Jump to content

İhlas-3


Visall
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

İhlâs, niyetlerin temiz ve samîmî olmasıdır ki, ibâdetlerin sıhhat ve bereketi buna bağlıdır.

 

Hazret-i Mevlânâ, ihlâstan mahrûm bir şekilde ibâdet eden kimselere şöyle seslenir:

 

“Ey gâfil! Keşke secde ettiğin zaman yüzünü samîmiyetle Hakk’a çevirebilseydin de «Yücelerden yüce olan Rabbim, her türlü noksan sıfatlardan münezzehtir.» demenin mânâsını bilebilseydin, yâni sırf şekil secdesi değil de gönül secdesi yapabilseydin!..”

 

İhlâssız ibâdetler, ortaklar ve kirlerle doludur. O hâlde ibâdetleri saflaştırıp ulvîleştirecek olan sır, ihlâsla kâimdir. Aksine hâli âyet-i kerîme şöyle ifâde eder:

 

فَوَيْلٌ لِّلْمُصَلِّينَ الَّذِينَ هُمْ عَن صَلَاتِهِمْ سَاهُونَ الَّذِينَ هُمْ يُرَاؤُونَ

 

“Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki, namazlarını ciddiye almaz, (sadece) gösteriş yaparlar!..” (el-Mâûn, 4-6)

 

İhlâs, amellere Hakk rızâsından başka şeylerin ortak edilmesinden kalbi muhâfazadır. Ancak bu maksatla gerçekleştirilmiş olan ibâdetlere «sâlih amel» denir. Cenâb-ı Hakk buyurur:

 

“…Size onların (hayvanların) karnındaki işkembe pisliği ile kan arasından hâlis bir süt içiriyoruz ki, içenlerin boğazından âfiyetle geçer.” (en-Nahl, 66)

 

Müfessirler, bu âyette beyân buyurulan misâle teşbîhen demişlerdir ki:

 

İhlâs da, ameli, tıpkı sütün kan ve muzahrafattan ayırd edilmesi gibi bulanıklıklardan ayırd eder. Sütün hâlisiyyeti, kan ve pislikten arınması olduğu gibi, amellerin hâlisliği de Hakk rızâsından başka her şeyden berî kılınmasıdır.

 

Nitekim Cüneyd-i Bağdâdî şöyle der:

 

“İhlâs, ameli bulanıklıktan tasfiye etmektir.”

 

Bir Allâh dostu der ki:

 

“İhlâsta iddiâlı olmak, bir nevî ihlâssızlıktır.”

 

Mûsâ -aleyhisselâm-, Allâh’ın emri üzerine kavminden yetmiş sâlih kimse seçmişti. Bunların içinden de seçme yapılması emredilince, öne çıkan üç kişi seçildi. Allâh Teâlâ şöyle buyurdu:

 

“Ey Mûsâ! Bu üçü benim mahlukâtımdan bana en uzak olanlarıdır. Çünkü bunlar: «Sâlihler ortaya çıksın!» denildiğinde, kendilerini sâlihlerden addedip ortaya atılanlardır…”

 

Hazret-i Îsâ, kendisine hâlis amelden soran havârîlerine şu cevabı verdi:

 

“Allâh için amel edip de bundan ötürü Hakk Teâlâ’nın rızâsından başka bir arzusu bulunmayan şahsın yaptığı amel, hâlis ameldir.”

 

Dolayısıyla ihlâs, amellerin başta riyâ olmak üzere her türlü mânevî kirlerden temiz olmasıdır. Zîrâ riyâ, ihlâsı bulandıran ve onu yok eden en büyük ve tehlikeli müessirdir. Amellerine riyâ karıştıran kimse, gizli şirke düşmüş olur ve azâba dûçâr kılınır.

 

Hadîs-i şerîfte buyurulur:

 

“Kıyâmet gününde aleyhinde ilk hükmedilen insanlar şunlardır:

 

Birincisi şehîd edilen kimsedir. O, Allâh’ın huzûruna getirilir. Allâh kendisine olan nîmetlerini anlatır. O da, bunları îtiraf eder. Cenâb-ı Hakk:

 

«–Öyleyse bunlara karşı ne yaptın?» diye sorar.

 

Adam:

 

«–Yâ Rabbî! Senin uğrunda şehîd edildim.» der.

