Jump to content

Kültür Beşiği: Frigya Havzası


Sidre
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Bir yanda anıtsal boyutlardaki tümülüsler, devasa kaya kabartmaları, sunaklar ve mağara yerleşimleri, diğer yanda bir sanat eserini çağrıştıran peri bacası oluşumları ve Anadolu platosunun yüksek bozkırlarını yüzyıllardan beri ısıtan kaplıcalar…

 

Yaylalar ve vadiler arasında dolaşırken, zengin kültürel birikimiyle Frig uygarlığının insanlık tarihindeki yerini daha iyi kavrıyorsunuz. Afyonkarahisar, Kütahya ve Eskişehir illerinin yer aldığı coğrafyaya konumlanan ve Frig uygarlığına ait anıt eserlerin bulunduğu bölge, günümüzde Frig Vadisi olarak adlandırılıyor. Geçmişin ışığıyla bugünü aydınlatan bu muhteşem coğrafya üzerindeki üç kent tarihsel bağlarını hâlâ koruyor. Afyonkarahisar’ın mermeri, Kütahya’nın çinisi ve Eskişehir’in lületaşı gibi sayısız yerel zenginlik, bu kültürel yolculuğun mihenk taşlarını oluşturuyor.

 

Her gün doğumunda, önce sırtını yasladığı devasa kaya kütlesinin üzerindeki kale aydınlanıyor Afyonkarahisar’da. Ardından kalenin eteklerine yayılan ve dört yüze yakın eski evin bulunduğu tarihi doku gün ışığına kavuşuyor. Afyonkarahisar’ın geleneksel yaşamından izler bulabileceğiniz bölge, Anadolu sivil mimarisinin yaşayan örnekleri arasında yer alıyor. Gezinirken çocukluk günlerimi anımsatan kendine has kokularıyla eski bakkallara rastlamak şaşırtıyor insanı.

 

93_2576afyonkarahisar_04-1.jpg

 

93_2576afyonkarahisar_30-1.jpg

 

İstanbul, Ankara ve İzmir’e uzanan şehirlerarası güzergâh üzerindeki kavşak noktasına konumlanan Afyonkarahisar, her daim cıvıl cıvıl. İl çevresine yayılan oteller ve büyük alışveriş merkezleri, canlılığı ayakta tutan en önemli unsurlar. Eski ticaret yolunun devamı niteliğindeki bu geçiş noktası, şehrin ekonomisine katkı sağlayan dinamiklerin başında geliyor.

 

Frig havzasında tarihten izler sergileyen bir başka kent merkezi de, camileri, hamamları, türbeleri, çeşmeleri, konakları ve müzeleriyle öne çıkan Kütahya. Eski evlerle bezenmiş Germiyan Sokağı’nda, şehrin görkemli geçmişini daha iyi kavramak mümkün. Kütahya’nın dört bir köşesinde el sanatlarının zengin örnekleriyle karşılaşabilirsiniz. Geçmişi Friglere kadar uzanan seramik ve şehrin sembolü olan çinicilik kent ekonomisine katkı sağlayan iş kolları arasında.

 

93_2576afyonkarahisar_31-1.jpg93_2576afyonkarahisar_11-1.jpg

 

Kimi zaman, içinde yaşanılan yerleri keşfetmek ve güzelliğini algılayabilmek için başka bir noktadan bakmak gerekir. Frig Vadisi’nin modern yüzü sayılan Eskişehir’i gördüm diyebilmek için, kentin akciğerleri olarak nitelendirilen Kent Park’ta kısa bir gezinti yapmalı ya da Şelale Park’tan tüm şehrin siluetini seyretmeli. Porsuk Çayı’nın hayat verdiği bu gelişmiş şehir, yeşil dokusu, aksamayan ulaşım ağı ve iç ferahlatıcı parklarıyla Anadolu’nun yükselen yıldızı konumunda. Genç ve eğitim düzeyi yüksek bir nüfusa sahip Eskişehir. Kuşkusuz bunda en büyük pay, kampüsleriyle büyük bir alana yayılan üniversitede. Hemen her sokakta genç âşıklara ya da Porsuk Çayı’nda gondol sefasına çıkmış, neşeli çığlıklarıyla ortalığı renklendiren öğrencilere rastlayabilirsiniz.

