Jump to content

Önce Ruhunu Doyur


arşınca
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Ramazan, temizlik ayıdır. Gönülleri temizler, temiz gönülleri heyecanla

dalgalandırır. Hep hayra, iyiliğe, güzelliğe kanatlandırır...

 

 

Ramazan, Arapça "ramda" kelimesinden doğmuştur. Bu kelime, *sonbaharın

başında yağarak,* *yeryüzünü yaz tozlarından temizleyen yağmur* manasına

gelir. Ramazan ayı da, mü'min gönülleri günah kirlerinden temizlediği için

aynı kökten isimlenmiştir.

 

 

Ramazan'ın Arapça "ramad" kelimesinden geldiğini söyleyenler de vardır.

Ramad, *güneşin şiddetli sıcaklığından dolayı taşların yanıp* kızması

manasınadır. Mü'minlerin günahlarını yakıp yok eden bu mübarek ay da, bu

özelliği sebebiyle Ramazan adını almıştır.

 

 

Ramazan adı hangi kökten doğmuş olursa olsun, manası, temizlik demektir. On

bir ayın kiri, pisi, pası Ramazan'da tertemiz olur, ruh arınır, özüne döner.

Ramazan'a evlerimiz, sokaklarımız, camilerimiz de tertemiz girer.

 

 

Demek oluyor ki, Ramazan hem maddi hem manevi, hem iç, hem de dış temizliğin

simgesi olan tertemiz bir aydır. Ramazan su gibidir; tertemiz gelir ve

tertemiz eder mü'minleri...

 

 

*Sevgi ayı...*

Bizi seven Rabbimiz, Ramazan'da, bizi sevilecek hale getirir. Oruçla,

Kur'an'la, namazla, hayırlı işlerle, fakirleri sevindirip dualarını almakla,

melekleşir mü'minler.

Bu sebeple Ramazan, Sevgi Ayı'dır.

 

 

Ramazan'da, ruhunun sesini dinleyen insanlar, barışa daha yatkın olurlar.

Kendi özlerine dönmüş, kendileriyle barışmış olanlar, başkalarıyla olan

küskünlüklerini de bitirirler.

Ramazan, kavganın, kanın, kinin en aza indiği bir zaman dilimidir. Güzeller

Güzeli , "Ramazan'da, biri sana gelip sataştığında, BEN ORUÇLUYUM de"

buyurur.

 

 

Yani, "Şu an yapmakta olduğum oruç ibadeti, kabalık, katılık, kırıcılık ve

saldırganlıkla bağdaşmaz; zedelenir, sakatlanır, değersizleşir. Bu yüzden,

senin seviyene düşemem, sana senin tarzında karşılık veremem" demek ister.

 

 

Böyle bir davranış, Ramazan'ın sadece takvime değil, kalbimize de geldiğini

göstermiş olur. *Biz oruç tutarken, oruç da bizi tutar;* bizi özümüze,

gönlümüze, Rabbimiz'e döndürür. Dünyevileşmekten, bencilleşmekten ve

cimrilikten kurtarır bizi.

 

 

Evet, Ramazan, sadece takvimimize değil, kalbimize de gelmeli. Ramazan, bir

eğitim ayıdır. Doğrultur, düzeltir ahlâkımızı ve insanlığımızı çoğaltır.

 

 

Veda ederken Ramazan, bizden memnun gitmeli ve gözü arkada kalmamalı. *Sonraki

aylarımızı da, Ramazanlaştıracağımıza inanmalı...* Getirdiklerini geri

götürmemeli...

 

 

Hazreti Mevlana, hepimize şu çok ilginç soruyu sorar: "Ramazan'da Allah'ın

helallerini bile, belli bir süre için terk eden Müslümanlar, Ramazan'dan

sonra Allah'ın haram kıldığı şeyleri nasıl yaparlar?"

 

 

Öyle ya, Ramazan'ın gündüzlerinde, "Şimdi yasaktır" diye, suya elini

uzatmayan bir Müslüman, Ramazan'dan sonra, nasıl haram olan içkileri

içebilecektir?

 

 

*Kulluktan kaytarılır mı?*

İslâm, Allah'a teslim olmak ve emirlerine tabi olmak demektir. Ancak bu

teslimiyetin belli bir zamanı, mekânı yoktur. Kulluğumuz bir ömür boyu

sürecektir. Zira dünya imtihan dünyasıdır. Şeytan ve nefis işbirliğini devam

ettirdikçe, mümin de iman ve salih amelle kendini korumayı sürdürecektir.

 

 

İnsan dünyada durdukça; imtihanı, ya da asıl deyimiyle kulluğu devam

edecektir. Dünya hayatı içinde biz, tebaiyet değiştiremeyiz. Teslimiyeti

başka odaklara yapamayız.

