Jump to content

Atabeylikler


Guest 'ĄאÌ ķòЯśāЙ
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Guest 'ĄאÌ ķòЯśāЙ

Salgurlular (1147-1284)

Selçuklular'ın başlangıcından beri İran'ın Fars bölgesinde hizmet gören Oğuz Salgur (Salur) boyundan Atabey Sungur'un Irak Selçuklu sultanı Mes'ud zamanında istiklâl ilân etmesi ile kurulmuştur (1147). Başkent Şîrâz şehri idi.

 

Sungur'un ölümü (1116)'nden sonra oğlu Zengî Irak Selçuklu devletini tanımak zorunda kaldı ve bu durum Selçuklu Devleti yıkılıncaya kadar (1194) devam etti. Kardeşler arası mücadelede üstünlük sağlayan Sa'ad I. (Zengî'nin oğlu) 1203'de Salgurlu hükümdarı oldu. Ülkesini imâr etti.

 

Bir ara, Harezmşahlar'a esir düşen Sa'ad (ölm. 1231)'den sonra oğlu Ebû Bekir (ölm. 1260) geçti. İranlı şâir Sa'dî-i Şirazî ünlü eserlerini bu atabeyin himayesinde yazmıştı. Atabeylik İlhanlı Moğollar'a tâbi oldu. Daha sonra Sa'ad II'nin kızı, Moğol hükümdarı Hulagu'nun oğlu ile evlendi ve bu hâtunun 1284'te ölümü ile sülâle nihayet buldu.

 

Zengîler (1127-1259)

Büyük Selçuklu Sultanı Melikşah'ın Haleb vâlisi Ak Sungur (ölm. 1094)'un oğlu İmâdüddin Zengî, Irak Selçuklu hükümdarı Mugîs'üd-dîn Mahmud tarafından Musul vâlisi tâyin edilmiş (1127). Zengî Cizre kalesini, Nusaybin'i, Sincar ve Harran'ı aldıktan sonra, Haçlılara karşı müdafaa ettiği Haleb'i de kendisine bağlayarak kuzey Irak'tan Akdeniz'e kadar uzanan bir devlet kurdu (1128-1146).

 

Başlıca gayesi Suriye Frank iktidarına karşı bir Müslüman Türk birliği meydana getirmekti. Hama'yı (1130), Antakya Haçlı Prensliği elinden Kefertâb ve Maarrat'un- Numâniye gibi kaleleri aldı. Trablus Haçlı kontluğundaki Ba'arin kalesini kuşattığı zaman, üzerine gelen Kudüs kıralı Foulque d'Anjou'yu mağlûp ve esir etti (1137).

 

Sonra mücadeleye devamla, Urfa'yı ele geçirerek Frank kontluğunu ortadan kaldırdı (1144) ki, bu mühim hâdise Avrupa'da kral ve imparatorlar idaresindeki II. Haçlı seferinin hazırlanmasına yol açmıştır.

 

Zengî'nin oğlu Nûrüddin Mahmud Haleb'de, öteki oğlu Seyfüddin Gazi I, Musul'da idi. Babalarının ölümü (1146)'nden sonra bunlar atabeyliği iki kısım hâlinde idareye başladılar. Haleb atabeyi Mahmud, Haçlılar'ın karşısına çıkan büyük kumandanlardan biri olarak tanınmıştır. Antakya Haçlı prensi Raymond de Poitiers'yi mağlûp (1149) ve topraklarının mühim bir kısmını işgal eden Mahmûd, 1154'de Şam atabeyliğini de kendine bağlamış, sonra dikkatini vatan müdafaacısı sünni Türkler'e sırt çeviren Şiî Arap Fatimîler elindeki Mısır'a çevirerek orada vezir Sâver'in işbirliği yaptığı Kudüs kıralı BohÃ?©mond III'ü mağlûp ederek Türk hâkimiyetini tesise çalışmıştır (1164).