 

Modern Eskişehir’in arka bahçesini tarihi bir mekân süslüyor. Birbirine bitişik rengârenk ahşap evleri ve kıvrımlı dar sokaklarıyla Odunpazarı semtinden söz ediyoruz. 2005 yılında yerel belediyenin başlattığı Odunpazarı Evleri Yaşatma Projesi kapsamında, geleneksel Türk mimarisinin seçkin örnekleri sayılan evler ülke turizmine kazandırıldı. Ülkemizde Beypazarı, Safranbolu ve Şirince’deki benzerleri gibi, Odunpazarı’nın tarihi evleri de bir markalaşma sürecinde.

 

93_2576afyonkarahisar_12-1.jpg

 

93_2576afyonkarahisar_13-1.jpg

 

Bu üç kent merkezinin dışına çıkıp yüksek bozkırlara ve vadilere yönelirseniz, hemen her kilometrede Friglerin görkemli eserleriyle karşılaşırsınız. Tarihi M.Ö. 12. yüzyıla kadar uzanan bu medeniyet, mimari, yontu, çömlekçilik ve metal işçiliğinde, zamanının ilerisinde bir ustalık sergiliyordu. İlk siyasi birliğe Gordios’la imza atan Friglerin en ünlü kralı Midas’tı. Kayalara oyulan mekânları mesken edinen bu kültür, Yazılıkaya, Yapıldak, Kümbet, Asmainler, Zahran, Porsuk, Ayazini ve Göynüş vadilerinde sıra dışı ve incelikli anıt eserler bıraktı.

 

Bütün bunları ve daha fazlasını görmek için Frig Vadisi’nde bir tura çıkmak gerekiyor. İçinizdeki gezginin bu coğrafyada yaşayacağı serüveni ve keşfetmenin hazzını merak ediyorsanız hiç vakit kaybetmeden yola koyulun.

 

93_2576afyonkarahisar_18-1.jpg

 

93_2576afyonkarahisar_29-1.jpg

 

Anadolu’nun en güzel yanlarından biri de, geleneksel değerlerle günlük yaşamın çelişmeden uyum içinde bir araya gelebilmesindedir. Ev hanımları, rutin işlerini bitirdikten sonra gün içinde birbirlerine misafirliğe giderler. Çayın yanında ya da ayran ile ikram edilecek olan, uzun emekler sonucunda hazırlanan ağzıaçık ve mercimekli bükmeler, evin çocukları tarafından neşe içinde mahallelerdeki fırınlara pişirilmek üzere götürülür.  Geleneksel Türk mizahına rengini veren Nasreddin Hoca Eskişehir’in Sivrihisar Ä°lçesinin Hortu yöresinde doğdu. Eğitimini Sivrihisar’da tamamladı ve Akşehir’e gitmeden önce bir süre imamlık yaptı.Anadolu’nun en güzel yanlarından biri de, geleneksel değerlerle günlük yaşamın çelişmeden uyum içinde bir araya gelebilmesindedir. Ev hanımları, rutin işlerini bitirdikten sonra gün içinde birbirlerine misafirliğe giderler. Çayın yanında ya da ayran ile ikram edilecek olan, uzun emekler sonucunda hazırlanan ağzıaçık ve mercimekli bükmeler, evin çocukları tarafından neşe içinde mahallelerdeki fırınlara pişirilmek üzere götürülür.

 

Geleneksel Türk mizahına rengini veren Nasreddin Hoca Eskişehir’in Sivrihisar İlçesinin Hortu yöresinde doğdu. Eğitimini Sivrihisar’da tamamladı ve Akşehir’e gitmeden önce bir süre imamlık yaptı.

 

93_2576afyonkarahisar_32-1.jpg93_2576afyonkarahisar_19-1.jpg

 

Renk renk şekerler, çeşit çeşit lokumlar, çikolatalar ve cevizli sucuklar... Frigya Havzası içerisinde yer alan şehirlerden Afyonkarahisar, Kütahya ve Eskişehir’de şekerci dükkânları hâlâ günlük yaşamın bir parçası. Bazı şekerlemelerin yapımında da kullanılan haşhaş ise Afyonkarahisar denilince akla gelen ürünlerden biri. Unlu mamüllerden ilaç sanayine kadar pek çok alanda kullanılan haşhaş bitkisi devletin kontrolünde üretilmeye devam ediyor.

