Jump to content

İlyada'yı Yeniden Yazmak


Sidre
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Farzedelim ki Olimpos dağı'nın üç kibirli tanrıçası yani Hera, Afrodit ve Athena kıskançlık krizine yakalanıp ''Sen mi güzel, ben mi güzel'' kavgasına tutuşmamışlardı.Bu takdirde Ege'yi bir deniz ve bir bölge olarak yine baştacı edecek miydik?

 

Sanmam, çünkü o deniz ve o bölge esas itibariyle Homeros’un İlyada destanı vasıtasıyla insanlığın kolektif hafızasına yerleşti. Peki de söz konusu İlyada neyi anlatır?

 

Malûm Akhalıların, yani Yunanistan yerlisi Helenlerin, ahalisi yine Helen olan ama Ege’nin Anadolu sahilinde bulunan Truva kentini fethetme harekâtını anlatır.

 

Arbedenin nedeni ise yukarıdaki kıskançlıktır. Zira Zeus’un hakem olarak atadığı ve aynı zamanda da Truva tahtına varis olan Pâris üç aday arasından Afrodit’i seçmiştir.

 

Afrodit sevinçten uçar. Mükâfat olarak da Paris’e Sparta kralı Melelas’ın zevcesi olan Helena’yı bağışlar. Delişmen genç ise dilberler dilberi o Helena’yı kaçırmaktan çekinmez.

 

Sen misin böyle bir halt yiyen? Yarışmayı kaybetmiş olmanın kuyruk acısıyla Hera ve Athena zaten intikam hırsıyla yanıp tutuşmaktadır. Fırsat bu fırsat, iki tanrıça elele verip bütün Yunan sitelerini namus temizleme adına Truva’dan intikam almaya kışkırtırlar. Dolayısıyla da Kıta Pelepones’inden, Kiklad Adaları’ndan, Trakya sahillerinden kalkan cengâver kalyonları doğu Ege kıyısına rota tutarken Homeros da İlyada’yı başlatmış olur. Evet, Ege Yunanî bir İlyada ile özdeşleşir ama tabii ki sırf bununla da sınırlı kalmaz.

 

Homeros’un hem Akhalıları, hem de Truvalıları sarışın simayla tasvir etmiş olması bile bizim taraf Egelilerin Asyalı olduğu tezini geçersiz kılmaya yeter.

 

Lakin yine de şu doğru: İyon kıyıda yaşayan Helenler bu coğrafi konum sayesinde Asya kavimlerine, Yunan Yarımadası’ndaki ırkdaşlarından daha fazla yakındılar Nitekim Atina veya Isparta’dan farklı olarak Efes, Bergama yahut Truva sitelerinde belirli bir melezleşmeye pek ses çıkartılmıyordu. Artı, aynı Truva kenti Akha kuşatmasına karşı koyarken yine hasımlarından farklı olarak ordusunda yabancı asker barındırıyordu. Bu takdirde söyle özetleyelim:

 

Tamam, iç denizin doğu kıyısı sırtını İda’dan, yani Kaz Dağı’ndan başlayıp Toroslar’a uzanan engebelere dönmüştü ve dolayısıyla da esas olarak batı ufkuna bakıyordu ama o dağlardan inen huzmeler de her sabah “ex oriente lux” diyordu. Başka bir deyişle, yukarıdaki Saros’tan aşağıdaki Fethiye (Telmassos) körfezine uzanan Anadolu Ege’sinin suları aynı zamanda Doğu yakamozlarıyla pırıldıyordu.Dağ dedim de aklıma geldi. Kabul, Ege tabii ki en önce denizle özdeşleşir.

 

Helenler için zaten hep öyleydi. Derya kültürüne yabancı biz Türkler için de öyle oldu. Nitekim hemen tüm su ürünlerine bugün de Yunanî adlar veriyoruz. Artı, eğer bütün denizcilik, bilhassa da yelkencilik lügatimiz İtalyancaysa bunun da sebebi yine Ege’dir. Donanma kurmayı ve kalyon inşa etmeyi kıyı ve adalara yerleşmiş Ceneviz ve Venedik korsanlarından öğrendiğimiz içindir ki terminolojimiz tamamen Dante lisanını kapsar. Tamam da, denizin bu üstünlüğü karaların dağların pabucu dama atmaya yeter mi?

 

Hayır! Hayır, çünkü yukarıdaki İda Dağı’ndan Tmolos’a yani bugünkü Bozdağlar’a, sonra Asteles’e (Simav Dağı) falan, kıyıya dikey inen her engebe ve her ova yine hem Ege mitolojilerinin ayrılmaz parçasını oluştururlar, hem de farklı kültürlerin harmanını yaparlar.

