Jump to content

Marifetnâme ( Erzurumlu İbrahim Hakkı 1703-1772) "Evrim"


Guest Model
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

235999044444261_1260339726-1.jpg

 

Evrim teorisinin kurucusu Darwin'den (1809-1882) yaklaşık bir asır önce Anadolu'da yaşamış olan Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri (1703-1772), canlı yaşamın tâbi olduğu "evrimi", Marifetnâme isimli eserinde bakın nasıl anlatıyor...

( Dileğim, başlığım altında 'fanatizm' kokan tartışmaların yaşanmaması...

Darwin'in, 'İnsan maymundan gelmiştir' şeklinde bir söylemi olmadığı halde, evrim teorisi denince aklına 'maymun&insan' ikileminden başka birşey gelmeyen kısıtlı ve yüzeysel bilgiye sahip ' Evrim teorisi mi , töbe haşa ! ' şeklinde yaklaşan arkadaşlar ile; 'İslam' ismiyle işaret edilmiş sistem ve düzeni OKUyamamış ( İkra! ), bu yüzden de 'ilme' dahil olamamış, İslam hakkındaki düşünceleri, toplumun sunduğu 'müslümanlık' şartlandırmaları ve birey müslümanlığında tıkalı kalan arkadaşlar lütfen uzak dursun...

Buyrun asırlar öncesinden dillenen gerçek )

"Hak Teala'nın emir ve tesiri ile felekler ve yıldızlar hareket edip, dört unsuru istihale (evrim) ile birbirine karıştırıp yoğurmuşlardır. Böylece, önce madenler, sonra bitkiler, daha sonra hayvanlar meydana gelmiştir. Hayvan kemalini bulduğunda insan zahir olmuştur. Bu bileşik cisimlerin dört mertebesi arasında yani maden, bitki, hayvan ve insan arasında aracı bileşik cisimler de vardır. Madenler ile bitkiler arasında vasıta ve geçit olan mercandır... Bitkiler ile hayvanlar arasında geçit hurma ağacıdır. Çünkü o bitki olmasına rağmen hayvan gibi erkeğine yakın olmadıkça (döllenme olmayıp) neticesi hurma olmaz. Hayvanlar ile insanlar arasında geçit olanların en açığı maymundur. Çünkü bütün organları, kıl ve kuyruğundan başka dışı ve içi insana benzer. Mercan, hurma ağacı ve maymun gibi maden, bitki, hayvan ve insan arasında geçit olanların varlıklarındaki hikmet, her birinin kendi mertebesi aşağısından son yükseklik derecesine ulaşması, varlıklardaki mertebelerin o silsile yoluyla tertip edilmesi ve insanlık mertebesinde nihayet bulmasıdır. Zamanın devretmesinin tamamlayıcısı ve cihan varlıklarının özü insanın var olmasıdır. Yedi yüksek babanın (felekler) ve dört aşağı ananın (anasır-ı erba'a) ve üç bileşik cisimlerin (mevalid-i selase) neticelerinin özü insan bedenidir. Belki iki cihandan sebep ve gaye, ancak hazret-i insandır...

Bu şerefli vücudun yükselişinin başlangıcı madenler olmuştur. En önce kaygan çamurdur, sonra taş mertebelerine yükselmiştir, sonra kıymetli cevherler mertebesine vasıl olmuştur... o mertebeden de yükselerek tohumsuz biten bitkiler mertebesine varmıştır. Sonra tohum ile biten bitkiler mertebesine, oradan ağaç şeklini alıp hurma ağacına kadar varmıştır. Hurma mertebesinden hayvanların mertebelerine yükselip nice seneler o mertebede ömür sürmüştür. Oradan fiil ve şekil bakımından insana benzeyen yarı insan (nesnas) ve maymun mertebesini bulup daha da yükselerek insan şekline gelmiştir." (Marifetname, Bedir Yayınevi, s.57-60)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...