Jump to content

Asarkaya Efsanesi - Ordu


Guest Îکє†
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Yıllarca önce bu köyde iki kardeş varmış. Bu kardeşlerin kalabalık bir koyun sürüsü mevcutmuş. Sürünün çobanları ise iki kardeşin çocukları olan Zedef ile Mehmet imiş. İki kardeş koyunlarını köy dışında Gümüşlük denilen mevkide otlatıyorlarmış. Bir gün Mehmet:

 

- Zedef, demiş, ben yorgunum, sen biraz odun yar, akşama ateşimiz bol olsun,

 

Zedef baltayı alıp, odun yarmağa başlamış.

Zedefin odun yarışını seyreden Mehmet, birden heyecana kalkmış.

 

- Zedef, sen erkek değil kızsın...diye bağırmış.

 

Yıllardan beri saklanan sırrın meydana çıktığını gören Zedef'in elindeki balta yere düşmüş... Emmisi oğlu Mehmet'ten ve çok sevdiği sürüden ayrılacağını düşünerek, içi burkulmuş, titreyen sesiyle:

 

- Artık bir arada bulunmamız imkansız. Sana sağlık, bana selamet,

 

diyerek köyün yolunu tutmuş. İki kardeş çocuğu bir daha müşterek bir durumda çobanlık yapamamışlar. Ayrılık ikisine de çok ağır gelmiş.

Kavalıyla başbaşa kalan Mehmet'in günleri hep üzüntülü geçiyormuş.

 

-Ah, diyormuş Zedef'in odun yararken kız olduğunu anlamasaydım; ondan ayrılmasaydım.

 

Zedef ise, sırtında o güne kadar taşıdığı erkek elbiselerinden sıyrılmış, ev işlerine dalmış.

Günün birinde uzak ellerden gelen eşkiyalar sürüyü basmışlar, köpeği öldürüp, Mehmet'in kollarını kayışla bağlıyarak, davarları önlerine katıp, yola koyulmuşlar.

Bu halden büyük üzüntü duyan Mehmet, tek kurtuluş ümidini, kavalına bağlamış, eğer haramiler izin verirse, başına gelen felâketi kavalıyla Zedef'e duyurmaya çalışacak. Ama bir düşüncesi var:

 

-Ya Zedef evde bulunmazsa?

 

Bu düşüncelerle kafası allak, bullak olan Mehmet, köyünün karşısındaki sırta varınca, baskıncılara yalvarır:

 

- Ağalar, köyümün karşısında son bir ayrılık kavalı çalmama izin verir, ne olur?der. Harami başı gözü yaşlı çobana acır:

 

- Haydi çal der.

 

Mehmet bir kayanı dibine çöker, köyüne döner, kavalını üflemeye başlar.

Artık kurtuluş ümidi sadece bundadır.

Çoban Mehmet kavalıyla Zedef'e şunları söyler:

 

Haramiler bizi bastı, Ala köpek kanlar kustu,

Can kayışı kolum kesti, Emmim kızı Zedef sana kaldı medet..

Dokuz kişi haramiler, bir Mehmet bunlara neyler,

Merhametsiz azgın şerre, Emmim kızı Zedef sana kaldı medet...

Buralar viran olmasın, yuvayı baykuş almasın

Hasret mahşere kalmasın, Emmim kızı Zedef sana kaldı Medet..

 

Gül fidanı gölgesinde gergef işlemekte olan Zedef, uzaklardan gelen kaval sesiyle felâket haberini duyunca, dişi kaplan gibi kükremiş:

 

- Sürü basıldı yetişin........

 

diye avazı çıktığı kadar haykırmaya başlar, köy ayaklanır. Zedef başta olmak üzere, delikanlılar dört nala at koşturup, (Gümüşlü) başında eşkiyaya yetişirler. Kanlı bir vuruşmadan sonra, haramileri yakalayıp bir kayadan aşağı atarlar.

Bugün o kayanın adı (Asarkaya) diye anılır. Köyün ismi de, sürüyü basan haramilerden dolayı (Harami) olarak kalır.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...