Jump to content

Zikrullah, En Büyük İbadet


Visall
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Ecdâdımız; “Hâfıza-yı beşer, nisyan ile mâlûldür.” demişlerdir. İnsanlığın nisyan ve gaflet illetine, yani unutma zaafı ve kasvet-i kalp hastalığına karşı Allâh’ın gönüllerdeki mânevî varlığını ve ulvî mevkiini tâzelemek, O’nu dâimâ hatırda tutmak ve kalbi O’nunla canlandırmak îcâb eder. Kulu Rabbine yaklaştıran en kuvvetli râbıta olan zikir de; tefekkürdeki durgunluğu, dimağdaki uyuşukluğu izâle eden, dînî hükümleri îfâ husûsundaki rağbeti artıran mânevî bir takviye ve feyz vesîlesidir.

 

Bu meyanda, Kur’ân tilâveti, namaz, oruç, hac, tesbîh, tahmîd, tevhîd, tehlil, tekbîr, istiğfar gibi, Allâh’ı anmaya vesîle olan bütün ibadetler “zikir” mâhiyetindedir. Nitekim müfessir Bursevî’nin beyânıyla:

 

“Allah Teâlâ; «Allâh’ın zikrine koşun.» (el-Cum’a, 69) âyetinde namazı, «zikir» olarak isimlendirmiş ve «Beni zikredin.» emrinin bütün tâat ve ibâdetleri içine aldığını belirtmiştir.” (Rûhu’l-Beyân, II, 95-96)

 

Nitekim Abdülvehhâb Müttekî Hazretleri’ne:

 

“–Tâlibin dâimâ zikirde olması lâzımdır, diyorlar. Bu nasıl olur?” diye sorulduğunda Hazret şu cevabı verir:

 

“–Hayırlı amelle meşgûl olan, dâimâ zikirdedir. Namaz kılmak zikirdir. Kur’ân okumak zikirdir. Din ilimleri öğretmek ve öğrenmek zikirdir. Her hayırlı amel, zikirdir.”

 

Öte yandan bütün ibâdetler, Allâh’ı uyanık bir kalple zikredebilme ölçüsünde kıymet kazanır. Allah’tan gâfil bir kalple yapılan ibâdetler ise zikrin feyzinden noksandır, huşû şartına riâyet edilmemiş demektir.

 

Yani zikir, ibâdetlerin içinde bulunması gereken zarûrî husûsiyetlerden biridir. Bunu Peygamber Efendimiz r hadîs-i şerîflerinde şöyle ifâde buyurmuşlardır:

 

“Beytullâh’ı tavâf etmek, Safâ ve Merve arasında sa’y etmek ve şeytan taşlamak, Allâh’ın zikrini ikāme etmek için emredilmiştir.” (Ebû Dâvûd, Menâsık, 50/1888)

 

“Kim Allah U Hazretleri’ne itaat eder, emir ve yasaklarına hakkıyla riâyet ederse, O’nu zikretmiş olur; velev ki (nâfile) namazları, oruçları ve Kur’ân tilâveti az bile olsa!

 

Kim de Allâh’a karşı isyan hâlinde bulunursa (günahları terk etmezse), Cenâb-ı Hakk’ı zikretmemiş olur; velev ki (nâfile) namazları, oruçları ve Kur’ân okuması çok bile olsa!” (Heysemî, II, 258)

 

Bir sahâbî, Rasûlullah r Efendimiz’e gelerek:

 

“–Hangi cihâdın ecri daha büyüktür?” diye sordu. Efendimiz r:

 

“–Allah Teâlâ’yı en çok zikreden kimsenin cihâdı!” buyurdu. Adam:

 

“–Hangi oruçlunun ecri daha büyüktür?” diye sordu. Efendimiz r:

 

“–Allah Teâlâ’yı en çok zikreden kimsenin orucu!” buyurdu.

 

Bundan sonra adam, namaz kılanlar, zekât verenler, hacca gidenler ve sadaka verenler için de aynı soruyu tekrarladı. Fahr-i Kâinât Efendimiz bunların hepsine de:

 

“–Allah Teâlâ’yı en çok zikredeninki!” buyurdu.

