Jump to content

Sığınma Duygusu


Visall
 Paylaş

Önerilen Mesajlar

Venüs kadınları gibi acıya kurban ederiz kendimizi. Kollarımız, bedenimiz paramparça… Kemiklerimize kadar sıyırır güvendiğimiz eller bedenimizi. Kanımızla seremoniler yapılır kayıplar üzerine. İçimize kapandıkça yabancılaşan yüreğimiz parçalanır katilin zehirli dişlerinde…

 

Neden sığınırız? Neden sığınmak istediğimizde yalnızlaşırız? Etrafımızdaki asalakların sığınma duygumuz arttıkça nasılda kabardığını görmez mi gözlerimiz? İçimizdeki güç sönük, yakıtı biten lamba gibi is ve ardındaki boğuk kokudan başka bir şey değil midir acaba? Nedensizce çırpınırken yara alacağımızı söyleyen yüreğimize inat hala nedir bu tedirgin ve güvensiz duruşumuz?

 

Sığınırız kör, puslu yürekle… Yaralarımıza merhem arar dururuz. Sanki o eller dokununca iyileştirirmiş gibi durur… Gözler gülümser. İnanırız… Koyunun kurdun gözlerine bakıp kendini yem yapması gibi meleyerek gideriz kör topal.

 

Daha büyük yaralarla, onarılamaz izlerle döneriz. Yüzümüzün şeklini kaybederiz, iyileşmek çaresiz bir şekilde nefretle bütünleşerek dermansız yaralara döner. İyice derinleşir acılarımız dipsiz kuyu gibi karanlıklaşırız. Bir müddet sonra ağlamayı da terk ederiz süslü hikâyelerle kandırırız gözlerimizde makyajın ağır izleri.

 

 

 

 

 

Yorum bağlantısı
Diğer sitelerde paylaş

Sohbete katıl

Şimdi mesaj yollayabilir ve daha sonra kayıt olabilirsiniz. Hesabınız varsa, şimdi giriş yaparak hesabınızla gönderebilirsiniz.

Misafir
Bu konuyu yanıtla...

×   Farklı formatta bir yazı yapıştırdınız.   Lütfen formatı silmek için buraya tıklayınız

  Only 75 emoji are allowed.

×   Bağlantınız otomatik olarak gömülü hale getirilmiştir..   Bunun yerine bağlantı şeklinde gösterilsin mi?

×   Önceki içeriğiniz geri yüklendi.   Düzenleyiciyi temizle

×   You cannot paste images directly. Upload or insert images from URL.

 Paylaş

×
×
  • Yeni Oluştur...