Jump to content

İstikamet-1


Visall
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Büyüklerden biri, arkasına odun yüklenmiş, güçlükle yürüyen bir ihtiyara rastladı. Onun hâline bakarak:

 

“–Ey ihtiyar! Senin rızık verici olan Allâh’a itimâdın kalmadı mı ki, şu yaşında hâlâ bu mihneti çekiyorsun? Yoksa sana bakacak kimse yok mu?” dedi.

 

İhtiyar oduncu, muhâtabının mânevî eksikliğini gidermek için gözlerini semâya kaldırıp ellerini açarak:

 

“–Yâ Rabbî! Şunları altına dönüştür!” der demez odunlar altın oluverdi.

 

Bu kerâmeti gören zât, bu defa şaşkınlıkla:

 

“–Böyle bir mertebeye ulaşmış bir kimse niçin odun taşıyor?” diye soruverdi.

 

İhtiyar oduncu dedi ki:

 

“–Evlâdım, bunu nefsimin beni kul olarak bilmesi ve kulluk dâiresinin dışına çıkmaması için yapıyorum. Zîrâ Hakk Teâlâ katında makbûliyet, kulluktaki istikâmettir…”

 

Bunun içindir ki ârifler:

 

“En büyük kerâmet, istikâmettir…” demişlerdir.

 

İstikâmet, umûmî mânâsıyla bir hedefe tezatsız, tereddütsüz ve devamlı olarak yönelip ilerlemek demektir. Ancak tasavvuf ıstılâhında, yaratılıştaki mâsûmiyet ve sâfiyeti tahrîb ve hasara uğratmadan muhâfaza edebilmektir.

 

Kalbî hayatın korunması neticesinde nefs, edebe; kalb ise, rûhâniyet ve ahlâk-ı Muhammediyye’ye yaklaşır. Sırlar ayân olmağa başlar. Allâh -celle celâlühû- gâyelerin gâyesi hâline gelir. Mâsivâ, gücünü kaybeder. Mü’min, “vâsıl-ı ilâllâh”, yâni Hakk’a ulaşma keyfiyetini gerçekleştirmeye medâr olacak bir muhtevâya dâhil olur.

 

Böyle bir davranış mükemmelliğinin en müşahhas örneği âlemlere rahmet olarak gönderilmiş bulunan Fahr-i Kâinât -sallâllâhü aleyhi ve sellem- Efendimiz olduğu hâlde bu keyfiyeti gerçekleştirmenin güçlüğünü belirtmek üzere o büyük varlığa karşı bile:

 

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ

 

hitâb-ı ilâhîsi vârid olmuştur.

 

Nitekim bu âyet-i kerîmeden şu keyfiyetin güçlüğüne işâret mânâsı çıkaran Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-, yüce bir mes’ûliyyetin ilâhî ağırlığı karşısında birgün:

 

“–Hûd Sûresi beni ihtiyarlattı…” (Tirmizî, Tefsîru Sûre (56), 6) buyurdular.

 

Rivâyet edilir ki, sâlihlerden bir kimse Rasûlullâh -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’i rüyâsında gördü ve O’na:

 

“–Yâ Rasûlallâh! Hûd Sûresi’nden Sen’i ihtiyarlatan ne oldu?” diye sordu.

 

Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem- de:

 

فَاسْتَقِمْ كَمَا أُمِرْتَ

 

“–«…Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!..»

 

(Hûd, 112) âyeti…” buyurdu. (İhyâu Ulûmiddîn, III. 145)

 

Abdullâh bin Abbâs -radıyallâhü anh- demiştir ki:

 

“Kur’ân-ı Kerîm’de Rasûlullâh -sallâllâhü aleyhi ve sellem- için bu âyet-i kerîmeden daha şiddetli bir itâb-ı ilâhî vâkî olmamıştır.” (Elmalılı Tefsîri, V. 18)

 

Bu sebeple Allâh Rasûlü -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’in o güne kadar bir tek ak teli bulunmayacak derecede simsiyah olan mübârek saç ve sakallarında bu âyetin inzâlinden sonra artık aklıklar görülmeye başlamıştır.

 

Müfessirler, bu âyet-i kerîmeyi hulâsa olarak şöyle açıklarlar:

 

“Ey Nebî! Kur’ân ahlâkı ve ahkâmı mûcibince hareket edip bilfiil müşahhas bir istikâmet örneği olman gerekmektedir ki, böylece hakkında hiçbir şüpheye ve tereddüde yer kalmasın! Sen, müşrik ve münâfıkların laflarına bakma, onları Allâh’a havâle et! Gerek umûmî, gerek husûsî vazîfelerinde tam emrolunduğun gibi hakkıyla istikâmette ol, sırât-ı müstakîmden ayrılma! Sana vahyolunan emrin îfâsı ne kadar ağır olursa olsun, o emrin teblîğ, icrâ ve tatbîkinde hiçbir mânîden yılma! Rabb’in senin yardımcındır.”

 

Diğer taraftan âyet-i kerîmedeki bu itâb-ı ilâhî, Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’in şahsında bütün ümmete de râcîdir. Esasen Hazret-i Peygamber -sallâllâhü aleyhi ve sellem-’i ihtiyarlatan da, bu emrin mü’minlere râcî olması dolayısıyla onlar hakkındaki endişesidir. Zîrâ O:

 

عَلَى صِرَاطٍ مُّسْتَقِيمٍ

 

“(Ey Habîbim! Sen) sırât-ı müstakîm üzeresin!” (Yâsîn, 4) beyânıyla müeyyeddir.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...