Jump to content

Iki kişilik günbatimi


Guest KaRaTePeLi
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Iki kişilik günbatimi

 

Iki kişilik günbatimi

Dışarıda gün batıyor. Normalde hiç kaçırmam günbatımını. Nasıl da huzur verir bana. Hayal kurmanın en iyi zamanıdır. Ama içerdeyim. Perdeler kapalı. İzlemek istemiyorum bugün günbatımını. İçimden bulutları kuşlara benzetmek gelmiyor. Bir eksiklik var biliyorum. Sığınacak tek paket sigaram var. O da biterse...

 

Tıpkı şiirlerim gibi, okuyacak birisi yoksa yazamıyorum. Birisi onları okuyup en azından zamanı bir an durdurup binlerce yıl düşünmeli. Belki de ancak o zaman şiir, şiir oluyordu. Hayır şiirin yazıldığı kişi hayal meyal oluyordu çok zaman. Ama biri onu okumadıkça şiirin sahibi de yaşamıyordu.

 

İlk şiir kitabımın adını “Sahibini arayan Şiirler” koyacaktım. Ya yazdığım şiirler, şiirin sahibini anlatamadı ya da sahipleri şiirlerdeki gibi olmadı. Bu yüzden ne şiir kitabım oldu ne de şiirlerim sahibini buldu.

 

Her yeni sahipte eski şiirleri uzanamayacağım bir rafa kaldırdım. Yeni yazılanlar sanki mısralarını eskilerden sinsice çalarcasına duyguları hep ileri taşıyordu. Sahipler değişiyor, şiirler değişmiyordu. Ben de çaresiz yalnızlığı bir kuş gibi avucumda tutuyor elimi açsam bile kaçmayacağını biliyorum. Ama elimi fazla sıktığımda ölen yalnızlık değil ben oluyordum.

 

Galiba yavaş yavaş kabullenmeye başladım şiirlerin, gerçek sahibinin olmadığını. Zaten onlar bu yüzden gerçek değil sadece şiir. Hani bir umut da yok değil içimde ama nerde, ne zaman bilmiyorum. Beklemek, ölmek kadar kolay değil.

 

Amaçsız yaşanmaz derler ya. Ben hala yaşamak için bir amaç arıyorum. Yani hayat benim için bir şiir, sahibini bulmadıkça bir anlamı yok...

 

Peki ya endişe, korku, şüphe hiç mi yok? Tabi ki var. Ya uyandığımda saçlarım beyazlamış ve o güne dek her gece uykumda gördüğüm rüya yanımda yoksa. Uyanmak ister miydim acaba? Sorun hep en iyiyi ararken zamanın randevusuna hep en erken gelmesi ya da zamanı geride bırakmak için karşına çıkan ilk fırsata boyun eğmek. İkisinin arasını hiç bulamadım. Galiba o araya kader diyorlar. Ve ben beklemeyi sevmiyorum. Kim bilir kaç paket sigara bitecek, kaç şiiri daha acılara gömeceğim. Ve kim bilir daha kaç kez bir şeyler yazarken birileri okuyacak diye iyi yazmaya çalışacağım...Kaçıncı günbatımına kadar....?

 

Bak, yine aynı şeyi yapıyorsun. Ne anlıyorsun bu seninle konuşmaktan aciz nesnelere kişilik yüklemekten. Tamam bulutlar benziyor gemilere, kuşlar da hüzünlü bakmıyor değil hani. Ama bu ağaçların her defasında yalnız olduklarını düşünmen yok mu!

 

İnsanlardan bu kadar bıktığına inanamıyorum. Yani bu senin ki bir vazgeçiş mi yoksa bir tercih mi? Belki de bu senin garipliğin değil. Tamamen benim de senin gibi olmak isteyişim. Yoksa bu kadar merak eder miydim gün batımına seslenişini...

 

İşte bunlar bir insanın kendisiyle konuşmasının yazılı tanıkları. Neden ve nereye kadar...İki kişilik bir gün batımına kadar...(!mPoSs'bLe92&
:(
..........)

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...