Jump to content

Yoga Türleri Üzerine...


Guest Model
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

sayfa8_1-1.jpg

Binlerce yıllık geçmişine rağmen bugün bile insanların yoga hakkındaki fikirleri net değildir.Kimi insan tarafından yoga zor yapılan jimnastik hareketleri olarak algılanmakta; kimi insan ise yogayı bir din ya da tarikat olarak algılamaktadır.Rasyonel bir batılı için ise yoga, sadece yoğun iş hayatının stresinden kurtulmak için yapılan bir zihin-beden çalışmasıdır. Bazıları için ise yoga kısa yoldan başarı elde etmek ya da bazı mistik güçler kazanmak için yapılacak bir şeydir. Bütün bunlar ele avuca sığmayan ve sınırları olmayan yogayı ifade eden yaklaşımlar değildir. Gerçekte yoga, bölünemez bütünlükte olan bir aktivitedir. Her yoga çalışması, bir ebru sanatı gibi, o anda yapılır, biriciktir ve başka benzeri yoktur. Bütün yoga türlerini kendi içinde birleştiren bu aktivitenin kaynağına RAJADHİRAJA YOGA denir.(Kralların kralı yoga). Yoganın her bir yönünü ele alır.

Bir parmak izinde, bir gülümseme izinde olduğu gibi; farklı bio-ritm, farklı psikoloji, farklı inanç, farklı yaş ve farklı bedende olan herkes kendine uygun bir yoga tarzını uygulayabilir.

Yoga türleri, genellikle zihinsel, bedensel ya da ruhsal ağırlıklı olmalarına göre ayrılır. Her insan, kendisinde eksik bulduğu bu üç yönden birine göre kendi yoga türünü seçebilir. Fakat sürekli tek bir yöne ağırlık verilerek yapılan yoga çalışması, kişinin ‘kendisi olmak’ için verdiği özgürleşme yolunu tıkayabilir. Ayrıca bu 'fazla olanın' üstüne gitme, o insanda değişik psikolojik ya da fizyolojik rahatsızlıklara neden olabilir. Nasıl ki bir çiçeğin açması için aynı anda, toprak, su ve havaya gereksinimi varsa; insanın da sağlıklı bir zihin,beden ve ruh haline gereksinimi vardır. İlgi alanımız, bulunduğumuz konum ve de inancımız ne olursa olsun…

 

Terzi, dansçı, yazar, mimar, balıkçı, sinemacı, işli-işsiz, çiftçi, ressam, sendikacı, tiyatrocu, anne-baba, bilim insanı, teknokrat, antropolog, çevreci, sahaf, esnaf, gezgin, çevirmen, rehber, pilot, dağcı, flaneur-avare...Ya da bunlardan bir-kaçı birden…

 

O ilgi alanı ve o konumda; insanlara, konumuza, zihin-beden ve ruhumuzun vicdan süzgecinden geçerek yaklaşıyorsak, bu da yoganın sempati alanındadır.

 

Kaynaktan çıkan değişik yoga türlerine bakacak olursak...

 

 

 

 

 

 

 

 

 

sayfa9_1-1.jpg

JİNANA YOGA

Keskin bir zihin ve bulutlanmamış entellekt gücünün yogasıdır. Bireyi zihnin normal boyutlarının ötesine taşıyarak özgürleştirmeyi amaçlar.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

sayfa9_2-1.jpg

 

 

 

 

 

 

 

 

sayfa10_1-1.jpg

BHAKTİ YOGA

Kızgınlık, kin ve kıskançlık gibi olumsuz duygulardan olumlu yönde kurtulmak için kanallar açar. Lekesiz sevginin yogasıdır. Bireyin kendini ve çevresini sevmesi ilk adımdır. Sevgi olgunlaşır aşka dönüşür. Sınırlı boyutlar içindeki aşk, gelişir sınırsız aşka dönüşür. Böylece evrendeki sonsuz bilinçle ruhsal arkadaşlığın yolları açılır.

 

 

 

 

 

 

 

 

RAJA YOGA

İçsel konsantrasyon yogasıdır. Zihin burada öze yoğunlaşır. Zihnin bilinçli kontrolünün önündeki engelleri temizler. Baskısız bir zihin ve sürekli barış duygusunu ortaya çıkartır.

 

 

 

 

 

 

 

 

sayfa11_1-1.jpg

KARMA YOGA

Eylemi tanıma, doğru eylem yapma yogasıdır. İnsan, karşılıksız hizmet çalışmalarıyla zihnini temizler içindeki tanrısallığı ortaya çıkartır. Çeşitlilikteki birliği algılayan insan, egosunun efendisi olur. Karma Yoga yapan insan her hareketini kusursuz kılmaya ve günlük hayatında özgür olmaya çalışır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

sayfa11_2-1.jpg

HATHA YOGA

İlk çıkışı, M.Ö 1200 yıllarında yaşayan bilge kişi Swami Swatmarama’nın yazdıklarıdır.