 

Bunun üzerine Ebû Bekir t, Hazret-i Ömer t’a:

 

“–Ey Ömer! Allâh’ı zikredenler, hayrın tümünü alıp götürdü!” dedi. Bunu duyan Kâinâtın Efendisi r onlara doğru yöneldi ve:

 

“–Evet öyledir!” buyurdu. (Ahmed, III, 438; Heysemî, X, 74)

 

Yine Rasûlullah r, namaz sonrası ve yatağa girince yapılan tesbîhâtın fazilet ve sevâbından bahsettikten sonra şöyle buyurmuştur:

 

“Şeytan, namazda iken birinize gelir ve; «Şunu hatırla, bunu hatırla!» der. Namazdan ayrılıp gidinceye kadar buna devam eder. Neticede kişi bu tesbîhâtı bile terk eder. Kişi yatağına girince de şeytan ona gelir, (bu zikirleri yapmadan) uyutmaya çalışır ve uyutur da.” (Tirmizî, Deavât, 25/3410; Ebü Dâvud, Edeb, 99-100/5065)

 

Yani Allâh’ı hatırlamak, zihni ve kalbi O’na bağlayıp O’nu anmak, ibadetlerin makbûliyet şartlarından biridir. Nitekim âyet-i kerîmede buyrulur:

 

“(Rasûlüm!) Sana vahyedilen Kitâb’ı oku ve namazı kıl. Muhakkak ki, namaz, hayâsızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allâh’ı zikretmek elbette (ibadetlerin) en büyüğüdür. Allah yaptıklarınızı bilir.” (el-Ankebût, 45)

 

İşte dînin direği sayılan namaz ibadetinin de “zikir” olarak ifâde buyrulması, zikrin, ibadetlerin âdeta can damarı mevkiinde olduğunu te’yid etmektedir. Öyle ki zikirsiz bir ibadet, Hak katında eksik ve kusurludur.

 

İbn-i Abbâs v bu âyet-i kerîmedeki; “…Allâh’ı zikretmek elbette (ibâdetlerin) en büyüğüdür...” beyânını iki şekilde tefsîr etmiştir:

 

“1) Allah Teâlâ’nın sizi zikretmesi, sizin O’nu zikretmenizden daha büyüktür.

 

2) Allâh’ı zikir, zikirsiz olan her ibâdetten üstündür.” (İhyâ, I, 847)

 

Velhâsıl ibadetten maksat, Allâh’ı hatırlamak, O’na tâzimde bulunmak ve kulluğumuzu arz etmek sûretiyle O’nu zikretmektir. Fakat bu hakîkati nefsânî ve şeytânî bir te’vil ile ifrata götürüp, ibadetleri hafife almak şeklinde telâkkî etmek de, son derece mahzurludur.

 

Aşk ve cezbe hâlindeki zikri kendine kâfî zannederek sâir ibadetleri önemsememek; sırât-ı müstakîmden ayrılmaktır, nefsânî bir yola sapmaktır, ibâdetlerin özünü anlamamaktır. Zira zikir, tıpkı duâ gibi ibadetin aslî husûsiyetlerinden biri olarak bütün ibâdetlerin içinde vardır. Onu ibadetlerden ayrı düşünmek veya ibadetlerin yerine ikāme etmek, söz konusu olamaz.

 

Öy­le ki, Allâh’ın Habîbi r Efendimiz da­hî, kullukta insanlığın zirvesi olmasına rağmen, farz ibâdetlere ilâveten ge­ce­le­ri ayak­la­rı şi­şin­ce­ye ka­dar na­maz kılardı. O hâl­de zikir sâyesinde kim han­gi de­re­ce­ye va­rır­sa var­sın, hiç­bir za­man kendisini diğer kul­luk mes’ûli­ye­tlerin­den mu­af göremez. Bilâkis, zikrin feyz ve rûhâniyeti, mü’minin kulluk şuurunu ve gayretini daha da artırır.

 

Bununla birlikte, namaz, oruç gibi ibadetleri îfâ etmekle zikir vazîfesini tam olarak yerine getirmiş olduğu düşüncesine kapılıp bunların dışında hiçbir ezkâr ve evrâda lüzum görmemek de büyük bir câhilliktir. Zira Rabbimiz, bizim çok çok zikretmemizi istemektedir. Bu ise ibâdetlerden sonraki hâllerimizin de, hattâ her nefesimizin, zikrin rûhâniyeti içinde olmasının çok açık bir telkînidir. Bu sebepledir ki kâmil mü’minler, bü­tün bir öm­rü­:

 

“Rab­bi­ni hamd ile zik­ret, sec­de eden­ler­den ol ve ölün­ce­ye ka­dar Rab­bi­ne kul­luk et.” (el-Hicr, 98-9) em­ri­ne tâ­bî ola­rak ya­şa­maya gay­re­t ederler.

 

o.n.topbaş

..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...