Jump to content

Gülümsemek Sadakadır...


Mira
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

g__l__mse_esmalale-1.jpg

Tebessüm, kişinin kendisinin işitmeyeceği bir şekilde sessizce gülmesidir ki

buna, kısaca gülümseme diyoruz..

 

Peygamber efendimiz güler yüzlü idi ve tebessüm ederek gülerdi. Gülerken,

mübârek dişleri görünürdü. Güldüğü zaman, nuru duvarlar üzerine ziya

verirdi. Kahkaha ile güldüğü hiç görülmedi. Sessizce tebessüm ederdi. Bazan

gülerken mübarek ön dişleri görünürdü. Hep düşünceli, üzüntülü görünür, az

söylerdi. Konuşmaya tebessüm ederek başlar ve;

(Mü’min kardeşinin yüzüne tebessüm etmek sadakadır) buyururdu.

 

Tebessüm, satın alınmaz, rica, minnet ve mihnetle elde edilemez ve hiç kimse

de ödünç vermez. Çalmak da mümkün değildir.

 

Tebessüm eden kimse, başkalarına ikramda bulunuyor demektir. Gülümsemenin,

bir maliyeti, bir külfeti yoktur ama, insana çok şey kazandırır. Tebessüm,

vereni fakirleştirmeden, alanı zenginleştiren bir güce sahiptir. Gülümseme,

sadece bir an sürer. Fakat, hatırası bazen ebediyyen yaşar. Ancak tebessüm,

kendiliğinden verilmedikçe, hiç kimsenin işine yaramaz.

 

Allahü teala sabredenleri ve iyilik edenleri sever. İnsanlara hizmet

edenleri, nasihat verenleri, tatlı dilli, güler yüzlü olanları, iyi iş

yapanlara yardım edenleri sever. Kendini beğenenleri sevmez.

 

Gülümsemek sadakadır...

 

Müslüman dili ile, eli ile kimseyi incitmez. Zira başkasını incitmek

günahtır ve fitne çıkmasına sebep olur. Herkese karşı, güler yüzlü, tatlı

dilli olmak lazımdır. Münakaşa etmek, dostluğu giderir ve düşmanların

çoğalmasına sebep olur. Fitne çıkarmamalı, dost ve düşman ile de tatlı

konuşmalı, herkese karşı güler yüzlü olmalıdır. Muînüddîn-i Çeşti hazretleri

hep mütebessim yani güler yüzlü idi ve;

 

“Arifin bir özelliği, insanlara karşı devamlı güler yüzlü olmasıdır”

buyururdu.

 

Şunu hiçbir zaman unutmamalıdır ki, hiç kimse, gülümseme olmadan, ona

ihtiyaç duymadan yaşayacak kadar zengin ve kuvvetli değildir. Tebessüm,

yorgun olanı dinlendirir, ümitsiz olana neşe ve hayat bahşeder. Bazı

insanlar, çok yorgundurlar, gülümseyemezler. Böylelerine biz gülümsemeliyiz.

Zira gülümseyemeyenlerin, herkesten çok güler yüz görmeye ihtiyaçları

vardır.

 

Unutulmasın ki dinimiz, gülümsemeyi sadaka saymaktadır.

 

Hakiki bir Müslüman, tam ve mükemmel bir insan demektir. Güler yüzlü, tatlı

dilli, doğru sözlüdür. Kızmak nedir bilmez. Zira Peygamber efendimiz, en

güzel huylu, güler yüzlü, kibar tavırlı ve çok dürüst bir zat idi. Daima

hiddet ve şiddetden kaçmış, hiçbir zaman zulüm yapmamıştır. Müslümanların

daima iyi huylu, güler yüzlü olmasını istemiş, Cennete iyi huy ve sabırla

gidileceğini bildirmiş ve;

 

(Din kardeşine karşı güler yüzlü olmak, ona iyi şeyleri öğretmek, kötülük

yapmasını önlemek, yabancı kimselere aradığı yeri göstermek, sokaktan, taş,

diken, kemik ve benzerleri gibi çirkin, pis ve zararlı şeyleri temizlemek,

başkalarına su vermek hep sadakadır) buyurmuştur.

Yusuf bin Esbat hazretleri buyuruyor ki:

 

“Güzel ahlakın alametleri; arkadaşının söylediğine itiraz etmeyip, kabul

etmek. Kendine ve herkese ve hatta her mahluka karşı merhametli ve insaflı

olmak. Kimsenin ayıbını araştırmamak.

Başkasında bir kusur görünce,

dalgınlıkla olmuştur istemeyerek yapmıştır diyerek iyiye yormak. Kendisinden

özür dileyenlerin özürlerini kabul etmek.

Başkalarından gelen sıkıntı ve

eziyetlere sabır ve tahammül etmek. Başkalarının kusurlarını araştırmak

yerine, kendi kusur ve kabahatlerini düşünüp araştırmak, düzeltmeye

çalışmak. Büyük-küçük herkese karşı edebli, tatlı dilli, güler yüzlü

olmaktır.”

 

Dost, düşman, herkesi güler yüz ve tatlı dil ile karşılamalı, hiç kimse ile

münakaşa etmemelidir. Herkesin özrünü kabûl etmeli, kabahatlerini affetmeli,

zararlarına karşılık yapmamalıdır. Muhammed bin Salim hazretlerine;

-Bir kimsenin evliyam olduğu nasıl anlaşılır? dediklerinde,

-Tatlı dili, güzel ahlakı, güler yüzü, cömertliği, münakaşa etmemesi,

özürleri kabul etmesi ve herkese merhamet etmesi ile anlaşılır buyurmuştur.

 

İnsan olmanın anahtarı...

Abdullah-ı Ensari hazretleri buyurdu ki:

“İlim, çok tekrar ve fazla müzakere ile ele geçer. Ayrıca bunun için az

uyumalı ve Allahü tealanın yardımını talep etmelidir. Alemlere rahmet olan

Resulullah efendimiz buyuruyor ki:

(Geceleyin Allahü tealanın korkusundan ağlayan göze ateş dokunmaz.)

 

Bir kimse, kırk gün Allah için ihlasla sabahlasa, hikmet pınarları zahir

olup, kalbinden lisanına akar. Peygamber efendimiz;

 

(Mü’min, gece çok ağlar, gündüz çok tebessüm eder) buyurdu.”

Netice olarak tebessüm, iç dünyamızın güzelliklerinin, dışa yansımasıdır ve

evde saadet, iş yerinde ise, muvaffakiyet meydana getirir. Ayrıca tebessüm,

sevginin, insan olmanın da anahtarıdır.

 

dır.

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...