumun isimsiz kahramani çoksa, o toplum digerlerine üstün gelir.

Kirk yilini denizlerde geçiren bir kaptanin Ispanya açiklarinda basina gelenler herkesin ilgisini çeker. Hayatinda bir defa gemiye binmemis bir adamin anlattiklari ise, ne kadar ilgi çekici olursa olsun “vah vah” diyerek geçistirilir.

 

Küçük ruhlardan gelen bükük harfler herkesi sikar. Büyük ruhlardan gelen küçük harfler bile bizi bütün varligimizla seferber eder.

 

Son derece iyi hazirlanmis, bilgi ve tecrübe yüklü bir konusma, küçücük bir bilgi hatasi yüzünden berbat olur. Dinleyenlerde, konusmanin bütünü üzerinde tereddütler hasil olur.

 

SIFIRA ÇARPARSANIZ SIFIRLANIRSINIZ

Baskalarinin yaninda yaptiginiz taktirde ayiplanacak davranislari yalniz basiniza da kaldiginizda yapmamaniz tesirli bir atmosfere sahip olmasini saglar.

Güçlükleri göze alamayanlarin kolayliklarla karsilasmasi mümkün degildir. Güçlükleri göze alarak yola çikanlar ise güçlüklerle beraber mutlaka kolayliklarla da karsilasirlar.

Dogrudur; her arayan bulamaz. Ama aramadan bulan hiç olmamistir.

Her kötülükten sonra bir iyilik, her yanlistan sonra bir dogru, kötülügün ve yanlisin lekeleri içinde simsiyah olmamizi engeller.

 

Kuvveti arttikça sefkati artmayan bir insan her an bir haksizliga sebep olabilir.

Dogruyu görebilmemiz için dogruyu hissedebilmek, dogruyu hissedebilmek için de dogru yasamak gerekir. Nasil göze kaçmis bir çöp, rüzgarin kaldirip gözümüze doldurdugu toz toprak, görme kabiliyetimizi etkiler, görüs mesafemizi kisaltirsa, kalbimize dolmus toz ve toprak, kalbimize batmis bir çöpte kalp gözümüzün görüs kabiliyetini ve mesafesini etkiler. Kalp gözü perdelenmis bir adam sapla samani karistirir, aka kara, karaya ak diyerek iddialara tutusur.

 

HER SANIYENIZ GAYENIZE KILITLENMELIDIR

Doktor olan filozof Halle son vurusuna kadar kendi nabzini saymisti. Meslektasina “dostum, nabiz atmaz oldu” dedi ve öldü.

Büyük basarilar, her saniye, tesbit edilen gayeler için yasanmakla elde edilebiliyor. Hayatimizin her saniyesi gayenizin rengi ile renklenmelidir, onunla dopdolu olmasisiniz.

Kin ve onun kiskirttigi intikam hissi sadece yöneldigi kimseyi degil, hem onun etrafini hem sizin kendinizi ve hem de etrafinizi yakip yikar. Bu, öyle bir yaylim atestir ki masum insanlarda isabet alir.

 

Affetmek, nefsin terbiyesi ve güçlü irade için verimli-etkili bir egitim yoludur.

Kalbinizi hapishaneye döndürmeyin. Aksi halde size de bir baska kalpte bir hücre bulunabilir.

 

Çabuk affeden birisi olursaniz her zaman yaninizda birilerini bulabilirsiniz.

Amerikali gazeteci, Morgman, Ruslarin Hiyve üzerine yapacagi taarruzu görmek için Ceyhun nehrine ulasmak ister. Rehberligini Polat isimli bir Türk genci yapacaktir. Polat, kendisini Ceyhun kiyilarina ulastirmak üzere Morgman"a söz verir. Fakat bu tehlikeli bir yolculuk olacaktir. Çünkü Rus generali Kovfman eline geçirdigi bütün Türkleri iskenceyle öldürmektedir. Gece ile gündüz arasindaki isi farkinin 30 dereceye çiktigi ortaasya steplerinde yapilan zorlu yolculuk sonunda Polat, Morgman"i Ceyhun kiyilarina getirir.

 

Polat"in hayati artik tehlikededir. Nitekim çok geçmeden Albay Ivanoff tarafindan yakalanir ve General Kovfman"in emri ile idam edilecegi bildirilir. Morgman isyan eder. O sadece bana rehberlik yapti der. Polat masumdur. Bu seyahat benim istegim üzerine olmustur. Polat, Morgman"in kendisini kurtarmak için yaptigi mücadeleyi hayretle takip eder. Ve Morgman"in yillar sonra bize naklettigi su sözleri söyler: Sizi buraya Allah"in yardimi ile sag salim getirmeye söz verdim. Sözler yerine getirilirken hayatada mal olabilir. Ama söz mukaddestir. Yerine getirilmesi için kanda verilebilir.

