Jump to content

İçi Düzgün Olanın Dışı Sağlam Olur


Güzide
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

İçi düzgün olanın dışı sağlam olur

 

Geçen haftaki yazıda mâlâyanî işlerin insana verdiği zarardan bahsetmiş ve dini hayatın güzelliğinin "ihsan şuuruna" ermekle elde edilebileceğini söylemiştik. Allah, insana şah damarından daha yakındır. Bir şairin dediği gibi, insan, "O'nu taşrada ararken, O, can içinde candır."

 

İnsan her şeyi ile O'nun kudret elinde evrilip çevrilmekte ve her şey, O'nun tecellîlerinden ibaret bulunmaktadır. O'nu dışta aramak beyhude yorulmaktır. Zira O, insana kendinden daha yakındır; bu sırrın inkişafı da "ihsan" şuuruna ulaşmakla mümkündür.

 

Cibril hadisi olarak bilinen hadis-i şerefte, ihsan mertebesi en son merhale olarak ele alınıyor. Allah Resûlü'ne gelen Cebrail (aleyhisselâm), evvelâ imanı, sonra İslâm'ı sormuş ve bunlara Efendimiz'in verdiği cevapları tasdikten sonra da "İhsan nedir?" demişti. Efendimiz de ona şu cevapla mukabele etmişti: "İhsan, senin Allah'ı görüyor gibi O'na kulluk yapmandır. Her ne kadar sen O'nu görmesen de o seni görmektedir."

 

Bu seviyeyi yakalamak, kolay bir iş değildir. Bu, ancak azamî takva, zühd ve vilâyet ile olabilir. İnsan, evvelâ o noktaya ulaşmayı bir ideal ve gaye hâline getirmeli; sonra da oraya götüren yolları bir bir denemelidir.

 

Böyle bir azmin neticesinde insanın vicdanını ihsan şuuru sardığında, artık onun davranışlarına itkan (sağlamlık, ciddiyet) hâkim olur. Zaten Cenâb-ı Hak da, işin sağlam yapılmasını istemekte ve sağlam işi sevmektedir.

 

Bütün amellerimiz, Kur'an'ın ifadesiyle Allah'ın, Resûlü'nün ve vicdanları hüşyar mü'minlerin teftişinden geçecektir. (Tevbe Sûresi/ 94) Onun için her amel, teftişe göre yapılmalıdır ki, sahibini utandırmasın. Bu da, yapılan amelin çok sağlam yapılmasını zarurî kılmaktadır. Böyle bir amele muvaffak olabilmek de, ancak içten "ihsan"a ulaşmakla mümkündür. İnsan, iç âlemi itibarıyla böyle derinleşebildiği ölçüde, davranışları da çok mükemmel olacak ve bu insan, asla laubaliliklere düşmeyecektir. Böylece de İslâm'ın güzelliklerini elde etmiş, başka bir ifadeyle, güzel olan İslâm'ı yaşamış, zatında güzel olan İslâmiyet'in güzelliğine uygun bir kemalât arşına taht kurmuş olacaktır.

 

"Mâlâyanî", insanı hiçbir zaman alâkadar etmeyen, gereksiz ve onun ne bugünü ne de yarını için hiçbir faydası olmayan lüzumsuz şeylerle meşgul olması demektir. Öyle ki, meşgul olduğu şeylerin, ne şahsına, ne ailesine ne de milletine hiçbir faydası yoktur.

 

İşte İslâmiyet'teki güzellikleri yakalayabilmiş biri aynı zamanda laubalilikten de uzaklaşmış demektir. Öyleyse bu hadis, aynı zamanda insana, ne yapması gerektiğini de öğretmektedir. İnsan daima, yüce ve yüksek meselelerle meşgul olmalı, uğraştığı her mesele ya doğrudan doğruya, ya da dolayısıyla, hem kendine, hem ailesine hem de cemiyete faydalı bulunmalıdır. Bir cihetle, ciddî insan olmanın tarifi de budur...

 

"Mâlâyaniyât" ile meşgul olan bir insan, kendini esas ilgilendiren işlerle meşgul olmaya fırsat bulamaz. Devamlı surette, hiç kendisini ilgilendirmeyen iş ve düşüncelerle dopdolu olan bir insan, kendisi için gerekli ve onu yakından ilgilendiren meselelere vakit ayıramaz.

 

Henüz kendi çizgisini bulamamış ve frekansını tutturamamış bir insanın, o frekansta doğru bir şeyler yapması mümkün değildir. Kalbi ve kafası sakat şeylerle dolu bir insan, nasıl ulvî ve sağlam şeylerle meşgul olabilir ki? O halde lüzumsuz ve faydasız işlere karşı savaş açmanın ve onlardan süratle uzaklaşmanın vakti gelmiştir.

 

İşte Allah Resûlü, geçen haftaki yazıyla birlikte anlatmaya çalıştığımız bütün bu mânâları üç-dört kelimelik bir cümlede ifade ediyor. Biz, onu izah ederken fazla bir şey söylemiş sayılmayız. Bizim bu âcizliğimiz dahi, Allah Resûlü'nün ifade ve beyandaki gücünü ispat ediyor. Çünkü bizler, Efendimiz'in söylediği bir sözü anlamaktan dahi âciz bulunuyoruz. Hâlbuki O, bu sözleri çok kolay bir şekilde söylüyordu. Bizim düşünce dünyamızı zorlayan bu muhteva ve bu mânâ yüklü sözler, O'nun normalde konuştuğu sözlerdi.

 

Rabbim, bizleri bütün bu sözleri anlamaya, Sözün Sahibinin yolundan yürümeye ve Cennet'te O'nunla beraber olmaya muvaffak kılsın

 

 

Zaman

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...