Jump to content

Yürüyorum...


Şirine
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

image0B5B_4DA3A399-1.jpgSanki dünyadan çok uzaklardayım, gökyüzünü, arşı geçmiş, uçsuz bucaksız yıldızların altında dolanıyorum... Nefessiz kalmışım, hissetmiyorum hiç bir şeyi, yeni doğan bebek dünyaya nasıl bakar ya: o haldeyim... Gözlerim yaşlı, ağlıyorum belki de ama sesimi duymuyorum bu kadar boşluğun ve ahengin ortasında...

 

Sadece nefes almak istiyorum o an, şaşmıyorum hiç bir şeye: başka bir şeyde de gözüm yok aslında... Boşluğa bakıyorum, sessiz, sedasız...

 

Kaçmak gibi bir isteğim de yok, olabildiğince asılı kalmışım havada... Ne arzuladığım bir diyar ne de geride bıraktığım kötü anılarım var. Bir an kendime geliyorum sanki: o an, bulunduğum halden çıkmak istiyorum. Ya da aslında çıkmak değil, çıkabilmek istiyorum. Bunun gerçekleştirebilme olasılığı, o an gülümsetiyor malul suratımı: işte bu ihtimali seviyorum. Çünkü bulunduğum durumdan kurtulma gibi bir şansım olmuştu birden: nerden ve nasıl bir şekilde ele geçirmiştim bu şansı bilmiyorum ama bunu düşünecek vaktim yoktu: bir an önce aralanan bu kapıdan dışarıya çıkmak istiyordum. Kapı aralığından yüzüme vuran ışığın etkisiyle gözlerimi kısıyorum ve eşikten dışarı bakıyorum bir süre: birden hareketlendiğimi hissediyorum ama o an yine ne adım atabiliyorm ne de... Birden yine kaskatı kesiliyorum... Sırtımda bir sıcaklık hissediyorum...

Başımı öne eğiyorum...

Bir şey elimi kolumu bağlıyor ama göremiyorum, görmüyorum. Gözyaşları sular seller gibi akmaya başlıyor yine... Karşımda o bembeyaz saf ışık ve eşik, arkamda ise cehennem sıcağı: ortasında duruyorum. Bir an mutlu mesut, çocuk gibi gülümsüyorum... O an kopartıyorum sanki zincirleri...

 

Artık bir engelim yok...

Kimseye ihtiyacım yok...

Serin bir rüzgar sanki yüzüme çarpıyor, üşüyor gibi oluyorum, kollarımı sarıyorum bedenime ve başım dik bir şekilde yürüyorum tekrar...

 

Tıpkı eski günlerdeki gibi, fakat bu sefer yalnız bir şekilde...

Yürüyorum...

 

ALINTI

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Kaçmak gibi bir isteğim de yok, olabildiğince asılı kalmışım havada... Ne arzuladığım bir diyar ne de geride bıraktığım kötü anılarım var. Bir an kendime geliyorum sanki: o an, bulunduğum halden çıkmak istiyorum. Ya da aslında çıkmak değil, çıkabilmek istiyorum. Bunun gerçekleştirebilme olasılığı, o an gülümsetiyor malul suratımı: işte bu ihtimali seviyorum. Çünkü bulunduğum durumdan kurtulma gibi bir şansım olmuştu birden: nerden ve nasıl bir şekilde ele geçirmiştim bu şansı bilmiyorum ama bunu düşünecek vaktim yoktu: bir an önce aralanan bu kapıdan dışarıya çıkmak istiyordum. Kapı aralığından yüzüme vuran ışığın etkisiyle gözlerimi kısıyorum ve eşikten dışarı bakıyorum bir süre: birden hareketlendiğimi hissediyorum ama o an yine ne adım atabiliyorm ne de... Birden yine kaskatı kesiliyorum... Sırtımda bir sıcaklık hissediyorum...

Başımı öne eğiyorum...

 

 

 

çok güzel meleğim benimm yürüyüşlerin yanlız olmucak bitanemm.......

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

  • Benzer Konular

    • Cem Adrian feat Şebnem Ferah - İnce Buz Üstünde Yürüyorum

      Cem Adrian - İnce Buz Üstünde Yürüyorum Hala içimde bir şey, sanki umuda benziyor. Bana unutma diyor susuyorum. Orda uzakta bir yerde, artık zayıflayan bir ses bana vazgeçme diyor. Duyuyorum. Bir rüya içinde, ağır ve sessizce, ince buz üstünde yürüyorum. Önümde duvarlar, gözlerimde bağlar, alevler içinden geçiyorum. Hayat daha kaç kere vurup, kaç kere kıracak... Kaç kere yıkıp, kaç kere savuracak... Kalbim daha kaç kere çarpıp, kaç kere duracak... Kaç kere inanıp, kaç kere unu

      , Yer: Şarkı Sözleri

    • Yürüyorum...

      Zor olacak biliyorum şimdi hayat... Zor olacak dünlere baktıkça bu günü yaşamak… Zor olacak ne kadar ben varım desem de diğer yar(ı)amı sarıp sarmalamak...   Vakit gece yarısı - etraf zifiri karanlığın tam ortası. Kayboluyorum… Üzerime çöküyor bu karanlık… Susmuş lal olmuş ellerim aklıma hükmedemiyor ve yüreğimde ki kelimeler bir bir nefes alıyor yeni hüzünlere…   Benliğimdeki sendeyim şimdi... Rotam sensin pusulam sen... Deniz aşırı ülkelerde arasam da kendimi... Bin fersah kat etsem

      , Yer: Şiirler

    • Ölüme Yürüyorum (ELVEDA)

      Ağlayan gecenin sensizliğinden yazıyorum Ve hırpalanmış bedenimle Karanlıkta kalan yüreğimle yazıyorum Kalemim bana acı acı bakıyor Ben kalemime bakıyorum Belliki oda benim kadar hüzünlü Son gidişinle bak kalbim yine kanamaya başladı Hep sensizliğe açıyorum gözlerimi O kadar yoruldumki peşinden koşmaya Sensizken hıçkıra hıçkıra ağlamaya Artık o kadar değiştimki görsen inan tanıyamazsın Ben bile tanıyamıyorum kendimi Artık ağlamak için sebep aramıyorum Öylece,delice,sensizce ağlı

      , Yer: Üyelerimizden Şiirler & Denemeler

×
×
  • Yeni Oluştur...