 

Söz bahsinde takinacaginiz iki tavir vardir. Ilki, olur olmaz söz vermemektir. Ikincisi, söz verdikleri sonra mutlaka yerine getirmektir. Sözler cayilabilecekler, cayilamayacaklar diye ikiye ayrilmazlar. Söz sözdür.

 

Sabir, zamani lehimize çevirme sanatinin adidir. Insanin kendisini en çok kontrol ettigi, dis etkilerden en çok korudugu andir sabirli oldugu an. Yani, sabirli olma hali tam bir suur halidir.

 

Sabir, diger kuvvetlerinde zinde tutulmasi için gerekli bir kuvvettir. Sabir olmazsa, diger kuvvetler ziyan olabilir. Üstün çalisma gücüne sahip birisi, gerektiginde sabirli davranamazsa çalisma gücü ziyan olur gider. Demek ki sabir, diger kuvvetlerimizin sevkinde önemli rol oynar. Bir bela karsisinda gerekli olan sabir, bir basari karsisinda da gereklidir. Bela karsisinda gösterilen sabir nasil belanin sikintilarini azaltirsa, basari karsisinda gösterilen sabirda basariyi artirir.

 

Büyük belalar büyük sabir gerektirir. Büyük bela karsisinda büyük sabir gösterebilenler belayi büyük bir zafere dönüstürülebilir. Çünkü sabir, zorlu kapilar karsisinda bir köseye büzülmek degil, zorlu oldugu ölçüde kapiyi zorlamaktir.

 

Basakta, kizgin günes altinda yanabilme iradesi olmasaydi bugday veremezdi. Mevla"nin dedigi gibi kuru bir kütük isik saçmaya baslar. Kuru bir kütügü isik kaynagi haline getiren iradeden baska bir sey degildir.

 

Elinize bes kiloluk bir agirlik alip yürümeye baslarsaniz agirligin gittikçe arttigini görürsünüz. Öyle bir an gelirki agirligi birakmak mecburiyetinde kalirsiniz. Tabi ki bes kilo yine bes kilodur. Azalan sizin gücünüzdür.

 

Usta kaptan, hiç tanimadigi bir limanada tehlikesizce girebilir. Iskeleye yanasabilir. Her insan bir limandir. Usta bir kaptan bekler.

 

Insanlar ak kagittir baslangiçta. Ona yazi yazarlar. Nice kalem oynar üzerinde. Kötü bir hatira, bir ayrilik gününün derin hüznü, coskun bir nasihat, bir arkadastan yansiyanlar, anne-baba... ona binlerce kelime yazar. Bir insanda gece vardir gündüz vardir. Bahar vardir güz vardir. Göl vardir çöl vardir. Kolay degildir o ak kagidi okumak... anlamak. Gecesine rastlarsaniz gündüzü olmayacak zannetmeyin. Gündüzüne rastlarsaniz gecesi olmayacak zannetmeyin.

 

Bir gördügünüz insan vardir. Birde insanda göremedikleriniz. Dalinda dipdiri duran bir gül için bahçivanin ne emekler sarfettigini bilemezsiniz. Yapraklari dökmüs boynunu bükmüs bir agaci da hemen zavalli bellemeyin. Siz onun yasadigi firtinalari görmediniz ki...

 

Insanlarda gördügünüz birazda sizin bakmamizdir. Güzel bakanlar güzel görürler. Öyle insanlar vardik ki bakislari ile güzellestirirler.

 

Çocuklar sözle degil, iyi davranis örnekleri ile terbiye edilirler. Çocuklarin unutamadiklari hatiralarinin çogu, büyüklerinin güzel sözlerinden ziyade güzel hareketleridir.

Sifa bulmaz üç kötürüm bir hastane odasinda yatmaktadir. Ilk gelenin yatagi pencere kenarindadir.

 

Oradaki ölünce ortadaki o yataga geçer, kapinin yanindaki ortaya, kapinin yanina da yeni bir hastayi alirlar. Pencerenin yanina geçen hasta hergün gördüklerini arkadaslarina anlatmaya baslar.