 

1167'de Nûrüddin Mahmud'un gönderdiği Şirkûh, Mısır'da faaliyette bulundu, bunun beraberindeki Salâhaddin (Eyyûbî) Mahmud'un temsilcisi olarak idareyi ele aldı (1171). Fâtımî devleti tarihe karıştı. Mahmud'un ölümünden (1174) sonra Şam ve Haleb atabeylikleri Eyyubî âilesine intikal etti.

 

Musul'a gelince, Seyfüddin Gazi'den kardeşi Mevdûd'a geçen bu bölgede, Sincar Zengî II'ye verildi. Bunun kardeşi Mes'ud zamanında, Musul ve Sincâr Eyyûbî tâbiiyetine girdi (1186). Nihayet bütün bölge Moğol İlhanî devleti tarafından işgal olundu (1259).

 

Erbil Atabeyliği

 

Erbil şehri, özellikle Selçuklular ve bunların devamı olan atabegler zamanında, büyük bir ilim ve kültür merkezi oldu. Hele, Beğ-tiginliler hânedanının kurduğu Erbil Atabegliği (1144-1233), şehrin tarihinde müstesna bir yere sahiptir. Bu hânedanın son temsilcisi ve 1190-1233 tarihleri arasında 43 yıl hüküm süren Muzaffereddin Gökbörü zamanında Erbil, altın çağını yaşadı. Yaptığı birçok ilmî, dinî ve hayır müesseseleri ile İslâm dünyasında destanî şahsiyet kazanan Gökbörü, kör ve sakatlar için hankâh yaptırmış; dullar, yetimler, yaşlılar ve kimsesiz çocuklar için yurtlar ve zengin vakıflar kurmuştur. Gökbörü'nün şöhretini arttıran diğer bir husus, her yıl Hz. Peygamberin doğum günü münasebetiyle iki gün iki gece süren mevlid törenleri tertiplemiş olmasıdır. Pekçok kurbanların kesildiği, ziyafetlerin verildiği bu mevlid törenlerinde, geceleri mumlar yakılarak fener alayları düzenlenirdi. Şehir dışında kurulan otağlarda, İslâm dünyasının her tarafından gelen âlim, sanatkâr ve kalabalık misafirler ağırlanırdı. Sanatkâr, âlim ve şairlere bohçalar içinde hil'at (değerli giysi) ve hediyeler dağıtan Gökbörü, böylece Hz. Peygamber sevgisinin ve mevlid geleneğinin bütün İslâm dünyasına yayılmasına ve yaygınlaşmasına vesile olmuştur.

 

Erbil, Moğol istilâsından sonra Celayirliler, Karakoyunlular, Akkoyunlular, Safevîler ve I. Dünya Savaşına kadar Osamnlılar'ın idaresinde kalmıştır.

 

Böriler

 

Suriye'de Selçuklu atabeyi, Haçlılar'la mücadelesinden dolayı "Seyf'ül-İslâm" diye anılan, Tuğtegin'in öldürülmesi (1128) üzerine yerine geçen oğlu Tâcüddin Böri önce bâtınîliğin bir kolu olarak Suriye'de gelişen İsmâîlîler'le uğraştı.

 

Çünkü bunlar Kudüs'ün Haçlı kıralı ile anlaşmış, Şam'ın Franklar'a geçmesine yardımcı bir duruma girmişlerdi. Böri, 20 bin kadar İsmâîlî'yi kılıçtan geçirmek suretiyle Şam'ı kurtardı, fakat kendisi de bir İsmâîlî tarafından öldürüldü (1132).

 

Yerine arka arkaya atabey olan ve memleketlerini Zengî oğullarından korumağa çalışan İsmâîl, Mahmud ve Mehmed adlarındaki üç oğlundan sonra (1139), bunlardan Mehmed'in oğlu Atabey Mucîrüddin Abak da aynı siyâseti güderek varlığını muhafazaya gayret etti. Sonunda zayıf Şam atabeyliğine Nûrüddin Mahmud (Musul Atabeyi) tarafından Şam'ı işgal edilmesi ile, son verildi (1154).

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...