Yoganın ilk dört yönü psiko-ruhsal boyutlardadır. Ancak bunları gerçekleştirirken sağlam bir fiziksel bedene gereksinim duyarız. Asanaların esnettiği beden, nefes çalışmalarıyla desteklenir. Sanskrit dilinde, Ha sözcüğü hem pozitif akım hem güneş anlamına gelmektedir

 

 

 

 

 

 

 

 

sayfa12_1-1.jpg

Bedenin sesidir. Tha sözcüğüyse, hem negatif akım hem ay anlamına gelmektedir. Zihnin sesidir. Hatha Yoga bu iki akımın ya da enerjinin uyumlu birleşimi anlamına gelir. Amacı zihin-beden dengesinin kurulmasıdır. Böylelikle sağlam bir temel oluşturulur. Daha sonra da

zihin-ruh çalışmalarına geçilebilir.

(Yin-Yang ilişkisinde olduğu gibi )

 

KUNDALİNİ YOGA

İnsanda var olan kundalini enerjisini uyandırmaya yönelik yoga tekniğine verilen başka bir addır. Zaten öz kaynaktan çıkan bütün yoga türleri, kuyruk sokumunda bir yılan gibi kıvrılarak oturan bu hayat enerjisini çakralar boyunca yükselterek, evrensel enerjiyle birleştirmeyi amaçlar. Çünkü kök çakrada hareketsiz kalan bu enerji, gerek cinsel alanda, gerekse sosyal alandaki ilişkileri kabalaştırır. Bu enerji ile tanışmayan ve bir çok davranışımızı ve hastalıkları belirleyen salgı bezleri; ipinden kopmuş bir uçurtma gibi, sadece varolan sosyo-bio-genetik yapımızın boyunduruğu altında, bizi oradan-oraya savurur. Bu enerji bütün insanlarda uyur halde vardır. İşte yoga bu enerjiyi uyandırıp omurga boyunca yukarı çekmeye çalışır

 

 

 

 

 

 

 

 

sayfa13_1-1.jpg

DHYANA YOGA

 

Meditasyon kelimesinin Sanskrit dilindeki karşılığı Dhyana’dır.

Dhyana Yoga farklı meditasyon teknikleri üzerinde yoğunlaşır.

 

 

 

 

 

 

 

 

sayfa13_2-1.jpg

 

 

BİBHUTİ YOGA

Bibhuti, doğaüstü güçler anlamına gelir. Bu güçlere sahip olmak isteyenlerin uyguladıkları bir yoga tarzıdır. Yanlış amaçlar için kullanıldığında ters sonuçlar verir.

 

 

sayfa14_1-1.jpg

Bunlardan başka daha bir çok yoga öğretisi vardır. Bunlardan bazıları…

Kriya yoga, Laya yoga, Tapah Yoga, Siddhanta Yoga, Bhava Yoga, Abhava Yoga, Ashtanga Yoga, Nada Yoga, Vindu Yoga, Maha Yoga, Sahaja Yoga, Ananda Yoga, Tantra Yoga ve Kişisel-Özgürleştiren Yoga...

 

Fakat bütün bu yoga türleri ve yeni yoga türevleri, amaç için her şeyin mübah görüldüğü günümüzde; klanlaşmış organizasyonlar yüzünden yoganın vizyonunu bulanıklaştırmış, dışlayıcı misyonlar ortaya çıkmıştır.

Çünkü iletişim teknolojisinin sağladığı bilgiye ulaşma kolaylığı, aynı zamanda büyük bir bilgi kirliliğini de beraberinde getirmiştir. Bu durum, her alanda gerçek kaynaktan çıkan doğru bilginin üstünün de, tozla kaplanmasına neden olmuştur. Yine de doğrusuyla-yanlışıyla yapılan bütün yoga etkinlikleri, zıdların dönüştüren birliği gibi bir seyir takip etmekte, ele-avuca sığmayan yoga öğretisinin kaynağına doğru yol almamızı sağlamaktadır. İşte ancak hep birlikte, o zaman yoganın nasıl bir yaşama sanatı olduğunu öğrenebileceğiz. Yoga tek başına bir kurtuluş değildir.Yakın çevremizden başlayarak, gezegene yayılmış insanlarla ve canlılarla empati kuramayan bir yoga çalışması kanadı kırık kuş gibidir. Zihin-beden-ruh üçgeninin uçurtma olup, kişiye diğer kuşlarla birlikte uçma zevki veren yoga; kendine ve başkalarına zarar vermeyen bir özgürleşme anlayışının yollarını açar.

 

Yalnızca sağlıklı ve zeki bir insan olarak yapılan paylaşmasız bir gezinti, yüreğimizi körleştirir, kulağımızı paslandırır.

