Jump to content

Zât-î Muhabbet


Visall
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Muhabbet ehli kullar iki kısımdır:

 

Bir kısmı Allahü zül-celâl vel-kemal hazretlerinin yalnız, nimetlerini ve ikramlarını gördükleri için muhabbet ederler.

 

Diğer bir kısmı ise Cenâb-ı Hak ve tekaddes hazretlerinin azamet-i ilâhiyesini tefekkür ederler, derin muhabbet beslerler, yapdıkları kulluk vazifelerinden dolayı karşılık ve mükâfat beklemezler. Onların bütün arzu ve emelleri, ister sıhhat, ister hastalık, ister darlık, ister bolluk hallerinde Rabblarının rızasını kazanmakdır. Cennet ve cehennem mevzuları zihinlerini işgal etmez. Bunlar yüksek dereceli Allah dostlarıdır. Gönülleri her türlü mâsivâdan sıyrılmış, daimî zikir ve tefekkür hâlindedirler.

 

Ebül-Abbas (İbnül Ârif)’in müridlerinden biri kırda gezerken, her nebatdan şöyle bir ses geldiğini işitti:

 

– Beni al; ben filan illete iyi gelirim! Beni al; ben filan zararı def ederim!

 

Mürid bunu şeyhine haber verince şu cevabı aldı:

 

– Biz seni bunun için terbiye etmedik. Allah, seni bu marifetle imtihan etti. Gaye sadece O’dur, başka bir şey değil. Biz de sana Allah yolunda delâlet ettik. Başka bir yolda değil. O yere tekrar git ve dikkat et ki, bu defa da o nebatlar sana söz söylemesin!

 

Mürid aynı yere tekrar gitti ve hiç bir nebattan hiç bir şey işitmedi. Bu yolda kerâmete iltifat etmeden ve o kademelerde oyalanmadan aslî gayeye doğru ilerlemek esastır. Nitekim mürid, bu inceliği pek derinden kavradığı için, nebatlardan hiç ses işitmeyince, şükür secdesine vardı ve vaziyeti şeyhine arz etdi.

 

Şeyh dedi ki:

 

– Hamdet Allah’a ki, seni kendisi için seçti ve her hangi bir marifete bağlayıb orada bırakmadı.

 

– Bir kimse ki: Mevlasının gayrı ile ilgilenir, o ilgilendiği şey, kendisine zararlı olur.

 

İşbu zarar iki şekilde olabilir:

 

1)

O şeyi sever, dolayısıyla o sevdiğine dalar; Mevlâsından olur. Bu hâle sebeb ise, o sevdiği şeydeki fitnedir.

 

2)

O şeyi sevmemekle ilgilenir. Dolayısıyla bu sevimsiz hâl ona hüzün verir. Bu mahzûniyet de o kimseyi Mevlâsından eder.

 

Hülasa: Bir mü’min için Rabbısına kavuşmakdan gayri bir rahatlık yokdur.

 

Şunu unutmamalı ki kendisinde, herhangi bir şeye karşı alâka olan kimse, Rabbin zâtına kavuşamaz.

 

İbrahim Düssûkî -kuddise sirruh- hazretleri, velîlerin hâlini şöylece tarif etmektedir.

 

– Velinin hâli odur ki, kendisinde hased olmaya. Gıybet nedir bilmeye. Kimseye sataşmaz ola ve aldatmaz ola. Büyüklenmek de onun yanına yaklaşmamış ola. Yalancılık, onun bunun önünde eğilmek gibi şeyler de onda yok ola. Böbürlenmez de... Nefsânî olması muhtemel bazı hallere kapılıp nefsine bir haz çıkarmaz. Herhangi bir meclise gideceği zaman, baş köşeye geçip oturmak aklına gelmez. Kendisini hiç bir vakit din kardeşinden üstün görmez. Hiç bir kimseyle yersiz mücadeleye girmez, ne bir kimseyi utandırmak kastı ile imtihan eder, ne de onda eksik bir taraf arar.

 

– “Cümle varını bu yolda harcamış velî için şart odur ki yaratılmışların hiç biri umurunda olmaya. Bilhassa saygı işinde. Hepsini aynı hizada göre. Şan, şöhret, mansıb, önle*rinden kalkmak, oturmak, herhangi birini kabul etmek ya da reddetmek. Gerçek velî zâtın hâli budur. Çünkü o yalnız Allahü teâlâ’yı ve emrini bilir.

 

Evliyâ zümresinin hâline ve yoluna dair bilgi azlığı, onların bereketinden mahrum kalmaya bir sebebdir.

 

Hakk’ın kapısı açıkdır. Hatta, hiç kapanmadı... Ancak velî kullar Hakk’ın kapısında beklerler... Sorulan sualde ve*rilen cevabda aracılık yaparlar. Bütün bunlar, bir mahfiyet içinde cereyân eder.

 

Sultan’ül-Ârifin eş-Şeyh Mahmûd Sâmî Ramazanoğlu s. 81-84

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

cok onemli bir konu;

Allah ne icin seviyorum? huzuru kadar derdi belasida bana mutluluk verecekmi?

yoksa sadece beni korudugu icin ve dualarimi isitip ihtiyaclarimi verdigi icinmi seviyorum?

 

bu sorulari nefise dvmli sormali..

 

aklima okudugum bi hikaye geldi izninle paylasiliyorum visal;

 

dininde imaninda adamin biri birgun mrk etmis dunya uzerinde insanlar nasil ve neler icin dua ediyorlar acaba..

bunu ogrenmek icin coook cok cok dua etmis yalvarmis allaha..

allah duasini kabul etmis ve bu adam ruyasinda butun inananlarin dualarini isteklerini gorur olmus..

1 gun 2 hafta 3 ay derken adam cildirma noktasina gelmis..

 

nekadar cok dua eden var ve nekadar cok sey istiyorlar!!!

dayanamaz hale gelmis..

 

tekrar dua etmis;

allahim dayanamiorum ne olur gosterme artik bana gorecegimi gordum ben diye..

 

duasi kabul olur ve ruya gorur;

ruyasinda bir ses isitir;

ya kulum , bana kullarim dua eder kah is ister kah ev kah cocuk kah nimet..

kimine veririm kimine sabir ogretir oyle veririm kiminede vermez ahireti icin saklarim..

 

ya kulum, kimine es, kimine hayat arkadasi, kimine para, kimine cocuk .. veririm onlar ister ben veririm dunyaliklari..

ama goruyorsun beni , benim askimi isteyen ne azdir..

 

hani brz inandirici olmasada hikaye verilen mesaj cok onemli...

 

tesekkurler visal.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

bana kullarim dua eder kah is ister kah ev kah cocuk kah nimet..

kimine veririm kimine sabir ogretir oyle veririm kiminede vermez ahireti icin saklarim..

 

ya kulum, kimine es, kimine hayat arkadasi, kimine para, kimine cocuk .. veririm onlar ister ben veririm dunyaliklari..

ama goruyorsun beni , benim askimi isteyen ne azdir..

 

 

 

öyle değilmi ama..? teşekkürler......:)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...