Jump to content

Sıkıntılar Karşısında Sabır Ve Namaz


güneşdeniz
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

İnsanın en yakını bile insana imtihandır.

Demek ki Allah(c.c) hangi kula zora koşarsa, kendine bağlamak, kendi adını andırmak için zora koşuyor. Zora koşuyor ki acaba kime sığınacak? Eğer bana sığınırsa kazanacağı mükafatları biliyor mu? Allah (c.c) bunu bekliyor. Peki bu imtihanlar safhasında kulun yapması gereken nedir? Kulun yapması gerekeni Kuran-ı Kerim çok açık bir şekilde ifade ediyor: Bakara Suresi 45. Ayet “Gerçekleri yükletip taşımakta sabır ve namaz ile Allah’a sığının” diyor. Eğer gerçekler size zor geliyorsa bu imtihanların çıkış kapısı, bu imtihanları geçmenin kapısı, yolu nedir? Namaz ve sabırla Allah’a yaklaşmaktır.

Sabır; acıya, zorluğa, haksızlığa ve başa gelen üzücü olaylara dayanma gücüdür. Bir felakete veya belaya uğrayanın telaş ve feryat etmeden, her şeyin Cenâbı Allah'tan geldiğinin bilinci ile, bu sıkıntıya sonuna kadar tahammül göstermesidir. İman sahibi; Cenâbı Allah'a sığınıp tevekkül ederek her türlü ıztıraplara isyan etmeden katlanır ve sonunda ise mutlaka Cenâbı Hakk'ın vereceği en iyi karar ile esenliğe kavuşacağını bilir. Kalem 68/48: " Rabbinin hüküm vermesi için sabret..."

3/146: ...Şüphesiz ki Allah, sabredenleri sever.

2/153: ... Allah, sabredenlerle beraberdir.

21/85-86: İsmâil'i, İdrîs'i, Zülkifl'i de hatırla. Bunların her biri de sabır edenlerdi. Hepsini rahmetimize soktuk...

46/35: O halde azim sahibi peygamberlerin sabrettikleri gibi, sen de sabret...

10/109: Sana vahyedilene uy ve Allah hüküm verinceye kadar sabret. O, hakimlerin en hayırlısıdır.

2/177: ... Takva sahipleri sıkıntı, hastalık ve savaş zamanlarında sabreder...

3/200: Ey iman edenler! Sabredin ve sabır yarışında düşmanlarınızı geçin...

2/155: Biz sizi korku, açlık, mallardan, canlardan ve mahsullerden yana eksiltme ile mutlaka imtihan edeceğiz. Sabredenlere müjdele.

3/186: Yemin olsun ki, mallarınız ve canlarınız hususunda mutlaka imtihan edileceksiniz... Sabreder, takvaya sarılırsanız işte bu, iş ve oluşların en zorlularındandır.

11/49: ... Sabırlı ol. Sonuç takva sahiplerinindir.

2/157: İşte sabredenlerin üzerine Rablerinden selâmlar, bereketler var, bir rahmet var. İşte bunlar iyiye ve güzele ermiş olanlardır.

 

2/153: Ey iman edenler! Sabır ve namaz ile yardım isteyin. Hiç şüphesiz ki, Allah sabredenlerle beraberdir.

6/34: Yemin olsun ki, senden önce de Peygamberler yalanlanmış fakat yalanlanmalarına ve eziyet görmelerine sabretmişlerdi. Nihayet yardımımız onlara ulaştı.

16/127: Sabret! Senin sabrın da ancak Allah'ın yardımıyladır. Onlara karşı üzülme. Yaptıkları hileden dolayı sıkıntıya düşme.

90/17: İman edip de sabır... öğüt edenlerden olmaktır.

103/13: Yemin olsun zamana ki, insan mutlak bir zarardadır. Ancak iman edip ... birbirine hep sabrı öğütleyenler bunun dışındadır.

 

Peki namazdaki hikmet nedir? Bakın buradaki inceliği de kaçırmayın; namaz niyaz demektir, Allah’a yalvarıştır. Ancak, Allah’a yalvarışta, başınıza gelen musibetin, bir belanın Allah (c.c) tarafından defedilmesini talep edersiniz; bu, niyaz yerine geçmiyor. Siz başınıza gelen musibetin Allah (c.c) tarafından defedilmesini isterseniz; bu, niyaz yerine geçmiyor, bu inceliği kaçırmayın. Ancak karşınıza gelen sınavı geçme gücüne talep ederseniz, Allah’a o derece yaklaşmış oluyorsunuz. Başınıza gelen musibetten dertlenip, bunu kaldır Ya Rabbi demek değil; bize verdiğine şükür diyerek, atlatmak için güç talep etmektir niyaz. Namazın; Ayet-i Kerime’de bahsedilen hikmeti de budur.