 

 

Biz Yüce Yaratan'ın eseriyiz; Malikimiz, Sahibimiz, Yaratıcımız O'dur. Onun

verdiği varlığımızla, aklımızla, kalbimizle Onu tanıyor, idrak ediyor ve

seviyoruz. Onun verdiği bu dünyada, Onun nasip ettiği süre kadar kalacağız.

Şimdi bu mola yerinde, serbest bırakıldık diye, hemen kaytarmaya mı

bakacağız, okulu kıran talebe gibi?

 

 

Sınıfa girip hocasından istifade etmek yerine, sinemaya kaçan zevzek

talebeler gibi ders yerine eğlenceyi mi seçeceğiz? Ne kaybettiğini bile

bilemeyen, tam tersine serseriliğini marifet sanıp bir de iftiharla anlatan,

toy cahiller gibi olmaz mıyız o zaman?

 

 

*Ramazan Müslümanlığı (!)*

İşte, bu geçersiz düşüncenin hayattaki asıl temsilcileri, Allah'a

teslimiyeti, kulluğu, ibadeti, sadece belli bir zamana, özellikle de

RAMAZAN'a mahsus kılanlardır. Hâlbuki *İslâmiyet, mevsimlik

değildir.*İnsanın her an, her yerde ve her şartta İslâm'a ihtiyacı

vardır.

*İslâm, insan için nefes almak gibidir*; ruha açılan penceredir.

 

 

Bazı Müslümanların sandığı gibi İslâm'ın mevsimi sadece Ramazan değildir. Bu

yanılgıda olanlar, namazı sadece Ramazan'da kılar, Kur'an'ı yalnız

Ramazan'da ve kutsal gecelerde açar; zekâtı, sadakayı ancak Ramazan'da

hatırlar, alışkın olduğu günahları da sadece Ramazan'da terk eder. Ramazan

bayramıyla birlikte, Kur'an kılıfına girer, seccade katlanıp hürmetle bir

dahaki Ramazan'a kadar kalacağı temiz köşesinde yerini alır.

 

 

Bu davranışın altında, İslâmiyet'i 'mevsimlik bir din' olarak görmek yok

mudur? Belki, bu yanılgıyı dil söylemez, kalp onaylamaz ama sonuçta ortaya

çıkan görüntü böyledir...

 

 

Gerçi, "Her zaman tembel olmaktansa bari hiç değilse Ramazan'da kulluğu

hatırlamak daha uygun değil mi?" diye de düşünülebilir. Bu düşünce bir

bakıma doğru olabilir de... Hiçbir zaman, hiçbir ibadeti yapmamaktansa

Ramazan'dan Ramazan'a kulluğu hatırlamak da imanın bir işaretidir en

azından.

 

 

Ama bilelim ki, *asıl olan Ramazan'ın güzelliklerini diğer aylara da

taşımaktır.* Her ayı mümkün olduğunca Ramazanlaştırmaktır. Yani geriye

değil, ileriye doğru gitmek; azla yetinmek değil, onu çoğaltmaya bakmaktır

gereken. Fakat nefis, insanın az ibadetini çok gösteriyor; çok günahını da

az gösteriyor. Böyle görenlerden birine sormuşlar:

-- Seni camide göremiyoruz, yoksa namaz kılmıyor musun? Adam, hiç bozuntuya

vermemiş:

-- Olur mu namazsız Müslümanlık? Demiş ve aceleyle eklemiş:

-- Ben bayramdan bayrama, hep kılarım namazımı!

 

 

*Ramazan eğlence zamanı değil*

Unutmayalım ki, Şeytan sadece Ramazan'da mesai yapmaz. Asıl azgınlığına

Ramazan'dan sonra başlar. Çünkü Ramazan'da şeytanlar bağlanır, zararları

sınırlanır ve ruha avantaj sağlanır. Dolayısıyla, müminin asıl dikkati,

tedbiri ve uyanıklığı hemen de bayramdan itibaren başlamalıdır.

 

 

Müslüman Ramazan'dan sonra kendini bırakıyorsa, gevşiyorsa, manevî

dinamiklerini göz ardı ediyorsa bindiği dalı kesiyor demektir. Böyle biri,

Şeytan'ın ve nefsin işini kolaylaştırıyor demektir.

 

 

Bir aylık kulluktan sonra, nefsine köle olanlar, bu gafletten bir an önce

kurtulmalıdır. Bu insanları düştükleri bataklıktan çıkarmak için onların

ellerinden, gönüllerinden sevgiyle tutmalı... Ramazan iklimi, gönülleri zaten

manevî bir uyanışa hazır hale getirmektedir. Müslüman, bu fırsatı iyi

değerlendirip gönüllere girmeye, insanları kul ve ümmet etmeye çalışmalıdır.