 

Ve de bu, ne gerçek bir sağlık, ne de gerçek bir zekadır.

 

 

 

sayfa15_1-1.jpg

RAJADHİRAJA YOGA

 

Yoganın bütün önemli yanlarını birlikte ele alır ve birleştirir. Amacı bedenen, zihnen, ruhen gelişmiş bir kişilik oluşturmaktır. Bunun için gerekli olan, psiko-fiziksel (bedenen ve zihnen etkili) ve psiko-ruhsal (zihnen ve ruhen) etkili teknikleri öğretir. Birey bu öğreti içindeyken bir yandan, bütün zihinsel-bedensel-ruhsal uygulamaları yaparken, bir yandan da dünyevi görevlerini rahatlıkla yerine getirebilir. Rajadhiraja Yoga sistemi içinde sekiz kollu ya da basamaklı yol olarak bilinen AshtangaYoga vardır.

 

 

 

 

sayfa16_1-1.jpg

Bu yollar insanın dış varoluşundan iç varoluşuna kadar uzanır...

 

İç içe olan bu 8 yoga aşamasına kısaca bakacak olursak :

 

1.Yama : Dış dünya ile ilişkilerde negatif davranışlarda bulunmamak...

 

2.Niyama : Kişinin iç dünyasında pozitif yönlerini güçlendirmesi…

 

3.Asanalar : Duruş ve beden çalışmalarıyla bedenin bir çalgı aleti gibi akord edilmesi.

 

4.Pranayama :Doğru nefes alma teknikleriyle zihin konsantrasyonu…

 

5.Pratyahara : Şarkıyla, dansla yoğunlaşan zihnin kendisini sonsuz bilince sunması…

 

6.Dharana: Zihnin dolgu maddesi olan cittayı belli bir noktada sabitleştirmek...

 

7.Dhyana : Zihnin meditasyon yaparak canlılığın sonsuz bilinciyle aynı ritme girmesi...

 

8.Samadhi : Birim bilinçle, sonsuz bilincin, sessizliğin sesinde birleşmesi hali...

 

 

 

 

 

sayfa17_1-1.jpg YOGA’ NIN KAYNAĞI

 

 

 

İnsanlık, binlerce yıl önce gezegenin dört köşesinde şamanik bir dönem yaşadı. Bu dönemde, insanlar için değişik boydaki titreşimleriyle doğadaki en küçük birim bile canlıydı. İşte bu sezgisel bakış, yoganın da çıkış kaynağıdır.

 

Şamanların, hayatın ve canlılığın 5 temel elementini içinde barındıran toprak-su-ateş-hava ve ağaçla kurdukları sezgisel ilişki onların yaşama biçimiydi.

 

Ağaçlara, toprağa, geyiklere, nehirlere, dağlara kendi arkadaşları gibi yaklaşarak onları koruyan şamanlar ve kızılderililer nefesle-sesle -ritmle, doğayla birlikte, dansettiler şarkı söylediler.

 

İşte yoganın sekiz kolu ; bir ağacın gövdesi, dalları, yaprakları ve meyvesinin küçük bir tohumda saklı olması gibi;

insanın içinde açan hürriyet çiçeği

lotuse giden yolun merdivenleridir.

 

 

sayfa18_1-1.jpg

 

 

 

sayfa19_1-1.jpg

 

Bugün bilim insanları, bir lotüs çiçeği gibi iç içe olan evrenlerin içindeki; galaksileri yıldızları; değişik titreşimlerde, gözle görülemeyen yüksek boyutta esnek iplikçiklerden meydana gelen bir dokunun bir arada tuttuğu fikrine yaklaşmaktadır. Bilim adamları, etkileri görülen kendisi görülmeyen bu dokuya kara madde demektedir.

 

Binlerce yıl önceki canlıcı sezgisel bakış, binlerce yıl sonraki bilimsel bakışla neredeyse eşleşmektedir. Her konuda ve alanda büyük bir bilgi kirliliğinin yaşandığı çağımızda, üstü tozla örtülen kaynak, hayatın nefesindeki rüzgarla ortaya çıkmaktadır.

 

İnsanın tahakkümü altındaki havanın,denizlerin, ormanların özgürleşmesi için…

Belli insanların tahakkümü altındaki insanlığın özgürleşmesi için…

Dansla, şarkıyla, şiirle…En büyük sanat olan yaşama-yaşatma sanatıyla…

 

İlk insanlarda içgüdüsel olarak görülen,‘öteki’ korkusundan kendimizi kurtararak…

 

Çocukluğumuzun ve çocukların 'uçurum çukuruna' düşmemesi için; ondan-bundan şikayet, entrika-dedikodu yerine, kendi mahallemizdeki çukuru kendimiz kapatalım…

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...