 

Karsida agaçlarla süslenmis bir park vardir. Kuslar dallarda oynasmakta, çocuklar konusmakta, çiçekler rüzgarla dalgalanmaktadir. Ayni saatte ayni insanlar parkin yanindaki yoldan geçmektedirler. Diger iki hasta islerine giden, evlerine dönen insanlarin degismez hikayelerini dinleye dinleye onlarla adeta dost olurlar. Zaten parkin yanindan gelip geçenlerin artik birer isimleri de olmustur. Birgün ortada yatan hastanin aklina bir düsünce geldi. Pencerenin yanina geçerse o güzel manzarayi dinlemek yerine kendi gözleri ile görebilecekti. Bu düsünceyi günlerce kafasinda gelistirdi. Nihayet bir gece pencere yanindaki hastaya kalp krizi gelince ortadaki hasta bütün gücü ile uzanip siseyi yere düsürdü ve kirdi. Sabah olunca pencere yanindaki hastayi ölü buldular. Onu alip götürdüler. Ortadaki hastayi da pencere kenarina geçirdiler. O, “pencereden disari bakmak için hastabakicilarin çikmasini beklemeliyim” diye düsündü. Yalniz kalinca basini daldirip pencereden disariya bakti. Az ötede simsiyah bir duvardan baska birsey yoktu.

Konusmaya basladiginiz andan itibaren andan itibaren anlattiklariniz degil anlasilanlar önemlidir.

 

Faydasiz söz kalbi matlastirir. Ruhun dengesini bozar. Daima endiseye sebep olur.

 

KIBIR EMEGI KIRLETIR.

Günes gibi, durmaniz gereken yerde durun. Ne fazla yaklasip yakin etrafinizi, ne de fazla uzaklasip buz kestirin...

Daglar heybetli, denizler engin, çiçekler güzel, topak cömerttir. Fakat bunlarin hiç birinde kibir yoktur. Ne o dokunakli sesi ile söyleyin duran gümüs nehirlerde, ne aceleci rüzgarlarda kibre rastlayamazsiniz. Birbiri artisina yürüyen gecede ve gündüzde kibir olmadigi gibi dünyayi aydinlatan güneste de kibirden eser yoktur.

 

Iri dolu basaklar ne kadar mütevazidirler ki baslari hep önlerindedir.

Kibir, insanin dehsetli bir unutkanlik halidir. Nereden gelis nereye gittigini unutmasidir.

Bedava havayi, bedava akcigerlere soluyan ve bu suretle yasayabilen bir insanin, bu kadar bedava arasinda övünmesinde bir mantiksizlik da vardir. Iki gözü için bir dakika çabalamamis, bir kurus ödememis bir insanin gördükleriyle övünmesinde mantik var midir?

 

Her tezgahta hali dokunmaz. Hali dokunabilmesi için tezgahin bütün parçalarinin tamam ve uyum içinde çalisiyor olmasi gerekir. Küçücük bir parçanin bile eksik olmasi hali dokunmasini engeller. En iyi ihtimalle ortaya defolu bir hali çikar.

 

Atese dayanmayan toprak, tugla olamaz. Öfke aninda kendine hakim olan insan kazanir. Herseyden önce kendini kazanir. Insan, kendine hakim oldugu her anda kendini biraz daha güçlü hisseder. Evet, öfke gelir yüz sararir, öfke gider yüz kararir.

Bir meselenin iyice kavranmasi için o meseleye kusbakisi bakilmalidir. Havayollari karayolundan daha kisadir. Kavsaklari, virajlari, tünelleri, zaman kaybettirecek engebeleri yoktur. Öyleyse meseleler hava yolculugu ile görülmelidir.

 

Nimetlerin külfetinden sikayet eden insanlar, emanete ihanet eden insanlar gibidir.

Kazancinin az oldugu düsüncesi ile baska insanlara ve hayirli tesebbüslere yardimi ertelemeyiniz. Zenginler bütün mallarini verseler, fakirler tek bir küpelerini, tek bir yüzüklerin vermeden bir savas kazanilamaz.

 

Hz. Ayse validemiz diyor ki:

Bir gün koyun kesmis ve bir budunun disinda hepsini dagitmistik. Allah Rasulü:

- Koyunu ne yaptiniz? Diye sordugunda

- Ya Resulullah, dedim. Bütün koyunu muhtaçlara dagittik. Bize sadece bir budu kaldi.

Allah Resulu"nün cevabi sudur:

- Ya Ayse, demek ki bir buddan baska hepsi bize kaldi.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...