Jump to content

Sen de Allah'a Emanetsin Ey İbrahim!


duamsın
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Sen de Allah'a emanetsin Ey İbrahim!...

 

Zaman geldi,neden, içimi bir korku kapladı,

 

-Ey çöl! İyi bak bana adım Hacer, her bir zerremi iyi tanı, sana geldim, yaren olmaya geldim, bağrını aç bana koyma sende bir başıma, sakın ey çöl, koyma bir başıma...

 

İbrahim düşünceli, İbrahim üzgün, arada İsmali'in kesik kesik sesi duyulmasa çoktan düşünce denizinde boğolup gidecekti. "Emir" dedi içinden, ne gelirdi elden... Arada hissettirmeden baktı Hacer'in gözlerine, korktu birden, Haceri'in bakışları derin, uğramaktan korktu, gelseydi biraraya o bakışlar vurgun yerdi, boğulur kalırdı İbrahim..

 

Emir böyleydi, Hacer'i teslim etmeye gelmişti çöle, önce bakışlarını yalnız bıraktı Hacer'in, bir başına, ürkek, düşünceli... Çöl uçsuzdu, büyüktü, kimleri saklamamıştı ki, bir Hacer mi fazlaydı...

 

"Hacer! Hacer!" dedi, içi yandı, titredi, tekrar fısıldadı kendi duyabileceği bir sesle:

 

-emir böyleydi-

 

Hacer yalnızlığa meydan okuyan kadın, önce bakışlarını alıştırdı yalnızlığa. Önce çöl bastı bağrına Hacer'i, sonra Hacer bastı bağrına İsmail'i, ne yapsındı ki emir böyleydi...

 

Vakit geldi, tekrar bir korku kapladı içini, Hacer eşti, Hacer aşık bir eşti, bakamadı İbrahim'in gözlerine, çöl yanardı eğer bir baksaydı, bir baksaydı İbrahim Hacer'in gözlerine vurgun yerdi, boğulurdu. Vakit tamamdı, vuslat için firak şarttı, lâkin koskoca çölde yer bulamadı İbrahim, içi sıkıldı, ruhu darlandı. Çölde yer yoktu, oraya gitti olmadı, buraya baktı olmadı, çölde Hacer'e yer yoktu, Hacerden önce İbrahim karış karış dolaştı çölü, neyi bekliyordu ki yeni bir emir mi? Gelmedi işte gelmedi ve teslim oldu İbrahim, ne yapsındı ki emir böyleydi...

Büyükce bir ağacın yanında durdular, içinden "olacaksa burası olmalıydı" hiç olmazsa dalları gölgelik yapardı bu ıssız kupkuru çölde, sonra tek kelime edemeden, arkasına dönüp bakmadan usulca uzaklaştı İbrahim...

 

Hacer ilk sözünü söyledi, şuana kadar dağarcığında biriktirdiği tüm kelimeleri bir araya getirdi ve içinden en talihsiz olanları seçti. Amacı İbrahim'i denemekti;

 

- Ey İbrahim! Bizi bu ıssız vadide bırakıp ta nereye gidiyorsun?

 

Ok misali işlemişti söz muhatabın kalbine, paramparça oldu İbrahim'im kalbi, içi yandı, Hacer'in canı acıdı, çünkü kalbi İbrahimin kalbiydi paramparça olmuştu canı yandı Hacer'in. Tek kelime edemedi İbrahim, ardından ikinci sual;

 

- Yoksa Allah mı emretti?

 

Olduğu yerde kalakaldı, gözleri çok uzaklarda sabitlendi, kendinin bile çok zor duyabileceği bir fısıltıyla cevap verebildi sedece:

 

- Allah emretti.

 

Hacer anladı, içini bir huzur kapladı, İbrahim uzaklaştı, İbrahim çölde kayboldu... Hacer kendinin bile duyamayacağı bir fısıltıyla seslendi İbrahim'in ardından...

 

- Öyleyse Allah bizi terketmez İbrahim, sen de Allah'a emanet olasın...

 

Vakit tamam oldu, önce çöl bastı Hacer'i bağrına, sonra Hacer bastı İsmail'i bağrına ve çok uzaklarda kalan İbrahim ısmarlandı Allah'a...

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...