 

Allâh Teâlâ buyurur ki:

 

«–Yalan söyledin! Sen, yalnızca cür’etli ve cesur denilsin diye harbettin. Gerçekten öyle de denildi.»

 

(Sonra) onun hakkında emredilir ve ateşe atılıncaya kadar yüzüstü sürüklenir.

 

İkincisi ilim öğrenen, başkalarına da öğreten, ayrıca Kur’ân da okuyan adamdır. O huzûra getirilir. Allâh kendisine olan nîmetlerini anlatır. O da îtiraf eder. Cenâb-ı Hakk:

 

«–Bunlara karşı ne yaptın?» diye sorar.

 

Adam:

 

«–İlim tahsîl ettim. Onu başkalarına da öğrettim. Senin uğrunda Kur’ân da okudum.» der.

 

Allâh buyurur ki:

 

«–Yalan söyledin! Sen ilim öğrendin, ancak âlim denilsin diye; Kur’ân okudun, ancak o kârîdir, kırâat ehlidir denilsin diye. Hakîkat öyle de denildi.»

 

Sonra hakkında emrolunur ve ateşe, yâni cehenneme atılıncaya kadar yüzüstü sürüklenir.

 

Üçüncüsü Cenâb-ı Hakk’ın kendisini genişlettiği, malın her çeşidinden verdiği adamdır. O getirilir. Allâh ona olan nîmetlerini anlatır. O da bunları îtiraf eder. Cenâb-ı Hakk:

 

«–Öyleyse bunlara karşı ne yaptın?» diye sorar.

 

Adam:

 

«–Hakkında infâk edilmesini emir buyurduğun hiçbir yol bırakmadım. Malımı ancak senin yolunda harcadım.» der.

 

Cenâb-ı Hakk buyurur:

 

«–Yalan söyledin! Onları ancak cömerttir denilesin diye yaptın. Nitekim öyle de denildi.»

 

Sonra hakkında emredilir ve cehenneme atılıncaya kadar yüzüstü sürüklenir.” (Müslim, İmâre, 152)

 

Bu hadîs-i şerîf, ihlâsın, amellerin Allâh katındaki kabul şartı olduğunu o derecede açık bir sûrette göstermektedir ki, gâye Cenâb-ı Hakk’ın rızâsı olmadıkça zâhiren Allâh yolunda ölmek, ilim tahsîl etmek ve infakta bulunmak gibi -haddi zâtında- en makbûl olan ameller bile sahibine hiçbir fayda sağlamamaktadır.

 

Bâyezîd-i Bistâmî Hazretleri, Kur’ân-ı Kerîm’den:

 

“Bir kısmınız dünyâyı, bir kısmınız âhıreti ister…” (Âl-İ İmrân, 152) âyet-i kerîmesini dinlediğinde ağlamaya başladı ve şöyle dedi:

 

“Bu beyân, Allâh’ın, kullarına bir sitemidir ki: «Bir kısmınız dünyâya, bir kısmınız âhırete râzı olur. Beni isteyen nerede?» demektir.”

 

O hâlde gerçek îmân, sırf lafızda kalan bir sözden; ameller de, birtakım kuru ve rûhsuz hareketlerden ibâret değildir. Gönlün tâ derinliklerinden taşan samîmî duygularla yaratana inanmak ve ona bağlanmak, emir ve nehiylerini zevk ve şevkle kabûllenmek ve bu hâl ile amel-i sâlih icrâ ederken O’nun rızâsından gayrı bir maksada aslâ iltifat etmeyip değer vermemek îcâb eder. Aksi hâlde kul, nifâk hâlindedir, münâfıktır. Bu sıfattan kurtulamaz ve nefsinin zebûnu olarak gazab-ı ilâhîye dûçâr olur. Allâh Teâlâ buyurur:

 

أَفَرَأَيْتَ مَنِ اتَّخَذَ إِلَهَهُ هَوَاهُ

 

“Ey Rasûlüm, hevâ ve hevesini ilâh edinen kimseyi gördün mü?..” (el-Câsiye, 23)

 

Bu demektir ki, Cenâb-ı Hakk’ın arzu ettiği îmân ve amel, samîmî bir gönülle ve sırf kendi rızâsı için olandır.

 

 

..

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...