 

Allah'ın Dünyada yaratıkların en değerlisi ve şereflisi olarak yaratılan insanın asıl yaratılış nedeni, yükselip kemal kazanmasıdır. Kul, kazandığı kemâl ölçüsünde sonsuz âhiret hayatında mutlu olur. Kemâl kazanmak da olayların sınavlarından geçmekle mümkündür. İşte Allah, sevdiği kulunu çeşitli meşakkatlerle, belâlarla sınavlardan geçire geçire olgunlaştırmak ister. Peygamberimiz (s.a.s.): "Allah bir kulu severse onu dener. Kul, sabrederse onu seçer; râzı olursa tertemiz yapar." (Deylemî, Müsnedu'l-Firdevs) buyurmuştur. Âlimlerden biri de: "Sen kendini, O'nu sever; O'nu da seni sınar görüyorsan, anla ki O seni temizlemek istiyor" demiştir. Allah kulunu çeşitli belâlarla, zorluklarla, musîbetlerle dener. Kul, çeşitli belâlarla denendiği halde sabreder, Allah'a sığınırsa temizliği artar, Allah katında derecesi yükselir. Dünya, başlı başına bir imtihan alanıdır: "Allah, sizin hanginizin daha güzel iş yapacağınızı denemek için ölümü ve hayatı yarattı." (67/Mülk, 2) "Andolsun, sizi korku, açlık, mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme gibi şeylerle deneriz; sabredenleri müjdele. Ki onlara bir belâ eriştiği zaman: 'Biz Allah içiniz ve biz O'na döneceğiz!' derler. İşte Rablerinden bağışlama ve nimet hep onlaradır ve doğru yolu bulanlar da onlardır." (2/Bakara, 155-157) Allah'ın, kulu çeşitli belâlarla, sıkıntılarla sınaması, kulun değersizliğine değil; tersine Allah katındaki değerine işaret olabilir. Zira çekilen güçlük oranında yüksek dereceler elde edilir. Belâlar Allah'ın sınavı olduğu gibi, nimet bolluğu da O'nun sınavıdır. O, kimini bolluk ile, kimini darlık ile dener. Kulun nimetlere şükretmesi, sıkıntılara, darlıklara katlanıp sabretmesi, Allah'ın kendisini sevdiğinin belirtilerindendir. Allah sevgisinin belirtilerinden biri de kulun, Allah'ın murâdını, kendi isteklerine üstün tutması; Allah'ı, kendi canından fazla sevmesi, gerektiğinde canını Allah yolunda fedâ etmekten kaçınmamasıdır. Çünkü "Allah, harçla kaynatılmış binâlar gibi kendi yolunda saf bağlayarak çarpışanları sever." (61/Saff, 4), "Allah, cennet karşılığında, mü'minlerden canlarını ve mallarını satın almıştır. Allah yolunda çarpışırlar, öldürürler ve öldürülürler." (9/Tevbe, 111) Allah sevgisinin belirtilerinden biri de kulun, Allah'tan başka her şeyi, O'nun uğrunda fedâ etmesidir. Sevginin alâmeti, sevdiğini, nefsinden üstün tutmandır. Allah'a ibâdet eden herkes seven değildir. Seven, yasaklardan kaçınandır (bk. 5/Mâide, 54; 48/Fetih, 29). Sevenin gönlü, sevgiliden başkasıyla huzura eremez. Nitekim Yüce Allah: "Onlar ki inandılar ve kalpleri Allah'ı zikredip anmakla huzur bulur. İyi bilin ki kalpler, ancak Allah'ı zikirle mutmain olur." (13/Ra'd, 28) buyurmuştur. Ebû Bekir Sıddık (r.a.) da: "Allah'ın hâlis sevgisini tatmak, kişiyi dünya peşinde koşmaktan alıkor. İnsanlar içinde yalnız bırakır (bedeni halk içindedir ama gönlü yalnız Allah iledir)" demiştir. Allah sevgisinin belirtilerinden biri, dünyanın elden çıkmasına üzülmemek, Allah'ın zikri dışında geçen saatlere üzülmek, ibâdetleri yüksünmemek, zevk alarak yapmak, Allah'ın yaratıklarına şefkatli, acımalı olmaktır. Yine belirtilerden biri de, sevgilisinin rızâsından başka bir kaygısı, düşüncesi olmamaktır. Çünkü Allah'ın rızâsı, nimetlerin en büyüğüdür.

 

dır

kaynak : internet makalelerinden derleme

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...