 

İster Rita Abacı Grekçe söylesin, ister Aydın havası “uzun olur efelerin bıçağı” desin, her ikisinin de aynı ritmlerde çağırdığı “aman” Truva kahramanı Hektor’dan Atça’nın diğer kahramanı Kel Mehmet’e uzanan Ege efsanelerine düzülmüş birer mersiyeden başka nedir?

 

Evet evet, denizi ve dağları, ovaları ve koyları, adaları ve kıyılarıyla; fakat bilhassa ve bilhassa her biri yüceltilmiş insanlarıyla Ege dün olduğu gibi bugün de muhteşem bir efsanedir ki kuşku yok, Homeros yerinden kalksa “İlyada”yı yeniden kaleme alacaktır.

 

95_2624ege_17-1.jpg95_2624ege_18-1.jpg

 

 

İzmir’in en güzel sahil yerleşimlerinden biri olan Urla’da İskele çevresinde günlük hayat denizle iç içe. Ege’nin denizden uzak yerleşimlerinde ise tarihî ve doğal güzellikler ön planda. İzmir’in Ödemiş ilçesine bağlı Birgi, İç Ege’nin karakteristik zenginliklerini sergiliyor. Bozdağ’ın eteklerindeki yeşil bir yamaca kurulan belde uzaktan bir tablo gibi görünüyor. Birgi’nin zamana direnen konakları ise kavak, servi, defne ve çınar ağaçlarının gölgesine konuklarını bekliyor.

 

Urla yakınlarındaki Klazomenai antik kentinde tarihteki en eski zeytinyağı fabrikasının kurulduğunu biliyor muydunuz? Ege’nin yüksek kaliteli zeytinleri yağdan sabuna ve reçele dek pek çok ürüne dönüştürülüyor.

 

Ege coğrafyası tarihin izleriyle dolu. Bölgede, Lidya’dan Karya’ya uzanan pek çok antik yerleşimin izlerine rastlamak mümkün. Muğla’nın Yatağan ilçesi yakınlarındaki Stratonikeia antik kenti ise küçük tepelerin ortasında gerçeküstü bir adayı anımsatıyor. Ege kırları eşliğinde İzmir’e ilerlerken tanıştığımız Birgi’de ise her şey dev bir müzenin parçası gibi… Küçük Menderes Ovası’nın kuzeyindeki belde, son yıllarda ciddi bir turizm hareketliliğiyle karşı karşıya.

 

Ege’nin yaşlanmayan balıkçısı Urla’da geleneksel yöntemlerle zeytinyağı üretimi sürdürülüyor. Urla’da deniz havası aldıktan sonra Bergama’da tarihin izini sürmek ise Ege’ye özgü bir ayrıcalık. Bergama, parşömen denilen hayvan derisinden yapılmış bir tür kağıdın bulunduğu yer. Eski Mısır’daki papirüsten çok daha önce kitap yapımında kullanılan parşömen sayesinde Bergama, tarihteki ünlü İskenderiye Kütüphanesi’nden daha büyük bir kütüphaneye sahip olmuş.

 

95_2624ege_19-1.jpg

 

95_2624ege_20-1.jpg

 

 

2011 UNESCO Evliya Çelebi yılı vesilesiyle ünlü gezginin Birgi’de konakladığı evi ziyaret edebilirsiniz. Evliya Çelebi’nin bir dönem konakladığı evin Hz. Mevlana’nın torunlarından Atıf Çelebi’ye ait olduğu biliniyor.

 

Marmaris’e yaklaşırken Sakartepe’nin eteğindeki Gökova Körfezi muhteşem görünüyor. Körfezin hemen kıyısındaki Akyaka ise kırmızı çatılı ahşap evleri, balıkçı motorları ve çiçekli bahçeleriyle gerçek bir Ege güzeli. Akyaka’nın huzur dolu sokaklarından biraz uzaklaşıp futbol heyecanı yaşamak isteyenler için İzmir en doğru adres. Ege’nin köklü takımı Göztepe’nin ateşli taraftarı maç günlerinde Güzelyalı caddelerini karnaval yerine çeviriyor.

 

Ege’nin dağ otları çok meşhur. Turp otu, ebegümeci, arapsaçı, deniz börülcesi ve şevketi bostan gibi bitki çeşitleri; zeytinyağı, limon, sirke, sarmısak ve çeşitli baharatlarla tatlandırılarak nefis lezzetlere dönüştürülüyor.

