Jump to content

Mehmet Güleryüz’den Tarihi Keşif: Yeniçeri Mezar taşı


Renkahenk
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

dmTO0F-1.jpg

 

Türk resminin büyük ustası Mehmet Güleryüz, tarihe ve onun sanatsal bakiyelerine ilgisi sayesinde İstanbul’da ender görülen yeniçeri mezar taşlarından birinin keşfedilmesini sağladı. Mehmet Güleryüz ile eşim Özlem İnay Erten’in bir röportajı dolayısıyla bir araya geldiğimiz bir gün, sohbet sırasında Boğaz köylerinden birinde –burada köyün ismini vermekten çekiniyorum- bulduğu yeniçeri mezar taşından bahsetmesi Türk sanat tarihinde yeni bir buluşun habercisiydi.

O mezar taşının gerçekten bir yeniçeri mezar taşı olup olmadığı konusunda o gece uyku ile uyanıklık arasında sabahı yaptıktan sonra erkenden o Boğaz köyünde buluşup mezar taşına bakmaya gittik. Köydeki küçük mezarlığa girer girmez karşıma çıkan bu ender ‘börklü mezar taşı’ gerçekten bir yeniçeriye aitti. Osmanlıcamızın elverdiği kadarıyla taşın üzerinde; “Merhum, Sadık’ın, Ruhu için, El Fatiha” gibi kelimeler okuyabildiklerimizden bazılarıydı.

Hicri olarak taşa kazınmış ölüm tarihini miladiye çevirdiğimizde karşımıza 1741-1742 yılları çıktı. Yani II. Mahmut döneminde yaşanan yeniçeri kıyımından kurtulan bu mezar taşı, Osmanlı’nın Lale Devri’ni yaşamış bir yeniçeriye aitti. Bir keşif yapılmıştı yapılmasına ama bundan sonraki yük öncesinden daha da ağırdı. Yurtdışında yapılacak bir müzayedede mezar taşının karşımıza çıkma ihtimalinin gerçekliğini düşününce Mehmet beyle soluğu bir an önce Türk İslam Eserleri Müzesi’nde aldık. Müze müdürünün ve müze yetkililerinin ilgisi ve desteği sayesinde kaymakamlık ve kolluk kuvvetleri vasıtasıyla bu değerli mezar taşı uzun bir çabanın sonucunda koruma altına alınmış oldu.

 

Kim bu yeniçeriler?

Yeniçeri Ocağı, kapıkulu askerlerinin en önemli ve en imtiyazlı sınıfını oluşturur. Osmanlı ordusunda yaya ve yol açmak, köprü tamiri yapmakla görevli olan müsellem ocağının yetmemesi nedeniyle kurulur. Ocağa alınmada daha çok devşirme yöntemi kullanılır. Devşirilen çocuklar köylü Türk ailelerinin yanına verilip Türk-İslam kültürüyle bütünleşmesi sağlanır ve ardından ocağa alınır. Yeniçeri Ocağı’nın tam olarak ne zaman kurulduğu bilinmemekle beraber 1362-1380 tarihleri arasında kurulduğu tahmin edilir. Yeniçeriler genelde Bektaşi tarikatına mensupturlar ve Hacı Bektaş Veli’ye büyük bir saygı duyarlar. Hatta Yeniçeri Ocağı’nın kurulması Hacı Bektaş Veli ile ilişkilendirilir.

 

Neden kaldırıldı?

Tarih kitaplarında bir beladan kurtulma operasyonu olarak değerlendirilen; ancak bazı tarihçilerin büyük bir trajedi olarak yorumladığı Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması olayı, yeniçerilerin 18. yüzyılın sonlarından itibaren esnaftan, limana yanaşan gemilerden haraç alması, yangın söndürüyoruz diye evlerde hırsızlık yapması, bahşiş verilmeyen eve su yerine yangını körükleyen neft yağı sıkılması gibi tacizler sonucunda yaşanır.

15 Haziran 1826, uzun yıllar Yeniçeri Ocağı’nın yaptıklarını sineye çeken İstanbul halkının adeta rövanş günüdür. II. Mahmut önderliğinde gerçekleşen bu olayda, halka dağıtılan silahlar sayesinde neredeyse hiçbir yeniçeri kalmamacasına bir sürek avı başlar. Yeniçeri Ocağı’nın bulunduğu Etmeydanı’nda yani bugünkü Aksaray Horhor’daki merkez binaları top ateşine tutulur. Günün sonunda 6 bin yeniçeri öldürülmüş, bir o kadarı da esir alınmıştır. Halk, yeniçerilerden o kadar bıkılmıştır ki, onların izini taşıyan börklü mezar taşlarını da yok eder.

 

İlk soyut heykeller

Heykel sanatı üzerine ‘ucube’ kelimesi üzerinden yoğun tartışmaların yaşandığı ülkemizde Türk sanat tarihinin ilk soyut heykelleri olarak değerlendirilen Osmanlı mezar taşları, eski mezarlıklarımızda sayıları azalarak varlıklarını sürdürmeye devam etseler de bugün bir yeniçeri mezar taşına rastlamak neredeyse imkânsızdır. 15 Haziran 1826 günü yaşanan ve Vaka-i Hayriye (Hayırlı Vaka) olarak adlandırılan Yeniçeri Ocağı’nın kaldırılması olayında gözden kaçan birkaç börklü yeniçeri mezar taşı, günümüze ulaşan ender örneklerden oldukları için 1940 ve 1950’li yıllardan itibaren yapılan araştırmalarda tespit edilip, Askeri Müze, TİEM (Türk İslam Eserleri Müzesi) ve Deniz Müzesi koleksiyonuna alınmışlardır. Üç müzede bulunan toplam yeniçeri mezar taşı adedi ise yaklaşık 20’dir.

 

 

sntmdya.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Avrupa ve dünya futbol takımlarının isimlerini merak edip öğrendiğimiz kadar, şanlı tarihimizi de merak etmeyi öğreneceğiz ümidindeyim.

Konu bilgilendirmeniz için teşekürler

Sadece buna, belki bir gün diyorum ne yazık ki..

Ben teşekkür ederim.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...