Jump to content

Türkiye'de Ekolojik Hayvancılık Potansiyeli ve Geleceği


tugce
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Türkiye, sanayileşmede son yıllarda önemli gelişmeler sağlamakla birlikte halen nüfusunun 1/3’ünü tarımda istihdam eden bir tarım ülkesi olma özelliğini de sürdürmektedir. Çukurova, Ege ve Marmara gibi bazı bölgelerde bitkisel ve hayvansal üretimde yoğun üretim teknikleri kullanılmakla birlikte, başta Doğu Anadolu olmak üzere bir çok bölgede ekstansif tarım uygulamaları halen sürdürülmektedir. Bir çok tarım işletmesi ya da çiftçi bitkisel ve hayvansal üretimi birlikte gerçekleştirmektedir.

 

Kırsal alanda gelir düzeyinin düşüklüğü köyden kente göçü artırmakta, kentlerde plansız ve aşırı büyüme nedeniyle önemli sosyal sorunlar yaşanmaktadır. Hatalı hayvancılık politikaları nedeniyle son yıllarda hayvan sayısındaki düşüşlere rağmen ülkemiz hayvan potansiyeli bakımından hala Dünya’da önde gelen ülkelerden birisidir.

 

Tavukçulukta ve bazı süt sığırı işletmelerinde yoğun üretim yöntemleri kullanılmakla birlikte, başta koyun ve keçi olmak üzere bir çok bölgede hayvancılık ekstansif yöntemlerle sürdürülmektedir. Üretimde düşük verimli fakat olumsuz çevre koşullarına dayanıklı ırklar kullanılmaktadır.

 

Ülkemizde, başta AB ve ABD olmak üzere bazı gelişmiş ülkelerin talebi ile ilk olarak 1984 yılında geleneksel ürünlerimizden kuru üzüm ve incirin ihracatı ile başlayan ekolojik tarım kısa zamanda hızlı bir gelişme göstererek bu gün 200 ürüne ulaşmıştır.

 

Ancak, toplam üretim içerisinde %0.1 gibi düşük bir paya sahip olan bu ürünlerin tamamına yakını ihraç edilmekte ve bal hariç tamamını bitkisel ürünler oluşturmaktadır.

 

Çünkü, ülkemizde bazı hayvan hastalıkları nedeniyle hayvansal ürünlerin ihracatında bazı sorunlar bulunmaktadır. İç pazarda da tüketici bilinci ve alım düzeyinin düşük olması nedeniyle ülkemizde ekolojik hayvansal ürünlerin üretimi yok denecek kadar azdır. Buna karşın, ülkemizin başta Doğu Anadolu Bölgesi olmak üzere, diğer bölgelerin özellikle dağlık kesimlerinde ekolojik hayvancılık potansiyeli oldukça yüksektir.

 

Bu bölgelerde hayvanlar yem gereksinimlerinin önemli bir bölümünü çayır, mera ve yayla gibi doğal otlama alanlardan karşılamaktadırlar. Ekolojik hayvansal ürünlerin ihracatında sorunlar bulunduğu için, ekolojik hayvancılıkta hedef iç pazar olmalıdır. Ancak, iç pazarda, tüketici bilinci ve alım gücünün düşük olması nedeniyle ekolojik hayvancılığın gelişimi için önemli düzeyde desteğe ihtiyaç vardır.

 

Ülkemizde, ekolojik tarım ve hayvancılığın yaygınlaştırılması doğa ve ekosistemin korunmasına, küçük çiftçilerin gelir düzeyinin artırılmasına, kırsal kalkınmanın sağlanmasına, köyden kente göçün önlenmesine, başta bebekler ve çocuklar olmak üzere insanlarımızın daha sağlıklı beslenmelerine olanak sağlayacaktır. Ancak, bunun için yeterli bir eğitim, iyi bir denetim ve üretimden tüketime kadar iyi bir organizasyonun oluşturulması ve ekolojik hayvancılığın desteklenmesi gerekmektedir.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...