 

İzmir, yaz gecelerinde imbat tadındaki Kordon sohbetleri, zarif cumbalı evleri ve şık pastaneleriyle modern Ege’nin kalbidir. Yöre insanının söylediklerine bakılırsa Ege güzelliklerini uluorta sunan bir yer değildir. Onu keşfetmek ve tadına varmak için zaman ayırıp bolca gezmek gerekir. Çünkü Ege hem doğası hem de antik şehirleriyle var olan bir coğrafyadır. Eşsiz Ege fotoğrafının parçalarını tamamlamaksa gezgine düşer.

 

Türk Hava Yolları, İstanbul’dan karşılıklı seferlerle İzmir, Bodrum, Dalaman, Denizli ve Uşak’a uçuyor.

Kaplıca ve sağlık turizmi için Afyon ve Pamukkale; deniz ve kültür turizmi için Çeşme, Bodrum, Marmaris, Foça ve Kuşadası’nda bulunan oteller tercih edilebilir.

 

Tarihi eserlerle iç içe alabildiğine renkli ve canlı bir Ege pazarı için Tire’ye uğramalısınız. Alınabilecek şey çok: Zeytin ve yağı, köy peyniri, dağ otları, keçe...

 

Ege mutfağında deniz ürünleri ve zeytinyağlılar başrolde. Bir tür sandviç olan kumru, sakızlı dondurma ve buzlu bademin yanı sıra, Ege otları da yöre mutfağının zenginlikleri arasında.

 

95_2624ege_21-1.jpg

 

95_2624ege_25-1.jpg

 

Selçuk - Aydın yolu üzerindeki Çamlık mevkiinde bulunan Demiryolu Müzesi, trenlere ve nostaljiye meraklı olanların ilgisini topluyor. Birgi, tarihi evleriyle bir zaman tüneli gibi. 18. yüzyıldan kalma Çakırağa Konağı ise mimari bir şaheser. Halka açık durumdaki konak, muhteşem kalem işleri ve ahşap süslemeleriyle görülmeye değer.

 

Osmanlı İmparatorluğu’nun ilk demiryolunun başlangıç noktası olan Tarihi Alsancak Garı, İzmir’in simgelerinden biri. 1858 yılında hizmete açılan gar, Ege Bölgesi’ndeki şehirleri de birbirine bağlıyor.

 

Ege sıcağını serinleten imbatıyla ünlü İzmir, Çeşme’den Foça’ya uzanan dev hinterlandıyla Türkiye’nin önde gelen turizm merkezlerinden biri. Yaz aylarının bolca açık havada değerlendirildiği kent, canlı bir şehir hayatına sahip. Yöreye özgü bir sıcaklığa sahip insanlarıyla tanınan kentte ılık imbatın tadını çıkarmak için Kordon boyuna uzanmak gerek.

 

İzmir’deki ezeli Göztepe – Karşıyaka rekabeti bölgenin futbol ateşini yükseltiyor. Aynı şekilde Tavşanlı Linyitspor, Denizlispor, Altay ve Akhisar Belediyespor Süper Lig hedefini sürdüren bölge takımları arasında.

 

Tıp ve eczacılığın simgesi kıvrımlı yılan figürünün ilk kez görüldüğü yer olan Bergama’daki antik Pergamon kentinde dünyanın en dik amfi tiyatrolarından biri var.

 

Dev gemilerin son durağı olan Aliağa’daki gemi söküm tesisleri, fotoğraf tutkunları için düzenlenmiş özel bir plato gibi. Gemi sökümünde dünyanın en iyilerinden biri olan tesislere ünlü gemiler de getiriliyor.

 

İzmir’i tanımak için birkaç öneri: Anadolu’daki en eski Athena tapınaklarından birine ev sahipliği yapan Basmane yakınlarındaki Eski Agora’yı gördükten sonra Kordon’da fayton turu yapabilirsiniz.

 

Yolunuz Alaçatı’ya düşerse hakiki bir Ege bitkisi olan mercanköşkün dondurmasını deneyebilirsiniz. Ayrıca Muğla ve civarında Türk kahvesinin içine bir dal mercanköşk attıklarını, Bodrum’da çayını pek sevdiklerini notlarınıza ekleyebilirsiniz.

 

MUTLU TÖNBEKİCİ

“İç Ege’nin zenginliklerinden birini tanımak isteyenlere Birgi’yi öneririm. Osmanlı burada hâlâ yaşıyor. Çakıroğlu Konağı muhteşemdir. Bir odasındaki İstanbul tasviri mutlaka görülmeli. Benzer bir doğa tasviri Bademli’de tarihi bir camide de var. Birgi’nin yukarısında Gölcük Yaylası da gitmeye değer. Göl etrafında nefis bir doğa.”

 

 

skylife dergisinden

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...