 

 

Fakat Ramazan'ı bir de oyun eğlence, çalgı çengi ortamı olarak gören çarpık

zihniyet var. Bunlar, bu manevî fırsatı göz göre göre heba ediyorlar. Ruhun

rahatını sağlama mevsimi olan Ramazanı, bedenin his ve heveslerine feda edip

müthiş bir kayba sebep oluyorlar. Ramazan'ın hakkını verenler, diğer ayları

da Ramazanlaştırırken, onlar Ramazanı sıradanlaştırıyorlar. Böyle bir

gafletin izahı olabilir mi?

 

 

Müslüman, mevsimlik değil, ömürlük yaşar İslam'ı. Ramazan'ı hakkı ve

hakikatiyle yaşayalım ki Ramazan da müteakip aylarda bize arkadaş olsun.

 

 

*Ramazan'da Neler Yapılmalı?*

Ramazan ayında neler yapmamız gerektiğini, Efendimiz *(sav)* birçok hadis-i

şerifinde açıklamıştır. Meselâ, Ramazan'ın henüz girdiği bir gün, bu ayın,

hayır yarışmalarıyla yaşanmasını şöyle istemiştir:

 

 

"Size bereket ayı olan Ramazan geldi. Bu ayda Allah sizi kuşatıp rahmetini

indirir. Günahları bağışlayıp, duaları kabul eder. *Allah bu ayda, sizin

hayır hususunda yarışmanıza bakar ve sizinle meleklerine karşı iftihar eder.

* Allah'a hayırlı ameller takdim ediniz. İsyankârlar ve günahtan

vazgeçmeyenler, bu ayda Allah'ın rahmetinden mahrum kalacak

kimselerdir." *(Et-Terğib,

ll. 99)*

 

 

Bir başka hadiste de şöyle buyurulur: "*Ramazan'da bir hayır işleyen kimse,

diğer aylarda bir farz işlemiş gibi olur. O ayda bir farz işleyen ise diğer

aylarda 70 farz işleyen gibidir*. O, sabır ayıdır. Sabrın karşılığı ise

Cennet'tir. O, yardımlaşma ayıdır. O ayda, mü'minin rızkı bollaştırılır. O

ayda kim bir oruçluya iftar ettirirse bu, günahlarının bağışlanmasına ve

Cehennem'den kurtulmasına sebep olur. Aynı zamanda oruçlunun sevabı kadar

sevap verilir. Oruçlunun sevabından da bir şey eksilmez."

 

 

Ashap'tan bazıları, "Ey Allah'ın Resulü! Hepimizin, bir oruçluyu iftar

ettirecek imkânı yoktur" deyince de sözlerine şöyle devam etti: "Allah bu

sevabı, oruçluyu kuru bir hurma ile veya bir yudum su ile ya da bir yudum

süt ile iftar ettirene de verir. Ramazan'da hizmetçilerinin yükünü

hafifleten kimseyi, Allah bağışlar ve Cehennem ateşinden kurtarır."

*(Et-Terğib,

ll. 94-95)*

 

 

Güzeller Güzeli, yine buyurur ki: "*Eğer Ramazan'ın size neler

kazandırdığını bilseydiniz, diğer ayların da Ramazan olması için Rabbinize

yalvarırdınız."

 

*Kuran'la donanmalı*

Ramazan, Kuran'la donanmalı. Kutsal Kitabımız, lâfzı ve manasıyla,

Ramazan'ın süsü, sesi ve neşesi olmalı...

Camiler dolmalı; teravihler ailecek kılınmalı...

Çocuklar, lütufkâr davetiyelerle Allah'ın evlerine cezbedilmeli...

 

 

Müminler, camiyi ve cemaati çocuklarına sevdirmek için maddî ve manevî ikram

yarışına girmeli...

Mabetlerin müminlerle ruhlandığı bir mevsime dönüşmeli Ramazan...

 

 

Oruçlar, çocuk cıvıltılı sahurlarla ve iftarlarla bereketlenmeli...

Ramazan'ın geceleri ve gündüzleri, müminlere yaptığımız dualara şahitlik

etmeli...

 

 

Atalarımızın zor zamanlarda yaşadığı Ramazan'lar unutulmamalı,

unutturulmamalı... Mesela, Çanakkale cephesinde Ramazan'ı yaşayan kahramanlar

ibretle anılmalı, ruhlarına Fatihalarla ziyafetler çekilmeli...

 

Kısacası, öyle bir yaşanmalı ki Ramazan, daha bayramı gelmeden, her anı,

coşkun bayram sevinçlerini gönüllere taşımalı...

 

Ramazan'dan kalanlar, iç dünyamızı kavrayıp kuşatmalı, hayatımıza damgasını

vurmalı, gelecek aylara da güzellikleriyle ulaşmalı...

 

*VEHBİ VAKKASOĞLU*

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...