Jump to content

Başörtü Yasağı Tarihcesi


Guest bora82
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Türkiye'de başörtüsü yasağı son 20-25 yıla damgasını vurmuş ve süreklilik arz etmesi nedeniyle bir 'sorun' haline gelmiş olmakla birlikte, giyim kuşam üzerindeki tasarrufların tarihi 19. yüzyılın ikinci yarısına, 1876'da kabul edilen ve toplumdaki herkese kıyafet eşitliği getiren Kanun-i Esasi'ye dayanır.

 

Müslüman tebaya da fes giymeyi zorunlu kılan uygulama, kadınlar için işletilmez. Kadın kıyafetlerindeki farklılık, Müslüman kadınların gayri müslim kadınlardan ayrılması gerektiği düşünülerek korunur. II. Mahmut döneminde başlayan batılılaşma hareketi Avrupai hayat tarzının benimsenmesine ve yaygınlaşmasına yol açar. Bu dönemdeki genel alafrangalaşmadan kadın kıyafetleri de etkilenir.

 

20. yüzyılın başlarında yani, II. Abdülhamit döneminin sonlarında İstanbul kadınları Avrupa kadın kıyafetleri modasının etkisindedir.

 

Osmanlı’nın son dönemlerinde başlayıp Cumhuriyet’le devam eden süre boyunca, kadın tanımlanması ve dönüştürülmesi gereken bir nesne olarak ele alınıyor. Bu sebeple nasıl göründüğü hep önemli bir mesele olarak kalıyor.

 

İlk olarak 1967 yılında Ankara Üniversitesi’nde uygulanmaya başlanan başörtüsü yasağı. o günden sonra bir daha gündemden düşmedi. 1968’de yasak nedeniyle Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’ni bırakmak durumunda kalan Babacan, ertesi yıl kazandığı Dil Tarih Coğrafya Fakültesi’nden hiç sorun yaşamadan mezun oldu.

 

Fiili sürecin siyasal değişikliklerle birlikte ele alındığı ‘Başörtüsü - Türban’ meselesinde öne çıkan bir diğer tespit ise İslami kesimin siyasi söyleminin yükseldiği dönemlerde yasağın dozunun arttığı. Bu saptamanın örneği de 1980 sonrası döneme ait.

 

Başörtülü öğrencilerin yükseköğretim kurumlarında görülmeye başlandığı bu yıllarda YÖK, 20 Aralık 1980 tarihli genelge ile üniversitelerde başörtüsünü tamamen yasaklar.

 

1983 yılında iktidara gelen ve başörtüsü yasağının karşısında yer alan Anavatan Partisi (ANAP) iktidarı döneminde başörtüsü hakkında o güne kadar olduğundan çok daha fazla yasal düzenleme yapılıyor. Yine bu dönemde başörtüsü, önce türbana, sonra da irticai faaliyetlerin ve siyasal İslam’ın simgesine dönüşüyor.

 

1984 yılında YÖK'ten türbana izin çıkar. Aynı yıl türban yüzünden okuldan uzaklaştırılan bir kız öğrencinin itirazını reddeden Danıştay'ın kararı, tartışmaları alevlendirir. Danıştay’ın 13 Aralık 1984’te aldığı kararda, başörtüsünün siyasi emellere alet edildiği, bu nedenle üniversitelerde uygulanan başörtüsü yasağının doğru olduğu ifade ediliyor. Böylece başörtüsü yasağı, mahkeme kararı ile de tescil edilmiş oluyor.

 

YÖK, Danıştay kararına da uyarak 1987 yılında türbanı tekrar yasaklar. Bunun üzerine Turgut Özal ve Avni Akyol, YÖK Başkanı İhsan Doğramacı ve Cumhurbaşkanı Kenan Evren'le konuşup mutabık kaldıktan sonra YÖK Disiplin Yönetmeliği'nde değişiklik yapılır ve türbana özgürlük sağlayan yeni yasa Aralık 1988'de Meclis'ten geçirilir. Evren yasayı bu defa veto etmez, önce imzalar, sonra da Anayasa Mahkemesi'ne götürür. Mahkeme 26 Mart 1989 yerel seçimlerinden hemen önce türban yasasını iptal eder.

 

25 Ekim 1990'da yükseköğretim kurumlarında başörtüye serbesti getiren üçüncü kanun çıkarılır. Bu defa SHP iptal talebiyle Anayasa Mahkemesi'ne başvurur, talep reddedilir. 2547'nin ek 17. maddesi uyarınca üniversitelerde her türlü kılık ve kıyafet serbest olur ve 1997'de Kemal Gürüz'ün YÖK Başkanı seçilmesine kadar 7 yıl boyunca 81 üniversitede 150'ye yakın rektör ve 2 YÖK başkanı tarafından uygulanır.

 

Başörtüsü yasağı 2000-2001 öğretim yılından itibaren İmam Hatip Liselerinde de uygulanır.

 

Başörtüsü yasakları 2001 yılı ocak ayında M.Ü. İlahiyat Fakültesi'nde de uygulanmaya başlanır.

 

2002 yılı sonunda yasağın uygulanmadığı hiçbir üniversite kalmamıştır.

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Başörtüsü yasağı 2000-2001 öğretim yılından itibaren İmam Hatip Liselerinde de uygulanır.

 

Başörtüsü yasakları 2001 yılı ocak ayında M.Ü. İlahiyat Fakültesi'nde de uygulanmaya başlanır.

ne kadar acı bişey hem imamhatip ilahiyat okucaksın hemde başını açıcaksın

o zaman imamhatip ilahiyat okumanın ne anlamı var insanların inançları üzerinden kimlerin siyaset yapıldığı da belli olmuş oluyor böylece

nerde kaldı din ve vicdan hürriyeti

bunlar öğrenci çalışan değilllll

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Bora bey sabahtan beri zaten bu konuda yazışmalar sürüor.aynı konu ve aynı yazılara gerek yok bence.
ne zaman yasaklanmış onu merak ettim tarihcesini yazdım:).bence isteseler yasağı kaldırırlardı fakat abd istemiyor yasağın kalkmasını akpde haliyle kuyruğunu kıstırıyor.
Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...