 

Eskişehir deyince akla bu toprakların kültür mayasına katkıda bulunan bilge kişilerden Yunus Emre gelir. Eskişehir’de her sene Uluslararası Yunus Emre Kültür Haftası düzenlenir.

 

Gelenek ve sanat, Frig Vadisi üzerinde sınırları olan şehirlerde varlığını daima belli eder. Dünyanın en önemli çini ustalarından, merhum Sıtkı Olçar’ın yaptığı çinilerde bize Anadolu’nun geçmişine ait ipuçlarını vermektedir. Mevlana’nın torunları da 13. yüzyıldan itibaren Afyonkarahisar ve Kütahya sınırları içinde insanlığı aydınlatacak yepyeni bir felsefenin yayılmasını sağlamışlardır.

 

Kütahya ve ülkemizin el sanatlarında özel bir yer edinen çinicilik sanatı, bugün evrensel boyutta bir üne kavuşmuş durumda. Lacivert, mavi, beyaz ve bordo renklerin ağırlıklı olduğu çinilerde, genellikle kuş, balık, çiçek, bitki ve insan motifleri kullanılıyor. Şehir merkezindeki Çinili Cami ve ana cadde boyunca sıralanan dükkânlar, bölgede çiniciliğe verilen önemin kanıtı aynı zamanda.

 

Türkülere bile konu olmuş Karahisar Kalesi’nin eteklerinde yaşam her zamanki temposuyla akıyor. Annelerin çarşıdan döndüğü, çocukların okuldan geldiği ve babaların işyerlerinde mesailerinin son saatlerini doldurmakta olduğu vakitlerde ortalık biraz sakinleşiyor. Sonra her şey eski haline dönüyor. Şehirler arasında önemli bir kavşak görevi de yapan Afyonkarahisar, her geçen gün daha modernleşerek günün koşullarına uygun bir yapıya kavuşuyor.

 

Marketlerin çoğalmasına karşın, Frig Vadisi’nin üzerinde yükselen şehirlerde de halk ihtiyaçlarını geleneksel bakkallardan karşılıyor. Köy ekmeği, manda kaymağı, haşhaş unu gibi ihtiyaç maddeleri buralardan ediniliyor. Altın ise hâlâ en önemli yatırım aracı olarak alınıp satılıyor; özellikle yaz mevsiminde yapılan düğünlerde takı olarak hediye ediliyor. Lületaşı ise kolye, bilezik, pipo gibi hediyelik eşyalarda kullanılıyor.

 

Kütahya’dan yüzyıllardır süregelen geleneksel çini sanatının özelliklerini taşıyan, farklı fiyat aralıklarında değişik amaçlar için üretilmiş çeşitli çini aksesuarları edinebilirsiniz.

 

Afyonkarahisar denince akla haşhaş, sucuk ve elbette ayrılmaz ikili, şehrin alâmetifarikası olan kaymaklı ekmek kadayıfı geliyor.

Bir öğrenci şehri olan Eskişehir, yeni açılan alışveriş merkezlerinin yanında, çocukların vazgeçilmez eğlence mekânı olan lunaparkıyla da gelenleri karşılamakta.

 

Kütahya; Yoncalı, Dereli, Ilıca-Harlek, Hisarcık-Esire, Simav-Eynal, Tavşanlı-Göbel, Ilıcasu ve Muratdağı, Yeşil ve Kaynarca kaplıca , yaz-kış ilgi çeken bir turizm bölgesi.

 

Açık havada çalışan, içlerinde portre ressamlarının da bulunduğu sanatçılar grubu, Eskişehir halkının büyük ilgisini çekiyor. Takı satanlar, karikatür çizenler, enstrümanlarıyla müzik yapanlar, ziyaretçilerini ağırlıyor.

 

Sağlıktan güzelliğe, yemekten ilaca kadar, birçok konuda yararlı etkileri bilinen bitkiler; Afyonkarahisar’da bulunan tesislerde yağları çıkarılarak birçok ülkeye gönderilmektedir.

 

Afyonkarahisar Arkeoloji Müzesi’nin en değerli eserlerinden biri olan M.Ö. 2. yüzyıldan kalma Apemeia Lahdi; yalnızca zengin kabartmalarıyla değil, üzerinde yer alan haşhaş figürü ile de büyük değer taşımaktadır.

 

 

skylife dergisinden

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...